KANAL İSTANBUL MU? DİYET İSTANBUL MU?

KANAL İSTANBUL MU? DİYET İSTANBUL MU?

AKP iktidara geldiğinde ilk işi ‘nereden buldun’ yasasını kaldırmak oldu. Yani dedi ki;

-Ben çalacağım, sen de bana sormayacaksın.

Teftiş Kurullarını yok etti. Yani dedi ki;

Yolsuzluk, rüşvet gibi yüz kızartıcı suçları denetlettirmeyeceğim.

Devlet Planlama Teşkilatı’nı ortadan kaldırdı. Eskiden Devlet Planlama Teşkilatı 5 yıllık kalkınma planı hazırlar, mevcut hükümetler bu plan doğrultusunda bütçesini hazırlardı. Devlet Planlama Teşkilatı hükümetlerin yaptığı işlerin kayıtlarının bulunduğu bir kurumdu. Bu kurumu yok ederek, ‘Korsan Devlet’ yöntemini uygulayacaklarını ilan etmiş oldular.

Kontrol ve denetimden ne kadar uzaklaşabilirlerse, verdikleri sözleri yerine getirmek o kadar kolay olacaktı.

Bütün kurumlar saraya bağlanıp, saray devleti haline gelince, istediklerini yapmanın çok daha kolay olacağını düşünüyor olmalılar ki,

Milletin önüne Kanal İstanbul projesi geldi.

Millet açmış, insanlar intihar ediyormuş… Onların umurunda bile değil. Kendileri güç ve paraya tapan çağın putperestleridir. Güç ve para dışında bir değerlerinin kalmadığını yaşayarak öğrendik.

Yaptıkları yolların, köprülerin, havalimanlarının, şehir hastanelerinin gerçek maliyetinin 3-4 kat fazla fiyata yapılması… İhalelerin aynı müteahhitler arasında paylaştırılması… Denetimden yoksun, anlaşmalar karanlık… Ve Türk Milleti yolcu garantisi verilerek(hem de dolar üzerinden), hasta garantisi verilerek, 39-40 yıllığına haraca bağlanıyor. Buna devlet sistemi denmez. Mafya sistemi denir.




Kanal İstanbul ilk gündem olduğunda, ‘hedef Montrö Anlaşması’nı delmek’ diye yazmıştım. ABD Karadeniz’e bir şekilde girmek istiyor. Hatırlayın;

1997 yılında Fetö, Rahmi Koç ve Bartholomeos Venizelos gemisiyle Karadeniz’e açılmış, Rahmi Koç Boğazları Uluslararası bir komisyon yönetsin demiştir. O dönem çok büyük bir halk tepkisiyle karşılaşmışlardı.

Kanal İstanbul ABD projesidir. Bu tür projeler rant rüşvetiyle cazip hale gelir. Hem patron, hem yamakları mutlu olur. Başka ülkelerin devletlerinin çıkarı için seçtiği hedef, bizde aç gözlü küçük adamların para kaynağı olur.

Kanal İstanbul projesi AKP Genel Başkanı’nın Amerika’ya gidip dönmesinden sonra çok önemli hale geldi(!).. AKP Genel Başkanı’nın malvarlığının araştırılması, Halk Bankası davası… Bu konular şantaj ve pazarlık konusu olmuş mudur? Şunları, şunları yaparsanız, bunları askıya alırız denmiş midir?

Egemen Bağış olayını düşünün. Rüşvet ve yolsuzluk iddiasından dolayı bakanlıktan istifa etmek zorunda kalmıştı. Hani şu ayetle dalga geçen şahıs… AKP iktidara geldikten sonra devlet gelenekleri tek tek yok edildi. 2002’den sonra AKP Genel Başkanı yabancı, devlet başkanları ile yapılan görüşmelerine, devlet adına kayıt tutması gereken devlet görevlilerini almadı. ABD’de kendisine Egemen Bağış tercümanlık yaptı. Ve dolayısı ile AKP Genel Başkanı’nın bütün sırlarına da vakıf oldu. Bağış ortalarda gezmekten canı sıkılmış olmalı ki, eşi, ‘biz de bildiklerimizi söylersek..’ diyerek birilerini üstü kapalı tehdit etti. O bildikleri ne kadar önemli ise, Bağış alel acele Prag Büyükelçiliği’ne atandı. Bana göre sus payı verildi.

Egemen Bağış bile bildikleri üzerinden şantaj yapabiliyorsa, ABD bir ailenin mal varlığı ve Halk Bank üzerinden hangi taleplerde bulundu?

Muhataplarının da;

İstediğin gibi araştır. Benim ve ailemin en ufak usulsüz bir kazanımı yoktur diyemediğine göre…

Kanal İstanbul bir ABD projesidir. Montrö’yü delme girişimidir diyebiliriz. Bir de ABD’nin 1950 yılında Ruslara karşı savunma amaçlı planladığı Karadeniz Marmara Denizi Kanalı projesi olduğu ortaya çıktı. Proje Kanal İstanbul projesi ile nerede ise birebir aynı.

***     ***

İstanbul’un stratejik yerlerinden asker çıkartıldı. Kanal İstanbul projesi ile, yap-işlet-devret kılıfı uydurularak, kanal İngiliz-ABD ortaklı bir şirkete verilir mi? Arap olsa da olur. Arap’ı kazıyınca altından ya İngiliz, ya da ABD çıkar. Bu durum güvenlik sorunu olur da, kimin umurunda?..

Basında yazıldığına göre, Kanal İstanbul projesi etrafında en büyük araziyi Araplar almış. Hem de 2015 yılından sonra. Bu durumda sormak lazım;

Bu arazilerin değerleneceğini Araplar nereden biliyordu? İçeriden yabancılara bilgi sızdırmak nasıl bir ahlaksızlıktır? Suç diyemiyorum artık… Çünkü ortada yargı kalmadı. Belge-delil toplayıp dava açacak savcı kalmadı.

***     ***

AKP Genel başkanı ülkenin zenginliklerini büyükten küçüğe, yandaşa dağıtarak iktidarını sürdürdü. O çıkar çevresi şeytanın görevini yaptı, yapıyor.

Ülkenin kaynakları daraldı. Yemeye alışmış bu çakalların rantı kesilirse, konuşmaya başlar. Kanal İstanbul çok büyük bir rant getirisi olan projedir. Az veya çok pay alacak olan çakalların bu ihanet projesini savunmalarının nedeni budur. 1.5 milyon kişiye haksız rant sağlamak demek, 1.5 milyon kemik taraftar yaratmak demektir. Bu da büyük bir güç demektir.




***    ****

Ben ülkemi pazarlamak için geldim dediğinde, doğruyu söylemişti. 17 yıldır ülkenin bütün ederleri pazarlandı. Ülke birleşmiş milletler kampına döndü. Yabancılaşma otobüs firmalarına kadar indi. Yılların Kamil Koç firmasını Almanlar aldı. Metro’da Almanlar’da.

Kendi ülkemizde yabancı şirketlerin marabası olacağız.

Kanal İstanbul projesi milli olsaydı;

Muhalefet işin içine katılırdı. Bilim adamlarıyla çalışılır, olası bütün riskleri tespit edilirdi. Hukukçular ile konuşulur, Montrö Antlaşması’na etkisi hakkında görüş alınırdı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile görüşülür, maliyet hesapları, İBB’sine gelecek maliyet konuşulurdu. Deprem riskleri araştırılır, bir rapor istenirdi. Bütün bu araştırmalar sonunda olumlu bir rapor gelse bile;

Milli bir hükümet, bu kadar borçlu vatandaşı varken, açlık sınırı altında yaşayan vatandaşların olduğu bir ülkede, insanlar ailece intihar ederken, işsizliğin tavan yaptığı, gençlerin umudunu kaybettiği bir ülkede, böyle bir projeyi teklif etmeye bile utanırdı.

Milli bir hükümetin derdi,  iş-aş-istihdam yaratmak olurdu.

Kısacası millete diyorlar ki;

‘Ekmek bulamazsan pasta ye.’

Oysa ekmeğimiz çalınmasaydı, kimse aç kalmayacaktı.

Zahide UÇAR

28 Aralık 2019 (Alanya)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın