Kozan'ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı kutlu olsun!

İzzet-i nefsime dokundu demek

İzzet-i nefsime dokundu demek

Sual: “Bu söz, izzet-i nefsime dokundu” demek uygun mudur?

Nefsin izzeti olur mu?

CEVAP

Nefs kelimesi, yirmiyi aşkın anlamda kullanılmakta ise de daha

çok iki anlamı vardır. Birisi kâfir olan nefstir. Kâfir olan nefsin izzeti

olmaz. Gururuma dokundu demek gibi yanlış bir sözdür. İslam

âlimleri buyuruyor ki:

Ayıplanmak, izzet-i nefse dokunmak kuruntusuna tutulmamalı.

Çünkü Allahü teâlâ, bu dini, bozuk âdetleri kaldırmak ve nefs-i

emmarenin izzet-i nefs çılgınlıklarını yatıştırmak için gönderdi.

(İmam-ı Rabbani)

Allah sevgisi, nefs-i emmarenin azgınlığından meydana gelen,

benlik ve izzet-i nefs perdesini yakar. (M. Masum Faruki)

Zillete sebep olan günah, izzet-i nefse ve kibre sebep olan

iyilikten daha hafiftir. (Hikemi Ataiyye)

Bazı cahiller, öfkelenmeye erkeklik ve izzet-i nefs diyorlar ki bu

yanlıştır. (İslam Ahlakı)

Görüldüğü gibi, nefs-i emmare kastedilerek izzet-i nefsime

dokundu demek uygun değildir.

Bir de nefs, bir şeyin özü, kendisi, kişi gibi anlama gelir. Mesela,

Kur’an-ı kerimde, (Her nefs, ölümü tadıcıdır) buyuruluyor.

Yani her canlı, herkes ölecek demektir. Nefsin çoğulu nüfustur.

Nüfus sayımında nefsler [kişiler] sayılıyor. Nefs, insan demek

olduğuna göre, izzetli insan olur. İzzet, insanlık, şerefinin ve

haysiyetinin korunması demektir. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:

(İzzet, Allah’ın, Resulünün ve müminlerindir.) [Münafikun 8]

Demek ki, mümin izzet ve şeref sahibidir. Bu bakımdan “Bu söz,

izzet-i nefsime dokundu” demekte mahzur yok ise de, bu tabiri

kullananlar öteki anlamdaki nefs için kullanıyorlar. Bu nefse, nefs-i

emmare denir. Dine uymayan isteklerin kaynağıdır. O nefsin izzeti

olmaz. O şekilde söylemek ise asla caiz olmaz. Kur’an-ı kerimde

mealen buyuruldu ki:

(Nefsinin arzularını ilah edineni gördün mü?) [Casiye 23]

(Nefsini temizleyen kurtuluşa ermiş, kötülükte [günahlarda]

bırakan, ziyan etmiştir.) [Şems 8]

Nefs temizlenince, kalb tasfiye bulur. Yani nefs, kötü isteklerden

kurtarılınca, kalbin haramlara bağlılığı kalmaz. İslamiyet’e uyanların

nefsleri temizlenir. (Mevakib)

Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:

(Hak teâlâ buyurdu ki: Nefsine düşmanlık et, çünkü o benim

düşmanımdır.) [M.Rabbani]

(Hak teâlâ buyurdu ki: Nefsine düşmanlık ederek bana dost

ol.) [İ.Gazali]

(Akıllı, nefsine uymaz, ibadet eder. Ahmak ise nefsine uyar,

[ibadet etmez, günah işler] sonra da Allah’ın rahmetini bekler.)

[Tirmizi]

(İbadet edilen, tapınılan en sevimsiz ilah, kişinin hevasıdır.)

[Taberani]

[Heva, nefsin sevdiği, istediği şeylerdir. Nefsin istekleri ise, hep

hayvani arzulardır.]

(En faziletli amel, nefse en zor gelenidir.) [İ.Gazali]

İzzet-i nefsime dokundu denirken ekseriya bu nefs kastediliyor,

bu ise çok yanlıştır, kâfir olan nefsin izzeti olmaz. Günah işlemek

nefse tatlı gelir. Bütün bid’atler, günahlar, Allahü teâlânın düşmanı

olan nefsi besler, kuvvetlendirir. Her günahın işlenmesi nefsi

kuvvetlendirir. Nefs, insanın en büyük düşmanıdır. İnsanın imanını

yok etmek ister. Bundan zevk alır. Bu bakımdan nefsi iyi tanımak,

hilelerini bilmek gerekir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Nefsini tanıyan Rabbini tanır.) [Deylemi]

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN