Kazanan Adanalı olmuyor!

Kazanan Adanalı olmuyor!

Yurttaşın yaşadıklarını “görmezlikten” gelenlerin palazlandığı bir süreç yaşıyoruz!

Sokaktaki sıkıntıyı yadsıyan,

Markette/ pazarda raf ürünlerinin “alım gücünün” yanıt vermeyeceği biçimde artmasın gözlerini yuman,

En önemlisi, bu acılı/ mutsuz tablonun varlığını el/ tersi ile itekleyen kim varsa büyüyor, kazanıyor, varlığını sürdürüyor!

***

Üreten fabrikaların kapandığı, yüzlerce çalışanının işsiz kaldığı bir yerde, Adana’da “kim” kazandı?

Kim geçtiğimiz yıldan “bir adım” daha ileride?

Emekçinin olduğunu söyleyen çıkar mı bilmiyorum…

Ya dar gelirli esnafın,

Ya ay sonunu zor getiren işçi/ memur emeklisinin…

Üreten mi, tükettiren mi; kim?

***

“Adana kazandı” diyen,

Ya da “Adana’da üretim arttı” diyen,

Ya da “dışsatımımız büyüdü” diyen “ben” değilim ki!

Yurttaşın yaşadıklarını görmezden gerek, her fırsatta “büyümeden” söz edenler söylüyor tüm bunları!

Söylerken de “hükümetimizin attığı kararlı adımlar sonucu” tümcesi ekleniyor!

Adana’nın en üst perdeden konuşan odaları, birlikleri söylüyor bu ya da benzer tümceleri…

Söylemeleri karşılığında da “bir başına” büyüyor/ gelişiyorlar!

Anlaşıldı mı bilmiyorum!

***

Sıkça yazıyorum, ancak yinelemekte yarar görüyorum…

Çin işkencesi gibi, “etkileyiciliği sürekliliğindendir” biçiminde bir algı oluşturmak için değil de;

Yurttaşın/ toplumun içinde bulunduğu/ yaşadığı olayların “daha iyi” kanıksanması için gerekliliğine inandığımdan…

Adana’da ne yurttaşın “alım gücü” yerinde, ne de Adana ekonomisi verimlilik düzeyinde…

Dünden beri “sevinç” açıklamaları yapılmış olsa da, TEMSA’nın durumu şu an için belirsizliğini sürdürüyor!

Üreticilerin, girdi fiyatlarından dolayı üretimden cayma sınırını zorladığı biliniyor!

Sıkça bile getirdiğim sokağın, pazarın, işsiz genç nüfusun, asgari ücret karşılığı günün yarısından çoğunu ev dışında geçiren üniversitelinin durumunu yeniden dillendirmeyeceğim…

Kim ne denli kazanırsa/ kazansın, bu Adanalı olmuyor, onu biliyorum!

Kim ne denli büyürse/ büyüsün, bu yurttaş olmuyor, onu da biliyorum!

Gördüklerine gözlerini yuman, koltuklarında oturan, bir sonraki seçim için planlar kuran, “iktidarı” öven sözler kuran büyüyor/ kazanıyor, onu biliyorum!



CHP ADANA’DA İL BAŞKANINI SEÇECEK…

“22.02.2020 tarihinde yapılacak olan CHP Adana İl Başkanlığı 17. Olağan Kongre Delege Listesi 15.02.2020 tarihinde il binamızda askıya çıkarılmıştır.”

CHP’nin il kongresi, sosyal medyada böyle duyuruldu.

Geçtiğimiz günlerde de Başkan Çelebi’nin adaylık açıklamasına tanık olmuştuk!

Adana medyasını karıştırdığınızda bir bilgisizlik/ edilgenlik olduğunu düşünmeyen var mı bilmiyorum.

Sanki “her şey tamam” denmiş, “nasıl olsa kazanacak isim belli” denmiş gibi…

Adana’da, anakentle birlikte merkezde iki ilçe belediyesini kazanan, Adanalının beklentisi yüksek bir siyasi gücünün bu sessizliğini “yerinde” bulanlar var mı bilmiyorum…

Şimdi biliyorum, ünlü “ne yapmalı” sorusuna yanıt arayanlar olacak da; benim yanıtım, “ne yapılmamalı ki” olacak…

Bilindiği gibi, salt Adanalının değil, CHP’nin kazandığı tüm yerel yönetimlerde “her şey çok güzel olacak” beklentisi sürerken; yeni göreve gelecek ya da görevlerini kaldıkları yerden sürdürecek olan il örgütlerinin, geçen bir yıllık sürecin ardından yurttaşa diyeceği bir şeyler olmalı.

Geçen bir yılda neleri/ neden gerçekleştiremediklerini, bundan sonrası için de eksikleri nasıl gidereceklerini yerel basınla üleşmeleri gerekirdi, diye düşünüyorum.

Geçen bir yılda Adana il örgütünü ne denli “teorik” olarak yerinde bulsam da, “pratikte” edilgen davrandığını da gözlemliyorum…

Başkan Çelebi’nin yeniden kazanma olasılığı “neyin” çözümü olacak, “neleri” sağlayacak, örgüt içerisinde hangi “rahatlamaya” neden olacak şu an için bilinmiyor…

Adana için, yirmibeş yıldır özlem duyan partililer için “her şey çok güzel olacak” projeleri vardır umarım…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN