DOLAR 18,5561 0.25%
EURO 18,1602 -0.02%
ALTIN 995,230,76
BITCOIN 3625700,62%
Adana
27°

AÇIK

16:18

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

1

BEĞENDİM

ABONE OL

Karadağ’dan ayrıldıktan sonra yine uzun bir yolculuğa başlayıp, camdan uçsuz bucaksız yeşilliği ve dağları izlerken, zihnim beni 1992 yılına götürdü. Daha dün gibi anımsıyorum. En az 8500 ile 10.000 arasında Boşnak Müslüman erkeğin soykırıma uğradığı  Srebrenica’da olan  ve Hollandalı askerlerin seyrettiği, örtülü destek verdiği kanlı katliam.  Kadınların ve kız çocuklarının ağlamaları, gözlerinin kaybolan ferleri, ellerinde ailelerinden  bir ya da birkaç rengi solmuş ya da siyah beyaz  fotoğraflar. Kim bilir ? Babaları mıydı yoksa kocaları mı ? Ya da ağabeyleri mi, kardeş  leri mi ? Bilinmez. Sadece onlar ve Tanrı biliyordu.  Bembeyaz mezarlıklar…  Avrupa’nın iki yüzlülüğü…  Savaş başladığında önce umursamadılar, ne zaman ki katliam oldu harekete geçtiler o da yine o zamanki başkan Bill Clinton’un bastırmasıyla. Gözlerimin önüne büyük bir lider geldi. Affedici, bilge, duayen, kinini toprağa gömen liderleri; Aliya İzzet Begoviç…   Bu karmaşık düşüncelerle kafamda mücadele ederken birden sınırı geçtiğimizi fark ettim. Yıllardır görmeyi çok istediğim  Bosna- Hersek sınırlarından içeri girmiştik.

Saraybosna 1992 iç savaş resimleri

Bosna- Hersek, Balkanlarda, Hırvatistan, Sırbistan ve Karadağ ülkeleriyle çevrili. Adriyatik denizinde 20 km lik bir alan kaplayan tek şehri Nehum. Burada da liman yok. Osmanlı İmparatorluğu, 1463 yılında bölgeye geliyor. Bölgeye getirdiği İslam dini ülkenin sosyokültürel yapısını büyük oranda değiştirmiş. Balkanlarda halen en yoğun Müslümanın yaşadığı bir ülke.1878 Berlin Konferansı’nın ardından ülke Avusturya- Macaristan Krallığı’nın  egemenliğine girmiş ve I. ve II. Dünya Savaşı sonrası, Yugoslavya Sosyalist Cumhuriyeti’nin bir parçası olmuş.

Yugoslavya Sosyalist Cumhuriyeti 1992’de dağılmaya başlayınca, bu Balkanların en kadersiz ülkesi de bağımsızlığını ilan etmiş. Ondan sonra da olan olmuş. En çok kan, ölüm ve gözyaşı görülen ülkeye dönmüş. Bosna- Hersek Cumhuriyeti’nin % 31 ni oluşturan Sırplar ve Sırbistan bu referandumu tanımayarak, 1995 yılına kadar devam eden binlerce masumun canını alan iç savaşı başlatmışlar. Bu iç savaşla ilgili ayrıntılı açıklamalarımı özel Saraybosna yazımda anlatacağım. Burada uzun uzun iç savaşı yazıp okurumu sıkmak istemiyorum.

Bosna- Hersek’i bizzat gözünüzle görmediğiniz ve gezmediğiniz sürece size aynı ülke sınırları içinde iki devlet olduğunu söyleseler, ilk tepkiniz o nasıl iş ? dersiniz . Evet bende ancak orayı gezince iyice anladım. Bosna’da aynı sınırlar içinde iki devlet var. Biri Bosna – Hersek Federasyonu, diğeri de Sırp Cumhuriyeti. Bu sınırlar içinde Boşnakların oranı % 51 olmasına rağmen, maalesef iç savaş sonunda, istediğini alamamış bir ülke. Yukarıda yazdığım gibi, en kadersiz Balkan ülkesi.

Drina Nehri

Kültür ve medeniyetin geçiş noktasında yer alan  Bosna – Hersek Cumhuriyeti  yaşadığı iç savaştan sonra  ” Phoneix ” ( Zümrüt-ü Anka ” gibi küllerinden yeniden doğmuş ve güzellikleri ile gözde turizm destinasyonları  arasında yer almıştır. Bosna-Hersek, çevre ve tarihi zenginliklerinin, yanı sıra gerçekten, misafirperver bir ülke olarak, turistleri çok güzel ağırlıyor. Bosna – Hersek’te Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça resmi diller olarak kabul ediliyorlar. Gittiğiniz her bölgede herkes bu dilleri biliyor. İster Müslüman, ister Hristiyan olun. Para birimi Bosna Markı ve maalesef bizden değerli.

Saatim akşam üzeri 19.30 u gösteriyordu. Tabii bölgede yer alan ülkelerin hepsi bizden bir saat geri olunca güneş daha batmamıştı. Güneş batmak üzereyken, 16.y.y. dan bu yana korunan Osmanlı Köyü,  Poçitel’e geldik. Köyün nüfusunun tamamı Boşnak Müslüman ve rahatça Türkçe anlaşabiliyorsunuz. Köyü gezerken bir anda okunmaya başlayan akşam ezanı ruhuma huşu etti. O esnada caminin kapısından içeriye yedi ya da sekiz tane ihtiyar amca girdi. Zaten köyde genelde yaşlı ve orta yaşlı nüfus kalmış. Gençler daha çok büyük şehirlere ya da Avrupa’nın değişik ülkelerine çalışmaya gitmişler ve oraya yerleşmişler.

Pocitel Osmanlı Köyü

Poçitel köyünden ayrıldıktan sonra geceyi geçireceğimiz Blagaj ( Blagay ), şehrine doğru yola koyulduğumuzda ilk dikkatimi çeken olay, yol üzerinde geçtiğimiz köylerin hemen hemen hepsinde evlerin doğru dürüst lambalarının  yanmamasıydı. Belli belirsiz sarı  soluk ışıkları çok yaklaşınca fark edebiliyorduk. Nedeni iç savaşın korkusunu ve acısını tabi ki içlerinden atamamaları. Çok acı ve olumsuz psikoloji bırakan bir olay. Dünyanın her yerindeki savaş sevicilerini buraya getirecek ve bu ıssız köyler de bir süre yaşamalarını sağlayacaksın. Bu arada bol bol mezarlıklara götüreceksin. Bakalım yine savaş seviciliği de yapacaklar mı ? Dünya tarihinden gelmiş geçmiş büyük askerler, başta Mustafa Kemal Atatürk, savaş son iş demişlerdir. Çünkü kim kazanırsa kazansın felaket ve yıkım olacağını biliyorlardı. Gerçekten bu köylerin yanından geçerken arabanızın bir gece vakti bozulduğunu düşünmek bile istemezsiniz. İçiniz çok ürperiyor. Aynı zamanda yollar dar.

Blogaj Köyü Bektaşi Tekkesi

Blagaj, Buna Nehri’nin çıkış kaynağına kurulmuş, yeşillikler içinde kaybolmuş, Bektaşi Tekkesi’nin yanında  Boşnak Müslümanların yaşadığı  küçük bir şehir. Bektaşi Tekkesi şimdi müze olarak kullanılıyormuş fakat içine para verip girmeye değmez. Tam tekkenin yanında mağaranın içinden Buda Nehri’nin suları aheste aheste akıyor ve gerçekten su çok soğuk ve dibi tertemiz. Zaten bölgenin su ihtiyacı da buradan karşılanıyormuş. Nehrin her iki tarafında da restaurantlar ve cafeler var . Çok sessiz ve gerçekten dinlendiğinizi hissediyorsunuz. Yine hemen yanı başında yerel halkın pazarı var. Yörenin en ünlü balları burada satılıyor. Hem de orijinal bal. Türkiye’deki balları satıcılar ne kadar gerçek halis dese de, çok yakından tanıdığım bir arıcılık yapan arkadaşım bana bir gün şöyle demişti. ” Arılar kovana gelsin diye mutlaka şeker bırakıyoruz “. Gerisini siz düşünün.

Saraybosna yolu

Perşembe günü ikinci bölümde Saraybosna izlenimlerimi yazacağım.


Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.