KURBAN

KURBAN

Bugün Kurban Bayramı. Kurban Bayramının başlangıç hikayesini herkes biliyor.

Kurbanın anlamına gelince,

Kurban;

“Allah ile arana giren bütün sevdiklerinden vaz geçmektir.”

Yani;

İnsanın gerçek Kabesi olan kalbindeki bütün putları kırmasıdır. Çünkü o putlar kırılmadan, insanın Kabesi olan kalbi gerçeklere açılmayacaktır.

*** *** ***

Çok tuhaf bir süreç yaşıyoruz. Şöyle ki;

Firavun gibi yaşayıp, Musa olduğunu iddia edenler var.

Nemrut gibi yaşayıp, İbrahim’i ateşlere verdikten sonra İbrahim olduğunu iddia edenler var.

Ebucehil gibi yaşayıp, Muhammed’in varisi olduğunu iddia edenler var.

Hind gibi yaşayıp, Aişe-Hatice olduğunu iddia edenler var.

Cahiliye döneminin bütün adetleri hayat bulmuş, kölelik hortlatılmış, para tek elde(aynı ailelerde) toplanmışken, tefecilik ülkenin bütün sinir uçlarını ele geçirip, milletin gırtlağını avuçlarıyla sıkarken,

Küfür meydanında, yalan mahallesinde, hile sokağında din satılıyor.

Doğmayan bebeler borçlu…

Borç gırtlağımıza dayanmış,

Ne gam(!)?

Kredi kartıyla kurban satılır…

Taksitle Hac yapılır…

Oysa ölüm bir nefes kadar yakındır insana. Ölüme bir nefes kadar yakın olan insan, borç ile kurban kesecek, borç ile HAC yapacak öyle mi?

Nefsini kurban edemeyenler, kalbindeki putları kıramayanlar, bugün hayvanları kurban edecek öyle mi? Dünyada bu kadar açlık, yoksulluk varken, Hac’da kesilen kurbanlar çöle gömülecek. Ortadoğu’nun çıbanbaşı Suud, o kurbanları hiç olmazsa yoksul ülkelere göndereyim demeyecek. Ve birileri bu israf ve zulme kurban diyecek öyle mi?

Yaşananlar din değil, dinbazlıktır. Hırsızlığın, yolsuzluğun kutsandığı bir dinbazlık… Yalanın alkışlandığı bir dinbazlık… Fakirin sofrasından çalıp, zengine veren dinbazlık… Köleliğin(işçi pazarları) politika haline getirildiği dinbazlık…

Komşunun komşuya düşman edildiği dinbazlık…

*** *** ***

HACCA GİTMEDEN HACI OLUNUR MU?

Kıssadan Hisse

Hasan Hırkani bir gönül eridir. O yıl Hacca gidecektir. Bir kısım Hac yolcuları ile birlikte gitmek için anlaşırlar.
Hasan Hırkani mahallede yürürken ağlayan bir çocuğa rastlar. Neden ağladığını sorduğunda çocuk;

“-Şu evde et yiyorlar Beni sofraya oturtmadılar.” Der.

Hasan Hırkani o evin kapısını çalar, kapı açılınca ev sahibine;

“-Siz et yiyormuşsunuz. Bu çocuğu sofraya oturtmamışsınız. Neden?” Diye sorar. Ev sahibi baba;

“-Evet, vermedik. Çünkü yediğimiz et bu çocuğa haramdır.” Diye cevaplar.

Hasan Hırkani;

“-Siz de Müslümansınız. Size helal olan bu çocuğa neden haram olsun?” Diye sorunca Ev sahibi;

“-Biz günlerdir açız. Evimizde yiyecek hiçbir şeyimiz yok. Bir hayvan leşi bulduk. O leşten ruhsat oranında alıp kavurduk. Bize helaldir. Bu çocuğun ailesinin bizim gibi bir durumu olmadığından yediğimiz O’na haramdır.” Der.

Hasan Hırkani evine gider. Hac için ayırdığı parayı getirip bu yoksul aileye verir. Hacca gitme günü gelince birlikte gideceği arkadaşlarına;

“-Benim mazeretim çıktı. Sizinle gelemeyeceğim. Güle güle gidin.” Der.

O yıl Hacca giden arkadaşları Hac dönüşü uyuduklarında hepsi aynı rüyayı görür. Rüyalarında bir ses;

“Bu yıl Haccınız Hasan Hırkani’nin yüzü hürmetine kabul edildi.” Der.

Bu rüya üzerine dönüşte Hasan Hırkani’yi ziyaret ederler ve nasıl hacı olduğunun sırrını sorarlar. Hırkani söylemek istemez ama zorladıklarında yaşadıklarını anlatır.

Bu hikaye kıssadan hissedir. Almak isteyen ALIR. Hakikati arayan ALIR. Dinbazlar almaz, ALINIR!! Çünkü dinbazın işi nefsini, yani Ebucehilini beslemektir.

*** *** ****

Yaşadığım köyde, ramazan ayında toplu iftarlar verildi. Köyde AKP’liler AKP’lileri çağırdı. MHP’liler MHP’lileri ve diğer muhalifleri davet etti. Yani, parti nedeniyle akrabası olan kapı komşusunu davet etmediler. Üstelik o sofralar sokağa, komşunun kapısı önüne kuruldu. Ben bu bölünmüşlüğü, daha açığı, böyle bir FİTNEYİ, 12 Eylül öncesinde, sağ-sol bölünmesinde bile görmedim. Bu fitneyi çıkaranlar kırk Hac yapıp kırklansa da temizlenmez. Kırk hayvanı kesse kurban mı olur?

*** *** ***

CİHAD

Okullara CİHAD öğreteceklermiş. CİHAD’ın gerçek manası bir ülkeyle savaşmak değildir. Nefsinle mücadele etmektir. Nefsinle mücadele ederek önce İnsan, sonra olgun(kamil) insan olmaktır. Yani, nefsinle SAVAŞMAKTIR. Çünkü DİNE GÖRE en büyük düşman KİŞİNİN azgın nefsidir.

Bunların anlatacakları CİHAD’lı eğitimden ancak İŞİD kafalı bir nesil yetişir. Afganistan olma sürecinin kısa tarifi bunların anladığı CİHAD’dır.

*** *** ***

Kusura bakmayın, bu sayfalardan;

“Kurban Bayramınız kutlu olsun” demeyeceğim.

Yalan pazarında alkışçı, haram sofrasında artıkçı olmayacağım.

Tıpkı Milli Bayramlarımız için hiçbir şey yazmadığım gibi.

*** *** ***

Müslüman olduğunu iddia edenler dinine ihanet etti.

Türkler,

T.C. Devleti’ne ve kurucularına ihanet etti.

Bütün değerlerimiz Emperyalist pazarda işportaya düşürüldü. Engel olamadık.

Hepimiz SUÇLUYUZ!!.

Milli Bayramları yazmıyorum.

Teslim olduğum için değil,

SADECE,

UTANDIĞIM İÇİN yazmıyorum ….

Bayram kutlaması yapmıyorum. Ortada Kuran Müslümanı göremediğim için.

Zahide UÇAR
01.09.2017

NOT: Kurban kesmedim. Mahallemde herkes kesiyor. Kurban parasını çok ihtiyacı olan birine verdim.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN