Kan Parazitleri

Kan Parazitleri

Mera kenelerinin bulaştırdığı hastalıklardır. Halk arasında “yavsı”adı verilen bu keneler, Nisan ayında faaliyete geçerler ve hayvanlara hastalık bulaştırırlar. Mayıs-Ağustos arası kan parazitlerinden doğan hastalıklar ortaya çıkar.

Bu başlık altında Theileriosis, Piraplosmosis (Babesiosis), Anaplozmosis hastalıklarını sayabiliriz. Bu hastalıkların her üçü de ülkemizde görülmektedir. Kültür ırkı sığır yetiştiriciliği yapılan yerlerde özellikle problem teşkil etmektedir. Her üç hastalıkta da bulaşma kenelerle olur.

Theileriosis, sığırların öldürücü bir hastalığıdır. Yerli ırklarımız, kültür ırklarına göre hastalığa daha dayanıklıdırlar. Kültür ırkları şiddetle hastalanır ve ölürler. Theileriosis, yerli ırklarımızda %2-7 oranında ölüm yaparken, kültür ırklarında bu oran %80-90 ‘a kadar çıkabilir. Bulaşma ve hastalık insidansı kenelerin siklusu ve aktiviteleri ile yakından ilgilidir. Kenelerin aktivitesi, çevre ısısı ve rutubete bağlıdır. Hastalık İlkbahar sonlarında, Yaz aylarında ve Sonbaharın ilk haftalarında yaygındır. Kış aylarında pek ender olarak görülür. Çok yağışlı geçen İlkbaharı takip eden Haziran ve Temmuz aylarında çok fazla klinik olaya rastlanır. Klinik belirti olarak; hayvanlarda beden ısısı aniden yükselir, geviş getirme durur, iştah kaybolur, süt verimi birden bire düşer. Solunum ve nabız sayısı artar. İlk günlerde, genellikle kabızlık hali vardır, sonradan ishal başlar. Özellikle genel durumları bozulmaya yüz tutmuş olan hastalarda, dışkı koyu siyah, katran görünüşündedir(melena). İyileşme, hayvanın direnciyle yakından ilişkilidir. Dirençleri yüksek olan hastalar kendiliklerinden iyileşirler. Genel durum ve iştah düzelir, beden ısısı normalleşir. Kan muayenelerinde, eritrositler içindeki parazitlerin giderek azaldığı gözlenir. Direnci düşük olan hasta hayvanların genel durumları giderek bozulur. Ölüme bir iki gün kala, beden ısısı normalin altına düşer. Hasta iyice durgunlaşır. Nabız zayıflar; solunum güçlüğü artar. En sonunda hasta hayvan komaya girer ve ölür. Hastalığın aşısı mevcuttur. Aynı zamanda son yıllarda pratik tedavi yöntemleri sağlayan ilaçlar geliştirildiğinden, tedavisi mümkündür. Korunmanın en önemli noktasını bütün kan parazitleri için geçerli olan kenelerle mücadele oluşturur. Hızlı zayıflama ile meydana gelen canlı ağırlık kayıpları, süt veriminde azalmalar, ani ölümler ve ilaç masrafları hastalığın ekonomik kayıplarını göz önüne serer.




Piroplasmosis (Babesiyoz), kenelerle bulaştırılan kansızlık, sarılık, kan işeme gibi belirtilerle ortaya çıkan, ülkemizde yaygın olarak görülen bir kan parazit hastalığıdır. Hastalığın ilk belirtileri, yüksek ateş, durgunluk iştahsızlık, rumen atonisi, nabız ve solunum sayısı artışı, gibi semptomlardır. Hastalığın üçüncü gününe doğru, kan işeme belirtisi ortaya çıkar. İdrar koyu kırmızı fes rengindedir. Mukoza ve konjutivalarda sarılık belirgindir. Yüksek ateş, genel durgunluk, titremeler, sallantılı yürüyüş, kıllarda ürperme, sürünün gerisinde kalma gibi genel semptomlarla devam eder. Hastalığın ilk gününden itibaren süt verimi iyice azalır. Gebe hayvanlar ateşli devrede yavru atabilirler. Kültür ırklarında ölüm oranı % 70’i bulabilir. Hastalıktan hızlı canlı ağırlık kaybı ile çıkan sığırlar uzun bir nekahat döneminden sonra performans gösterebilirler. Piroplazmozun aşısı yoktur. Tedavisi mümkündür. Korunmada sistemik kene mücadelesi yapılmalıdır.

Anaplazmosis, bir çeşit kan paraziti hastalığı olup, ülkemizde bilinen bir aşısı yoktur. Yurtdışında aşısı varsa da ülkemize henüz ithal edilmemiştir. Hastalık tedavi edilebilir. Gebe hayvanların yavru atması, hızlı canlı ağırlık kaybı, hastalığı atlatanların bir süre besi performansı gösterememeleri, tedavi giderleri üretim ekonomisini olumsuz etkileyen başlıca etkenlerdir.
Hayvanları kan parazitlerinden korumanın en önemli yöntemi, sistemik kene mücadelesidir. Sığırlar yaz mevsimine girilirken kenelere karşı etkili ilaçlarla banyo yaptırılmalıdır.Yazın bu banyolar tekrarlanabilir. Bu ilaçlamalar yapılırken hayvanın vücüdunda kenelerin bulunabileceği yerlere nüfus etmesine, etkili yoğunlukta olmasına, sürü bazında olmasına ve insan için zehirliliğinin az olmasına özen gösterilmelidir. İlkbahar başlangıcında ahırlar kene öldürücülerle iyice ilaçlanmalıdır. Hayvanların parazitleri ile mücadelede, otlatma sisteminin de büyük önemi vardır. Otlatma mevsimi boyunca dönüşümlü otlatmanın yapılması, mer’alarda hastalık etkenlerinin ciddi şekilde yığılıp birikmesine engel olacaktır. Ayrıca, kene bulunan çayır ve meralarda hayvanları 6 hafta süreyle otlatmamalıdır. Bu hastalığa yakalanmadan korumanın sağlanması ise çok daha önemlidir. Bunun da tek yöntemi aşılamadır. Aşı yapılan hayvan hastalığa yakalanmamakta veya hafif atlatmaktadır. O halde aşı yaptırmaktan kaçınılmamalıdır. Ancak, aşılamanın yanı sıra kenelerle mücadele de ihmal edilmemelidir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN