KozanBilgi.Net 15 Yaşında... SİZLERLE BİRLİKTE NİCE 15 YILLARA...

NE DESEM???

NE DESEM???

Öyle çok konu var ki yazacak. Hangisinden başlayacağımızı şaşırıyoruz bazen. Ülkenin sorunları kar yumağı gibi giderek büyüyor.

Güvenlik en öncelikli konu haline geldi. ÖLÜM sıradanlaştı. Yoksulluk-yolsuzluk-işsizlik-adaletin ölümü iç güvenlik meselesi haline geldi.

Kurumlar, “vasıfsız-birikimsiz-kurum hafızasına yabancı” yandaşa teslim edildi. Üniversite kadroları tel tel dökülüyor.

Tarım ve hayvancılık bitirildi. Sırp katillerinden et alıyoruz iyi mi?

Yıllardır “geldi İsmet(İsmet Paşa’yı kast ederek), kesildi kısmet” diyenler, ambarlarımızı-samanlıklarımızı kuruttu.

Okullar içler acısı. İktidar, Devleti sosyal devlet olmaktan çıkarıp, Osmanlı Devletinde olduğu gibi, “TAHSİLATÇI DEVLET” yapma yolunda hızla ilerliyor. TAHSİLATÇI DEVLET olursanız, vatandaşın devlete olan bağlılığı zayıflar. Devlet Babadan, tahsilatçı devlete geçildiğinde, devlet babaya olan saygı ve bağlılık ortadan kalkar.

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, halkı karpuz gibi ikiye böldüler. İktidar eskiden muhalif olan herkese “Ergenekoncu” diyordu. Referandum çalışmalarında direk terörist dedi. Yani anayasal suç işledi. Hiçbir savcı bu suçu görmedi, duymadı(!).. Maşallah,” dam” terminale döndüler. Ana bilgisayara(iktidar) bağlı çalışan dam(aptal) terminale…

Dış politikada ABD kuyruğuna takılan iktidarın yanlışlarının bedelini ülkece ödüyoruz. Çocuklarımız her gün mezara yollanıyor. Ülke tabuta kesti. Analar ağlamayacaktı ya!? Bırakın anaları, bütün sülaleyi, hatta ülkeyi ağlatıyorlar.

Bütün bunların üzerine ABD’de rehin tutulan Reza Zarrab konusu var. Davayı izleyen CHP ABD Temsilcisi Yurter Özcan, Zarrab’ın suçlamaları kabul edip anlaşma yoluna gidebileceğini söylüyor. Türkiye’nin başına gelebilecekler beni fena halde endişelendiriyor.

2013 yılında bu konuda bir yazı yazıp;

 “Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere’nin en büyük iki bankası HSBC ve Standard Cartered’a toplam 2.5 milyar dolarlık kara para aklama cezası kesti.” Diyerek uyarmıştım.

Maalesef UYANDIRAMADIK(!)..

Peki ne yapalım?

Dış politikada ülke çıkarlarımız neyi gerektiriyorsa onu yapmalıyız. Saddam üzerinden hedef alınan Irak Devletiydi. Kaddafi üzerinden Libya hedef alındı. Libya paramparça oldu. Esad üzerinden Suriye harabeye çevrildi. Bizler Erdoğan üzerinden ülkemizin hedefe konmasına bütün gücümüzle karşı çıkacağız. Çünkü gidişat bunu gösteriyor.

ABD ve ABD’yi yöneten çete(küresel mafya), öyle Perinçek ekibinin söylediği kadar kolay çıkmaz bu coğrafyadan. Yenildi(!) diyerek tehlikeyi kimse hafife almasın. Örtmesin!!. Ortadoğu 3. Paylaşım savaşının merkezidir. Bu coğrafyadan çekilmek, büyük devlet olma iddiasından vaz geçmek demektir ki, bunu ABD istese bile yapamaz.

Bizler bir kişiye duyduğumuz haklı öfke için ülkemizden vaz geçmeyecek kadar büyük-köklü bir devlet geleneğine sahip  Türk vatandaşlarıyız. Kendi sorunlarımızı bir yabancı ülkeye ihale edecek kadar onursuz değiliz. Kısacası, konu dış ilişkiler olduğunda devletimizin yanında olacağız ama koyun gibi değil. Tetikte, bütün detayları görmeye çalışarak, aldatılmaya karşı uyanık bir durumda kalarak..

Şartlar Türkiye’yi Rusya, İran, Irak, Suriye ile birlikte olmaya zorladı. Yani, bizlerin en başında söylediği birliktelik… Yalnız;

Bizler, ABD mandası diyenlerin karşısında Rus Mandası demedik. Bizler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dış politikasını benimsedik. Oysa bazı konuşmaları gördüğümde, ABD yerine büyük abi Rusya olsun manası çıkarılacak yorumlar yapılıyor. Dayak yiyen, ya da sopayı görünce mahallenin bıçkın delikanlısına sığınan ergen gibi…

Dış politikada hiçbir ülke ile çıkarlarınız yüzde yüz örtüşmez. Rusya’nın sıcak karnı, içinde bulunan özerk Türk devletleridir. Bu nedenle Rusya Ermenistan ile birlikte Karabağ’a saldırmış, Azarbeycan’ın Türkiye ile ulaşımını karadan kesmeyi planlamıştır. Rusya’da bulunan PKK bürosunu da unutmayın!.

İran ile birlikteliğimizde İran’ın Türkiye’ye rejim ihraç etme tehlikesi unutulmamalıdır.

Rusya Afganistan’ı harap edip çıktıktan sonra ülkeye Taliban hakim oldu. Halk önceleri çok sevindi. Sevinçleri gırtlaklarında kaldı. Taliban ülkeye kabus gibi çöktü. Kadınların çalışmasını yasakladı. Şia olan ve Hazara diye adlandırılan Afganlılara büyük katliam yaptılar. Rus ve Taliban nedeniyle onurları çiğnenen, aşağılanan halk ABD’ye “kurtarıcı” gözüyle baktı. Sonra ne mi oldu? ABD Afganistan’a girdi. Afganistan Halkı öyle çok aşağılandı ki, değerleri yok edildi. K. Hosseini “Uçurtma Avcısı” adlı kitabının bir yerinde Taliban için şunu yazıyordu: “İnsan olmana asla izin vermiyorlar.”

Bu söz, işgal edilen her ülke vatandaşı için geçerlidir. İşgal güçleri insan olmana asla izin vermez.

Bu yazı, bir giriş yazısı oldu. Bu yazıdan sonra iç politikada neler yapmalıyız? Bizi nasıl tehlikeler bekliyor? Belli başlıklar altında öneri ve çözüm seçeneklerini yazacağım.

Kalın sağlıcakla….

Zahide UÇAR

03.11.2017

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın