Kozan'ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı kutlu olsun!

Kredi Kartının Hukuki Yapısı

Kredi Kartının Hukuki Yapısı

1. GİRİŞ 1

2. GENEL OLARAK KREDİ KARTI 2
I. Tanım 2

3. KREDİ KARTI SİSTEMLERİ 3

I. İki Taraflı Kredi Kartı Sistemini Oluşturan Sözleşmeler 3
II. Üç Taraflı Kredi Kart Sistemini Oluşturan Sözleşmeler 4
III. Genişletilmiş İki Taraflı Kredi Kart Sistemini Oluşturan Sözleşmeler 5
IV. Genişletilmiş Üç Taraflı Kredi Kart Sistemini Oluşturan Sözleşmeler 5

4. KREDİ KARTLARININ YARARLARI VE SAKINCALARI 6

I. Kredi Kartlarının Yararları 6
A. Kart Çıkaran Kuruluş Açısından 6
B. Üye İşyeri Açısından 6
C. Kart Sahibi Açısından 7
D. Ekonomi Açısından 8

II. Kredi Kartlarının Sakıncaları 9
A. Kart Çıkaran Kuruluş Açısından 9
B. Üye İşyeri Açısından 9
C. Kredi Kartı Sahibi Açısından 10

5. KREDİ KARTININ HUKUKİ YAPISI 10
I. Genel Olarak 10

II. Kredi Kartının Hukuki Niteliği 10
A. Banka Hukuku Açısından Kredi Kartı 11
1. Gayri Nakdi Kredi Niteliği 12
2. Nakdi Kredi Niteliği 12

B. Kıymetli Evrak Hukuku Açısından Kredi Kartı 12

C. Tüketici Kredisi Açısından Kredi Kartı 14
1. Genel Olarak 14
2. Bağlı Tüketici Kredisi Niteliği 15
3. TKHK ‘nın Kredi Kartlarına Uygulanma Şartları 16

III. Harcama Belgesinin Hukuki Niteliği 17

6. KREDİ KARTI SÖZLEŞMESİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ 18
SONUÇ 19
KAYNAKÇA 20




1. GİRİŞ

Hızla gelişen ticari hayatın evrenselliği ve dinamizmi nedeniyle paradan başka ödeme araçları geliştirilmeye çalışılmıştır. Kısa süre öncesine kadar çek, para yerine ödeme aracı olarak kabul edilmişti. Ödeme aracı olarak kullanılan “çek” ödemelerde çağdaş yol olarak görülmüştür. Ancak çekteki karşılıksız çıkma riski, çekin tahsilinde yaşanan güçlükler ve benzeri sorunlar çeke olan güvenin zayıflamasına neden olmuştur.

Nakit para taşıma fikrinden uzaklaşılması Teknolojinin ilerlemesi ve bankacılık sektörünün gelişmesi sonucunda kredi kartı kullanılmaya başlanmış bu kullanım oldukça artmıştır. Dünyadaki gelişimine paralel olarak ülkemizde de kredi kartının kullanımı yaygınlaşmıştır.

Kredi kartları kullanılarak yapılan ödemelerin hızlı, kolay ve güvenilir olması, tüketicilerin ve işyerlerinin kredi kartı kullanımını arttırmıştır. Kredi kartları para taşıma zorunluluğundan kurtarma, çalınma ve kaybolma tehlikelerine karşı koruma gibi, tüketicilere sağladığı faydaların yanında, kayıt dışı ekonominin kontrol altına alınması ve küçültülmesi hususunda da büyük önem taşımaktadır.[1]

Kredi kartı sisteminde kredi kartı sahibi, kart çıkaran kuruluş ve üye işyerinden oluşan ilişki vardır. Söz konusu taraflar arasında kurulan ilişkini esasını aralarında kurulan sözleşme oluşturmaktadır.

Bu ilişki uyarınca Kredi kartı sahibine teslim edilen ve üye işyerlerinde nakit yerine ödeme aracı olarak kullanılan kredi kartının niteliğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Kredi kartı sözleşmesi kartı çıkaran kuruluş ile kredi kartı sahibi arasındaki hukuki ilişkiyi ifade eder. Banka kartları ve kredi kartlarının yeterli altyapısı oluşturulmadan yaygın bir şekilde kullanılmaya başlaması, sistemde yer alan taraflar arasında yaşanan ihtilaflarda artışa sebep olmuştur.[2]

Kredi kartının asıl fonksiyonu, paranın işlevinin görmekte olmasıdır. Kredi kartı, nakit ödeme yapmaksızın harcama olanağı sağlarken, harcama belgesi, üye işyerinde yapılan alışverişte kredi kartının kullanıldığını ispata ve alacağın tahsiline yaramaktadır. [3]Kredi Kartının hukuki niteliğini belirlemek birçok açıdan önem arz eder.

2. GENEL OLARAK KREDİ KARTI

I.Tanım

Kart kuruluşu tarafından mülkiyeti kendisine ait olmak üzere, belirli bir limit dahilinde üye işyerlerinde mal ve hizmet satın alma ile nakit çekme yerleri veya otomatik para ödeme makinelerinden nakit çekimlerinde kullanılmak üzere kart hamillerine verilen karta kredi kartı adı verilmektedir.[4]

BKM tarafından kredi kartının tanımı “Bankalar ve çıkartmaya yetkili kuruluşların müşterilerine belirli limitler dahilinde açtıkları kredilerle, nakit kullanılmaksızın mal ve hizmet alabilmeleri, nakit kredi çekebilmeleri için verdikleri ödeme aracıdır.” şeklindedir.[5]

Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 3. maddesinde ise kredi kartı,”Nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarası,” şeklinde tanımlanmıştır.

Bir başta ifadelendirmede ise “Bankalar ve çıkartmaya yetkili kuruluşların müşterilerine belirli limitler dahilinde açtıkları kredilerle, nakit kullanmaksızın mal ve hizmet alabilmeleri, nakit kredi çekebilmeleri için verdikleri ödeme aracıdır” şeklinde tanımlanmaktadır.

Kanun gereğince kart kuruluşları tarafından verilen plastik kartların yanında, elektronik ticaretin yaygınlaşmasıyla bu alanda ödeme aracı olarak kullanım olanak sağlayan kart numarası da fiziki varlığı olmamasına rağmen kredi kartı sayılmıştır. Bu düzenlemeyle kart kuruluşlarına fiziki varlığı bulunmayan ancak kredi kartının hukuki sonuçlarını doğuran kart numaraları oluşturmalarına izin verilmiş; böylece teknolojideki gelişmelere paralel olarak elektronik ortamda alışveriş için yeni bir ödeme aracı oluşturulmasına hukuki dayanak oluşturulmuştur.[6]

Kredi kartı kullanan nakit ödemeden alış veriş yapabilmektedir. Bu durum nakit taşıma zorlukları ile tehlikelerini ortadan kaldırmaktadır. Diğer taraftan ise satıcılar nakit talep etmeden işlem yapabilme fırsatı kazandığı için onların da iş hacmi artmaktadır.




Kredi kartı kullanımıyla kart hamilinin nakit taşıma sıkıntısından kurtarılmasının yanında, Kredi kartı kullanıcısına, kartın kullanımından doğan borcun kart çıkaran kuruluşa ödeninceye kadar bir kredi de kullandırılmış olmaktadır. Bu nedenle kredi kartı bir yandan ödeme aracı olarak kullanılırken, diğer yandan da kısa süreli kredi sağlamaktadır. Bu gelişmelere paralel olarak kredi kartları günümüzde çok fonksiyonlu ve evrensel bir nitelik kazanmıştır.

Kredi kartı fiziksel özellikleri bakımından kolay taşınabilen ve belirli boyutlarda çıkarılan bir plastik kartlardır. Kartın ön yüzünde kart çıkaran kuruluşunun ticaret unvanı ile amblemi, kartın geçerlilik alanı ve süresinin yanı sıra, kartı kullanmaya yetkili olan kişinin adı ve soyadı( tüzel kişilerde ticaret unvanı )yer alır. Bazı kredi kartlarında güvenlik amacıyla kartın ön yüzüne kredi kartı sahibinin resmi de yer alabilmektedir. Kartın arka yüzünde ise kartı kullanmaya yetkili olan kişinin imza atması için ayrılan bir bölüm, kart hamiline ilişkin bilgilerin saklandığı manyetik alan ve kart hamiline ilişkin özel güvenlik numaraları bulunmaktadır.

3. KREDİ KARTI SİSTEMLERİ

Kredi kartları, özel olarak (kredi kartı sistemini kurup, organize etmek amacıyla) kurulmuş kredi kartları şirketleri, bankalar veya ticari işletmeler tarafından çıkarılırlar.[7]

Kredi kartı sistemi, ticari işlemlerle önceden yapılan sözleşmeler uyarınca, kart sahibinin harcamalarının nakit yerine bu kartla yapılması ve kartın ibrazından başka bir şart aranmaksızın ticari işletme tarafından kartın ödeme aracı olarak kabul edilmesi esası üzerine kurulmuştur. Buna göre kart çıkaran kuruluş bir yandan mal ve hizmet sunan işletmelerle diğer yandan da kart hamili olmak isteyen kişilerle sözleşmeler imzalayarak sistemi organize edecektir. Kredi kartı sahibi üye işyerinden yaptığı harcama tutarlarını nakit yerine kredi kartıyla ödeyebilecektir. Bunun için kartı üye işyerine ibraz etmesi ve üye işyeri tarafından düzenlenen harcama belgesini imzalaması (veya harcama belgesinin düzenlenebilmesi için POS cihazına kart şifresini tuşlaması) gerekmektedir. Üye işyeri kredi kartı hamili tarafından kredi kartıyla yapılan harcama tutarlarını kart kuruluşundan tahsil edecektir. Kart hamili ise harcama tutarlarını belirtilen sürede kart kuruluşuna ödeyecektir.[8]

Kredi kartı sistemlerini sisteme katılanlar belirler. Bu ayrım kredi kartlarının tarihi gelişimini de yansıtmaktadır.

I. İki Taraflı Kredi Kartı Sistemini Oluşturan Sözleşmeler

İki taraflı kart sisteminde, kredi kartı sahibi, kredi kartını, kartı çıkaran kuruluştan mal ve hizmet temin etmek amacı ile kullanmaktadır. Diğer bir ifade ile kartı çıkaran kuruluş, kredi kartını kendi işyerlerinde ödeme aracı olarak kabul etmek üzere çıkarmaktadır. Bu sistemin en önemli özelliği kredi kartını çıkaran kurum ile kartın kullanılacağı işletmenin aynı olmasıdır.

Kartı çıkaran kuruluş, kredi kartı sahibi ile çerçeve niteliğinde bir sözleşme imzalayarak, kredi kartının sadece kendi işyerlerinde ödeme aracı olarak kabul edileceğini taahhüt eder. Kredi kartı sahibi de, kartı çıkaran kuruluş ile mal ve hizmet temini için münferit sözleşmeler yaptığı takdirde, ödemeyi kredi kartı ile gerçekleştirir.

İki taraflı kredi kartı sisteminde kartı çıkaran işyeri, aynı zamanda kendi müşterisi olan kart sahibine esas itibarı ile ödeme kolaylığı sağlamaktadır. Bu amaçla, kartı çıkaran kuruluş, kart sahibine nakitsiz alış-veriş olanağı tanımak suretiyle borcunu ertelemekte veya taksitlendirme yapmaktadır. Bu ilişkide, kartı çıkaran kuruluş edimini zamanında yerine getirirken, kart sahibi ediminin yerine getirilmesini ertelemektedir.

Öğretide bu kartlar basit kart, satıcı kredi kartı, işletmeye özgü kart olarak nitelendirilmektedir. Bu kartların gerçek anlamda kredi kartı olmadığı görüşü hakimdir.

İki taraflı sisteme özgü bir kredi kartı, kartı çıkaran işletmenin şubeleri ve ona bağlı işyerleri dışında kullanılamaz. Bu nedenle de kart kuruluşunun nakit ödemeksizin alışveriş imkânı sağlama taahhüdü, kendi işyerleri dışında geçerli değildir.

“Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanun m. 2 gerekçesinde,”…Bu kartlar banka veya kredi kartının sahip olduğu özellikleri taşımamaları nedeniyle Kanun kapsamına alınmamışlardır.” açıklaması mevcuttur. Kanunun m.2/2 net bir ifadelendirme ile iki taraflı sisteme ait kredi kartları, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu kapsamı dışında tutulmuştur.”

Bu tür kartları çıkaran kurumların asıl amacı, kart hamillerini sürekli müşterileri haline getirmek ve kendilerine olan bağlılığı arttırmaktır. Bu kurumlar müşterilerine veresiye ya da taksitle ödeme imkânları tanıyarak rakipleri ile rekabet etmekteyken, artık satıcı kredi kartı uygulamasına geçmişlerdir.

II. Üç Taraflı Kredi Kart Sistemini Oluşturan Sözleşmeler

Bu sistemde kredi kartı taksitle mal satma aracı olmaktan çıkarak bir ödeme aracı haline gelmiştir.

Kartı çıkaran kuruluş (banka), daha önceden işyeri ile kredi kartının bu işletmede ödeme aracı olarak kabul edilmesini konu alan bir sözleşme imzalamış durumdadır. Aynı şekilde kartı veren kuruluş ile kart sahibi arasında kart sahibinin kredi kartını üye işyerlerinde ödeme aracı olarak kullanmaya yetkili olmasını düzenleyen bir sözleşme mevcuttur.

Kart sahibi ile üye işyeri arasında ki ilişki “karşılık”, kartı veren kuruluş ile kart sahibi arasındaki ilişki “teminat-garanti ilişkisi” olarak nitelendirilmektedir.

Karşılık sözleşmesinde var olan edim şekli, öğretideki baskın görüşe göre ödeme şekli eşzamanlı olarak ödeme mutabakatı olan ifa amacı ile edimdir. Sözleşmeli kuruluş olan üye işyeri, kart sahibi için söz konusu tutarı ertelemekte ve ilk olarak kartı veren kuruluşa olan ödeme taahhüdü üzerinden alacağını almaya çalışmaktadır.

Bu sistemde kart çıkaran kuruluş, bir taraftan ticari işletmelerle üye işyeri sözleşmesini imzalayarak onların kredi kartı ile yapılacak alışverişlerde nakit ödeme talebinden vazgeçmelerini sağlamakla, diğer yandan kredi kartı üyelik sözleşmesi imzaladığı kişilere kredi kartı vermek suretiyle nakit yerine alışveriş yapma olanağı sağlamaktadır.

Bu sistemde kredi kartı sahibi kredi kartı ile üye işyerlerinden mal ve hizmet alırken nakit ödememekte, harcama belgesini imzalayarak alışveriş yapmakta; üye işyeri de kredi kartı sahibine sattığı mal ve hizmet bedellerini, kredi kartı sahibinin imzaladığı harcama belgesi tutarlarını kart kuruluşuna ibraz ederek tahsil etmektedir. Kart çıkaran kuruluş ise, kredi kartı hamiline hesap bildirim cetveli göndererek harcama tutarının ödenmesini istemektedir. Burada üye işyeri kredi kartı sahibinin mal ve hizmet sunup anında nakit almamak yoluyla fiilen bir kredi kullanmaktadır. Ayrıca harcama belgesinin kart kuruluşuna ulaşması ile hesap kesim tarihi arasında geçen süre için kart çıkaran kuruluşa, kredi kartı sahibine bir kredi sağlamış olmaktadır.




III. Genişletilmiş İki Taraflı Kredi Kart Sistemini Oluşturan Sözleşmeler

Öğretide “karma sistem ”diye de isimlendirilen bu sistemde kredi kartı sahibi kredi kartını, kartı kendisine veren işletmenin yanı sıra diğer işletmelerde de kullanabilmektedir. Başka bir deyişle bu sistemin en belirgin özelliği, mal yada hizmet sunan işletmeler tarafından çıkarılmakta olan kredi kartı, kart kuruluşunun yanında diğer işletmelerde de ödeme aracı olarak kullanılabilmektedir. Bu sistemde mal veya hizmet sunan bazı ticari işletmeler aralarında anlaşarak kart ihraç etme yoluna gitmektedirler.[9]

Bu sistem iki taraflı ve üç taraflı sistemlerin özelliklerini bünyesinde barındırmaktadır. Kredi kartı sahipleri, nakit ödemeden kredi kartını kendisine veren kurumun şubelerinde ya da bağlı işyerlerinden alışveriş yaparsa iki taraflı; kendisine kredi kartı veren kurumun anlaştığı diğer bir ticari işletmeye ait şube veya bağlı işyerinden alışveriş yaparsı üç taraflı kredi kartı sisteminin özellikleri görünmektedir.

Bu sistemde kredi kartının, kartı çıkaran kuruluş dışında başka işletmelerde de kullanılabilmesi iki taraflı sisteme aykırılık teşkil ederken kart çıkaran kuruluşun kart sahiplerine mal ve hizmet sunması da üç taraflı sistemin yapısına ters düşmektedir.[10]

IV. Genişletilmiş Üç Taraflı Kredi Kart Sistemini Oluşturan Sözleşmeler

Kart çıkaran kuruluş ile mal veya hizmet satan işletme birbirinden ayrılmıştır. Kredi kartı mal veya hizmet sunan ticari işletme tarafından değil, özel olarak kurulmuş kredi kartı kurumları veya bankalar tarafından çıkarılmaktadır.

Bu sistemde kart çıkaran kuruluş, kart sahibi tarafından kredi kartı ile alışveriş yapıldığı zaman bu alışveriş bedelini işyerine ödemeyi taahhüt etmekte, ödenmeme rizikosunu kendi üzerine almaktadır. Burada kart çıkaran kuruluş, üye işyeri ve kredi kartı sahibi olmak üzere üç taraf vardır. Ayrıca bu sisteme lisans sözleşmesi yapmak suretiyle dördüncü bir tarafın da katılması sonucu kurulan sisteme öğretide ”genişletilmiş üç taraflı sistem” denilmektedir.

Genişletilmiş üç taraflı sistemde, kart çıkaran kuruluşlar bizzat kendileri kredi kartı çıkarmak yerine, uluslar arası kredi kartı şirketiyle lisans sözleşmesi yaparak kendi ülkelerinde de bu kartı çıkarıp pazarlama yetkisini almaktadır. Ülkemizde Visa, Mastercard gibi kredi kartları bu şekilde çıkarılmaktadır.

Eğer bir kart değişik kurumlar tarafından çıkarılabiliyorsa, her kurum kendisi ve diğer kurumlar tarafından çıkarılan kartlarla yapılan alışverişlere ilişkin harcama belgesi tutarlarını üye işyerine ödemek zorundadır. Başka bir deyişle kart hamili kartını hangi kurumdan almış olursa olsun .aynı kredi kartı sistemine dahil tüm kurumlar bu kartlarla yapılan alışverişlerden sorumludur.[11]

4. KREDİ KARTLARININ YARARLARI VE SAKINCALARI

Kredi kartının en önemli işlevi, nakit ödemeksizin mal ve hizmet almayı sağlamasıdır. Kart sahibi, kart çıkaran kuruluş, mal satan veya hizmet sunan üye işyeri ve ekonomi açısından kredi kartının yararları ve sakıncalarının değerlendirilmesi sistemin anlaşılması açısından yarar sağlayacaktır.

I. Kredi Kartlarının Yararları

A. Kart Çıkaran Kuruluş Açısından

Kart çıkaran kuruluşun kredi kartı çıkarmaktaki amacı, ticari bir amaç olup kar elde etmektir. Kart çıkaran kuruluşlar iki yönlü kar elde etmeyi hedeflerler. Kredi kartı çıkaran kuruluşlar kredi kartı kullanıcısından yani kredi kartı sahiplerinden ve üye işyerlerinden gelir elde ettiklerinden, kredi kartı sisteminden en fazla kar elde eden taraftır.

Kart çıkaran kuruluş, ihraç ettiği her kart karşılığından kart sahiplerinden giriş ücreti ve her yıl için kart yenileme ücreti adı altındaki yıllık ücretler alınmaktadır. Ayrıca kart kullanıcısının borcunu son ödeme tarihinde ödememesi halinde, kart çıkaran kuruluşa gecikme faizi ödemesi de gerekmektedir. Bunun gibi kredi kartı ile nakit çekilmesi harcama tutarlarının kart kullanıcısı tarafından taksitlendirilmesi durumunda da faiz ödenecektir.

Kart çıkaran kuruluş, üye işyerinin harcama tutarlarını tahsil etmek için kendisine ibraz ettiği harcama belgeleri karşılığında üye işyerlerinden de belirli bir komisyon alır. Ayrıca bazı kart kuruluşlarının; üye işyerlerine verdikleri imprinter aygıtları veya POS cihazları karşılığında belirli bir kira aldıkları gibi, asgari bir kredi kartı işlem cirosunu tutturamayan üye işyerinden ödenti talep edilmesi de söz konusu olabilmektedir.[12]

Kart çıkaran kuruluşun banka olduğu hallerde, kart kuruluşu kredi kartı sahipleri ile üye işyerlerinden oluşan geniş bir yelpazedeki müşteri potansiyeline sahip olmaktadır. Böylece, sadece kredi kartı faaliyeti ile ilgili değil, diğer bankacılık alanlarına giren, kart kuruluşunun sunduğu hizmetlerin satılması imkânı da mevcut olmaktadır.[13]

B.Üye İşyeri Açısından

Kredi kartı sisteminin üye işyeri açısından en önemli yararı, sisteme dahil olması ve bu sebeple müşteri kitlesini genişletmesi ayrıca iş hacmini artırmasıdır. Müşteri, cebinde nakit parası olmasa dahi kartla alış veriş yapabilme ve ödeme yapabilme imkânına sahiptir. Müşteri gelecekte kazanacağı parayı dahi harcayabilecektir. Kredi kartı ile harcama yapabilme olanağına sahip olan müşterinin, hem harcama eğilimi artmakta, hem de sisteme dahil üye işyerinden alışveriş yapmayı tercih etmektedir. Bu ve benzeri sebepler üye işyerinin satış potansiyelini artırdığı gibi ödeme çeşitliliği imkânı da sağlamaktadır.

Kredi kartları sayesinde kart hamillerinin ödemi güçleri arttığından, üye işyerinin hem müşteri çevresi hem de karları artacaktır. Ayrıca kredi kartı sistemine üye işyerinden, sadece ülke vatandaşları değil, yabancı ülkelerin vatandaşlarının da alışveriş yapacak olması nedeniyle üye işyerinin müşteri çevresi genişleyecektir.[14]

Kredi kartı sistemi, kart çıkaran kuruluş tarafından üye işyerlerinin ücretsiz reklâm ve tanıtımlarının yapılmasını sağlar. Kart çıkaran kuruluşlar, kredi kartının daha çok tercih edilmesini sağlamak için, tüm kredi kartı sahiplerine, üye işyerlerinin isim adres ve faaliyet konularını genellikle hesap bildirim cetveli ile birlikte broşür halinde göndermektedir. Bu reklâm ve tanıtımlar için, üye işyerlerinin herhangi bir ödeme yapması gerekmemektedir. Böylece üye işyerlerinin ücretsiz olarak reklâmları yapılmaktadır.[15]

Üye işyeri sattığı mal ve hizmet bedellerini, kart kuruluşundan aldığından kısa bir süre içinde nakit paraya kavuşabilmektedir. Harcama yapıldıktan sonda, üye işyerinin harcama belgelerini kart kuruluşuna ibraz etmesi koşuluyla, komisyon düşüldükten sonra kalan parayı alması garantidir. Üye işyeri, taksitle mal ve hizmet satmış olsaydı, müşterinin temerrüdü durumunda müşteriyi kendisi takip etmek zorunda olmasına karşın, kredi kartı sisteminde risk üye işyerinin üzerinden kalkmakta ve kart kuruluşu tarafından üstlenilmektedir.[16]

Çek kabul edene üye işyeri, çekin karşılıksız çıkması durumunda sadece bankaca garanti edilen tutara kadar parasını alabilecektir. Oysa kredi kartı ile ödeme durumunda, kart kuruluşunun iflası, ödemelerini tatil etmesi, hakkındaki bir icra takibinin semeresiz kalması durumları dışında, üye işyerinin kredi kartı kuruluşuna ibraz ettiği satış belgeleri tutarını alması kesindir.

C.Kart Sahibi Açısından

Kredi kartının sahibi açısından kredi kartının en önemli yararı, nakitsiz ödeme imkânıdır. Kredi kartı sahibi açısından mal veya hizmet satın almak için yanında nakit bulunma zorunluluğu yoktur.

Kredi kartının kullanılmasıyla kart sahipleri, üzerlerinde taşıdıkları paranın gaspı, kaybı ve benzer risklerden kurtulurlar. Başka bir ifadeyle, kredi kartı, kart sahibini, nakit taşıma zorunluluğundan ve bunun yol açabileceği bazı tehlikelerden kurtarmaktadır.

Kredi kartları, taksitle alışveriş yapma imkânı sağlamaktadır. Bazı üye işyerleri, kredi kartı ile yapılan alışverişlere taksit yapmaktadır. Bazı kartlarda, üye işyeri taksit yapmadığı halde, kart sahibine taksit imkânı sağlamakta veya üye işyerinin yapmış olduğu taksit sayısını üye işyerine sağladığı kredi ile arttırmaktadır. Kredi kartı sahibi alışverişinde nakit fiyatına alacağı bir ürünü, aynı fiyatla taksit olarak almak imkânına kavuşmakta ve böylece alım gücü artmaktadır.

Bu gün kullanılan tüm kredi kartları, kart sahibine belirlenen limitler dahilinde nakit sağlama işlevine sahiptir. Kredi kartı sahibi, ATM’lerden günün her saatinde para çekme olanağına sahiptir. Ayrıca kart kuruluşu tarafından yetki verilen üye işyerinden de kredi kartı hamili nakit çekebilecektir. Kredi kartı sahibi kendisine tahsis edilen limit dahilinde bankadan nakit çektiğinde, kredi kullanmış olmakta ve karşılığında bankaya anapara ve faiz ödeme borcu altına girmektedir.

Kredi kartı sahibi ülke dışına çıktığında ise, kart her yerde kabul gören bir ülke parası fonksiyonuna sahip olduğundan yurt dışına döviz çıkarma, orada bunu bozdurma gibi zahmetlerden kurtarmaktadır.

Kredi kartı kullanıcısı, kredi kartına sahip olmakla güven ve saygınlık kazanmaktadır. Kredi kartının çok yaygın olarak kullanıldığı ve genel kabul gördüğü gelişmiş ülkelerde yapılan alışverişler sırasında ödemenin nakitle değil de kredi kartı ile yapılması durumunda satıcı, alıcı kart sahibine karşı farklı davranmaktadır. Başka bir deyişle, kartla ödeme yapma nakit çekme veya çekle ödeme yapmaya kıyasla, daha güvenli ve saygın olarak değerlendirildiğinden, bazı avantajların sağlanması anlamına gelmektedir.

Kredi kartı, kullanıcıyı çekle ödeme sisteminin bazı kısıtlamalarından kurtarmaktadır. Banka tarafından karşılığı belli bir tutara kadar garanti edilmiş bir çeki keşide eden müşterinin, hiçbir engelle karşılaşmaksızın yapabileceği harcaması bir yandan çekin garanti edilen tutarı ile sınırlı kalmakta, öte yandan çek tükendiği zaman tekrar sahip olmak için çekle işleyen hesabın bulunduğu şubeye kadar gitmek gerekmektedir.




Kredi kartı sahibi, kart çıkaran kurumun müşterilerine sunduğu ekstra hizmetlerden yararlanma olanağına sahiptir. Sürekli ve ücretsiz yayın dağıtımı, üye işyerlerinde sunulan hizmetlerden avantajlı yararlanma, kart kullanarak nakit para çekme imkânı bunlara örnek olarak gösterilebilir. Kredi kartı kullanıcısı ayrıca, kredi kartı ile yaptığı harcamalar oranında “puan” toplamakta ve ücretsiz hediye veya seyahat gibi armağanlar kazanmaktadır. Bazı kredi kartlarında, kart sahibi ücretsiz olarak sigortalanmaktadır. Böylece kredi kartı ile alışveriş yapmak, kart sahibi, açısından nakit alışveriş yapmaktan daha karlı hale gelmektedir.

Şirket kredi kartları, belirli bir işletmenin temsil ve harcama yapma yetkisine sahip üst düzey yöneticilerin, ek kartlar ise asıl kart sahibi dışında onun ailesinin nakit kullanmadan alışveriş yapabilmelerini ve harcamaların tek elde toplanıp denetlenmesi imkânı sağlamaktadır.

D. Ekonomi Açısından

Tüketim artışı sebebiyle kredi kartı kullanımı, piyasadaki mal ve hizmet akışına katkıda bulunmaktadır. Kredi kartı kullanımı kişilerin tüketime olan talebini arttırmaktadır. Tüketim artışına bağlı ve paralel olarak üretime olan talep de artar ve piyasalar canlanır.

Kredi kartı ile yapılan alışverişlerde, para hareketleri ekonomik sistemde kayıtlı olarak yerini alır. Üye işyerlerinin fiş veya fatura düzenlemeden satış yapması mümkün olmaz. Kedi kartı sayesinde ekonomi kayıt altına alınmış ve vergi kaybı önlenmiş olur.

Kredi kartı kullanımı ile dolaşımdaki fiziki kâğıt para miktarının azalması ve tasarruf mevduatının artması sağlanmaktadır. Buna paranın günlük alışverişlerde yıpranmasından doğan kayıpların önlenmesi de eklenebilir.[17]

Ayrıca, yurt dışında kurulu yabancı bankalardan alınan ve harcama karşılıklarının döviz olarak aktarıldığı durumlarda ülkemize bu yollarla döviz girişi olmaktadır.
II. Kredi Kartlarının Sakıncaları

Kredi kartı sisteminin, taraflara ve ekonomiye önemli faydalar sağlayan olumlu yönleri olduğu gibi sakıncalarının da olduğu göz ardı edilmemelidir.

A. Kart Çıkaran Kuruluş Açısından

Kredi kartı sisteminde kart çıkaran kuruluş, kartın çıkarılması çalışmaları çerçevesinde büyük harcamalar yapar. Söz konusu yatırımın sonuç vermemesi büyük bir kayıp oluşturur. Sistemin oturmaması, kredi kartının yaygın kullanım görmemesi durumunda önemli tutarda bir zarar riski ile karşı karşıya kalmak mümkündür. Her yatırım gibi ön araştırmanın doğru şekilde yapılması ve yatırım kararının doğru yapılması gereklidir.

Kredi kartı sahiplerinin kredi kartı borçlarını ödememesi durumunda, kredi kartı kuruluşu ödeme yapmayanlarla ilgilenmek durumundadır. Sayının fazla olması durumunda ise, kart çıkaran kuruluş tek tek kredi kartı borcunu yüklenmek durumundadır. Ayrıca kredi kartı sahibinin iflası, hakkındaki bir icra takibinden sonuç alınmaması, ödemelerinin tatil edilmesi durumunda risk tamamen kredi kartı çıkaran kurumun üzerinde kalmaktadır.

Kredi kartı ile harcama eğilimi yüksek olduğundan ekonomik konjonktürdeki olumsuz dalgalanmalarda, kredilerin geri dönmeme riski yüksektir. Başka bir deyişle kredi kartı ile harcamaların dönüş olasılığı, büyük ekonomik dalgalanmalara karşı esnektir. Nitekim sistemin genel ve yaygın kabul gördüğü ve yerleştiği ülkelerde, toplam kredi stokunun %30-40 civarındaki kısmı neredeyse kredi kartı ile ilgili olanlardan oluşmaktadır. Bu nedenle, kredi kartı kurumlarının plasman politikalarını dikkatli ve gerçekçi bir şekilde planlamaları gerekmektedir.[18]

B. Üye İşyeri Açısından

Kredi sistemine dahil olmak, üye işyerine bir takım yükümlülükler getirmektedir. Üye işyerinin kredi kartı çıkaran kuruluşa komisyon ödemesi gerekir. Komisyon oranı, kredi kartı çıkaran kuruluş ile üye işyeri arasında yapılan sözleşmede belirlenir. Komisyon sabit bir orandır. Komisyon, harcama tutarı üzerinden alındığı için toplamda önemli tutarlara ulaşabilmektedir. Bu ise üye işyeri açısından karın belli bir kısmından fedakârlık anlamına gelmektedir. Ancak üye işyerinin bu sisteme girmesi sebebiyle müşteri çevresi genişlediğinden işlem hacmi artmaktadır ve buda üye işyeri açısından daha çok kazanç demektir.

Üye işyeri için kredi kartı zaman ve işgücü kaybına da yol açabilecektir. Üye işyeri ibraz edilen kartın geçerliliği araştırmak, kayıp çalıntı kartlar listesine bakmak zorundadır. Bu araştırmadan sonra kredi kartı imprinter aygıtına konacaktır. Bu işlemleri müteakip üye işyeri gerekli harcama belgeleri periyodik olarak kuruma ibraz etmek zorundadır. Kısaca işlem anından, tahsilâta kadar birçok bürokratik aşama söz konusudur. Ancak günümüzde artık imprinter cihazları fazla kullanılmadığı ve üye işyerlerinde POS cihazları kullanıldığından, bu tür sakıncalar da asgariye inmiştir.

Bazen üye işyeri, kredi kartı sahibinin bir iade talebine dayanarak aldığı malın bedelini ödememesi riskini üstlenmektedir. Üye işyeri ve kart çıkaran kuruluş arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre, kart çıkaran kurum üye işyerine ödediği bedeli geri almak hakkını saklı tutmaktadır. Bu durum ise üye işyerinin doğrudan kredi kartı sahibinden bedelin talep edilmesi sonucunu doğurmaktadır.

C. Kredi Kartı Sahibi Açısından

Kredi kartının kart sahipleri açısından dikkate değer en önemli sakıncası, harcama eğilimini arttırmasıdır. Kredi kartı kullanımı sırasında nakit kullanılmıyor olması, kişilerin psikolojik olarak harcama eğilimini arttırmaktadır. Kredi kartı olmadan önce yalnızca belli dönemlerde alışveriş yapabilen tüketici, kredi kartının sağladığı kolaylıkla her zaman alışveriş yapabilmektedir. Kredi kartı kontrollü kullanılmadığı takdirde ödeme gücünün çok üzerinde harcamalar yapılabilmekte bu durum büyük mağduriyetlere yol açabilmektedir.

Kredi kartı ile harcama sınırının limitle sınırlı olduğu ileri sürülebilse de, kredi kartı sahiplerini birden çok kurumdan kredi kartı alması imkan dahilindedir. Kredi kartı mağduriyetlerini önlemek için Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 9. maddesi ile kredi kartı sahibine bütün kredi kartları için tanınacak limite bir üst sınır getirilmiştir.

Kredi kartı almak belirli bir yıllık aidatı ve belli dönemlerde yenilenme ücretini gerektirdiğinden kredi kartı sahibinin bunlara katlanması gerekmektedir. Kredi kartı sahibi elinde bulunan kartı hiç kullanmasa dahi, bu ücreti ödemek zorundadır.

Kredi kartı ile yapılan harcama tutarının son ödeme tarihinde ödenmemesi durumunda, kredi faiz oranları sistemde nispeten yüksek olduğundan, kredi kartı sahibinin maliyetli bir kaynak kullanması söz konusu olmaktadır. Bunun gibi kredi kartı ile nakit çekilmesi durumunda da faiz ödenmesi gerekmektedir.

5. KREDİ KARTININ HUKUKİ YAPISI

I. Genel Olarak

Kredi kartı nakit ödeme yapmaksızın harcama olanağı sağlarken, harcama belgesi üye işyerinden yapılan alışverişte kredi kartının kullanıldığını ispata ve alacağın tahsiline yaramaktadır.[19] Buna karşılık, kart çıkaran kurum ile müşteri ve kartı çıkaran kurum ile ticari işletme arasında imzalanan sözleşmeler, tarafların karşılıklı hak ve borçlarını düzenlemektedir,[20]

II. Kredi Kartının Hukuki Niteliği

Kredi kartı, hak sahibi kişiye (yetkili hamile), belirli işyerlerinden nakit ödemeksizin mal satın alma ve sunulan hizmetlerden yararlanma olanağı sağlayan bir ödeme aracıdır.[21]

Kart çıkaran kuruluş ile kredi kartı sahibi arasında yapılan kredi kartı üyelik sözleşmesi uyarınca kredi kartı, kart çıkaran kuruluş tarafından kart sahibi adına düzenlenmekte ve kart sahibine teslim edilmektedir. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 3/e maddesi uyarınca “ Kredi kartı, basılı kart veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasıdır.” Aynı Kanunun 15. maddesi ile “kartın kullanımından doğan sorumluluk, kartın zilyetliğinin geçtiği veya fiziki varlığı bulunmayan kartlarda ise kart numarasının öğrenildiği andan itibaren kart sahibine aittir” hükmünü getirmektedir. Sahibine teslim edilen ve üye işyerlerinde nakit yerine ödeme aracı olarak kullanılan kredi kartının niteliğinin tespit edilmesi önem arz etmektedir.

Kredi kartının, kart sahibine teslimi ile birlikte kredi kartının arka yüzünde bulunan imza hanesini kredi kartını kullanmaya yetkili olan kişinin imzalaması gerekir. Bu imza kredi kartının ibrazı halinde müşterinin harcama belgesine atacağı imzanın karşılaştırılması anlamında gereklidir. İmzasız bir kredi kartıyla bu karşılaştırmanın yapılabilme imkânı yoktur. Arkası imzalı olmayan bir kredi kartı ödeme aracı olarak kullanılamayacaktır.

A.Banka Hukuku Açısından Kredi Kartı

Kart çıkaran kuruluşun kredi kartı vermekle kredi kartı sahibine kredi kullandırıp kullandırmadığı tartışması önem arz eder.

Krediyi ifadelendirmek gerekir ise, bir miktar paranın kullanılmak üzere ve geri ödemek kaydıyla bir kimseye verilmesi şeklinde açıklanır. Bu nedenle kredi kavramının özü ödünç (karz) ilişkisidir. Bir kimseye ödünç vermek onun satın alma gücünü artırdığı için, kredi kişilere satın alma gücü sağlamaktadır. Kredinin söz konusu olması için mutlaka bir miktar paranın verilmesi şart değildir. Alacaklının borçlusundan olan para alacağını bir süre ertelemiş olması da kredi sayılır.

Her kredi ilişkisinde geçicilik ve güven olmak üzere iki temel unsur vardır. Kredi alanın bunu geri ödemekle yükümlü olması geçicilik unsurudur, Zira kredi belli bir süre sonra ödenmesi koşuluyla verilir. Kredi verenin kredi alanın aldığı krediyi ödeyeceğine olan inancı ise kredi ilişkisinin güven unsurudur. Çünkü kredi veren bazı araştırmalar yaptıktan sonra kredi alanın kredi değerliliğini denetlemektedir.[22]
Kredi kartı sisteminde bir kredi açma olgusu bulunmadığını savunan yazarlar; kredi alanın bu kredi kartı karşılığında kredi verene komisyon, faiz gibi ödemelerde bulunduğu halde, kart sahibinin kart kuruluşuna faiz, komisyon gibi ödemelerde bulunmadığı, kredi kartı sisteminin yapısı itibariyle bir “ödeme işlevi” görmek olduğunu, ticaretlerinin amacının kredi açmak olmadığı, bir satın alma gücünün sağlanması amacıyla kullanılmadığı, kredi kartının amacının hamilin yanında nakit taşıma zorunluluğundan kurtarmak olduğunu, bu nedenle de kredi kartı sisteminde kredi kullandırılmadığını ileri sürmektedir.

Bir başka görüşe göre ise, Kredi kartı sahibinin kart kuruluşuna faiz ödememesi, tek başına bu ilişkinin kredi olmadığı sonucunu doğurmadığı yönündedir. Sözleşmede bu konu da bir hüküm olması halinde kart çıkaran kuruluşa faiz ödenmeyebilir.




5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda kredi kullandırma şartlarını belirleyen 60/6 hükmü uyarınca “…kredi kartı verilmesi suretiyle kullandırılacak krediler…”ibaresi, yasa koyucunun kredi kartı işlemlerini kredi olarak değerlendirdiğini şeklinde yorumlanmaktadır.
Öğreti de yaygın olan görüşe göre kredi kartı sisteminde kredi kartı ile nakit ödemeden alışveriş yapma olgusu kredi kartı sahibine kredi olanağı sağladığı yönündedir. Kredi kartı ilişkisinin kurulması ile kart sahibinin satın alma gücü artmaktadır. Bununla beraber kredi kartı uygulaması kart çıkaran kuruluş açısından bir risk de oluşturmaktadır.

1.Gayri Nakdi Kredi Niteliği

Bu işin yapılmasını, bir malın teslimini veya bir borcun ödenmesini taahhüt eden kimselerin bu taahhütlerini kararlaştıran koşullara uygun olarak yerine getireceklerini veya borçlandıkları paraları vadelerinde ödeyeceklerini temin etmek üzere, banka tarafından karşı tarafa hitaben taahhütte bulunulması, garanti verilmesi şeklinde kullandırılan kredilere gayri nakdi krediler denilmektedir. Gayri nakdi kredilerle kredi veren kredi alana nakit ödeme yapmamakta, buna karşılık kredi alana satın alma gücü sağlamak üzere onun adına üçüncü bir kişiye karşı borç altına girmektedir. Gayri nakdi kredi, banka tarafından verilen kefalet, teminat mektubu, kabul ve ithalat akreditif gibi muamelelerdir.[23]
Yargıtay kredi kartı üyelik sözleşmesiyle ilgili olarak bankanın kart sahibine bir garanti verdiğini ifade etmektedir. Bizim kanaatimize göre de kart çıkaran kuruluş tarafından kart sahibine tanınan kredi kartı limitleri, gayri nakdi kredi niteliğindedir.

2. Nakdi Kredi Niteliği

Kredi kartı sisteminin esası kredi kartının nakit yerine ödeme aracı olarak kullanılmasıdır. Üye işyerine ödeme yapan kredi kartı çıkaran kuruluş, belli dönemlerde kart sahibine kredi kartı borcunu ve son ödeme tarihini bildirmek suretiyle kart sahibinden ödeme talep etmektedir.

Nakdi krediler faiz veya faiz ve komisyon karşılığında belli bir vadeye bağlı olarak ödünç para verilmesi şeklinde nakit olarak kullandırılan kredilerdir. Kart çıkaran kuruluşun üye işyerlerine ödeme yaptığı tarihten, kart sahibinin kart çıkaran kuruluşa borcunu ödediği tarihe kadar kuruluştan çıkan nakit, kart sahibi yararına nakdi kredi niteliğindedir. Bankadan nakit çıkmakta ve böylece kart sahibi yararına sağlanan gayri nakdi kredi nakdi krediye dönüşmektedir.

Kredi kartının kullanılması ile sağlanan kredinin nakdi kredi özelliği ‘ödünç’tür. Ödünç, bankacılık sektöründe en çok kullandırılan nakdi kredi çeşididir. Ancak buradaki ödünç “sabit vadeli para ödüncü” niteliğinde olmayıp,”cari hesap” şeklinde çalışan döner kredidir.[24]

B.Kıymetli Evrak Hukuku Açısından Kredi Kartı

Kıymetli evrak, özel hukuk alanına ait ve devri kabil, mameleki bir hakkın mündemiç olduğu, düzenlenmesi, devri ve iptali özel şekil şartlarına bağlanmış olan mevsuf borç senetleridir. [25]
TTK. m. 557 göre,” Kıymetli evrak, öyle senetlerdir ki, bunlarda mündemiç olan hak senetten ayrı olarak dermeyan edilemediği gibi, başkalarına da devredilemez.” Bu tanım çerçevesinde, bir belgenin kıymetli evrak sayılabilmesi için, şu özellikleri ihtiva etmesi gerekir:

– Kıymetli evrak bir senettir.
– Kıymetli evrakta hak, senette mündemiçtir.
– Kıymetli evrakta hak ile senet arasında sıkı bir bağ vardır.

Öncelikle kredi kartı bir senettir. Kart sahibinin üye işyerlerinde nakit ödemeksizin alışveriş yapma hakkı, üye işyeri açısından bir borç olarak ta nitelendirilemez. Bu nedenle kredi kartı, borç senetlerinden de ayrılmaktadır.[26]
Kredi kartında, kart çıkaran kuruluş kredi kartı ile yapılacak alışveriş bedellerini kendisi tarafından ödeneceğini beyan etmektedir. Kredi kartının içerdiği irade beyanı, kredi kartının senet niteliğinde olduğunu göstermektedir.

Uygulamada kredi kartının plastik bir madde olarak üretilmesinin, senet olma niteliği açısından önemi yoktur.

Kıymetli evrakta söz konusu olan senet herhangi bir senet değil genellikle bir alacak hakkını gösteren borç senedi veya bir ortaklık hakkı ya da ayni hakkı ifade eden senet olması gerekmektedir. Kıymetli evrakta mündemiç olan hak, özel hukuka ilişkin bir hak olduğu halde, kredi kartı sahibine bu anlamda bir hak sağlamamaktadır. Çünkü kredi kartının nakit yerine üye işyerlerinde ödeme aracı olma niteliği kart sahibine ne alacak hakkı, ne ortaklık hakkı ne de eşya hukukundan doğan bir ayni hak vermemektedir.[27]

Diğer taraftan bir senedin kıymetli evrak sayılabilmesi için gerekli unsurlardan biri de, senette mündemiç olan hak ile senet arasında sıkı bir bağın olması gerektiğindir. Her şeyden önce senette mündemiç olan hak özel hukuka dahil olmalı ve mameleki bir değer taşımalıdır. O halde, kıymetli evrakta yer alan hak sadece bir para alacağı değil, mameleki değer taşıyan ve eşya hukukuna dahil bir hak veya bir ticaret şirketine ortak olma sonucunda sahip olunan ortaklık hakkı olabilir.[28] Senet ile hak arasındaki bağlılık, TTK. m. 557 “ hakkın senetten ayrı olarak dermeyan ve devredilemeyeceği” şeklinde ifade edilmiştir. Bu nedenle kıymetli evrakta mündemiç olan hakkın talep edilebilmesi için TTK. m. 558/1 uyarınca senedin ibrazı ve teslimi gerekir. Kredi kartında da nakit ödemeksizin harcama talebinde bulunulması, kartın ibrazına bağlı olmakla birlikte; kredi kartının ibrazı üzerine üye işyeri gerekli kontrolleri yaptıktan sonra kartı müşteriye iade etmek zorundadır. Hâlbuki kıymetli evrak ibraz edildikten sonra borçlu tarafından iade edilmez, aksi takdirde ikinci kez ödeme yapmak zorunda kalınabilir.

Kıymetli evrakta TTK.m.558/2 ve 598 uyarınca borçlu, senedin hamiline ödeme yaparak borçtan kurtulduğunu ve kural olarak hamilin gerçek hamil olup olmadığını araştırmak zorunda olmadığı halde; üye işyerinin en temel yükümlülüklerinden birisi, kredi kartını kontrol etmek, hamilin gerçek hamil olup olmadığını tespit etmek için kredi kartındaki imza ile harcama belgesindeki imzayı karşılaştırmak ve hamilin kimlik kontrolünü de yapmaktır. Hatta kredi kartının yasak kartlardan olduğunu anlaşılması durumunda kredi kartını alıkoymak yükümlülüğü dahi bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle kredi kartları kıymetli evrakın unsurlarını taşımadığı için kıymetli evrak niteliğine sahip değildir.

Teşhis senetleri, hamili belirli bir edimin talebi hususunda hak sahibi göstermeye yaradıkları gibi, borçlu yönünden de ifanın kime yapılacağını tayinde kolaylık sağlarlar. Senedin ibrazından önce, borçlu edimini kime ifa edeceğini bilemediğinden, ancak senedin ibrazıyla birlikte borçlu senet üzerinde hak sahibi olarak gözüken kişiye edimi ifa etmektedir.[29]

Üye işyeri sözleşmesi uyarınca kredi kartını nakit yerine ödeme aracı olarak kabul edeceği taahhüdünde bulunan üye işyerinin bu edimini kime ifa edeceği, kart çıkaran kuruluş tarafından tespit edilmektedir. Kart çıkaran kuruluş kredi kartı vermek suretiyle kart sahiplerini, üye işyerlerinin yükümlü olduğu bu edimi talep etmeye yetkili kılmaktadır. Kredi kartını ibraz eden hamilin yetkili hamil olduğu anlaşıldığı takdirde, üye işyeri kredi kartını ödeme aracı olarak kabul etmek zorundadır. Burada kredi kartının ibrazı ile kart sahibine kredi kartı ile harcama olanağı sağlandığından, kredi kartı bir teşhis fonksiyonu göstermektedir.

Kredi kartının teşhis fonksiyonu sınırsız değildir. Üye işyeri, yetkili olmayan bir hamile kredi kartı ile alışveriş yapma olanağı sağlamışsa doğacak zarardan kendisi sorumlu olacaktır. Ancak üye işyerinin yapması gereken kontroller şekli nitelik taşımakta olup, bir grafoloji uzmanı gibi imza incelemesi yapması kendisinden beklenemez. Bu nedenle üye işyeri objektif olarak kredi kartını kontrol yükümlülüğünü yerine getirmesine karşılık, yetkili olmayan bir kişi kredi kartı ile alışveriş yapmışsa, bu zarara kart çıkaran kuruluş katlanacaktır. Bu durum kredi kartının sınırlı bir teşhis fonksiyonuna sahip olmasından kaynaklanmaktadır.

Kredi kartı aynı zamanda bir ispat aracıdır. Kart sahibi kredi kartını üye işyerine ibraz ederek kart kuruluşunun kendisine işyerinden nakit ödemeksizin kredi kartı ile alışveriş yapma olanağı sağladığını, dolayısıyla harcama tutarının kart çıkaran kuruluş tarafından ödeneceğini ispat etmektedir. Üye işyeri de kredi kartı sahibinin yaptığı alışveriş tutarının kart çıkaran kuruluş tarafından ödeneceğini bildiği için, üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan edimini kredi kartı sahibine ifa etmektedir.

Bu nedenle kredi kartı, üzerinde, adı, soyadı veya ticaret unvanı yazılı kişinin, kart çıkaran kuruluş ile bir kredi kartı üyelik sözleşmesi yaptığını ve üye işyerlerinde nakit ödemeksizin kredi kartı ile alışveriş yapma hakkına sahip olduğunu kanıtlamaktadır.

Sonuç olarak kredi kartlarının üye işyeri sözleşmesine göre ticari işletmenin yükümlü olduğu edimi talep etmeye kredi kartı hamilinin yetkili olduğunu belgeleyen, sınırlı bir teşhis ve ispat fonksiyonuna sahip, günlük hayatta kullanılan kartlar ve işaretlerden biri olarak kabul edilebilir.[30]

C.Tüketici Kredisi Açısından Kredi Kartı

1.Genel Olarak

Kredi kartının kullanılması ile kart sahibi lehine sağlanan kredinin bir tüketici kredisi olup olmadığı ve buna bağlanan sonuçlar önem taşımaktadır.

Öğretide bir yandan kart sahibinin kullandığı kredinin tüketici kredisi olmadığı, hatta kredi kartı sisteminde bir kredi açma olgusunun dahi bulunmadığı savunulurken; diğer yandan kredi kartı uygulamasının tüketici kredisi açısından ele alınması gerektiği ve hatta tüketici kredisinin bir çeşidi olan bağlı kredinin unsurlarının kredi kartı uygulamasında mevcut olduğu da savunulmuştur.

Kredi kartlarının kullanılması ile tüketici kredisi arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını savunan yazarlara göre kredi kartı işleminin temelinde kesinlikle bir kredi verme işlemi yatmaz. Kredi kartı ilke olarak nakit ile alışveriş yapma zorunluluğunu ortadan kaldıran ve kart sahibine, nakit çekebilme olanağı veren kredi kartları bir yana bırakılacak olursa, kredi kartı sahibinin sadece kendi mal varlığında esasen mevcut bulunan bir parayı, para taşımanın risklerini ortadan kaldıracak biçimde kullanmayı mümkün kılan bir ödeme aracıdır.

Zira kredi kartının ödeme aracı olma işlevi de bulunmaktadır. Hatta kredi kartının sadece nakitsiz ödeme aracı olma işlevi dahi, kart sahibine dolaylı olarak kredi sağlamaktadır. Kaldı ki TKHK ’da 4822 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu kredi kartı ile sağlanan kredinin tüketici kredisi olduğu açıkça vurgulanmıştır.

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 10 ‘uncu maddesi tüketici kredisini ,”Tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10/A maddesi, kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin, tüketici kredisi sayılacağını açıkça düzenlemiş olduğundan, kredi kartlarına bu Kanun hükümleri uygulanacaktır. Dolayısıyla kredi kartı ile sağlanan kredi bir tüketici kredisidir.

Kanunun lafzi yorumundan kredi kartı ile sağlanan gayri nakdi kredinin TKHK kapsamında olmadığı dolayısıyla da tüketici kredisi sayılamayacağı öne sürülmüşse de ”Kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen…”ibaresi ile TKHK’ nun 10/A maddesi, mal ya da hizmet alımı için kredi kartı kullanılmasını nakdi kredi olarak kabul etmiş ve tüketici kredisi almak ile kredi kartı kullanmayı aynı şekilde değerlendirmiştir. Bu nedenle kredi kartının kullanımı ile oluşan her türlü kredi, TKHK ‘nun kapsamında tüketici kredisi olarak değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ nin 22.01.2004 tarihli 2003/223 E., 2004/396 K. Sayılı kararında “ 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna 4822 Sayılı Kanunla eklenen 10/A maddesinde, kredi kartı ile mal ve hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin tüketici kredisi hükümlerine tabi olduğu,…. ”[31] hükmü mevcuttur.




2.Bağlı Tüketici Kredisi Niteliği

Tüketici kredileri kredi verenler tarafından nerede kullanılacağının belirlenip belirlenmemesine göre “bağlı tüketici kredisi” ve “serbest tüketici kredisi” olmak üzere ikiye ayrılır. Bağlı tüketici kredisinde kredi, belirli bir kişiden veya belirli bir mal alınması koşulu ile verilirken serbest tüketici kredisinde ise kredi veren kredinin kullanılışını tamamen tüketicinin iradesine bırakmaktadır. Tüketici kredisinde asıl olan tüketicinin aldığı kredi ile dilediği mal veya hizmeti edinmekte özgür olduğudur.

4077 sayılı TKHK m. 10/ 5 göre: “Kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda satılan malın veya hizmetin hiç ya da zamanında teslim veya ifa edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye karşı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.

Kredi verenin sorumluluğu sadece edimin ifa edilmesi veya geç ifa edilmesi ile sınırlı olup, ayıplı mal ve hizmetleri kapsamamaktadır. Mal veya hizmetin ayıplı olması halinde, tüketici ayıba karşı tekeffül nedeniyle sahip olduğu hakları kredi verene karşı değil, satıcı veya sağlayıcıya karşı ileri sürebilir.

Kart çıkaran kuruluşun kendisiyle anlaşmalı olan üye işyerlerinde alışveriş yapmak için kart sahibini yönlendirdiğini, yani kart çıkaran kuruluşun kredi kartı sahibine belirli kişilerle alışveriş yapması için tüketici kredisi verdiği kabul edilerek, kredi kartı ile sağlanan tüketici kredisinin “bağlı tüketici kredisi” olduğu ileri sürülmüştür

TKHK ‘nun 4822 sayılı Kanun ile eklenen 10/A maddesinin gerekçesinde de belirtildiği şekilde kredi kartı ile sağlanan tüketici kredisi bağlı tüketici kredisi değildir. Her ne kadar kredi kartı ile sağlanan üye işyerlerinde alışveriş yapabiliyorsa da; üye işyeri sözleşmeleri uyarınca üye işyeri sadece kart çıkaran kuruluş ile kredi kartı üyelik sözleşmesi yapan kredi kartı sahiplerinin kredi kartlarını değil, aynı sisteme(örneğin visa) dahil bütün kredi kartlarını hangi kurumdan verilirse verilsin, ödeme aracı olarak kabul etmek zorundadır. 2007 yılı Aralık ayı itibariyle ülkemizde üye işyeri sözleşmeleri uyarınca kullanılan toplam 1.427.862 adet POS cihazı bulunmaktadır.[32] Ayrıca ülkemizden alının bir kredi kartıyla yurt dışında alışveriş yapılabilmektedir.

3.TKHK ‘nın Kredi Kartlarına Uygulanma Şartları

5464 sayılı Banka Kartı ve Kredi Kartları Kanunu 4077 sayılı TKHK’nın 10/A maddesini yürürlükten kaldırmadığından, kredi kartları için 5464 sayılı Kanun’un yanında 4077 sayılı Kanun’un 10/A maddesi de uygulanmaya devam etmektedir.

Kredi kartı ile yapılan alışverişlere TKHK hükümlerinin uygulanabilmesi için, kredi kartının bu kanun kapsamında bir tüketici olan kredi kartı sahibi tarafından kullanılması; kredi kartı ile edinilen mal veya hizmetlerin de TKHK kapsamında bir mal yada hizmet olması şeklinde iki şartı vardır. Kredi kartı ile yapılan alışveriş bu iki unsura sahip değilse, salt kredi kartının kullanılması nedeniyle söz konusu alışverişe TKHK hükümleri uygulanamayacaktır.

Kredi kartı hamilinin TKHK hükümlerinin uygulanmasında tüketici sayılabilmesi için, kredi kartı ile temin ettiği mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinmesi, kullanması veya yararlanması gerekir. Kredi kartı sahibinin gerçek kişi veya tüzel kişi olması TKHK hükümlerinin uygulanabilmesi arasından her hangi bir önem taşımamaktadır. Başka bir deyişle kredi kartı sahibi gerçek kişi olabileceği gibi, tüzel kişi de olabilir. Ancak 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kanununun 43’üncü maddesi uyarınca kurumsal kredi kartları nedeniyle çıkan uyuşmazlıklara genel mahkemelerde bakılacaktır.

Kredi kartı ile yapılan alışverişler hakkında TKHK ‘nun uygulanabilmesinin diğer bir şartı, tüketici niteliği taşıyan kredi kartı sahibinin, kredi kartı ile temin ettiği mal veya hizmetin Kanun kapsamına giren bir mal veya hizmet olması gerekir.

Kanuna göre kredi kartı kullanılarak temin edilen mal ve hizmetler sonucu nakdi krediye dönüşen kredi ile nakit çekme suretiyle kullanılan kredi arasında uygulama farkı bulunmamaktadır.

Ancak kredi kartı sahibi olan bir tüketicinin kredi kartıyla edindiği bir mal veya hizmetin TKHK kapsamında bir mal veya hizmet olmaması durumunda, doğal olarak kart hamili TKHK hükümlerinden yararlanamayacaktır. Bununla birlikte kart hamili 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu hükümlerinden faydalanacak ve Kanunun 44’üncü maddesi uyarınca uyuşmazlıklara yine tüketici mahkemelerinde bakılacaktır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’ nin 16.02.2005 tarihli 2005/892 E., 2005/1380 K. Sayılı kararında “ Kredi kartı ile mal ve hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan krediler tüketici kredisi hükümlerine tabi olup, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun değişik 23. maddede ise; bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara TÜKETİCİ MAHKEMELERİNDE bakılacağı….. “[33] hükme bağlanmıştır

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN