İşçi Ölümleri Önlenebilir

İşçi Ölümleri Önlenebilir

Bizim yöneticilerimiz, istatistik yaptırmada mahirdir. Yönetim, işçi ölümleri hakkında da istatistik yaptırmış,Türkiye’nin, işçi ölüümlerinde ençok işçisi ölen ülkeler arasında olduğunu kamu oyuna duyurmuş.

Peki sonra?..

Sonrasında, işçi ölümlerine çare olabilecek reçete beklenir tabi ki. Ama istaistik yapanlarda da yaptıranlarda da iş kazalarını önleyecek, işçi ölümlerine çare olabilecek öneri yok.

Çare sanılan bir öneri Aksiyon İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Vedat Öztürk’ten çıkmış. Vedat Öztürk, işçi ölümlerinin önüne iş güvenliğine daha çok önem vermekle ve sendikalaşmayı zorunlu hale getirmekle geçilebileceğini söylüyor. Bkz: http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=80086

Sendikalaşma işçi ölümüne engel olabilseydi, Soma maden işçilerinin ölümüne engel olurdu. Halbuki, çok sendika yöneticisinin, sendikayı, işçilerin sırtından para kazanma, servet edinme, yeri gelince beğenmedikleri iktidarı zora sokma aracı yaptığı biliniyor. Soma madeninde katliam gibi ölümler yaşanması sonrasında işçilerin, sendikalarından şikayetçi olduğunu televizyon ekranlarından izleyip öğrendik.

Sendikacı Vedat Öztürk, yöneticilerin yaptırdığı istatistik verilerinden Türkiye’de günde 4 işçi öldüğünü öğrenmiş, ”Acil çözümler üretilmeli” tavsiyesinde bulunuyor. Sendikalaşmanın zorunlu olmasını öyleyen birinden, ‘acil çözümler bulunmalı’ klişe lafından başka laf çıkamazdı zaten…

Kanun var, işverenler de sendikacılar da kanuna uymalılar, gibisinden bir laf da çıkamazdı…

Soma ölümleri sonrasında suçlanan patron, kendini savunmak için basın açıklaması yaparken, işçilerin madene sekizer saatlik vardiyalar halinde -topluca- indiğini ağzından kaçırdı. Ne bir sendikacıdan, ne bir hukukçudan, ne de müslüman(!) bilinen yöneticiden, kanun yeraltında tutmayı 6 saat vazediyor, neden 8 saat tutulmuşlar, çıkışı duyulmadı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  SOPA…

Acil çözüm isteniyorsa;

  1. a) Hakka riayeti esas alan hukukçular öne çıkmalı…
  2. b) İş kuracak kişilerin önüne ilgili kanun metinleri konup ezberletilmeli…
  3. c) Diyanet ve Diyanet’e bağlı müftüler, cami, minare, mahya, hurafe konuşmalarından vazgeçip kendilerini kanun, nizam, tüzük öğrenmeye vermeli. Çevrelerindeki işyerlerinde yeri geldiğinde işçilere yeri geldiğinde iş sahiplerine ya da yönetenlerine nah denen bir şey olduğunu hatırlatmalı.

Hükümet, 2010 yılında madencilik sektörüyle ilgili 5995 Sayılı Kanunu çıkarmış. 16 Haziran 2012’de de madencilik faaliyetiyle ilgili bütün izinleri Başbakanlığa bırakan genelgeyi yayınlamış. (Bkz:http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=80122 )

Acaba hükümet, işçi ölümlerini önlemeyi mi amaçlamıştı? Belki!.. Sanırım, iktidarda kalma hırsı, muhalefetle cedelleşme hareketi, kanunun ve genelgenin yürütülmesine imkan vermedi. Halbuki kendi çıkardıkları kanun, kendilerine, kanunu yürütme emrini vazediyordu. Neticede vicdansız işverenlerin madenlerinde işçiler, bir böcek kadar değer kazanamadı

Derim ki; işçiler için iş olsun diye konuşan değil, hak oluşsun diye konuşanlar ortaya çıkmalı.

İbrahim Faik Bayav

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın