DOLAR 17,2711 0.29%
EURO 17,6066 0.3%
ALTIN 967,590,52
BITCOIN 3582062,79%
Adana
32°

PARÇALI AZ BULUTLU

20:47

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Mesnevi nedir?
58 okunma

Mesnevi nedir?

ABONE OL
04 Haziran 2022 16:49
Mesnevi nedir?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mesnevi özellikle Arap, Fars ve Osmanlı edebiyatında kendi aralarında uyaklı beyitlerden oluşan ve aruz ölçüsüyle yazılan divan edebiyatı şiir biçimidir.

Özelliği

Her beytinin kendi arasında kafiyelenmesi hem yazma kolaylığı sağlar hem de daha uzun metinlerin bu şekle uygun olarak kaleme alınmasına imkan tanır. Diğer nazım şekillerindeki kafiye bulma zorluğu şairleri uzun metinlerde bu şekli kullanmaya teşvik etmiştir. Bu nedenle uzun aşk öykülerinde, destanlarda mesnevi kullanılmıştır. Klasik düzende bir mesnevi; tevhid, münacat, na’t, miraciye, eserin sunulacağı büyüğe övgü, mesnevinin niçin yazıldığını açıklayan sebeb-i nazm ve hikayenin anlatımı (ağaz-ı destan) bölümlerinden oluşur.

Konuları

Mesnevide konu ne olursa olsun , ilk dikkati çeken özellik olayın bir masal havasında anlatılmasıdır. Akıl ve mantık ölçülerini aşan bir sürü olay birbirini izler. Olayın geçtiği yer ve zaman belirsizdir. Konuda birlik sağlanamamıştır. Hikayenin bölümleri birbirine eklenmiş ilgisiz parçalar gibi görünür. Çevre tasvirleri gerçeğe uygun değildir, hikaye kahramanları doğaüstü davranışlarda bulunur. Hikayelerde cinler, periler, devler, cadılar, ejderhalar gibi masal motifleri sık sık işlenir.
Her beyti kendi içinde uyaklı uzun nazım biçimidir. Bir anlamda Divan edebiyatında manzum hikayelerin yazıldığı bir biçim olarak da tanımlayabiliriz. Mevlana’nın ünlü tasavvufi mesnevisi 25.700 beyitten oluşmuştur. Mevlana eserine ayrı bir isim koymamıştır; eser, nazım türü olan mesnevi adı ile bilinir.

Mesneviler aşk, dini ve tasavvufi, ahlaki-öğretici, savaş ve kahramanlık, bir şehri ve şehrin güzelliklerini anlatma, mizah gibi türlü konularda yazılmıştır. Divan edebiyatında roman ve hikaye gibi türler olmadığı için mesneviler bir bakıma bu türlerin yerini tutmuşlardır. On bölümden oluşur.Aynı şair tarafından yazılmış beş mesneviye “Hamse” adı verilir. Hamse sahibi olmak bir itibar kaynağıdır. Hamse sahibi olarak tanınmış önemli divan şairleri: Ali Şir Nevai, Taşlıcalı Yahya, Nev’i-zade Atai’dir.

Mesnevi şairleri Ve Eserleri

Nevi

Dîvan şâiri Malkara’da doğdu Asıl adı Yahya’dır Pîr Ali’-nin oğludur İstanbul’da Davutpaşa Medresesi’nde öğrenim gördü Gelibolu ve İstanbul medreselerinde müderrislik ve II Murad’ın oğlu Mustafa ile başka şehzadelere hocalık yaptı, istanbul’da öldü Vefa Camiî bahçesinde gömülüdür

Arapça, Farsça ve Türkçe ile eser veren âlim divan edebiyatı şairlerinden-dir Edebiyatımızda sâde dilli ve samimî duygular bulunduran gazelleri ile tanınmıştır Âşıkane söyleyişi vardır

Manzum eserleri: 1 Dîvan (Tenkitli metnini Mertol Tulum ile M A Tanyeri hazırladı, 1977′de İ Ü Edebiyat Fakültesi Yayınları arasında çıktı ), 2 Hasb-ı Hâl (800 beyitlik tasavvufi mesnevi), 3 Tercüme-i Hadîs-i Erbain (Kırk hadisin kırk kit’a hâlinde tercümesi) Mensur eserleri: 1 1 Keşfü’l-hicâb min vechl’l-kltâb (İbni Arabî’nin Füsuslü’l-hikem’inin tercü-mesi), 2 Netâyicü’l-fünûn ve Mahâsinü’l-mütûn (Ansiklope-dik bir eser), 3 Fazâilü’l-vüzerâ, 4 Risale-i Şikâyeti Rüzigâr, 5 Sinan Paşa’ya Mektup, 6 Nevâ-yı Uşşak, 7 Faslün fî fazî-leti’l-ışk, 8 Terceme-i Münşeât-ı Hâce Cİhân

CEM SULTAN

Divan şâiri Edirne’de doğdu Fatih Sultan Mehmed’in oğ-ludur Özel eğitim ve öğretim gördü 1474′te Karaman eyâ-leti valisi oldu Fatih Sultan Mehmed ölünce yerine geçen kardeşi II Bayezİd’İn sultanlığını kabul etmeyerek ayaklan-l di Yapılan savaşı kaybedince Mısır’a (1481), oradan da Ro-dos Şövalyeleri’ne sığınarak italya’ya gitti (1482) Fransa ve İtalya’da geçen onüç senelik acılarla dolu hayattan sonra Napoli’de öldü Sultan Bayezid, cenazesini getirtip Bursa’-ya gömdürdü
Cem hem bir şâir, hem de sanatkârların koruyucusu idi “Cem Şâirleri” diye bilinen bir grup sanatkâr onun himaye-sinde oldukları için sanatla uğraşacak zaman ve vasat bul-muşlardır Kendisi de orta dereceli bir şâirdir Şiirlerinde Ahmed Paşa’nın tesiri görülür Fransa ve italya’da iken yaz-dığı gazellerinde acılı, çaresizlikle dolu hayâtın samimi iti-rafları vardır Arapça ve Farsça’yı iyi bilen Cem, İranlı Şâir Selman-ı Sacevi’nin Cemşîd ü Hurşid’ini de tercüme etmiş-tir

Eserleri:

1 Türkçe Dîvan (Elyazması halindedir Halil Ersoylu, Cem Divanı’nı dil Özellikleri yönünden inceleyip bir doktora tezi hazırlamıştır Eserin metin bölümü Tercüman 1001 Temel Eser dizisinde yayımlandı ), 2 Cemşîd ü Hurşîd (Farsça’dan tercüme olup elyazması halindedir ), 3 Farsça Dîvan (Elyazması halindedir) Bazı münşeat kitaplarında mektuplarına da rastlanır [Cem’in hayâtı Turhan Tan (1935)

ADLÎ, (Sultan II Bayezid)

(1447-1512)

Dîvan şâiri Osmanlı şâir sultanlarındandtr Amasya’da doğdu Fatih Sultan Mehmed’in oğludur Şehzadeliği sıra-sında iyi bir eğitim gördü Âlim, şâir ve sanatkârlar arasında yetişti Sultanlığı zamanındada pek çok sanatkâr ve bilgini himaye etmiş, onlara saraydan maaş bağlatmıştır Dimeto-ka’da ölmüştür Türbesi İstanbul’da kendi adıyla anılan ca-miin bahçoslndedlr
Açık, anlaşılır bir dille yazılmış, samimi duygular ifâde eden şiirleri vardır Eserlerinde şâirin bilgi ve kültürü açıkça görülür Şiirlerinde din ve tasavvuf duyguları etkilidir

Eseri: Dîvan (Elyazması halindedir)

Mevlana Celaleddin-i Rumi

1207-1273) Şâir, düşünür Belh’te doğdu Bahaeddin Veled’in oğlu Ailesi ile birlikte on altı yıl süren bir seyahatten sonra Lârende (Karaman)’ye yerleşti İlk hocası, babasıdır Seyyid Burhâneddin’den naklî ilimler aldı Haleb’de Haleviye Medresesi’nde okudu Aynı yıllarda Şam’da Muhyiddin-i Arabî, Sadeddin-ı Hamavî ve Ehvadüddîn-ı Kirmanî ile görüşerek tasavvuf bilgileri aldı 1230′dan sonra Konya’da babasının yerine Medrese’de dersler verdi 1226′da sofi Tebrizli Şems ile tanıştı, sohbet etti Bu esnada medresedeki derslerini ihmal etmesi ve diğer insanlarla görüşmemesi sebebiyle hoşnutsuzluk duyanlar Şems’i tehditle Konya’dan uzaklaş-tırdılar Mevlana bu ayrılıktan çok etkilenmiş ve kimseyle görüşmemiştir Bunun üzerine dostları, Sultan Veled’i Şam’a gönderip Şems’i geri çağırdılar Mevlana Celaleddin-i Rumi, Şems’i ev-latlığı Kimya ile evlendirdi Bâzı dedikodular yüzünden Şems öldürüldü Çok üzülen Mevlânâ duygulu gazellerle acılarını dile getirdi Daha sonra Selâhaddin ve Ahi Türkoplu Hüsameddin ile dostluk kurdu Mesnevi, Hüsameddin’in gayreti ile yazıya geçirildi Mevlânâ, Konya’da öldü Türbesi müze halindedir Dünya edebiyatının sayılı şairlerindendir Tasavvuf edebiyatını halk zevkine uygun şekilde, hikayeler yardımıyla anlattı İlâhî aşkı terennüm eden, insanlara nasihat veren, doğru yolu gösteren şiirler yazmıştır Çağının geleneğine uyarak şiirlerini Farsça söylemiştir Mevlânâ, mevlevîlerin pîridir Tarikat, onun ölümünden sonra kurulmuş, Çelebi Hüsâmeddin’in ölümünden sonra da Sultan Veled tarafından bir sisteme bağlanmıştır

Eserleri:

1 Divân-ı Kebir (Dîvan-ı Şems Tebrîz, Dîvân-ı Semsü’l-Hakayık) Şiir değeri bakımından en önemli eseri-dir Gazellerindeki aşk terennümleri, rubailerindeki fikir in-celiği ve hayâl zenginliği dikkat çekecek derecede güzeldir Abdülbâki Gölpınarlı bu eseri 7 cilt hâlinde Türkçe‘ye çevir-di (İlk beş cilti Remzi kitabevi neşriyatından olmak üzere 1957-1960 yılları arasında, altıncı cildi Milliyet yayınları ara-sında, yedinci cilt de İnkılap ve Aka Kitapevleri tarafından 1973′de yayınlandı Dıvân’da yer alan rubailer de Hasan Ali Yücel (107 rübâî, 1932), Asaf Halet Çelebi (276 rubâî, 1944) ve Abdülbaki Gölpınarlı (tamamı, 1964), tarafından tercüme edilip neşredildi

2 Mesnevî [(6 Cilt 25618 beyit Dünyaca tanınmış İngilizce, Fransızca, Almanca ve Ordu diline çevrildi Tasavvufu birtakım hayalî ve realist öykülerle anlatır Olgunluk döneminin eseridir İlk 18 beyiti kendi, kalanını Hüsameddin Çelebi yazıya geçirdi En güzel baskısını R B Nicholson yaptı Türkçe’ye pek çok tercüme ve şerhleri var-dır XVIII’inci asırda Süleyman Nahifi, Mesnevi’yi nazmen Türkçe’ye çevirdi (Amil Çelebioğlu, Mesnevi-i Şerif, Aslı ve sâdeleştirilmişiyle Manzum Nahifi Tercümesi’ni yayınladı) Abdülbakî Gölpınarlı Mesnevî’nin tamamını günümüz Türkçesine tercüme etti]

3 Fihi mafih [Farsça, mensur Mevlânâ’nın sohbetlerinin yazıya geçirilmesi ile meydana gelmiş 70’ten fazla sohbet var Meliha Ülker Tarıkahya (istanbul, 1954) ve Abdülbâki Gölpınarlı (İstanbul, 1959) Türkçe’ye çe-virip bastırdı ]

4 Mektûbât [(Sonradan biraraya getirilen mektuplarıdır F Nafiz Uzluk, Kitabü’t-teressül Lit-tevessül lle’t-tefaddül adı ile 1937’de neşretti],

5 Mecâlis-i Seb’a [Mevlânâ’nın 7 va’zının bir araya toplanması ile meydana gelen öğüt kitabı F Nafiz Uzluk eserin metnini ve Hulusi’nin tercümesini bastırdı (1937) ] Mevlânâ, Farsça yazmakta bir-likte aslının Türk olduğunu kendisi söyler Dîvân’ında Türk-çe beyit ve İbareler vardır Bunları Şerafettin Yaltkaya (Mevlânâ’da Türkçe Kelimeler ve Türkçe Şiirler, Türkiyat Mec-muası, C IX, 1934) İle Mecdut Mansuroğlu (M C Rûmi’de Türkçe Beyit ve İbareler, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı, 1954), yayımladı

Lamii Çelebi

Şâir, yazar Bursa’da doğdu Asıl adı Mahmud’dur Defter-dar Osman Çelebi’nin oğludur Muradiye Medresesi’nde okumuş, İslâmî ilimleri öğrenmiştir Daha sonra Şeyh Seyid Ahmed Buharî’nin dervişi olmuştur M Bayezid, Yavuz Sul-tan Selim, Kanunî Sultan Süleyman ve II Selim dönemlerin-de yaşamış, bu sultanlardan yardım görmüştür Adı geçen sultanlara eserler ithaf etmiştir Sultan Selim, şaire 35 akçe yevmiye bağlamış, Lâmiî de bununla yetinerek ömrünü ilim ve ibâdetle geçirmiştir Bursa’da öldü Nakkaş Ali Paşa Mescidinin avlusuna gömüldü

Lâmiî, manzum ve mensur 30′dan fazla esere sahiptir Bunların çoğu Arapça ve Farsça’dan çevirilen din, tasavvuf, ahlâk ve aşk konulu eserlerdir


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.