İYİ MÜSLÜMAN MI ? İYİ İNSAN MI?

İYİ MÜSLÜMAN MI ? İYİ İNSAN MI?

Bunun hangisi yek diğerine tekaddüm eder? Evvela iyi bir Müslüman mı olmalıyız,yoksa iyi bir insan mı? Eğer cevabınız ilk önce iyi bir adam olmadan has bir Müslüman olunmaz ise, bu inancını kökünden değiştirmesi tavsiye olunur.Onun şahsı adına şöyle düşünmekten kendimizi alamayız.Bu adam ya çok saf biridir,bundan mütevellid duruma iyi niyetle yaklaşıyordur.Buna bu tavrından dolayı bir diyeceğimiz olamaz.Çünkü ameller niyete göredir.Ve yahut da cehaletin şahikasında karar kılmış,bilgisizlik çukurunda çaresizce kıvranan bir zavallıdır.İşte bu ihtarımızın muhatabı bunlardır.

İnsan nasıl has cevher gibi olabilir? Bunun ölçütü nedir? Kişi kendini hangi şartlara kıyas edecekte hakiki beşer cemiyyetinin bir ferdi olacak.Dünya varolalı beri hak veya batıl bütün dinlerin ve inanç sistemlerinin anlamı nedir? İnsan bunları nazarı dikkate alarak neden kendine bir yol çiziyor.Neden bunları kendine rehber ediniyor? Bunlar üzerinde düşünülmesi gereken mefhumlar değil midir?Bunlarsız iyi insan olmak imkan dahilinde midir?

Hakikat yolunda seyir etmek için nefsini tezkiye, ruhunu tasfiye etmeden Allah rızasını kesp edip ebedi saadete nailiyyet nasıl mümkün olabilir?Eğer akıl en kavi kılavuzdur,ona tabi olur, yolumu bulurum.Aklım tek başına bana kifayet eder,başka bir şeye muhtaçlığım yoktur dersen,o zaman da deriz ki akıl bugün ak dediğine yarın kara der.Nefis ve şeytanın dizginlerini çeviremeyen akıl insanı hayvanlar derekesine belki onlardan daha aşağıya,esfeli safilinedüçar eyleyen pespaye bir mahluk haline getirir.Nitekim şeytan aleyhillane aklıyla meleklere üstadlık yapar vaziyette iken,onu nefsine ram edip,ebedi melunlardan olmuştur.Başka bir misal de Hz. Ömer (r.a) Efendimiz “Cahiliye devrinde helvadan putlar yapar,acıktığımızda da onu yerdik”sözüdür.Bir akılda iki zıt hareket…Nasıl izah edilebilir.Bu temsiller çoğaltılabilir ancak satırlar kafi gelmez.




Bu da gösterir ki akıl müstakil olarak kişiyi selamete erdiremez.Ona bir rehber lazımdır.Bu kılavuz ise genel anlamda dinimiz İslam,hususi manada ise onu tebliğ eden Rasülullah (S.a.v) Efendimiz ve onun ekmel olan,alim varisleridir.

İnsan ilk olarak doğru olanı öğrenmelidir.Eğer böyle yaparsa yanlışı derhal kavrar.Yok eğer önce yanlışa tevessül ederse doğruyu hiçbir zaman elde edemez.Böylelerinin akıbeti berbatlıktır,hüsrandır.Evvel emirde gömleğin ilk düğmesi yanlış yere iliklenirse ortaya ucube bir görüntünün çıkması gibidir bunun misali.Adam kötüyü kendine din edinmiş,dinimiz İslam’ı öğrenmemiş,yaşadığını din zanneder hale gelmiş.Bozuk makinadan düzgün kumaş çıkartmak ne mümkün.

Peki nasıl olacakta doğru yolda olduğunun iddiasını güdecek? Eğer iyi bir adam olurum sonra da Müslümanlık zaten yaşanır diyecek olursan bu içi kof bir kuruntudur.Kendini aldatmadır. O halde Cenabı Hak İslam dinini ve onu intişar vazifesini yapan Hz.Mumammed (S.A.V) Efendimiz’e neden bu görevi verdi? Çünkü yarattığı kullarının hata içinde olacaklarını,gönderdiği-tabir caizse anayasasına-tabi olunmakla hakiki bir kul olunacağını böylelikle hem dünya hem de ahiret saadetine ulaşması içindir.

İnsanın içi sevgi nefret,zulüm adalet,şefkat zorbalık,iyi kötü gibi zıt duyguların karargahıdır.Bu zikrolunanlar ruh ve nefis dediğimiz varlıklardan sadır olur.İyi bir adam olabilmenin yegane reçetesi terbiyeyi nefisle mümkündür.Bu da bütün müşkillerin hall-ü fasl olacağı,kendisine tabi olunmakla hakikat yolunu takip ettirecek,en üst merci, tabir yerinde ise bir üs aklı icabettirir.İşte biz bunlara Allah’ın c.c kanunlarını içine alan,kelamullah olan Kuran-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz’in onu tebliğ ederken ki takip ettiği metoda Sünneti Rasülullah diyoruz.Kim mevcudiyetini bunlara mutabık hale getirirse iyi bir şahsiyet olur,böylece maksuduna erer.Ebedi kurtuluşun anahtarı elindedir artık.Sakın o anahtarı kaybetmesin.Allahtan bu hususta hüsnü tevfik dileriz.

Şimdi zihinlerde şöyle bir soru ortaya çıkmış olabilir: İşi islamiyete neden inhisar ediyorsunuz,gayrimüslimlerde de iyi insanlar azımsanmayacak kadar çoktur.İslam ahlakının bir zerresi bile olmayan bu adamların halleri bir çok Müslümanın halinden daha makbul.Şimdi bunlar kötü insanlar mı.Yani ebedi cehennemlikler zümresinden mi gibi istifhamlar…Bu ve benzeri düşünceler sizin Müslümanlığı öne almadan iyi insan olunmaz tezini çürütmez mi? Diye sorulacak olursa şöyle bir cevap hakkı doğar:

Bizim burada iyi insan olmak hususunda maksadımız sonsuz kurtuluşun elde edilmesiyle mümkündür.Bunu elde etmenin tek yolu ise geride geçtiği üzere Allah’ın Ve Rasülü’nün ipine bütün benliğini bezl ederek sarılmaktan geçer.Nitekim Allah katında tek din islamdır ve kim İslam’dan başka bir dinle gelirse bu ondan kabul edilmeyecektir.Sahibi yüz üstü cehenneme sürüklenecektir,gibi ayeti kerimeler bu iddiamıza delil teşkil eder.O zaman anlaşıldı ki tam yaşanmasada ön şart İslamdır.Bu olmadan bütün dünya ve içindekilerle iyilik yapılsada hiçbir kıymeti yoktur. Allah katında günahkar da olsa en aşağı mertebedeki müslüman en tepedeki gayri müslimden daha kıymetlidir.




Ahlak, erdem,fazilet,toplum menfaatine faydalı işler,hak olsun batıl olsun bütün dinlerde ortak kavramlardır.Lakin bunlar İslamiyet’e tealluk etmezse sadece dünyada kalırlar, ebedî Salah mümkün olmaz.Belki Galata Köprüsü’nden geçmeye bir araç olabilirler, ancak sırat köprüsünden geçerken asla.Allah muhafaza buyursun.

Demek ki bu durumdan da anlaşılacağı üzere iyi bir beşer olmanın tek çıkar yolu Allah’ın mülkü olan bu alemde tek geçer akçe olan,yine Mevla’nın kanunlarına uymaktan geçer.Gerisi heva ve hevesten ibarettir.

Harun KAYMAZ

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın