DOLAR 16,1920 -0.96%
EURO 17,4658 -0.86%
ALTIN 964,40-0,79
BITCOIN 467578-1,78%
Adana
29°

AÇIK

13:06

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Nakleden aziz olur
47 okunma

Nakleden aziz olur

ABONE OL
12 Şubat 2015 20:22
Nakleden aziz olur
0

BEĞENDİM

ABONE OL

* Şu iki kişinin çıkardığı fitneyi, şeytan bile çıkaramaz: Dünyaya

düşkün âlim ve ilimsiz sofu.

* Ne söyleyeceğine ve ne zaman söyleyeceğine dikkat et!

* Kişinin kelâmı, aklının beyânı, faziletinin tercümanıdır.

* Âlimlerin ziyneti; bilmiyorum demektir. Cahiller, atar atar

söyler. Âlim, her kelimeden korkar, vesika bulmadan söyleyemez.

Her suale cevap vermek, bir âlim için ahmaklık işaretidir.

* İnsanların çektikleri sıkıntıların sebebi kötü din adamlarıdır.

Kötü din adamları, mahsulün önündeki suyu kesmiş kaya’lara

benzer. Suyu bırakmazlar ki mahsul sulansın, hayat bulsun. Taş

oldukları için, kendileri de istifade edemez.

* En iyi âlim, en iyi insan nakledendir, vasıta olandır. Kendinden

söyleyen ve kendine bağlayan değil. Sakın ola ki, kendinizden bir

şey söylemeyin. Dinimiz nakil dinidir. İman ibadet bilgileri kıyamete

kadar aynıdır, değişmez. Naklederseniz aziz olursunuz, nakle

dayanmadan anlatırsanız rezil olursunuz. Ehl-i sünnet itikadını, ehl-i

sünnet âlimlerinin kıymetli eserlerini yayın. Doğru iman ibadet

bilgilerini duymak insanların en tabii hakkıdır. Bu kıymetli ve şerefli

bir hizmettir.

* Âlim kimdir? Işığı karanlığı gören kimsedir. A’maya (kör olana)

hep karanlıktır. Âlim, hakkı bâtıldan ayırt eden insandır, İslam

âlimlerinden nakil yapan kişidir.

* Âlimleri hafife alanların ahireti, ümerâyı hafife alanların

dünyası, dostlarını hafife alanların mürüvveti yıkılır.

* Ahirette en bedbaht insan, hak diye gidecek öbür tarafa, bir de

bakacak ki bâtılla uğraşmış, yani Cenab-ı Hakkın razı olmadığı bir

yolda bulunmuş, razı olmadığı, sevmediği, beğenmediği bir şekilde

amel etmiş, eyvaah ne olacak benim hâlim şimdi diyecek. Hak, ehl-i

sünnet itikadı ve gereklerini yapmaktır. Bâtıl, buna uymayanlardır.

* Her ne olursa olsun, insanın iki şeyden birine tâbi olmak

durumu vardır. Ya kendine tâbi olur ya bir âlime tâbi olur. Kendine

tâbi olan kendi gibi olur. Ama bir âlime tâbi olan, bir âlimin sözüne

mesela İmam-ı Rabbani hazretlerinin sözüne göre hareket eden

insan, olgunlaşır, yavaş yavaş zamanla fazilet sahibi bir insan olur.

Çünkü tâbi olunca, adeta onun kalbi ile sizin kalbiniz arasında bir

hat kurulur ve onun kalbinden fışkıran iman dolu ihlas, muhabbet,

Allahü teâlâya karşı olan muhabbeti, Peygamber efendimize olan

tâbiiyeti size inikas eder, size de akseder. Aynı, karpuzun güneşin

karşısında olgunlaşması gibi olur da, karpuzun haberi bile olmaz.

* Hiç kimse yağmura tepsi tutarak su biriktirmez. Cenab-ı Hak

bu yağmuru toprağa indirir. Toprakta bu yağmur süzülüyor, kanallar

meydana geliyor. Bu kanallar tekrar dünyaya çıkıyor. Tertemiz su

belirli bir yerde toplandıktan sonra dağılıyor ve herkes bir musluğa

gelip su içiyor. Yani esasında her yere yağan rahmet, su, bir

musluktan içilmek ihtiyacına haiz. Musluğa gitmeyen suya

kavuşamaz. Onun için kavuştuğumuz muslukların yani mezhep

imamlarımızın, ehl-i sünnet âlimlerinin kıymetini iyi bilelim. Su orda

var çünkü. Evet su her yerde var ama dereden de akıyor, yoldan da

akıyor, havadan da akıyor. Temiz su, kontrolden geçmiş sudur.

İdarenin tasdik ettiği, izin verdiği suyu ancak içebiliyorsun, diğerlerini

mühürlüyorlar çünkü. Mühürlenmiş suyu içemezsiniz. Arzu ettiğiniz

suyu içemezsiniz. Size verilen suyu içeceksiniz. Onun için bu suyun

kıymetini bilin, bu muslukların kıymetini bilin. Ancak böyle kurtulmak

mümkün olacaktır.


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.