Kanın Yapısı Ve Kan Hücreleri- Kan Grupları

Kanın Yapısı Ve Kan Hücreleri- Kan Grupları

Eritrositler – Alyuvarlar Lökositler – Akyuvarlar Trombositler
KANIN YAPISI
Kan, damarlar içerisinde sürekli hareket halinde olan canlı bir sıvıdır. Bu sıvı , iki temel kısımdan oluşmaktadır : Plazma ve Hücreler. Plazma kısmı büyük oranda sudan meydana gelir ve içerisinde, besin maddeleri, proteinler ve metabolitler gibi bir çok katı maddeyi barındırmakta ve bunların dokulara naklini sağlamaktadır. Normal bir insanda 5000-6000 mL (5-6 litre) kadar kan bulunmaktadır. Kanın % 50-60′ sıvı kısım olan plazmadan ve %40-50’si ise hücrelerden meydana gelmektedir.
Plazma :
Plazmanın % 90’ı sudur. Kalan %10 ise katı maddeleri içerir. Bunların % 8’i proteinler , % 2’si ise diğer çözünmüş maddelerdir. Kanın temel protein içeriği şöyle özetlenebilir :
• Albumin ….. % 60
• Globulinler …% 36
• Fibrinojen…..% 4
Hücreler :
• Eritrositler
• Lökositler
• Parçalı Lökositler (Granulositler, PMNL)
• Nötrofiller
• Bazofiller
• Eozinofiller
• Parçalı Olmayan Lökositler (Agranulositler, MNL)
• Lenfositler
• Monositler
• Trombositler (Platelletler)
Hücre Hücre Özellikleri
Eritrositler

Eritrositler : Eritrositler , kanın en yoğun hücre grubudur. Kandaki ertrositlerin hacminin, kan hacmine oranına Hematokrit denir. Bu değer, kadınlarda %38-46 ; erkeklerde ise, % 40-54 arasında değişir. Eritrositler içinde bulunan hemoglobin molekülü, eritrositin temel işlevi olan gaz transportunu sağlamaktadır. Bu molekül, akciğerlerde oksijen bağlayarak, vücut hücrelerine taşımakta, oradan aldığı atık madde olan karbondioksiti de akciğerlere taşıyarak, vücuttan uzaklaştırılmasını temin etmektedir. Normal hemoglobin düzeyi, 12-16,5 gr/dL arasındadır. 12 gr altındaki hemoglobin düzeyleri, anemiyi (kansızlığı) işaret eder ve nedenlerinin araştırılması gerekir. Normalde, kanın her mikrolitresinde 4 – 6,5 milyon eritrosit bulunmaktadır.
Kan bankalarında, ağırlıklı olarak Eritrosit içeren kan komponentleri yani Eritrosit Süspansiyonları elde edilmektedir. Böylece kanın plazma kısmı ayrıştırılmış olmakta ve hastaya gereksiz olarak plazma verilmesi engellenmiş olunmaktadır. Bunun bir avantajı da, ayrıştırılmış olan plazma, dondurularak saklanabilmekte ve plazma ihtiyacı olan başka bir hastada kullanılabilmektedir. Bir kısım plazmadan da, kan ürünleri elde edilebilmekte ve bu ürünlere ihtiyaç duyan hastalara verilmektedir.

Lökositler Lökositler, çekirdeklerinin yapısına göre parçalı (Granülositler) ve Parçasız (Agranülositler) olarak ikiye ayrılırlar. Lökositler, kanda 4.000-10.000 hücre/mikrolitre düzeyinde bulunurlar. Bu sayının 10.000 üzerine çıkmasına lökositoz denir. Bunun nedeni genellikle enfeksiyon hastalıkları olmakla birlikte, daha pek çok sebebi olabilmektedir.Yine lökosit sayısının 4.000’den düşük olmasına ise lökopeni denir. Bu durumunda pek çok sebebi vardır. Lökositlerin temel işlevi, vücudun savunmasıdır. Her lökosit biçiminin farklı özellik ve görevleri bulunmaktadır.
Granülositler

Nötrofiller : Bu hücrenin ana işlevi, vücuda zararlı olan yabancı materyalleri bulmak ve tahrip etmektir. Bulduğu yabancı materyali, fagositoz denen bir yöntemle içine alır ve içindeki çeşitli enzimlerle tahrip eder.

Bazofiller : Bazofillerin de fagositoz yeteneği vardır ama asıl fonksiyonunu, çeşitli maddeler salgılayarak gösterir.

Eozinofilller : Eozinofiller de nötrofiller gibi yabancı materyali yok etmek görevi olan hücrelerdir. Özellikle, parazitlere bağlı enfeksiyonlarda belirgin rol oynarlar.
Agranulositler

Monositler ve Makrofajlar : Bu hücreler fagositoz yapma yeteneğindedir ve lenfositlerle direkt veya indirekt yoldan bağışıklık sisteminin regulasyonunda önemli rol oynarlar. Monositlerin dokularda bulunan şekline makrofaj denir.

Lenfositler : Bu hücreleri bağışıklık yanıtının humoral kısmını oluştururlar. Çok çeşitli fonksyonlara sahip bu hücrelerin en temel işlevi, mikroorganizmaları tanıyıp, onlara karşı antikor yapımını gerçekleştirmektir.
Trombositler

Trombositler : Trombositler kanın en küçük hücreleridir ve eritrositler gibi çekirdeksizdirler. Normalde kanın bir mikrolitresinde 100.000-400.000 kadar trombosit vardır. Esas özellikleri, pıhtılaşmada oynadıkları önemli roldür. Kan bankalarında, tam kandan ayrıştırılmak suretiyle Trombosit Süspansiyonları elde edilmekte ve sadece bu hücreye gereksinimi olan hastalarda kullanılabilmektedir. Trombosit süspansiyonları, aferez yoluyla da elde edilebilmektedir.

HÜCRE Yoğunluk (g/mL) Hacim (femtolitre)
Trombositler 1,058 16
Monositler 1,062 740
Lenfositler 1,070 230
Nötrofiller 1,082 270
Eritrositler 1,100 87
KAN KOMPONENTLERİ

Kan komponentleri, tam kandan değişik yöntemlerle hazırlanan farklı özelliklerdeki konsantrelerdir.
Antikoagülan Solüsyonlar:
Torba içine alınan kanın pıhtılaşmasını engellemek ve içindeki hücrelerin yaşam sürelerini uzatmak için kullanılan solüsyonlardır. En yaygın olarak kullanılanları:
• CPDA-1 : Citrate-Phosphate-Dextrose-Adenin
• CPD : Citrate-Phosphate-Dextrose
• ACD : Acid-Citrate-Dextrose
• SAGM : Saline(NaCl)- Adenin-Glucose-Mannitol (SAGM bir antikoagülan değil, ek solüsyondur.)
Yukarıda bahsedilen solüsyonlarda bulunan kimyasalların temel özellikleri:
• Citrate : Sitrat, kalsiyum ile birleşerek koagülasyon sisteminin aktivasyonunu engeller.
• Phosphate : 2,3 dPG düzeyini normal seviyede tutarak, eritrositlerin oksijen afinitesinin normal kalmasına yardımcı olur.
• Adenin : ATP sentezinde etkilidir ve azalan ATP’nin yerine konması için kullanılır.
Kullanılan antikoagülan solüsyonun kana oranı 1:7 olmalıdır. Bu oran büyüdüğünde sitrat toksisitesi; küçüldüğünde ise, agregatlar oluşabilmektedir.
A. Eritrosit Süspansiyonları
1. Eritrosit Süspansiyonu (Red Cells)
2. Buffy-coat’u ayrılmış E.S. (Red Cells-BCR)
3. Ek solüsyonda E.S. (Red Cells in AS)
4. Buffy-coat’u ayrılmış ek solüsyonda E.S. (Red Cells in AS-BCR)
5. Yıkanmış E.S (Washed Red Cells)
6. Lökositten arındırılmış E.S. (Red Cells, leucocyte depleted)
7. Dondurulmuş E.S. (Cryopreserved Red Cells)
I. Eritrosit Süspansiyonlarının Hacim, EVF, Hb, lökosit ve platellet miktarlarına ait kriterler.
Komponent Volume EVF* Hb Lökosit Platellet
E.S 280 ± 50 mL 0,65-0,75 > 45 g/unit < 3×10^9 / unit
RC-BCR 250 ± 50 mL 0,65-0,75 > 43 g/unit < 1,2×10^9 / unit < 10^10 / unit
RC-AS Yönteme bağlı 0,50-0,70 > 45 g/unit < 3×10^9 / unit
RC-AS-BCR Yönteme bağlı 0,50-0,70 > 43 g/unit < 1,2×10^9 / unit < 10^10 / unit
WRC 280 ± 60 mL 0,65-0,75 > 40 g/unit < 5×10^8 / unit
RC-LD 280 ± 50 mL 0,65-0,75 > 40 g/unit < 1×10^6 / unit
CRC > 185 mL 0,65-0,75 > 36 g/unit < 0,1×10^9 / unit
* EVF : Eritrosit Hacim Fraksiyonu
II. Temel Özellikler:
1. Eritrosit Süspansiyonu (R.C):
Santrifügasyonu takiben, plazmanın ikinci bir torbaya aktarılması ile elde edilen bir komponenttir. Tam kanda olduğu gibi, +2 ile +6 C° arasında saklanır. Saklama süresi CPDA-1 içinde 35 gün , ACD içinde ise 21 gündür.
2. Buffy-Coat’u Ayrılmış E.S. (RC-BCR)
Tam kandan plasma ve buffy-coat tabakasının ayrıştırılması ile elde edilen bir komponenttir. Santrifügasyondan sonra plazma extraksiyonu yapılır. Ardından ikinci bir torbaya 40-60 mL kadar extraksiyona devam edilerek, buffy-coat’un tamamen uzaklaştırılması sağlanır. Son aşamada ise, istenen EVF değerini yakalamak için, plazmadan yeterli miktarda hacim, süspansiyon üzerine geri aktarılır. Tam kanda olduğu gibi, +2 ile +6 C° arasında saklanır. Saklama süresi CPDA-1 içinde 35 gün , ACD içinde ise 21 gündür.
3. Ek Solüsyonda E.S. (RC-AS)
Santrifügasyonu takiben, plazma ikinci bir torbaya aktarılır, ardından üçüncü torbadaki ek solüsyon (SAGM gibi), eritrosit kitlesi üzerine ilave edilir. Tam kanda olduğu gibi, +2 ile +6 C° arasında saklanır. Saklama süresi (SAGM için) 42 gündür.
4. Buffy-Coat’u Ayrılmış-Ek Solüsyonda E.S. (RC-AS-BCR)
Santrifügasyonu takiben, plazma ikinci bir torbaya aktarılır, ardından üçüncü torbaya Buffy-coat extrakte edilir ve dördüncü torbadaki ek solüsyon (SAGM gibi), eritrosit kitlesi üzerine ilave edilir. Tam kanda olduğu gibi, +2 ile +6 C° arasında saklanır. Saklama süresi (SAGM için) 42 gündür.
5. Yıkanmış E.S. (WRC)
Santrifügasyonu takiben, plazma ikinci bir torbaya aktarılır, ardından üçüncü torbadaki isotonik solüsyon eritrosit kitlesi üzerine boşaltılır ve tekrar santrifüge edilerek, solüsyon extrakte edilir. Gerektiğinde dörtlü-beşli torbalar kullanılarak aynı işlemler tekrarlanabilir. Bu işlemler +4 °C ısıda yapılmalıdır. Süspansiyon oda ısısında yapıldıysa 6 saat; +4 °C ısıda hazırlandıysa 24 saat içinde kullanılmalıdır.
6. Lökositten Arındırılmış E.S. (RC-LD)
Buffy coat’un ayrıştırılması ve filtrasyon gibi değişik yöntemler uygulanır, ancak en iyi sonuçlar her iki yöntemin birlikte kullanıldığı çalışmalarda alınmıştır. Lökositlerin filtreye adhezyonu prensibiyle çalışan veya daha gelişmiş üçüncü jenerasyon filtrelerin kullanılması ile lökositlerin %99-99,9’u ortamdan uzaklaştırılabilmektedir. Depolama öncesi filtrasyon tavsiye edilmektedir. Bu işlem kan bağışını takiben 48 saat içinde yapılmalıdır.
7. Dondurulmuş E.S. (FRC)
Kandan, eritrosit izolasyonu sağlandıktan sonra, kryoprotektant (Hücrenin donması sırasında içindeki kristalleşmeyi önler ve genel olarak gliserol kullanılır) bir madde kullanılarak –80 C°’de, eritrositlerin dondurulması ile elde edilen bir komponenttir. Kullanmak üzere çözdürüldüğünde yıkanmalı ve isotonik bir solüsyonla süspanse edilmelidir ve 24 saat içinde kullanılmalıdır.
Eritrositleri dondurmak için 2 teknik kullanılmaktadır: Yüksek gliserol (%40 w/v) ve düşük gliserol (%17 w/v) teknikleri. Her iki metod da yıkama ve degliserolizasyon prosedürlerini içerir.
Yüksek gliserol tekniği ile hazırlanmış komponent –60 C° ile –80 C° arasında saklanır. Düşük gliserol tekniği ile hazırlanmış olan komponent ise, buhar fazlı sıvı nitrojen içinde –140 C° ile –150 C° arasında saklanır. Bu koşullarda 10 yıl muhafaza edilebilir.
III. Endikasyon ve Kontrendikasyonlar:
Komponent Endikasyonlar Kontrendikasyonlar
R.C Kan kaybı, anemi tedavisi Değişik tiplerde plazma intoleransı, HLA alloimmünizasyonu, demir yüklenmesi riski olan durumlar, plazma desteği olmadan yapılan exchange transfüzyonlar
RC-BCR* Kan kaybı, anemi tedavisi Değişik tiplerde plazma intoleransı , demir yüklenmesi riski olan durumlar, plazma desteği olmadan yapılan exchange transfüzyonlar
RC-AS Kan kaybı, anemi tedavisi Değişik tiplerde plazma intoleransı (Özellikle IgA) , HLA alloimmünizasyonu, prematüre infantlar ve demir yüklenmesi riski olan durumlar, plazma desteği olmadan yapılan exchange transfüzyonlar (Bağıştan sonraki 7 gün içinde kullanılmalıdır).
RC-AS-BCR* Kan kaybı, anemi tedavisi Değişik tiplerde plazma intoleransı (Özellikle IgA),prematüre infantlar ve demir yüklenmesi riski olan durumlar, plazma desteği olmadan yapılan exchange transfüzyonlar (Bağıştan sonraki 7 gün içinde kullanılmalıdır).
WRC Tek endikasyonu ,Ig’lere karşı, özellikle IgA’ya karşı ciddi allerjik reaksiyonlardır. Uygunluk testleri yapılmış olmalıdır.
RC-LD* Lökosit antikorlarına (HLA) karşı alloimmünizasyonu olduğu bilinen kişilerde ve CMV bulaşının önemli düzeyde risk taşıdığı durumlarda endikedir. Değişik tiplerde plazma intoleransı (Özellikle IgA), prematüre infantlar ve demir yüklenmesi riski olan durumlar, plazma desteği olmadan yapılan exchange transfüzyonlar (Bağıştan sonraki 5 gün içinde kullanılmalıdır).
CRC Özellikle otolog transfüzyonlar için hazırlanır. Şart olmamakla birlikte RC-LD endikasyonları için de kullanılabilir/ Uygunluk testleri yapılmış olmalıdır. Açık sistemde yapıldıysa, bakteriyal kont…..syon açısından dikkatli olunmalıdır.
* lökositten fakir / arındırılmış süspansiyonların kullanım endikasyonlarından aşağıda ayrıca bahsedilmiştir.
IV. Lökositten Fakir / Arındırılmış E.S Kullanım Endikasyonları
Lökositlerin risk yaratacağı durumlarda kullanılırlar. Bu durumlar şöyle özetlenebilir:
1. Gebeler (Bebek için) ve intrauterin transfüzyon
2. Yenidoğan bebekler ve exchange transfüzyon
3. Konjenital veya akkiz immün yetmezlik veya immünsupresyon
4. Lösemi ve talasemi gibi sık transfüzyon gerektiren hastalar
5. Kemik iliği transplantasyonu olacak / olmuş hastalar
6. Tüm transplant hastaları
V. Yan Etkiler
Yan Etki R.C. RC-BCR RC-AS RC-AS-BCR WRC RC-LD CRC
Dolaşım Yüklenmesi + + + + + + +
Hemolitik Reaksiyonlar + + + + + + 0
Non-hem. Reaksiyonlar + + + + 0 Nadiren 0
HLA Alloimmünizasyonu + + + + + Nadiren 0
Viral Bulaş + + + + + Nadiren +
Protozoal Bulaş + + + + + + +
Sepsis (Kont…..syon) + + + + + + +
Posttransfüzyon Purpurası + + + + + + 0
Sifiliz Bulaşı + + + + + + 0
Posttransfüzyonal AC Hasarı + + 0 0 0 + 0
Elektrolit İmbalansı + + + + 0 + 0
Yan etkiler, hemen hemen her E.S türevinde görülmekle birlikte, görülme sıklıkları farklıdır. Riskler her komponent için farklı oranlar taşımakta ve % 0’a indirilememektedir. Ancak özellikle, lökositten fakir ve arındırılmış süspansiyonlarla yıkanmış süspansiyonlarda istenmeyen etki olasılığı, diğerlerine göre daha azdır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın