Ne olacak? Havada duruyorlar işte!

Ne olacak? Havada duruyorlar işte!

Aslında eleştiriyi kaldıramayanlar için yazı yazmak istemiyordum da, “Dilimi eşek arısı soksun” derler ya, işte öyle bir şey.

Biliyorum usta gazeteci kızacak.

Hakkı abi de kızacak.

Ama ben ne yapayım. Elin adamı konuşuyor.

Biri soruyor.

-Partinin durumu ne şu anda?

Diye.

-Hangi durumu?

Diye soruya soru ile cevap veriyor öteki.

-Canım, Kozan ilçe yönetimini soruyorum.

Cevap aynen şu:

-Ne olacak? Havada duruyorlar işte! Kara Şövalyelerin savaşı var! Karaoğlu’larla, Karavelioğlu’ların hakimiyet mücadelesi. Olan partiye oluyor.



Bir başka yerde kızmış CHP’li kardeşim. İş yerinin önünden geçerken beni çağırdı.

-Abi eleştirileri çok güzel yazıyorsun da, oruçta Tapan’a gezi yapan vekilimiz Ali Demirçalı çok iyi, çok bey efendi bir adam. “Çağırın her zaman gelirim” diyor.

Söz aldım;

-Bende sayın vekile bir şey demedim. Hatta “Yine bekleriz sayın vekilim” diye başlık attım. Bu sözümde de samimiydim. Ama, vekilin suçu ne? Plansız programsız gezi yapılırsa olacağı bu. Hiç mi ilçe başkanının Tapan’da ulaşacağı bir adam yok. Şunu da samimiyetle söylüyorum; halkın değerlerine saygısızlığı halk hiç affetmiyor. 12 Eylül 2010 referandumundan önce de yine Ramazan ayında Kozan’dan dört-beş sosyal demokrat ağabeyimiz gelmişler. Yine kahve kapalı. O bahsettiğim CHP’li arkadaşa ulaşmışlar. İçecek soğuk bir şeyler istemişler. Gelen ayranı köylülerin şaşkın bakışları arasında içerek ayrılmışlar. Bunu hala konuşuyor köylüler. Belki de CHP’yi hiç sevmeyenler yapıyor bunu ama, sonuçta o fırsatı vermemek lazım. Gelin evimde bulgur pilavınızı, salatanızı yedireyim. Çayınızı, kahvenizi içireyim. Birkaç telefonla kahvenin önüne otuz-kırk kişi toplayayım. Mesajınızı verin ve güle güle gidin. Ama inancınız ne olursa olsun başkalarının inancına da saygı gösterin. Laiklik bu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Diyorsunuz ya; güldürüyorsunuz beni!

CHP’li kardeşim;

-Bu konuda haklısın abi. Parti ne güzel giderken birbirlerine düştüler. Bu böyle gitmez. Burada tek yapılacak iş şu: İlçe başkanı partiyi en kısa zamanda olağanüstü kongreye götürmeli. Seçime de çarşaf liste ile girmeli. Başkan bunu yaptığında, seçimi kazansa da kendi kazanır, kaybetse de kendi kazanır. Tekrar başkan olursa belki yanında taşımak zorunda olduğu seksen yaşındaki adamlardan kurtulur. Daha dinamik bir yapıya kavuşur parti. Partinin toparlanıp sağlıklı bir şekilde yerel seçimlere girebilmesinin en mantıklı yolu bu.

Diye, mensubu olduğu ve çok sevdiği partisinin havadaki yönetimine bu mesajı verdi.

Hakkı abi telefonda bana kızıyordun “Tapan gezisinde sen var mıydın” diye. Seni Göller yaylasında araya araya zor bulmuşlar o gün!



Sayın ustam! Bak ben ihtiyarım, ama sana “ustam” diyorum.

Birincisi, beni başka ihtiyarlarla karşılaştırma. Ben bu işi amatörce zevk için yapıyorum. Bir yıl yazdıktan sonra bıraktım; ama beni bırakmadı www.kozanbilgi.net ve Kozan Sancak Gazetesi. Benim bundan hiçbir maddi çıkarım yok. Çıkarım olmadığı gibi cebimden de harcıyorum az çok.

İkincisi, ben yaptığım hareketin ve yazdığım yazıların hep arkasındayım. Varsa verilecek bir hesabımız çıkar veririz. Çok çok bizim de bir sabıkamız olur! Yanlışsa da, doğru bildiğimizi sandığımızı yapmak ve söylemekten olur.

Üçüncüsü, kanun okumamı istiyorsun. Ben senin kafanın kılları sayısı kadar kanun, yönetmelik, yönerge ve genelge okudum. Hala da okuyorum müsterih ol.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  “Her şey” iyice anlatılmış olsa…

Ciğer işine gelince,  bende sordum öğrendim. Bağrıyanıklar’da, Yılmaz Tutar’da, Hüseyin Cura’da hep aynı fiyata veriyorlar!

“Sahibinin sesi” cümlesine gelince, işte burada duracaksın.

Duyduğum kadarıyla CHP üyesisin.

Hangi hizmetinin karşılığı olarak AKP’li Belediye Başkanının referansı ile gazetene abone kaydı yapıyorsun?

 

NOT: Sayın Yusuf Başkan, davetimde her zaman samimiyim. Acımasız eleştiri yapsam da kapım Tapan’da da, burada da her zaman açık.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın