DOLAR 15,7529 1.32%
EURO 16,6488 2.4%
ALTIN 925,501,61
BITCOIN 4834724,72%
Adana
24°

PARÇALI AZ BULUTLU

17:01

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Kılıç Yarası Gibi

Kılıç Yarası Gibi

ABONE OL
09 Aralık 2014 09:20
Kılıç Yarası Gibi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kılıç Yarası Gibi

Kitap 19 .yüzyıl sonlarında , Ermenilerin Osmanlı Banka’sını basmaları ve Şeyhin güzeller güzeli Mehpare Hanım ile evlenmesiyle başlıyor . Mehpare Hanım aradığı mutluluğu bulamadığından çok çabuk sona eren bu evlilik sadece Rukiye adında bir kıza sahip olmalarını sağlamıştır .
Padişah’ın doktoru Reşit Paşa’nın özgürlüğe düşkün oğlu Hikmet Bey artık evlenmesi gerektiğini düşünürken Mehpare Hanım ile karşılaşır ve ona yıldırım aşkı ile tutulur. Bu aşk onları inişli çıkışlı bir evliliğe götürür . Görkemli bir düğün töreninin ardından başlayan evlilik onları yeni bir hayatın içine çekmiştir.
Balayı için Hikmet Bey ve Mehpare Hanım , Hikmet Beyin annesi Mihrişah Sultan’ın yaşadığı Paris’e giderler.Mihrişah Sultan güzelliğinin sadece tanrılara layık olduğunu , dünyada kendisinden daha güzel bir kadın olmadığını düşünüyorken gelinini gördü ve düşüncelerinde şüpheye kapıldı. Paris’te kaldıkları zaman süresince bu iki güzel arasında sanki bir soğuk savaş vardı.
*
Balayından dönüşte Hikmet beyler Kürt beyi Mir bedirhan’ın oğlu Addürrezzak Bey’in köşkünün yanındaki köşke taşınmışlardı .
Bu sıralarda İstanbul Şehreminisi Rıdvan Paşa ile Addürrezzak Bey arasında köşkün önündeki yolun yapılmaması nedeniyle bir sürtüşme yaşanıyordu .Abdürrezzak Bey Rıdvan Paşa’nın kahyasını kaçırdı. Bunu kendine yediremeyen Rıdvan Paşa köşkün etrafını sardırdı ve kahyasının geri verilmesini istedi . Fakat Abdürrezzak Bey’in adamları bunu kabul etmedi ve aralarında çatışma çıktı. Abdürrezzak Bey’in oğlu bu çatışmada öldü.
*
Bütün bunlar yaşanırken karnında Hikmet Beyin oğlunu taşıyan Mehpare Hanım ev ahalisiyle birlikte korku içinde olanı biteni takip ediyorlardı.
Ama bu gecede diğer gecelerde olduğu gibi Rukiyenin dadısı , Mehpare Hanım ve Hikmet Bey aynı odada sabahladılar . bu geceler sayesinde Hikmet Bey ve Mehpare Hanım’ın evlilikleri mutlu bir şekilde devam ediyordu.Çünkü Mehpare Hanım her zaman yeni zevkler arıyor ve bunları gerçekleştirdiğinde mutlu oluyordu .
*
İstanbul’un içinde bulunduğu bu karmaşık durumda 93 Harbinin kahramanlarından ve Reşit Bey’in en yakın arkadaşlarından biri olan Deli Müşir lakaplı Fuat Paşa’da sadrazam olabilmek için birbirleriyle savaşan fakat Fuat Paşa’ya karşı sanki bir kutsal ittifak içine girmiş olan diğer paşalarla savaşıyordu.
Diğer paşalar Fuat Paşa aleyhinde çeşitli jurnaller vererek Fuat Paşa’nın Padişah’ı devirmek için planlar yaptığını belirtiyorlardı . Padişah ilk zamanlarda bunlara inanmıyor; Fuat Paşa’nın güvenilir bir asker olduğunu düşünüyordu .
*
Fuat Paşa’da tedbir olsun diye güvendiği kişileri çevresinde topluyordu ; Şam’dan da Ragıp Bey’i çağırmıştı .Ragıp Bey iyi silah kullanabilen yiğit bir askerdi .Fuat Paşa, Ragıp Beyi bir hafiyesi gibi İstanbul sokaklarında dolaştırıyordu .Bir alem sırasında Ragıp Bey ,Fuat Paşanın düşmanlarından Rasim Paşanın adamı Arap Dilaveri öldürdü . Bu karmaşık ortamda Fuat Paşaya zarar gelmesin diye Hasan Efendinin yardımıyla Şeyh Efendinin yanında gizlenmeye başladı .
Mulazım Cevat Bey haftada 2-3 kez kardeşini ziyarete tekkeye geliyordu .Ragıp Bey tekkede kaldığı süre içerisinde Şeyh Efendi ile dost olmuştu.
*
Hikmet Bey bu sıralarda saray mabeyinde çalışırken köşede duran dilenciden Rus sefirinin tercumanına kadar herkesin Padişah adına çalıştığını öğrenip şaşırmış ve herkesin bileceğinden daha çok şeyi Padişah’ın bildiğini görmüştü .
Fuat Paşa aleyhinde gelen jurnaller artıkça Padişah’da Fuat Paşa’dan şüphelenmeye başlamıştı .Fuat Paşa herşeyin farkındaydı ve bu yüzden evden hiç çıkmıyordu .Bir gün kitap aldırmak için 2 hizmetçisini yollamıştı .Zaten diğer paşaların hafiyeleri tarafından sürekli göz hapsinde bulunan eve; 2 hizmetçinin ellerinde siyah torbalarla geldiğini gören hafiyeler , torbalarda ne olduğunu öğrenmek istemişler , hizmetçilerle hafiyeler arasında çıkan kavga kısa sürede çatışmaya dönüşmüş ,evden çıkan diğer hizmetçi ve Fuat Paşa’nın adamları sayesinde hafiyeler kaçmıştı. Ama bu olay Padişah’ın Fuat Paşa’yı Mısır’a sürdürmesine neden olmuştur.
Fuat Paşa’nın sürülmesiyle onun adamları bir bir tevkif ediliyorken Ragıp Bey’de yeniden Şeyh Efendi’nin tekkesinde saklanmaya başlamıştı .
*
Tekkede uzun süre saklandıktan sonra ortalık nispeten daha sakin bir hal aldığında biriken maaşlarını almaya gittiğinde gördü ki devlet artık memuruna bile para ödeyemiyordu. Ragıp Bey artık ülkede birşeyler değişmesi gerektiğini düşündü . Ama yinede Cevat ağabeyi ve arkadaşlarına katılıp ihtilal planlarına ortak olmayı aklından bile geçirmiyordu.
Ragıp Bey para kazanmak için paşazadelerin devam ettiği askeri bir okulda öğretmenlik yapmaya başlamıştı .Bir gün parasızlıktan ve paşazadelerin saygısızlıklarından bunalıp bir paşazadeye tokat attı ve okuldan atıldı. İlk günkü ruhuna huzur veren duygulardan sıyrıldığında başına gelecekleri düşünüp Şeyh Efendi’den yardım istedi .
Bu olaydan 3 ay sonra Ragıp Bey Şeyh Efendi’nin sayesinde aldığı emirle Alman Ordusuna misafir subay olarak gönderildi .
Gitmeden önce Cevat Bey kardeşinden Almanya’da yayınlanan çeşitli mecmuaları istemişti. Ragıp Bey de ağabeyinin bu teklifini kabul etmişti.


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.