Kozan'ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı kutlu olsun!

Müziğimizde Kadınlar

Müziğimizde Kadınlar

Osmanlı/Türk musıkisi geleneğine sahip çıkmaya kalkanlar geleneğin bütününe sahip çıkmalılar. Sadece siyasi konjonktürün ya da egemen ideolojinin o anda “uygun gördüğü” bölümüne değil.

Bu noktada Türkiye’de muhafazakâr kesimin Osmanlı/Türk musıki geleneğine ilişkin önemli bir çelişkisi ortaya çıkıyor.
Bu çelişki kadınlarla ve kadınların rolüyle ilgili. Tâ başlarından itibaren bu müzik geleneği içinde kadınlar hep önemlice yerler işgal etmişlerdir. Müziğin öğreniminde de, bestesinde de, icrasında da kadınlar hep yer almışlardır. Bu konuda örnek çok.
Mesela daha 1630’lu ve 1640’lı yıllarda Topkapı Sarayı’na musıki hocaları getirilip cariyelere ve hanım sultanlara musıki dersleri verdiriliyordu. Aynı dönemde saraydaki cariyeler İstanbul’daki çeşitli musıki üstadlarının evlerine yatılı olarak –bazen birkaç haftalığına– yollanıyor ve musıki öğrenmeleri sağlanıyordu. Bu cariyeler için saraydan esnafa musıki aletleri siparişi veriliyor, bunlar satın alınıyor ve tamir ettiriliyordu. Sarayda yapılan bu iş başka evlerde de yapılmaktaydı o dönemlerde. İsmail Hakkı Uzunçarşılı bu konuda birçok arşiv belgesini gün yüzüne çıkardı 1977’de yayınlanan bir makalesinde. Yani tâ başından beri musıkinin içinde kadınlar da yer almaktaydı.

On sekizinci yüzyılın en önemli bestecilerinden biri Dilhayat Kalfa’dır. Saray görevlisi olan Dilhayat’ın birçok bestesi biliniyor. Evcârâ makamında bestelediği peşrev ve saz semaisi hâlâ bu faslın vazgeçilmez eserleridir. Osmanlı’nın her döneminde minyatürlerde, gravürlerde Surname–i Hümayunlarda resmedilmiş kadınlara rastlarız. Bunlar sadece eğlenceleri renklendiren rakkaseler veya çengiler olarak değil, tıpkı erkekler gibi birer sâzende ve icracı olarak da görünürler.

On dokuzuncu yüzyılda bu durum değişmedi. Tanzimat sonrasında sarayın genel musıki tercihlerinin Batı’ya yönelmesi kadınların rolünü azaltmadı. Aksine, o dönemden sonra hanımlar hem Batı musıkisi, hem Türk müziği icra eder oldular. Bestekâr Leylâ Hanım (1850–1934) hâtıralarında Abdülhamid döneminde Yıldız Sarayı’nda sadece hanımlardan müteşekkil küçük bir orkestranın ve bir fasıl heyetinin bulunduğunu anlatır. Sultan Abdülhamid’in başmabeyincisi Faik Bey’in kızlarından ikisi sonradan birer önemli müzisyen oldular. Bunlardan biri “Kime hâlim diyeyim, kime şekvâ edeyim” ve “Kız sen geldin Çerkeş’ten” gibi birçok nefis şarkının bestecisi Faize Ergin, diğeri de Ankara ve İstanbul radyolarında uzun yıllar kemençe sanatçısı olarak bulunan ve besteci Refik Fersan’ın eşi rahmetli Fahire Fersan’dır.



Cumhuriyet döneminde de bu durum değişmedi elbette. Türk musıkisi icracıları arasında kadınlar ön plânda oldular ve bugün de olmaya devam etmekteler. Deniz Kızı Eftalya ile başlayan, Hamiyet Yüceses, Safiye Ayla ve Müzeyyen Senar gibi icracılarla devam eden bir ses sanatçıları zincirimiz var Cumhuriyet sonrasında. 1996’da Yapı Kredi tarafından yayınlanan Hanım Besteciler başlıklı 3 CD’lik albümde yirminci yüzyılda yaşamış on iki hanım bestecimizin eserleri var. Okuyanlar da Serap Mutlu Akbulut ve İnci Çayırlı. 1998’de bir Cemre prodüksiyonu olarak çıkan Kadın Bestecilerimiz albümünde ise sadece eserleri icra edilen besteciler değil, icracılar da kadın.

Eğer Osmanlı/Türk musıki geleneğine sahip çıkılacaksa onun her yönüne sahip çıkılmalı. Dolayısıyla, bu iddiadaki bazı radyo ve televizyon kanallarının müzik programlarından geleneğin içinde her zaman bulunmuş olan kadın icracıları sistematik olarak dışlamalarını onaylamak kabil değil. Eski eserleri ya da geleneği makbul sayarken onları kendi özel seçim ve yorum süzgecinden geçirmesi kültürel muhafazakârlarda sık rastlanan bir çelişkidir. Bugün hoşlarına gitmeyeni dünkü gelenekten de çıkarıp atıverirler. Dolayısıyla, gelenekçi tavır geçmişle gelecek arasında bir kültür köprüsü kurabilme amacına ulaşamayabiliyor. Bunun yerine Türk “gelenekçileri” zaman zaman geçmişle gelecek arasındaki uçurumu derinleştirme tuzağına düşüyorlar. Zaten müzik ve kadın meselesi bu örneklerden sadece bir tanesi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN