İstenen, beklenen bu değildi oysa…

İstenen, beklenen bu değildi oysa…

Bu ülkede yaşayan yurttaşların ‘daha’ özgür, ‘daha’ çağdaş, ‘daha’ hakça bir düzen içerisinde yaşaması için değil mi tüm çaba, tüm uğraş?

Bunun için insanların birbirini kırmasının, yolunu kesmesinin, kurşun serpmesinin, yürek burkmasının, ağız bozmasının anlamı olabilir mi?

Kim daha iyisini yapmak istiyorsa buyursun yarışa…

Eşit koşullarda, kimse kimseye çelme takmadan, ‘her canlının hakkı var’ denilen ortak kasadan fazlasını kullanmadan, güler yüzle, tatlı dille insin alana…

O bakış, o duruş, o bilinç, o insansı davranışı taşıyan herkes buyursun…

Yurttaşın gönlünü kazansın…

Umudu olmayı başarsın…

İstenen, beklenen de bu değil mi?

***

Yok eğer…

Bu ülkede yaşayan insanların ‘daha’ özgür, ‘daha’ çağdaş, ‘daha’ hakça bir düzen içerisinde yaşaması için değilse çaba, uğraş; bu çaba daha çok ‘kendi, yakını, çevresi’ denilen üçayaklı bir sistem içinse…

Bunca ön kesmeler…

Bunsa ‘karşı’ sesleri sindirmeler,

Bunca ‘karşı’ sesleri engellemeye çalışmalar,

Bunca ‘karşı’ seslerin yollarına çalı-çırpı serpmeler,

Bunca ‘karşı’ sesleri asılsız suçlamalar,

Bunca ‘karşı’ sesleri namert saymalar,

Bunca ‘karşı’ sesleri hayın göstermeler…

Yurttaşın sıkıntılarından, sorunlarından, çıkmazlarından daha çok ‘hırs’ denilen hastalıktansa eğer…

Durup düşünmek gerek…

Reklama Tıklayarak Bize Destek Olun



***

Yıllardır hep özlüyor, hep düşlüyorduk…

Bu halkı yönetenler ne zaman bir araya gelecekler, ne zaman birlikte bu ülkenin yurttaşı için ‘güzel’ bir fotoğraf verecekler, ülkenin hangi sorununda ‘takiyyesiz’ bir duruş sergileyecekler, diye düşünüyorduk…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  SEN DÖNÜNCEYE KADAR!

Onlarca insanmıız katledildi…

Bombalarla ‘o’ insanların parçaları alanlara saçıldı…

Hergün bir yoksul eve kurşun acısı düştü…

Başka…

Onlarca insanımız açlık sınırının altında yaşamını sürdürüyor…

Onlar gencimiz eğitimli işsiz…

Onlarca bu ülkenin yurttaşı yaşamın yaşanılır yanını unutmuş…

Başka…

Ülkemizi saran komşularımızın sorunu…

En küçük sesin ‘tehdit’ olabileceğinin korkusu…

Silaha ‘hep’ daha çok harcama zorunluluğu…

Tüm bunların, bu ülkenin ‘yönetimini’ üstlenenlerin bir araya gelerek çözebilecekleri sorunlar olduğunu bilmemize karşın; olmuyordu!

Birlikte olmak için ne iktidardan, ne de muhalefetten ‘adım’ görmüyorduk!

Siyasi partilerin ilk adamlarının bir araya gelmesi, söyleşmesi, değerlendirmelerde bulunması değil de; dedi-demedi, biçiminde yer buluyordu bizde! Televole magazini gibi bir şey!

Bir ay kadar önce Muharrem İnce CHP’nin adayı gösterilene değin…

Reklama Tıklayarak Bize Destek Olun



***

O gün ne oldu biliyor musunuz?

İnce’nin ‘tüm cumhurbaşkanı adaylarından randevu isteyeceğim, tümüyle görüşmek istiyorum’ dediğinde, birçokları garipsedi, ‘olmaz böyle bir şey’ gibilerinden homurdananlar bile oldu. Cumhurbaşkanı adaylarının istenen randevuyu kabul etmesini bile şaşkınlıklar içerisinde izleyenler vardı…

İşin aslı ‘sevinen, olması gereken de bu’ diyenlerdenim…

Tüm çaba yurttaşı ‘daha’ özgür, ‘daha’ çağdaş, ‘daha’ hakça bir düzen içerisinde yaşatmaksa eğer; neden birbirinden uzak durmalıydılar ki?

Alan konuşmalarında, televizyon ekranlarında yapılan konuşmalar ‘alışık’ olmadığımız sevecenlikteydi. Kırmadan ‘şakalı’ göndermeler yapılıyordu. Liderlerin aralarında geçen ‘şakalaşmalar’ seçmenler arasında da yaşanmak üzereydi, ‘güzel’ şeyler olacak gibiydi!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Enbiya Suresi 96'daki Yecüc Mecüc Nedir?

***

Bu güzellik korunamadı…

Yine ‘hayınlıklardan’ söz edildi

Yine ‘bilmezliklerden’ söz edildi.

Yine ‘eşit olmayan koşullarda’ yarışanların olduğu gözlendi…

Ülkemizin çeşitli yerlerinden ‘kavga’ haberleri geliyor şimdi!

Bu ülkenin içişleri bakanı, iki muhalefet adayına ‘Doğu, Güney Doğu’daki huzur battı mı size’ diyebiliyordu!

Muhalefet adaylarının yanıt vermemesinin hiçbir nedeni yok!

İstenen, beklenen

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın