‘Mevcut’ sistem iki başlı!

‘Mevcut’ sistem iki başlı!

Anayasa değişikliği için alanlara inen konuşmacıların söyledikleri karşısında şaşkınlığımı durduramadığım anlar oluyor.

Donup kalıyorum.

En son Başbakanın kullandığı şu tümce bunların sonuncusu:

Seçimde mevcut sisteme göre siz hükümeti seçemiyorsunuz, sadece meclisi seçiyorsunuz. Kim bakan olacak kim başbakan olacak buna karar veremiyoruz. Sonra orada abidik gubidik bir takım işler oluyor. Bir bakıyorsunuz hiç aklımıza gelmeyen biri Başbakan olmuş…

Bunun adını koyuyor:

‘Mevcut’ sistem iki başlı!

***

‘İki başlı’ ya da ‘çift başlı’ denince, bir de buna hükümeti, bakanları da ekleyince onbeş yıl öncesinin koalisyonlarını anımsadım!

Koalisyonlar, kimilerine göre her şeyi ile ülkemizi kemiren bir ‘hastalık’, kimilerine göre de demokrasinin, uzlaşmanın, hukuk devleti olmanın tartışılmaz koşulu…

Ne olurdu?

Daha kuruluş aşamasında gidiş-gelişler yoğun bir biçimde yaşanırdı. Söylene bir tümceden cımbızlanarak çıkarılan bir ‘sözcük’ tartışma konusu olurdu. Bazen bundan ötesi; yıllar önce söylenenler, içinde bulunulan koşullar, biriyle görüşmeler bile gündeme getirilirdi!

Daha koalisyon kurulmadan ‘tüm’ bunların konuşulması kimine göre ‘bağışlanmaz’ bir olgu, bazılarına göre de ‘demokrasinin tutturgacı’…

Konuşmak, tartışmak, yola çıkmadan ‘yolda’ sorun olacak konuların irdelenmesi suç; öyle mi?

Tüm bunlar ‘çift başlılık’, ya da ‘iki başlılık’…

***

İşin başında çok konuşulan ‘tek adam’ konusu da sıkça işleniyor; birinci dünya savaşı ardından yaşananlar irdelenip-sorgulanmadan o döneme ilişkin sözler söylemek yanılgıya sürükler!

O yılları anlayabilmek içinse günümüzde en ‘iyi’ kaynak Söylev’dir. Orada, savaşın içerisinde bulunan tüm komutanların, eylemlerini ‘ne’ için yaptıkları bir bir açıklanmakta, akıllara takılan soruları yanıtlamaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sad Suresi'nde Kanuni Süleyman ve Süleyman Demirel 

Savaş sonra Sevr’e zorlanan ulusun, Kurtuluş Savaşı ile yitirdiklerine yeniden kavuşması için verilen uğraşı yönetecek-yönlendirecek biri olmalıydı. O biri, yine yanında bulunan silah arkadaşları ile görüşerek, yapılması gerekenleri tartışarak bir ‘eylem biçimi’ oluşturmalıydı. Bunu, günümüzde anlaşılan ‘tek adam’ sistemiyle birlikte anmak yanılgı olmalı…

***

Hep, bir konuyu irdelerken ‘benzeri’ yaşamımızın içinde olan ‘yerlere’ giderim…

Bu ‘tek adam’, ‘çift başlılık’ deyimleri ilk başta ‘çekirdek aile’ içerisinde şekil bulur kanımca.

Bir baba… Tüm söz hakkını elinde tutmaya çalışır! Kapıdan gideni de, geleni de bilmek ister! Bu evin eşi vardır, çocukları vardır; hiç umurunda değil! Ailenin diğer bireylerine ‘küçücük’ sorumluluklar vermek yerine, tüm sorumluluğu üzerinde tutmaya çalışır!

Baba evde ‘tek adam’…

Baba varsa var; yoksa…

Büyük işyerlerinde ‘iş bölümü’ vardır… Ortaya çıkarılacak bir ürün ‘önce’ parçalara ayrılır. Parçaların her biri ‘ayrı’ bölümlerde, ayrı birimlerde yapılır. En son tüm parçalar bir başka bölümde bir araya getirilerek birleştirilir…

Burada hem zamandan, hem de nitelikli elemandan yararlanılır. Örneğin bir ceket atölyesinde, tüm birimler yakayı bilmek zorunda değildir. Ya da telayı işleyebilmek zorunda değildir. Bir diğeri de astarlamayı bilmek zorunda değildir. Ancak ceketin, kendine düşen bölümünü ‘en iyi’ biçimde yapmak zorundadır. ‘Tek’ başına üretmek yerine, ‘iş bölümü’ yapılarak üretim yapmak günümüzde her yönden daha verimli sonuçlar verdiği bilinmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sad Suresi'nde Kanuni Süleyman ve Süleyman Demirel 

***

Anayasa değişikliği için gün sayılan şu günlerde alanlarda konuşulanları dinlerken ‘şaşkınlığımı’ gizlemem doğru olmaz! Şaşkınım!

Karşılıklı suçlamalar…

Muhalefete uyarılar…

Hükümet ‘kendi’ gibi düşünmeyen herkesi karşısına almış durumda!

İşin en düşündürücü olanı da, denilenleri yok sayarak…

Darbeci, terörist, çukur…

Ya ‘tek adam’…

Kim olursa olsun, her şeyi birinin üzerine yüklemek, her şeyde ‘onun’ diyeceklerini beklemek; yangın yerine dönen sınırları, patlamamak için direnen ekonomiyi, işsizliği, iç-dış pazarı, eğitimdeki çıkmazı her şeyi…  ‘Abidik gubidik işlerin’ olmaması için ‘tek adam’ demek!

O denli yükü, sorunu ‘tek adam’a bırakmak…

O ‘tek adam’a haksızlık!

050317

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın