Kıyametin Vakti Bilinmez mi?

Kıyametin Vakti Bilinmez mi?

Maya takviminde gösterilen 12 Aralık 2012 günü sebebiyle gündeme kıyamet konusu girdi. Meseleyi kavrayamayan insanlar, dünyanın bazı yerlerinde, korunacaklarını sandıkları tedbirlere başvururken, din âlimi bilinen kişiler de, bu kişileri küçümsemeye, Kur’an’daki bir ayeti mehaz alıp ”Kıyametin kopacağını Allah’tan başka hiç kimsenin bilemeyeceği” iddiasını seslendirmeye başladılar. Halbuki, 21 Aralık gününde oluşacağı söylenen gelişmenin din âlimlerinin seslendirdiği kıyametle bir ilgisi yok.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun kıyametin alametlerini bildiren açıklamasını okudum. (Bkz: http://www.haber7.com/guncel/haber/965109-diyanetten-10-buyuk-alametle-kiyamet-aciklamasi ) Eğer verilen linkte, ilmi Allah’ın katında olan kıyametin alametleri sıralanıyorsa, o alametlerin farkında olan insanlar tarafından kıyametin ne zaman oluşacağı kestirebilir.

Kur’an’da ‘kıyamet’ şeklinde anlaşılan bazı ayetleri anlamaya çalışalım.

Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceği seslendirilen kıyamet konusu için, Ahzab Suresi’nin 63’ncü ayeti mehaz gösteriliyor. Ayet meali şöyle: ”İnsanlar sana o saatten soruyorlar. De ki; onun ilmi sadece Allah’ın katındadır. Ne bilirsin?.. Belki de o saat yakında olur”.

Yusuf Suresi’nin 107’ci ayeti de mehaz gösteriliyor: ”Onlar, Allah’ın azabından bir kısmının gelmesinden ya da ansızın gelecek o saatten güvende midirler?

Şimdi konuyu açalım:

”İnsanlar sana o saatten soruyorlar” cümlesindeki ‘insanlar’ (nâs) sözcüğü, o oluşuma Hz. Muhammed’e inananları da inanmayanları da kapsar. İnananlar açısından problem yok. Bunlar kurallar dahilinde yaşam sürer azabdan uzak kalmayı umarlar. Hz. Muhammed’e inanmayanlar açısından ise ayet korkuya sebep olmaktadır. Kural kabul etmeyenler, sürdükleri yaşamın kötü olduğunun belki de farkındadırlar, kuralsızlığın cazibesinden kurtulamadıklarından kendilerini avutma cihetine giderler. İşte bu kıyameti reddetmenin başlangıcıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  PANDEMİ OLMUŞUZ!

”Onun (o saatin) ilmi sadece Allah katındadır” cümlesi, Allah, ilmini insanlara hiç bir zaman bildirmeyecek anlamına gelmez. Medem ki işaretleri beliriyor, o zaman Allah’ın ilmi toplum içinde öğrenilmeye başlıyor. ‘Ne bilirsin?..’ hitabı var Resul’e. Evet. Resul, kıyametin vaktini, ayetin indiği anda bilememiştir. O Resul sonradan bazı alametlerini heber vermişse, bu, Allah’ın katındaki kıyamet vaktinden haberdar edildiğinin işaretidir.

Yusuf: 107’deki ”Onlar o saatin ansızın gelmesinden güvende midirler” cümlesindeki ‘onlar’ (hüm) zamiri, Hz. Muhammed’in gösterdiği yolu kabul etmeyenleri belirtir. Bu yolu kabul etmeyenler, öyle berbat yolları seçmişlerdir ki, dünya zevklerinin uyuşukluğuyla malül olduklarından, yaşantılarının yaklaştırdığı o saati bilemez, hissedemezler (Yusuf Suresi: 108).

Bahsedilen o saatin bir özelliği şu: O gün, dostluk bitmiş, bazıları bazılarına düşman olmuştur (Zuhruf Suresi: 67). Lakin, ‘ittika’ edenler, yani nizam ve kural üzere olanlar bu düşmanlıktan hariç tutuluyor ayette.

O saat, kendilerinden uzaklaştıramayacakları ateşin içine düştükleri, herhangi bir yerden yardım görme imkanı bulamadıkları saatir de aynı zamanda (Enbiya Suresi: 39).

Son söz: Kur’an’daki ‘kıyamet’ hatırlatması, kuralsız-başıbozuk yaşayan toplumları ve başındakileri uyarmak içindir.

 

İbrahim Faik Bayav

 

Bu makale 21 Aralık 2012 tarihinde yayınlanmıştır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın