DOLAR 17,2214 1.41%
EURO 17,5386 0.33%
ALTIN 961,71-0,10
BITCOIN 3461274,94%
Adana
29°

AZ BULUTLU

20:47

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Nefsini tanıyan Rabbini tanır
46 okunma

Nefsini tanıyan Rabbini tanır

ABONE OL
14 Mayıs 2015 08:45
Nefsini tanıyan Rabbini tanır
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sual: Hadis-i şerifte (Nefsini tanıyan Rabbini tanır)

buyuruluyor. Kişi kendini nasıl tanır?

CEVAP

Bir kimse, kendi şahsında Allahü teâlânın zatının varlığını, kendi

sıfatlarında, cenab-ı Hakkın sıfatlarını, kendi irade ve tasarrufundan,

Onun bütün âlemlerdeki tasarrufunu anlayabilir.

İnsan kendine baktığı zaman, bir damla sudan, göz, baş, kan,

sinir gibi vücudunun bütün organlarının ve akıl ve ruhunun

yaratılmış olduğunu görür. Bunu kendisinin yaratmadığını, bir

yaratıcının bulunduğunu zaruri olarak bilir. Tesadüfen muazzam bir

vücudun meydana geldiğini düşünmek akla uygun olmaz. Vücuttaki

organların yerli yerinde yaratılışını, hiçbir uzuvda eksiklik ve

fazlalığın bulunmayışını görür ve bunları yoktan yaratanın kudretini

anlar.

Bütün akıllılar bir araya gelse, insanın şeklinden daha

mükemmelini düşünemezler. İki el yerine üç veya dört el olsa veya

göz, başka bir yerde olsa daha iyi olurdu denemez. Her organın en

uygun şekilde yaratılmış olduğunu görür. İnsan ne düşünürse

düşünsün eksik olur ve Hak teâlânın yarattığı ise en mükemmeldir.

Yaratan her şeyi bilir ve her şeye gücü yeter.

Bir kimse, organlarının faydalarını ve hikmetlerini ne kadar çok

bilirse, Yaratıcıya olan hayranlığı o kadar çok olur. İşte bunun için

kendini tanımak, Allahü teâlâyı bilmenin anahtarıdır.

İnsan, canlı cansız bir mahlûka baksa, mesela suya, havaya,

Güneşe, Aya baksa, bunların işleyişlerini, faydalarını düşünse, yine

Rabbimizin büyüklüğünü, kudretini görür. Bunları görebilen, kendinin

yaratılış gayesini düşünür. Bunun da Yaratana kulluk ve ibadet

etmek olduğunu öğrenir.

O halde Allahü teâlâyı tanımaktan maksat, Ona, Onun istediği

şekilde doğru ibadet etmektir. Bunun için de, İslam âlimlerinin

Kur’an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden çıkardığı bilgileri öğrenmek

gerekir. Herkes, her sahada uzman olamaz. Uzman âlimlerin kendi

sahalarında söz sahibi oldukları bilgilerden bize faydalı olanlarını

öğrenmek lazımdır. Bu bilgileri kendimiz, doğrudan doğruya Kur’an-ı

kerimden öğrenmemiz mümkün değildir. Mümkün olsa idi,

Resulullah efendimizin gönderilmesi lüzumsuz olurdu. Hâşâ Allahü

teâlâ lüzumsuz iş yapmaz. Herkes anlayabilseydi, (Resulüm bu

Kur’anı ümmetine açıkla) [Nahl 44] buyurmaz, insanlara, (Alın bu

Kur’anı okuyun, herkes anladığı gibi amel etsin) derdi. Demek ki

yalnız Kur’an diyenlerin art niyetli oldukları buradan da

anlaşılmaktadır.

Üstelik Kur’an-ı kerim 23 yılda geldi. Resulullah efendimizin

vârisi olan âlimler, Kitap ve sünneti açıklayarak, çeşitli kitaplar

hazırlamışlardır. Bu bakımdan dinimizi, ibadetlerimizi muteber

ilmihallerden öğrenip ilmimizle amel etmeye çalışmalıyız.

Nefsin ikinci ve önemli bir manası daha var. Şeytandan daha

kötü olan içimizdeki bu varlığa da nefs yani nefsi emmare denir.

Bütün kötülüklerin kaynağıdır. Nefsi emmare, hiç iyilik yapmak

istemez. Hep kötülük yapmak ister. Kendisine ve başkalarına zararlı

olan şeyleri sever. Dünya ve ahirette saadete kavuşmak için, nefse

uymamak, onu zayıflatıp, zarar yapamayacak hâle getirmek

lazımdır.

Nefsi zayıflatacak birinci ilaç, İslamiyet’e uymaktır. Haramların

hepsi, dünya malına, mevkisine, zevklerine düşkün olmak, nefsin

gıdasıdır. Onu besler, kuvvetlendirirler. Nefs kuvvetlenince, bütün

iyiliklerin, güzel ahlakın ve medeniyetin kaynağı olan İslamiyet’e

saldırır. Din ile, iman ile, Allahü teâlânın emirleri ile alay eder. Çünkü

nefsimiz Allah’ın düşmanıdır.

Allahü teâlâ Hazret-i Davud’a buyurdu ki:

(Nefsine düşmanlık ederek bana dost ol!) [İhya]


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.