KARMAKARIŞIK

KARMAKARIŞIK

Ülke karmakarışık…Duygular, düşünceler de öyle…
Son günlerde ülkemizde yaşananlara tanık oldukça; daha da karışıyoruz,daha da kararıyoruz, daha da karmakarışık oluyoruz…
*KAÇAN KENT KİLİS…
Kilis’se IŞİD bombaları düşüyor, Cumhurbaşkanı sözcüsü açıklama yapıyor; bombaların doğa koşuları nedeniyle yanlışlıkla düştüğüne ilişkin…
MÜBAREKLER ROKET DEĞİL DE SANKİ FRİSBEE…RÜZGARDAN YÖNÜ DEĞİŞİYOR, KİLİS’E DÜŞÜYOR…
Bombalar düşerken, Kilis Valisi halkı uyarıyor; “abdestsiz sokağa çıkmayın” diye…Devlet’in; Kilis’de görevli en üst düzey yetkilisi, ancak 3.Dünya Ülkeleri’ndeki ahaliye öğüt verir gibi, neredeyse “fıtratınızda ölüm var” der gibi bu sözleriyle…
BÖYLE VALİLERE, BÖYLE AHALİ !.
Halkının güvenliğinden kim sorumlu?…
Şu KİLİS kaçakçıların kenti bilinirdi;ava giderken, avlandı.Sanki onu kaçırıyorlar bu Devlet’den…
Ve Kilis’e bombalar düşerken IŞİD mahreçli, bir başka bomba düşüyor Kilis’e sözel içerikli…
Kilis’in AKP’li Belediye Başkanı Hasan Kara diyor ki;
– NATo ve BM buraya el koysun!…
Ve o an öfkem doruklara tırmanıyor, diyorum ki sanki duyacakmış gibi beni birileri de…
SENİN ASKERİN, ORDUN YOK MU?…
BOP YAŞAMA GEÇSİN DİYE…
SANA BÖYLE KONUŞ DİYE…
KAÇ PARA ALDIN ŞEREFSİZ!…
ÜLKEYİ SATMAK İÇİN İKTİDARA GELDİNİZ, BİLİYORUZ DA…ACABA SATABİLECEK MİSİNİZ?… SATTIRACAK MIYIZ SİZE?…
MİSAK-I MİLLİ SINIRLARIMIZI SOKALIM MI GÖZÜNÜZE?…
ULUSALCILIK İLKESİNE SALDIR…
LAİKLİK İLKESİNİ KALDIR…
ÜLKEYİ YABANA PEŞKEŞ ÇEK…
YETMEDİ DE… YOKSA…
AMERİKAN MANDACILIĞI HORTLASIN DİYE Mİ DÜŞMEKTE IŞİD BOMBALARI KİLİS’E?…
HANİ AK KEFENLERİNİZLE SALDIRACAKTINIZ KEFEREYE?…
LAİKLERE EFELİK YAPMAK KOLAY; KENDİN SAVUNSANA KENTİNİ EFEMİNE !…
PLAN İŞLİYOR HAİNCE
MİSAK-I MİLLİ SINIRLARI İÇİN SALDIRGANLAR GÜN SAYIYOR KANIMCA
Kilis’e bombalar düştükçe; bir bit yeniği var işin içinde
*GUINESS’E ADAYLAR…
BODRUM için BEDROOM denirdi 80’lerde. Oysa ülke külliyen yatak odası olmuş şu AKDÜZEN’de…
ALİ AYŞE’yi SEVİYOO duvar yazılarından…ÖĞRETMENLER, İMAMLAR; ÖĞRENCİLERİ BECERİYOR yaşamlarına değişen ülke.
Kimin emeği var bu düzende?…
Kimler sorguluyor?…
Üçüncü sayfa güzellerinin yerini, üçüncüsayfa kadın cinayetleri aldı diye üzülürken…Artık ilk sayfadan imamların, öğretmenlerin tecavüz duyumları…
Ben çocukken bir tek Ayla’yı Çingeneler çaldı dansçı ayısıyla…
Bugünün çocukları Guinness rekorlar kitabına girdi; imam tecavüzcü sayısıyla
*BURSA’DA CANLI BOMBA KORKUSU…
23 Nisan törenleri yerine, 27 Nisan’da terör yaşandı İstanbul ve Ankara’nın ardından doğduğum kent Bursa’da…
27 Nisan günü; Bursa’da canlı bomba patladı…Neyse ki kan kentdaşlarıma bulaşmadı… 10 yaralıdan söz ediliyor; tez günde sağlıklarına kavuşmalarını dilerim ve dilerim ki
Kentime kan bulaştıranlar; kendi kanlarında boğulsunlar.
Çocuktan değil, ABD’den al haberi. Bombanın patlayacağı AMERİKA tarafından bilindi de, (M)İT’in kulakları neden tıkalı?…
*NÜKLEER KAYGISI
Komşu ülke Ukrayna’da , 26 Nisan 1986’da yaşanan Chernobil Nükleer Santral’ının patlaması sonucu…
“komşuda pişer, bize de düşer” söyleminde olduğu gibi, ortaya çıkan olumsuz dışsallıkların etkisiyle…
Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde pek çok yurtdaşımız kanser nedeniyle sağlık sorunları yaşamaya başladı… Ve pek çoğu da yaşamını yitirdi.
Günümüzden yaklaşık on ya da on iki yıl öncesinde “Şair ceketli çocuk”Kazım KOYUNCU da kanser sonucu yaşamını yitirenlerden biriydi..
Bu gerçekleri bile, bile…Neden inatla NÜKLEER SANTRAL dayatması yapılıyor bu ülkeye, bu halka?…
Her elektrik kısıtlaması yapıldığında içime bir kurt düşüyor kemiriyor içimi ısrarla; yoksa bu kısıtlamalar NÜKLEER LOBİSİ’nin işimi diye?
*VE PARALEL DÜZEN…
Kimin Üstünlüğü ?… Hukukun mu ?… Hoca Efendi’nin mi ?…diye çok sorguladık bu ülkede…
Herkes ANAYASA Mahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ’ı gündeme getiriyordu, HUKUKÇU olmamasına karşın nasıl görevlendirilir BAŞKAN olarak diye
Bu ülkede ANAYASA Mahkemesi’ne de Başkan olabilir, DANIŞTAY’da da görevlendirilebilir…
Haşim Kılıç gibi Hukuk eğitimiyle donanımlı olmasa da adamlar ve de madamlar; yeter ki Hoca Efendi’nin sevgisiyle donanmış olsunlar
Üstelik Haşim de o günlerde TBMM Başkanı Kahraman gibi şehvetle açıklıyordu LAİKLİK karşıtı düşüncelerini
Bugün birileri hayasızca, Laiklik karşıtlığını açıklarken kamusal alana; geçmişde ne PARALEL emekler verilmiş, duruyor arşivlerde
HUKUK okumasa da Haşim Kılıç “imam hatipli” olunca;nasıl da oturtulmuştu Danıştay’dan sonra Anayasa Mahkemesinin Başkanlığı’na?…
Ve 14 yıl süresinde; ne imam-hatipliler oturtulduğu “liyakat” kavramına aldırmadan, “işin uzmanı olmadan” nice, nice makamlara
Nasıl da geldik; “Hamil-i kart yakinimdir” OUT… “Hamil-i Tarikat ve dahi İmam-hatip diploması” IN… günlerine?…
Ve sakın kanmayınız;PARALEL öfkelerine!.Onların ektiklerini biçiyorlar; onların yolunda gidiyorlar PARALEL değil, aynı adımların izinde
12 Eylül ürünü YÖK kararlarıyla; İmam Hatip Lisesi çıkışlılar İİBF’lerin Kamu Yönetimi Bölümleri’ne…
Ve Hukuk Fakülteleri’ne girmeye başladıklarından beri, DANIŞTAY’a da, ANAYASA Mahkemesi’ne üye olarak atanabiliyorlar…
YÖK’den beri; Özellikle de Hükümet kontenjanından onları her mevkide ve de mertebede görmek olanaklı İmam-Hatiplileri…
İşte bu kararlardan ve uygulamalardan sonra; hala algılayamıyor musunuz 12 Eylül 1980 darbesi neden yapıldı diye
Kenan ve beşibiryerdesinin ardından;dönemin kahramanı TÖ elbetteki takunyalı FETOŞ’un adı; TÖ sayesinde hızla yayıldı. Herkes ona bayıldı
TÖ sonrasında DYP-SHP ikilisi; elbetteki Çiller yürekten “kurnaz tilkisi” ama ya KARAYALÇIN Murat ?… O da başlayan karanlığa baharat…
DYP-Refah dönemi; Hoca Efendi’cilere kol kanat dönemi, RTE’yi ellerinde büyüteni…
DSP-MHP-ANAP üçlüsü; özellikle de bu dönemde siyasal yaşamda en güçlüsü ECEVİT, sağ yanında Hüsamettin ÖZKAN…
Yeter ki ECO’nun olsun makam; Hoca Efendi’ye sevgiler, Vahdettin’in ruhuna saygılar…
Bu sürecin 1980’lerden beri, iğneyle kuyu kazar gibi işlendiği, karınca adımlarıyla yaklaştığı belliydi.
Cumhuriyet’in altı oyuluyor, Devrim Yasaları teker, teker çiğnenip, bir kenara konuyordu…
ECEVİT de neler yaşandığının ayırdında bile değildi henüz, sağ yamacında imam efendi suratlı sosyal demokrat mı, demokratik solcu mu ?.
Ne olduğu belirsiz bir Hüso… Ulusalcılar daha o günlerde uyanmaya başladı teker, teker; bu gidişin sonu aydınlığa paso…
Oysa o ECEVİT nasıl da bağırmıştı TBMM’de türbanlı Merve KAVAKÇI’ya ; “Burası Devlet’e meydan okuma yeri değil” diye ?…
Bugün sanıyor ki sıradan yurtdaş, anıları, ülkede yaşadıkları balık hafızasına yem olan yurtdaş…
AKP sayesinde Hoca efendi böylesine güçlü, böylesine Devlet’in kurumlarına işlemiş…Böylesi bir kanı; bütünüyle bir yanılgı…
Oysa bu kaygılı günlerde, bu karanlık gelecekte; kimlerin, kimlerin emeği var?.Kimler halk dalkavukluğu yapmadı ki iktidar hırsı için?.
Ve bugün herkes PARALEL, herkes ülkesini, ulusunu, misak-ı milli sınırını unutmuş; halkını uyutmuş; İKTİDAR kavgası, siyasal rant için
Bunca hengamenin arasında “Türkiye İslam Cumhuriyeti olmaya aday mıdır? ” diye sorguluyor Amerika(*)…
Sanki kendi yarattıkları canavarın; gerçekte ve gelecekte ne olacağından habersizcesine…
(*)İngilizce articel işte burada:
http://europe.newsweek.com/turkey-poised-become-islamic-republic-453096?rm=eu
Selma ERDAL; İstanbul, 28 Nisan 2016
© 2016 Microsoft Koşullar Gizlilik ve tanımlama bilgileri Geliştiriciler Türkçe

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN