Kozan'ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı kutlu olsun!

KADINA KARŞI ŞİDDETE SON !

KADINA KARŞI ŞİDDETE SON !

8 Mart Dünya Kadınlar Gününe İthafen

Şiddet Nedir ?
Her 3 kadından 1’i evde kocasının ya da sevgilisinin fiziksel şiddetine maruz kalıyor. Kadına yönelik şiddet bütün dünyada en yaygın insan hakkı ihlalleri arasında, 1960’lı yıllardan beri kadın hareketleri buna karşı mücadele veriyorlar. Şiddetin kaynağında toplumun her yanında izlerini görebileceğimiz erkek egemenliğinin yattığı düşünülüyor. Erkeklerin egemenliklerini tehdit altında görmeleri, ya da bu egemenliği güçlendirmek istemeleri şiddet davranışına yol açıyor. Türkiye’de resmi rakamlara göre 2006 yılında 72 bin 643 kadın şiddete uğradı, bunların 842’si saldırılar sonucu yaşamını kaybetti. Erkekler tarafından evde uygulanan şiddetin çocuklara da zarar verdiği biliniyor. Fiziksel yaralanmaların yanı sıra aşırı korku, yetersizlik duygusu, özgüven eksikliği bu zararlar arasında.

Şiddet Biçimleri…
* Fiziksel Şiddet ;
Yumruklama, tokat atma, vurma, ısırma, çimdikleme, tekmeleme, saç çekme, itip kakma, yakma, boğazını sıkma, bir aletle vurma.
* Ekonomik Şiddet ;
Ekonomik özgürlüğü kısıtlama, eve para bırakmama veya çok az bırakma, sürekli hesap sorma, parayı kullanarak aşağılamaya çalışma.
* Sözel Şiddet ;
Yıkıcı Eleştiri, bağırma, alay etme, suçlama, isim takma.
* Psikolojik Şiddet ;
Küsmek, baskı uygulamak, intihar etmekle tehdit, çocukları uzaklaştırma, arkadaşlarınıza, ailenize sizinle ilgili yalanlar söyleme, onları görmenizi engelleme, güveninizi kırma, bilgi saklama, kıskançlık, gözdağı verme.
* Cinsel Şiddet ;
İstenmeyen cinsel davranışları yapmaya zorlama, istemediğiniz halde cinsel ilişkiye zorlama, cinsel yöneliminize bağlı davranışlarınızı değersizleştirme, taciz etme, cinsel ilişki sırasında güç kullanma.

Şiddete Uğradığınızda…
Şiddet yaşadığınızda bulunduğunuz yerdeki en yakın polis merkezine ya da jandarma karakoluna başvurarak yaşadığınız olayla ilgili tutanak tutturmalısınız. ayrıca muayenenizin yapılabilmesi için bir sağlık kuruluşuna sevkiniz gerekir. Vücudunuzdaki izler kaybolmadan muayene olmak önem taşır. Bu Nedenle tutanak yazılmadan önce hastaneye sevkinizin yapılması konusunda ısrarcı olun.

Polis tarafından tutanak hazırlanırken yaşadığınız olayı ayrıntılı bir şekilde anlatın, yazılan tutanağı okumadan asla imzalamayın. Eğer anlatımlarınız polis veya jandarma tarafından tutanağa farklı veya eksik geçirilmişse düzeltilmesini isteyin ve ondan sonra imza atın. Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında imzalanan protokol gereği, tutanak tutmaması durumunda polise ve jandarmaya bunu hatırlatın ve görevini ihmal ettiğini söyleyin. Tutanağın polis memuru tarafından imzalı bir örneğini mutlaka kendiniz için alın.

Karakol yerine bir dilekçeyle doğrudan Cumhuriyet Savcılığına da başvurmak mümkündür…

Ayrıca şiddet uygulayan kişi eşiniz veya başka bir aile ferdiyse evden uzaklaştırlması için yine bir dilekçe ile Aile Mahkemesi’ne başvurabilirsiniz. Esasında durumu öğrenen Cumhuriyet Savcısının da gerekli tedbirlerin alınması için kendiliğinden Aile Mahkemesi’ne başvurması gerekmektedir. İlk önce hastaneye gitmişseniz şikayetinizi hastane polisine iletmeniz mümkündür. Şikayetçi olmak konusunda henüz karar vermemiş bile olsanız, bir hastaneye başvurarak durumu hekiminizle paylaşabilir, muayanenizin yapılıp durumunuzun kayıt altına alınmasını sağlayabilirsiniz. Hekimler hasta sırrını saklamakla yükümlüdürler.

Başvurabileceğiniz Kuruluşlar…
>> Polis Merkezleri, Jandarma Karakoları
>> Cumhuriyet Savcılığı
>> Sağlık Kuruluşları
>> İl ve İlçe Sosyal Hizmetleri Müdürlükleri
>> Alo 183 (Aile, Kadın, Çocuk ve Özürlü Sosyal Hizmet Danışma Hattı)
>> Belediyelerin Kadın Danışma Merkezleri
>> Baroların Kadın Danışma Merkezleri ve Adli Yardım Kurulları
>> Kadın Örgütlenmeleri

Acil Telefonlar…
* Polis İmdat – 155
* Jandarma – 156
* Ambulans – 112
* Sosyal Hizmetler – 183
* Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı – 0212 656 96 96

ŞİDDETE SON !
Şiddet Uygulayanı Evden Uzaklaştırabilirsiniz !

Şiddet gördüğünüzde evinizi mutlaka terk etmek zorunda değilsiniz. 4320 sayılı “Ailenin Korunmasına Dair Yasa” şiddet uygulayanı evden uzaklaştırabilmenizi sağlar.

Şiddet uygulayan kişi hakkındaki tedbirler geçicidir en fazla 6 ay için uygulanabilir. Gerekiyorsa tedbir kararı tekrar verilebilir.
Mahkeme şiddet uygulayan kişi hakkında aşağıdaki tedbirlere hükmedebilir veya duruma göre başka bazı tedbir kararları da verebilir:

* Aile bireylerine karşı şiddete ve korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması

* Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer aile bireylerine tahsisi ile bu bireylerin birlikte ya da ayrı oturmakta olduğu eve veya işyerlerine yaklaşmaması

* Aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi

* Aile bireylerini iletişim araçları ile rahatsız etmemesi

* Varsa silah veya benzeri araçlarını genel kolluk kuvvetlerine teslim etmesi

* Alkol veya uyuşturucu madde kullanıyorsa bunları kullanarak şiddet mağdurunun yaşamakta olduğu konuta veya işyerine gelmemesi veya bu yerlerde bu maddeleri kullanmaması.

* Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması.

4320 Sayılı “Ailenin Korunmasına Dair” Yasadan Kimler Yararlanır ?

* Aynı çatı altında yaşadığınız eşiniz, çocuğunuz veya diğer aile bireyleri, mahkemece hakkınızda ayrılık kararı verilen veya yasal olarak ayrı yaşama hakkınız olan ya da evli olmanıza rağmen fiilen ayrı yaşadığınız eşiniz size veya çocuklarınıza sözlü, fiziksel, duygusal, cinsel veya ekonomik şiddet uyguluyorsa bu yasadan yararlanabilir.

* 43209 sayılı yasa ile size sağlanan haklar ve olanaklar geçicidir, tedbir niteliğindedir. Kocanızın ya da diğer aile bireylerinden birinin size ve çocuklarınıza şiddet uygulaması nedeniyle boşanmak veya ayrıca cezalandırılmasını istiyorsanız başkaca davalar açmanız gerekmektedir.

* Daha önce boşanma veya ceza davası açmış olmanız, bu yasadan yararlanmanıza engel değildir. Diğer dava veya davalar devam ederken de bu yasadaki tedbirlerin uygulanması için başvuruda bulunabilirsiniz.

* Şikayet ve davalarınızı kendiniz yapabilir ve takip edebilirsiniz. Ya da bir avukat tutabilirsiniz. avukat tutacak maddi gücünüz yoksa bulunduğunuz ildeki Baro’dan sizin için bir avukat görevlendirmesini isteyebilirsiniz.

Aile İçi Şiddetin Çocuklar Üzerindeki Sonuçları

Aile içinde kadına yönelik şiddetle çocuklara yönelik şiddet arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Yani bir evde aile içi şiddet varsa, o evde yüksek ihtimalle çocuklar da şiddet görmektedir.

Çocuklar aile içindeki şiddetten doğrudan, yani fiziksel olarak yaralanarak etkilenirler. Şiddet uygulayan kişi, çocuğun annesine duygusal olarak zarar vermek ve istediklerini yapmaya zorlamak amacıyla, çocuğa bilerek ve isteyerek fiziksel, duygusal ya da cinsel şiddet uygulayabilir. Bunun yanı sıra, şiddet uygulayan, çocuğun annesine saldırırken çocuğa da kazara ya da bilerek zarar verebilir. İleri yaşlardaki çocuklar anne-baba arasındaki şiddete müdahale etmek isterken zarar görebilmektedir.
Aile içindeki şiddetin çocuklar üzerinde bir başka etkisi tanık olmaları nedeniyledir. Pek çok anne şiddeti çocuğundan gizleyebildiğini düşünse de, çocukların yüzde 80-90 gibi çok büyük bir kısmı bu durumun farkındadır. Şiddet anını görmeseler de bağrışmaları duyarlar, şiddetin beden üzerindeki izlerini yani yaraları, morlukları görürler.

Şiddet ortamında büyüyen çocuklar, kendilerine bakıp özen gösteren kişilere, yani annelerine, kardeşlerine duygusal olarak bağlanmakta zorluk yaşayabilirler. Oysa büyüme aşamasında bu bağlanma çok önemlidir. Bunun olmadığı durumlarda çocuğun gelişimi tamamen durabilir. Okul öncesi çocuklarda gelişim süreci tersine işleyebilir, çocuklar kabus görebilir ya da uyuma güçlüğü çekebilirler. Okul çağındaki çocuklar ise depresyon, kaygı, korku gibi farklı psikolojik problemler yaşayabilirler, akranlarına karşı şiddet gibi sorunlu davranışlar gösterebilirler. Şiddet görerek büyüyen çocuklar, ileriki yaşamlarında problemli ilişkiler yaşama riskiyle karşı karşıyadır. Onların gelecekte kuracakları ilişkilerde şiddetin ve istismarın yaşanma olasılığı, akranlarına oranla daha fazladır.

Ancak aile içindeki şiddetin yoğunluğuna ve duruma erken müdahale edilmesine bağlı olarak birçok çocuk şiddetle sağlıklı bir şekilde baş etme yollarını bulmakta ve sağlıklı bireyler olarak yaşamlarına devam etmektedirler. Çocukların şiddete tanık olduğu ya da maruz kaldığı ailelerde duruma erken müdahale edilmesi çok önemlidir. Erken müdahale, şiddetin çocuğun yaşamında yarattığı olumsuz izlerin silinmesini sağlar.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN