‘Muhalefet’ bunu ‘vaat’ edebilir…

‘Muhalefet’ bunu ‘vaat’ edebilir…

Adana’nın öncelikli konusu işsizlik…

24 Haziran seçim gezilerini sürdüren adayların en çok konuştuğu konuda ‘işsizlik’…

Bir diktatörün sözü vardı belleklerde yer eden, ‘birinin umudu olmak istiyorsan, önce yaşam kanallarını keseceksin, ardından da küçük parçalar vererek avutacaksın’ diyordu.

Öyle ki…

Çalıştırmayacaksın,

Taşı sıksa suyunu çıkaracak güçte olan genci, ‘hazırcılığa’ alıştıracaksın,

Kömürünü vereceksin, pirincini vereceksin, ekmeğini vereceksin,

‘Çalışmadan yaşamı sürdürebilmenin’ yollarını öğreteceksin,

En çok da ‘biat’ etmeyi…

Bir gün de ‘böyle bir yaşamı sürdürmek için’ var olman gerektiğine inandıracaksın!

Onlarca kapanan işyerleri, bacaları tütmez olan fabrikalar, yaşamı kayan insanlar, sokağa çıkamayan dar gelirli, açlık sınırı altında kalan maaşla ezilen emekli, üniversite yılları kadar zaman geçmesine karşın iş bulamayan lisanslı…

Şimdi de seçim sonrasına ‘vaatler’ vereceksin!

Her şeye ‘inanan’ bir yapımız olduğundan dolayı, ‘umudumuzu’ korumaya çalışıyoruz ya…

‘Tamam’ denilmesi bekleniyor olmalı, doğru Adanalı ‘tamam’ diyecek!

***

Muhalefet partilerinin ‘vaatte’ bulunmaları kadar ‘anlamlı’ bir tutum olmaz!

Yıllardır iktidarda bulunanların yaptığı-yapacağı ‘bu’ denilebilir, haklı olarak.

Bu güne değin yapılanların, bugün yaşananların ‘sorumlusu’ iktidar olmalı!

Yurttaşımızın yaşam ‘çıtasındaki’ düşme ya da eksilme, iktidarın ‘icraatlarının’ sonucudur! Özellikle onaltı yılı; tek başına, güçlü biçimde, üstelik kendi deyimlerine göre ‘iradeyi’ temsil etmekteler!

Halka yansımayan büyüme de,

Bozulan eğitim de,

Uzlaşma ekininden uzaklaşma da,

Bütünün yüzdelere bölünmesi de,

Ulusal paranın değer yitirmesi de,

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Diyorsunuz ya; güldürüyorsunuz beni!

Bölüşümün adaletsizliği de,

Doğanın talanı da,

Yalanın, günlük yaşamın adı olduğu da,

Komşularla yaşanan anlaşmazlık da,

Güvenliğe bu denli harcama yapmak da,

Hırs da, savurganlık da, tek olma da…

Tüm bunlar muhalefetin ‘icraatı’ olmadığından dolayı, ‘düzeltme vaadi’ vermesi olağan karşılanabilir.

Bununla birlikte yeni ‘vaatlerde’ de bulunabilir.

İş alanları oluşturacağını, atıl durumda olan enerji üretim kaynaklarını etkinleştireceğini, teknolojik çalışmalara önem vereceğini, üretim kaynaklarının işlerliğini engelleyen etkenleri ortadan kaldıracağını ‘vaat’ edebilir.

Yaklaşık onyedi yıl ‘iktidarı’ elinde bulunduranların ‘eksikliklerini’, ‘yanlışlarını’, ‘yapmadıklarını’ gündeme getirip ‘çözüm’ oluşturacağını ‘vaatleri’ arasına katabilir.

Bunların hiç birine ‘söz’ söylenmemeli…

***

İktidarsanız, düzenlediğiniz toplantılarda bir yandan muhalefetin ‘vaatlerini’ eleştiriyor, bir yandan da seçim sonrası için ‘vaatler’ veriyorsanız, bir yandan da hiç tepki almayıp herkesin ‘suskunluk içerisinde’ konuşulanları dinlediğine tanık oluyorsanız; inanız bu korkunç!

Kısaca, ‘kral çıplak’ konusu…

O salonu dolduranlar,

O toplantıda bulunanlar,

O koltuklarda oturanlar salt ‘ellerinde’ bulunanı yitirmemek için susmaktalar. Denilenler doğru olduğu için, anlatılanlar haklı bulunduğu için, içten oldukları için değil!

Bir yerde okumuştum, şimdi sıkı ‘iktidar’ yanlısı olan bir kalemşör ‘hiçbir zaman muhalefet olmadım, hep iktidardan yana oldum’ demişti!

Aslında burada, ‘iktidardan’ umudu kestiği anda ‘kayacağının’ ipuçlarını da veriyordu.




***

Şunu diyorum…

24 Haziran seçimleri nedeniyle gezilerini sürdüren adayların ‘işsizliği’ konuşması önemlidir.

‘İktidar’ partisinin adayı, ‘işsizlik-istihdam’ konusunda söylemleriyle seçim gezilerini renklendirdiğinde düşünmemiz gerek kanımca…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  HIRSIZSINIZ!

Varsa iş olanağı oluşturabilecek bir durum ‘neden seçim sonrası bekleniyor’ diye sorulmalı!

Adana, ülkemizin en yoksul iki kentinden biri olduğu ‘aylar öncesinden’ açıklanmasına karşın, bugüne değin ‘neden beklendi’ diye sorulmalı!

İşsizlik bir ‘seçim malzemesi’ yapılamakla bu ülkenin yurttaşını yaraladıkları bilinmeli!

Bu ülkenin yurttaşı insanca yaşamını sürdürmek için ‘çalışayım’ diyorsa, ‘bana iş ver’ diyorsa, ‘hırsız olmayacağım’ diyorsa, ‘hakkımı alacağım’ diyorsa, ‘el açmam’ diyorsa ‘tüm iktidarlar’ sahip çıkmalı, sahip çıkmak zorunda da…

‘İktidar’, işbaşında olduğu sürece bunu ‘vaat’ edemez!

‘Muhalefet’ yeni oluşundan dolayı bunu ‘vaat’ edebilir!

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın