Kur’an’ı Önce Anlamalı, Sonra Anlatmalı

Kur’an’ı Önce Anlamalı, Sonra Anlatmalı

Hocamız, günümüzdeki nahoş olayları İslam Dini’ne mal edenlerden haberdar olunca demiş: ”İslam suçlu değil, Müslüman suçlu”. Nahoş gelişme olarak bildirdiği şunlar: Tembellik, yalan söyleme, obezite olma, temizliğe dikkat etmeme, gıybet, dünya hırsı, çatışma, v.s…

Soru: Müslüman olan kişi elbetteki suç işleyebilir. Ama müeyyidesine de razı gelir. Peki kişinin müslüman olmasına yarayan İslam nasıl suç işleyebilir ki İslam suçlu değil densin?

”İslam değil Müslüman suçlu” diyen Hocamız, bu soruyu irdeler mi bilemem. Ben, suç işleme temayülünde olan müslüman kişinin de durduk yere suç işleyeceğine kani değilim. Bilmemek ilk amildir. Ardından bilgilendirilmemek gelir. Eğer bu iki amil devrede ise ‘bilgilenmemek’ şıkkı ortaya çıkar ki, o zaman suçu işleyenin ya suç olan şeyin suç olduğunu kavrayacak kapasitesi yoktur, ya da İslam’a taraftar değildir.

Hocamız bilgilendiriyor: ”İslam; Kur’an-ı Kerim ve Hadîs naslarıyla, sosyal hayatın bu temel prensiplerini çok ciddi bir şekilde ele almaktadır”. Hocamızın bu cümleyle ima ettiği, tembellikten sıyrılıp çalışma. Bilgilenenin örnek isteyeceği muhakkaktır. Hocamız da örneklemeye girişmiş, Kur’an’ın içinden dört değişik ayeti dikkate verip tezini kuvvetlendirmeye çalışmış.

1- İnşirah Suresi’nin 7’ci ayetini vermiş Hocamız: ”Yapmakta olduğun bir işi bitirdiğinde, hemen başka bir işe başla”.

Hocamız ayeti neden bu şekil meallendirmiş acaba? Bu ayetin iş bitirince başka işe başlamayla ilgisi yok ki. Bu anlamda bir emir de yok. Eğer Hocamız’ın verdiği ayet mealini uygulamaya kalkarsak, toplum altüst olur. Bir kişi herhangi bir işi bitirdiğinde dinlenmeye ihtiyaç duyar. Bahsi geçen ayet mealinde ise dinlenme faslı gözükmüyor. Kaldı ki, bu ayet Resulullah’a özeldir. İnşirah 8’i dikkate alırsak, bizim bilemeyeceğimiz herhangi bir meşgaleyi bitirdiğinde, Rabbisi’nin huzuruna durması emredilir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  SEN DÖNÜNCEYE KADAR!

Hocamıza hatırlatma: Resulullah’a özel emri kişilerin üzerlerine maletmesi akıllıca değildir. Bu, ”Allah, kuluna taşıyamayacağı yükü yüklemez” hükmüne muhalefettir.

2- Cuma Suresi’nin 9’ncu ve 10”ncu ayetini de vermiş: ”Cuma günü işyerinizi bırakıp cumaya gittiğinizde, namazdan çıkar-çıkmaz, derhal işinizin başına koşun”.

Hocamız bu ayeti de neden böyle meallendirmiş acaba? Ayetten anlaşılan, İslam Dini’ne inananlara Cuma günü nida edildiğinde mescide toplanılmasıdır. Bu toplanmada Allah’ı zikretme var elbette. Ama yaşantıya çeki-düzen verecek bilgilerin de öğrenilmesi var. Yazık ki bütün meal yapıcılar bunu gizliyorlar. Ayetteki emir, ”alış-verişi bırakın” şeklinde. Sebebi ise 11’nci ayette anlatıldığı gibi, bazılarının önlerine çıkan kazanca dalmasını, eğlence üzre kalıp Resulullah’ın tek başına bırakılmasını önlemektir. Eğer ayet Hocamızın ”derhal işinizin başına koşun” şeklinde olursa, bu, her fırsatta kazanmayı, eğlenceye düşkünlüğü onaylamak olur. Hem de Hocamızın ‘dehal’ sözcüğüyle.

3- Al-i İmran Suresi’nin 195’nci ayetini de vermiş: ”İçinizden hiç birinizin çalışmalarınızı boşa çıkarmayacağım”.

Hocamız bu ayetin mealini çok eksik vermiş. Eksik olunca verilen mesaj kafaya yerleşmez. Ayetin bahse konu cümlesi şöyle: ”Sizden erkek veya kadın olsun iş yapanın hiç bir işini önemsiz etmem”. Peki ne iş yapmışlar onlardan olanlar? a) Kepaze heriflerin baskıları karşısında hicret etmişler; b) Yaşadıkları yerden kovulmuşlar ama sabretmişler; c) Allah’ın emrettiği gibi hakkı kolladıkları için eziyet görmüşler ama hak olan şeyden vazgeçmemişler.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Enbiya Suresi 96'daki Yecüc Mecüc Nedir?

Günümüzün çalışmaları bu ayette bahsedildiği gibi olabilir mi bilmem. Ama, bu ayetin sınai veya hizmet sektörlerinde çalışanlar için olmadığı belli.

4- Necm Suresi’nin 39’ncu ayetini bile vermiş Hocamız: ”İnsan için, yalnızca çalışmasının, gayretinin, halis niyetlerinin karşılığı vardır”. (A. Raif Öztürk. Moralhaber 10.02.2013)

Hocamız’ın verdiği bu ayet, insanların çalışmasıyla, tembellikten kurtulmasıyla ilgili görülüyor gibi. Ama değil. Yukarıdan 33’ncü ayetten başlamadan bu ayetin vermek istediği mesaj anlaşılmaz. Öyleyse bakalım:

Necm 33: ”Vazgeçeni de gördün mü?”;

Necm 34: ”Azıcık vermiştir ve o durumda kalmıştır”;

Necm 35: ”Onun yanında mı gayb ilmi? Onu da mı görür?”;

Necm 36, 37: ”Yoksa Musa’nın ve vefalı İbrahim’in sahifesindekiler haber edilmemiş mi?”;

Necm 38: ”Hiç bir günahkar başkasının günah yükünü yüklenmez”.

Necm 39’da bahsedileni, karşılığı olan çalışma ve gayret, infakı kesme, dünyalığa heveslenme, bu sayede üzerine durmadan yük alma çalışmasıdır. Günümüzde buna örnek gösterilebilir. İş Kanununda belirtilen hakları gaspedip, elemanları canının istediği gibi çalıştıranlar mesela. Kendisi başkasına haftada 45 saat çalışırken kendi hizmetine aldığı elemana haftada 60 saati reva görenler mesela. Ayet, işte bu tiptekilerin çalışmalarının karşılığının verileceğinden bahsediyor. Hem de ”Çalışmaları yakında görülecek” (Necm: 40) tehdidiyle.

Son söz: Kur’an mesajı kavranamazsa Müslüman bilinenler suç işlemekten kurtulamazlar.

 

Bu makale 17 Şubat 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın