İnci

İnci

552-Inci

John Steinbeck

Romanın Adı : İnci 
Roman Yazarının Adı : John Steinbeck
Yayınevinin Adı : Oda Yayınları
Yapıtın Basım Tarihi : Aralık 1995
Sayfa Sayısı : 119
Kapak Kompozisyonu : Kapaktaki resimde bir duvarın dibinde diz çökmüş bir erkek ve bir kadın görülüyor. Kadınla erkek büyük olasılıkla romanın kahramanları olan Kino ve Juana. Resmin üstünde önce yazarın
adı, onun altındaysa kitabın adı yazılmış.Yayınevinin adı da sol üst köşeye yerleştirilmiş.
Romanın Özeti : Kino, zengin inci yataklarına sahip ve en önemli geçim kaynağı inci olan bir kasabanın yoksul mahallelerinin birinde, küçük çalı kulübesinde karısı Juana ve oğlu Coyotito ile sakin bir hayat sürmektedir.
Bir gün Kino’nun oğlu Coyotito bir akrep tarafından sokulur. Juana akrebin ağusunu bebeğin bedeninden çıkarmaya çalışsa da bebeğin bedeni kızarmaya başlar. Kino bebeği doktora götürmeye karar verir. Ama kasabanın doktoru kendini beğenmiş ve açgözlü olduğu için bebeği karşılıksız iyileştirmeye yanaşmaz. Bunun üzerine Kino bir inci bulmak için denize dalar. Suyun içinde martı yumurtası büyüklüğünde mükemmel bir inci bulur. kasabada Kino’nun dev bir inci bulduğu haberi hızla yayılır. Komşuları inciyi görmek için Kino’nun çevresini sararlar. Kino inci ile planlar yapmaya başlar. Önce oğlunu iyileştirecek ve vaftiz ettirecek, Juana ile kilisede evlenecek sonra da oğlunu okula yollayacaktı. Akşama doğru önce peder sonra da doktor gelir. Doktor bebeğe birkaç ilaç verdikten sonra gider. Gece Kino oğlunu okulda hayal eder. Birden Kino uyanır ve evin çevresinde birilerinin olduğunu görür ve onları kovar. Karısının inciyi yok edelim demesine karşın Kino’nun planları vardır ve inciyi satacaktır. Sabah olunca Kino inci tüccarına gider. Ancak kasabanın tüm inci dükkanları tek bir yere bağlı olduğu için bütün inci tüccarları incinin değersiz olduğunu söyleyip inciyi en ucuza almaya çalışırlar. Ama Kino herşeyi fark eder ve inciyi satmaz. Kino incisini başka kentlere götürüp orada satmak istemektedir. Bununla birlikte Kino’ya yapılan saldırılar devam eder. İlk önce Kino kendine saldıran adamları öldürür. Kaçmak isterken kanosunun batırılmış olduğunu görür. Umutsuzlukla evine dönerken evinin alevler içinde olduğunu fark eder. Bunların üzerine Kino ve ailesi bir gün için Kino’nun ağabeyinin evinde saklanırlar. Ertesi sabah da Kino yanında karısı ve çocuğuyla yollara düşer. Birkaç gün yürüdükten sonra izlenildiklerini anlarlar ve yoldan saparlar. Küçük bir derenin yanındaki mağaraya saklanırlar. Kendilerini izleyen adamlar akşama doğru dereye gelirler ve orada kamp kurarlar. Gece olunca adamların biri Coyotito’nun ağlama sesini çakal sanıp mağaraya doğru tek el ateş eder. O sırada Kino daha önceden saklandığı kayanın ardından fırlayıp üç adamı da öldürür. Kino ve Juana yanlarında Coyotito’nun minik ölü bedeniyle kasabaya geri dönerler. Deredeki adamların attığı tek kurşun küçük bebeğe isabet etmiştir. Kino kasabaya dönünce herşeyin sorumlusu olan inciyi denize fırlattı. 
Romanın Geçtiği Yer ve Zaman : Bu roman Güney Amerika’nın inci yataklarıyla ünlü La Paz adlı kasabasında geçiyor. Steinbeck olayın zamanı hakkında herhangi bir bilgi vermemiş. 
Roman Kahramanlarının Fiziksel ve Tinsel Portreleri : Romanın baş kahramanı Kino genç ve güçlü yapıya sahipti. Kapkara saçları esmer teniyle bir bütün oluştururdu. Bu bütünü ince ve düzgün bıyığı tamamlardı. Parlak gözleri ona sıcak ve ateşli bir bakış sağlıyordu. Saçlarını genelde ortadan ikiye ayırır ve uçlarına birer yeşil kurdele bağlardı. Fazla konuşmazdı çünkü konuşma ona göre gereksizdi. Karısına ve çocuğuna ölesiye bağlıydı. Bu yüzden her şeyi göze alabilirdi. İnatçıydı, verdiği karardan kolay kolay dönmezdi. 
Romanın Ana Düşüncesi : Romanda para ve kâr hırsıyla birlikte açgözlülüğün insanı ne durumlara düşürebildiği anlatılıyor. 
Romanın Dil ve Anlatım Özellikleri : Roman sade ve kolay anlaşılabilir
bir dille yazılmış. Kitabın bazı kısımlarında yazar kapalı bir anlatım kullanmış. Örneğin yazar “Türkü” kelimesiyle aslında kişinin duygularını yansıtma yolunu seçmiş. Kitapta genellikle di’li geçmiş zaman kullanılmış. Ayrıca yazar olayları 3. kişi olarak anlatmış. Bu dışında kitaptaki akıcılık kitabın bir çırpıda okunabilmesini sağlamış.
En Beğendiğiniz Bölümünden Bir Paragraf : Karıncalar çalışmaya başlamışlardı bile. Kimileri büyük, parlak ve kapkara gövdeli, ötekiler küçük, daha açık renkli, ama hepsi tez canlıydılar. İri bir karıncanın kazarak hazırladığı kum tuzağından kaçıp kurtulmaya çalışan küçük bir karıncayı izlerken Kino düşünüyordu. Tanrı karıncaları yaratırken bile ayrım gözetmişti.
Romanla ilgili düşünce : Roman genel olarak çok güzel. Sürükleyici bir konusu sayesinde hızlı okunabilecek bir kitap. Kitabı okumaya başlar başlamaz kendinizi hemen konunun içinde hissediyorsunuz. 

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın