KozanBilgi.Net 15 Yaşında... SİZLERLE BİRLİKTE NİCE 15 YILLARA...

Kınalı Alimiz

Kınalı Alimiz

Üsteğmen Faruk, cepheye yeni gelen askerleri kontrol ediyor, bir taraftan da onlarla sohbet ediyordu. Bir ara saçının ortası sararmış bir çocuk gördü. Merakla ;
-‘Adın ne senin evladım?’.. diye sordu. Çocuğun adı Ali idi. Tokat’ın Zile ilçesinden gelmişti. -‘Peki evladım, bu kafanın hali ne?’… diye sorunca komutanı.

Ali de dedi ki;
-‘Anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım.’
-‘Neden?’ dedi komutanı.
Ali bilmiyordu…

Komutani Kınalı Ali’yi gönderdi yerine. O günden sonra herkes ona Kınalı Ali deyip, kafasındaki kınayla dalga geçti. Ama Ali kısa sürede cana yakın ve cesur tavırlarıyla tüm arkadaşlarının sevgisini kazanmayı başardı.

Bir gün ailesine mektup yazmak istedi. Ali’nin okuma yazması da yoktu. Arkadaşlarından yardım istedi ve hep beraber başladılar yazmaya;

‘Sevgili anacığım, babacığım; ellerinizden öperim. Ben burada çok iyiyim, beni merak etmeyin’ ..diye başladı söze. Kardeşlerini, köydekileri sorduktan sonra, kendilerini merak etmemesini kendileri var oldukça düşmanın bir adım bile ilerleyemeyeceğini yazdırdı. Gururla mektubu bitirirken, son anda aklına geldi ve yazının sonunda anasına bir not düştü. Ali’nin kendisinden hemen sonra askere gidecek bir kardeşi daha vardı.

‘Anacığım, kafama kına yaktın, burada komutanlarım ve arkadaşlarım benimle hep dalga geçtiler. Sakın kardeşim Ahmet’e de yakma. Onunla da dalga geçmesinler’ dedi.

Bir süre sonra Ingilizler kesin sonuca ulaşmak için tüm güçleriyle Gelibolu’ya yüklenmeye başladılar. Cephedeki erlerimiz teker teker şehit düşüyorlardı. Takviye olarak giden yedek kuvvetler de yeterli olamamış, onların sayıları da hızla azalmıştı. Gelibolu düşmek üzereydi. Kınalı Ali’nin komutanı da bu tablo karşısında yerinde duramıyordu. Kendisinin bölüğü henüz sıcak temasa hazır değildi. Onlar yeni gelmişti cepheye. ,İnsan bedeninin süngü ve mermilerle orak gibi biçildigi bu yerde dua etmeye başladı. Komutanların bu düşünceli halini gören ve durumun vahametini bilen Kınalı Ali ve arkadaşları kendisine cepheye gitmek istediklerini söylediler yalvar yakar. Zaten başka yolu da kalmamıştı. Komutan çaresizdi ve onları bile bile ölüme yolluyordu. Bir süre sonra, Kınali Ali’nin bölüğündeki tüm erler şehit oldu.




Aradan aylar geçti. Kınali Ali’nin ailesine yazdığı mektubun cevabı geldi bölüğe. Komutanlari buruk ve gözleri dolu dolu mektubu açıp okumaya karar verdiler.

Şöyle diyordu babası;

‘Oglum Ali nasılsın iyi misin. Gözlerinden öper, selam ederim. Öküzü sattık. Paranın yarısını sana, yarısını da cepheye gidecek kardeşine veriyoruz. Şimdi öküzün yerine tarlayı ben sürüyorum. Zaten artik zahireye de fazla ihtiyacımız olmadığı için yorulmuyorum da siz sakin bizi merak etmeyin, bizi düşünmeyin.’
Bir de anasından not vardı mektubun sonunda;
‘Oğlum Ali, yazmışsın ki kafamdaki kınayla dalga geçtiler. Kardeşime de yakma. Kardeşine de yaktım. Komutanlarına ve arkadaşlarına söyle senle dalga geçmesinler. Bizde 3 şeye kına yakarlar
1 – Gelinlik kıza; gitsin ailesine çocuklarına kurban olsun diye
2 – Kurbanlık koça; Allaha kurban olsun diye
3 – Askere giden yiğitlerimize; vatana kurban olsun diye…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın