İsrail’in İnancı mı Üstün, Filistin’in mi?

İsrail’in İnancı mı Üstün, Filistin’in mi?

Geçen gün, İsrail’in Gazze’ye saldırıp Hamaslı Komutan Ahmed el-Caberi’yi öldürdüğünde, Gazzeli güçler İsrail’e füzeleleri ard ardına göndemiş. İsrail Gazze’ye dersini vermek için ordusunu kısa zamanda harekete geçirdi. İddia, Gazze’nin topyekün işgal edileceği biçiminde.

İsrail ile Filistinliler birbirine ateş gönderirken kutsal bildikleri kitaplardan esinlendiklerini anlatmaya çalışıyorlar. ”Bulut Sütunu operasyonu” imiş İsrail’in yaptığı. Basın, bu adın Kitab-ı Mukaddes’in Mısırdan Çıkış bölümünün bir ayeti olduğunu belirtmiş. Yine basın, Filistinliler’in İsrail’e misillemesine Kur’an’daki Fîl Suresi’nde geçen ”Siccîl Taşı” adını verdiğini belirtiyor. Bkz: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1107983&CategoryID=81

Basından bu bilgiyi edindiğimde, bu iki terimin geçtiği yerleri irdelemeye başladım. Ateşleme tezahürü inanç tezahürünün paralelinde olacaktır mutlaka. Acaba, inanç hangi tarafta üstündür ki ateşleme aşamasında üstünlük elde edilebilsin.

Fil Suresi ”Rabbin’in fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?” ayetiyle başlıyor. Fil sahipleri, daha islamiyet başlamadan, kutsal bir mekanı fillerden edindikleri güçle yerle bir etmek isteyen grubu ifade ediyor. Elde tutulan güç o zamanda filler idiyse de günümüzde panzerler ve tanklar ile olabiliyor. Anlaşılıyor ki, böyle güç elde etmiş olan herhangi bir zalimler topluluğu, kutsal bir mekana tecavüzde, Rabb tarafından gerekli karşılığı görecektir.

Fil sahiplerinin engellenmesinin ‘Ebabil Kuşları’ adı verilen şeylerle ‘siccîl taşı’ atılmasıyle gerçekleştiği anlaşılıyor.

Siccîl taşı, bir yerden diğer yere atılmaya uygun taş olabileceği gibi, kodlanmış ve sicile işlenmiş taş da olabilir. Geçmişte mancınıklarla atılan taşlar buna örnek olabilir mesela. Günümüzde ise örnek, gerek uçaklardan gerek gemilerden gerekse Patriod tipinde yerden atılan tahrip gücü yüksek füzeler de olabilir. Dikkat edilirse, atılan ya da havadan bırakılan tapripkar her nesnenin kodu ve kayıt numarası üzerlerinde yazılıdır. Bu da ‘min siccil’ ifadesini yansıtmaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  SIR KÂTİBİ İDRİS SABİH BEY

Filistinlilerin Gazzeden gönderdikleri füzelere ‘siccil taşı’ adını vermeleri, kutsal bir mekana saldırı olduğunda ve o saldırıyı def etmek babında ise anlam kazanır. Halbuki Gazze’de Rabb’in hoşnutluğunu kazandırak bir kutsallık bulunmadığı gibi, Rabb’den değil de yabancılardan alınan füzelerden umut beklenilmesi onların masumluktan uzak kalmışlığının işaretidir. Filistinliler’in ‘siccil taşı’ adı verdikleri nesneler, biraz olsun o ada uygun olsaydı, Fil Suresi’nin son ayetinde geçen ‘asfin ma’kul’ tanımı İsrail üzerinde gerçekleşirdi.

İsrail’in ‘bulut sütunu’ adıyla Filistinliler’e yaptığı operasyon ise… Eski Antlaşma’nın Mısırdan Çıkış bölümünün 19, 20 ve 24’ncü ayetlerinde geçiyor. Bu, Rabb’in isteklerini reddeden Mısır yönetiminden İsrailoğulları’nı kurtama aracının bir biçimi oluyor. Tevrat’ın bu ayetleri anlaşılmadan, İsrail’in Gazze’ye yaptığı operasyona ‘Bulut Sütunu’ adını vermesinim sırıı anlaşılamaz. Öyleyse Tevrat ayetlerini anlamaya çalışalım:

14/17: ”Ben Mısırlılar’ı inatçı yapacağım ki, artlarına düşsünler. Firavun’u, bütün ordusunun savaş arabalarını, atlılarını yenerek yücelik kazanacağım”.

14/18: ”Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, Ben, Rabb’im”.

İsrailoğulları, Rabb’i tanımaz Mısırlılar’ın zulmünden çıkarılırken, Allah’ın, kendini ‘rab’ olarak tanıtacağı deklare ediliyor. Ama bu tanıtmanın çok dehşetli olacağı sonraki sözlerden anlaşılıyor: Firavun, savaş arabaları ve ordusuyla birlikte perişan olacak. Bunun için Mısırlılar’ın mutlaka İsrailoğulları’na hınç bilemeleri gerekiyor.

14/19-20: ”İsrail ordusunun önünde yürüyen Tanrı’nın (Allah’ın) meleği, yerini değiştirip arkaya geçti. Önlerindeki bulut sütunu da yerini değiştirip arkalarına, Mısır ve İsrail ordularının arasına girdi. Gece boyunca bulut bir yanı karartıyor, öbür yanı aydınlatıyordu. Bu yüzden bütün gece iki taraf birbirine yaklaşamadı”.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Furkan Suresi'nde 'Furkan' Nedir? 'Nezîr' Kimdir?

Bu ayetlerden, Zulümden kaçırılan İsrailoğulları’nın, çok kere inançsızlığa düştükleri halde, Rabb’in yardımına mazhar oldukları anlatılıyor. Demek ki Rabb, zalimlerin zulmüne kesinlikle izin vermezken, zulüm görmüş topluma yardımının değişik biçimde geleceğinin işaretini veriyor. Ayette anılan ‘bulut sütunu’nun ne olduğunu şu an kavrayamasak da zalimle mazlum arasına giren bir şey olduğu belli. Bugün, zulme uğrayan mazlumlar, ne inançta olurlarsa olsunlar, zalimlerle kendileri arasına ‘bulut sütunu’ benzer bir şeyin girmesini özlemezler mi acaba?

14/24: ”Sabah nöbetinde Rab, ateş ve bulut sütunundan Mısır ordusuna baktı ve onları şaşkına çevirdi”.

Evet. Kur’an-ı Kerim’de de okuduğumuz gibi, onların şaşkınlıkları, akıllarının almadığı mucizeleri görmeleri yüzünden. Öyle ki, Firavun, ancak boğulma esnasında ikrarda bulunmuş, ”İnandım. İsrailoğulları’nın inandığı ilahtan başka ilah yok” demiş. (Yunus Suresi Ayet: 90)

1947 yılından günümüze gelinceye kadar, başta Mısır devletinin olmak üzere tüm İsrail karşıtlarının İsrail karşısında hezimeti, ‘bulut sütunu’ teriminin boşa kullanılmadığını ortaya koyuyor: a) Mazlumla zalim arasına set çekilmesi; b) Kur’an’da da belirtildiği gibi, İsrailoğullar’ının vaadedilmiş topraklarda tutulması.

Son Söz: Milleti İsrail’e lanet okutmaya çağıran ‘dindar basın’, lanet okutmadan önce Kur’an’daki ve Tevrat’taki ilgili ayetleri bir güzel anlamalıdır.

 

İbrahim Faik Bayav

 

Bu makale 16 Kasım 2012 tarihinde yayınlanmıştır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın