Kozan'ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı kutlu olsun!

İlkel Benlikler

İlkel Benlikler

Ne demiş bizden öncekiler?…

-Kişiyi nasıl bilirsin?…Kendin gibi…

Kafa kesiciler ülkede cirit atarken…Henüz süt kokan bebeler tecavüze uğrarken…Kadın, çocuk, genç, yaşlı demeksizin; pek çok kişi şiddet mağduru olurken…

Bütün bunlara kör bakanlar…Kendileri gibi sandıkları için karşılarındakileri… Halka “tokat”çı diye belletecekler İmamoğlu Ekrem’i…

Evet, doğru haklısınız…Ekrem İmamoğlu dövüyor…Eliyle değil, diliyle dövüyor…Ama aklının yönettiği diliyle dövüyor…Ve onun aklının gücüne yetişemeyince, karalamaya, iftira atmaya başladılar.

Gülelim mi, ağlayalım mı?…Bu embesillerin verdiği oylarla; ne günlere geldik diye yüreğimizi dağlayalım mı?…

Bir de son açıklanan AB’nin Türkiye İlerleme Raporu’na tepki göstermiş beyzadeler. Ne istediler de vermedik dercesine…

İnsan çöplüğüne dönüşmüş bu ülkeyi aralarına alıp da başlarını derde mi sokacaklar?…Aptal mı onlar?…Kafa kesicileri topraklarından uzak tutmak için neredeyse Kapıkule’ye kadar gelip, sınırlarımızla aralarına duvarlar örecekler
Trump’ın Meksika sınırına yaptığı gibi…




Ve bizler BEYNİMLE BEDENİM TUTUŞUP ELELE…DEMİŞLER Kİ GEL YAŞAYALIM BİRLİKTE ilkesiyle yol alsak da yaşam yolculuklarımızda…Üstelik de tutsak olmadan ilkel benliklerimize…

İnsan olmakla, hayvan olmak arasındaki en belirgin fark;akıl ve özgür irade… Üstelik bedensel dürtülerin etkisiyle değil;her adımı iyice düşünerek atmak ve vicdanlı bir yürekle yaşamak için verirken mücadele…Her geçen gün
daha da kirlenen toplumsal yapımızda; soruyoruz:

-Can güvenliği nerede?…

Suç işleyenler; elini, kolunu sallaya, sallaya geziyor aramızda…

Ama ağzını açıp da bu düzene eleştiri getirmeye kalkışanlar tutuklanmak için sırada…

Ulu Manitu sonumuzu güzel eyleye…

Şunun şurasında “her şey çok güzel olacak” diyerek halk sarıldı bir umuda…Ona da izin vermeyecekler; umutları kırıp, duyguları zedeleyecekler…Güler yüzlü, güzel yürekli genç bir adama; “tokat”çı diyecekler, ellerinden gelse
mecazi anlamda da “tokatçı” diyecekler de…Mansur Yavaş’da maya tutmayınca, İmamoğlu’na şimdilik akçalı konularda çalamadılar bir kara…

Bunca kaos, karmaşa ortamında…Demokrasi diyoruz, çağdaşlık diyoruz, insan hakları diyoruz…Biliyoruz; hep boşa kürek çekiyoruz.İnsanlığını yitirmiş, ilkel benliklerinin tutsağı olmuş çoğunluğun arasında,kaybolup gidiyoruz
ah ne yazık!…

Belli ki yaz mevsiminin gelişi biraz sancılı olacak…Olsun;bu halk hangi gün yemiş ki emeksiz, yemek?…Kurtuluş Savaşı günlerinden beri zorluklara alışık…

Selma Erdal; Didim, 30 Mayıs 2019

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN