Meme Alınmadan Göğüs Kanseri Tedavisi

Meme Alınmadan Göğüs Kanseri Tedavisi

Göğüs kanserinde meme alınmadan da tedavi mümkün

Prof. Dr. Mahmut Müslümanoğlu, kanserden dolayı göğüsleri alınan kadınların yüzde 70’inin doktorların bilgi ve tecrübe eksikliğinden dolayı göğüslerini kaybettiklerini söyledi.

Kanserden dolayı memeleri alınan kadınların yüzde 70’i doktorların bilgi ve tecrübe eksikliğinden dolayı göğüslerini kaybediyor. Bazı doktorlar uzun süre tedavi yerine kısa yoldan hastayı kurtarmak için ameliyatla memeyi alıyorlar. Oysa hastaların birçoğu göğüsleri alınmadan da tedavi edilebiliyor. Kadınlar, genellikle bu hastalığa yakalandıkları zaman göğüslerini aldırmakla kurtulacaklarını düşünürler. Oysa; meme alınmadan da aynı başarıyla kurtulmak mümkün.
Çapa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Müslümanoğlu, hekimlerin bilgi ve tecrübesinin hasta tedavisinde büyük rolü olduğunu belirtiyor. Hasta üzerinde anormal bir durum ile karşılaşan bir doktorun üç yönteme başvurduğunu söyleyen Prof. Dr. Müslümanoğlu, bu yöntemleri şöyle sıralıyor: “Muayene ve detaylı konuşma, görüntülü yöntem ve iğne biopsi.”

Prof. Dr. Müslümanoğlu, “Bilgili bir hekim işin içine girdiği zaman hedef olarak memenin içindeki kitleyi alır.” diyor ve ekliyor: “Bir hekime bakıyorsunuz yüzde 80 hastasını memesi alınmadan tedavi etmiş, diğer hekimin hastalarının yüzde 30’u memesi alınmadan tedavi edilmiş. Arada 50 hastanın memesi alınmış. Bu, ciddi bir rakamdır. Yani 50 kadın hayatına göğsü olmadan devam edecek demektir.”

Son 15 yıldır meme kanserinin tedavisi göğüs alınmadan çözülebiliyor. Prof. Dr. Müslümanoğlu, eski bilgilerle hasta muayene edildiğinde ameliyatın meme almayla sonuçlandığını belirtiyor. Doktorların kesinlikle teknolojiye ayak uydurması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Müslümanoğlu şunları söylüyor:

“Gelişmiş ülkelerdeki gibi hekimin senede belli puanlar toplaması gerekli. Bunun için de uzmanlaştığı konuyu ve kongreleri yakından takip etmeli. Avrupa ve Amerika’daki yetkililer, buna göre doktorun görevini yapmasına izin veriyor. Bu da hekimleri motive edici bir yol.”




Doktorlar kadar, bu konuda hizmet veren röntgen merkezleri de önemli. Prof. Dr. Müslümanoğlu, röntgen merkezlerindeki aletlerin yeni modellere uymadığını vurguluyor.

Ailesinde göğüs kanseri olanlar risk altında Annesi ile birlikte 3 kız kardeşini 1 yıl ara ile meme kanserinden kaybeden Türkiye Meme Vakfı Genel Koordinatörü Violet Aroyo da daha önce ilgilendiği iki hastasının göğsünün yanlış tedavi sonucu alındığını açıklıyor. Hiçbir kadının göğsünü kaybetmek istemediğine değinen Aroyo, “Kadınlar, göğüslerini kaybedince kadınlıklarını kaybetmiş gibi bir hisse kapılıyorlar.” diyor. Meme kanserinin tedavisinde erken tanı da en az doktorun bilgi ve tecrübesi kadar önemli. Çünkü erken tanıda, organ kaybı az oluyor, ek bir tedavi yapmadan hastanın hayatı kurtuluyor. Çünkü, kanser türlerinin genelinde biraz ilerleme kaydedilince yüzde yüz tedavi olmuyor. Ama erken teşhiste yüzde yüz tedavi mümkün. Ailesinin herhangi bir bireyinde; annesinde, kız kardeşinde, teyzesinde, anneannesinde kanser olanlar bu riski her zaman üstlerinde taşıyor demektir. Bu fertlerden birisinde en erken kanser görülme yaşı 30 ise, kişinin 20 yaşında tetkiklere başlaması gerekli. En az ayda bir kadınlar kendini muayene etmeli. Özellikle kadınların vücutlarında buldukları kitlelerin yüzde 95’i iyi huylu çıkıyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın