“Öğretmenler kartla ve ayrımcılık kaygısıyla yaşıyor”

“Öğretmenler kartla ve ayrımcılık kaygısıyla yaşıyor”

DSCF5267

Türk Eğitim Sen Kozan Temsilcisi Mürsel YAZICI; 24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili yaptığı açıklamada:

“24 Kasım, Atatürk’ün ‘Millet Mektepleri Başöğretmenliği’ unvanını aldığı gün. Bu nedenle bizim için ayrı bir önemi var. Bu vesileyle tüm üyelerimizin ve öğretmen arkadaşlarımın Öğretmenler Gününü en içten dileklerimle kutluyorum.

Siz öğretmen arkadaşlarıma;

  • Yarınınızdan emin, kaygıdan uzak olduğunuz,
  • Adalet kaygısı taşımadığınız,
  • Ekonomik sıkıntı çekmediğiniz,
  • Görüşlerinizi rahatlıkla söylediğiniz,
  • Tecrübelerinizin değerlendirildiği,
  • Üstleriniz tarafından değer verildiğiniz,
  • Güvenildiğiniz ve saygı gördüğünüz,
  • Gururunuzun incinmediği,

Nice Öğretmenler Günü diliyorum;

 

Maalesef Türkiye’de öğretmenlik mesleği itibar kaybeden bir meslek haline geldi. Oysa öğretmenle birlikte kaybedilen milletin geleceğidir. Öğretmenleri ekonomik ve sosyal açıdan kazanamadığımız sürece eğitim-öğretim davasında başarılı olamayız. Bunu ülkeyi yönetenlerin ve apar, topar 123 liraya evet diyerek mutabakat imzalayan yandaş sendikanın çok iyi bilmesi lazımdır.

Öğretmenler Günü dolayısıyla yapılan ankette her 100 öğretmenden 80’ninin kredi kartı borcu ve her 100 öğretmenden 79’unun bankalara borcu var, her 100 öğretmenden 45’inin kendine ait evi yok, her 100 öğretmenden 53’ü kirada oturuyor, her 100 öğretmenden 40’ı ailesinden yardım alıyor,her 100 öğretmenden 5’i depresyonda, her 100 öğretmenden 52’si borçları nedeniyle stresli, gergin ve sinirli, her iki öğretmenden biri bu mesleği seçtiğinden dolayı pişman, sadece 100 öğretmenin 5’i en itibarlı mesleğin öğretmenlik olduğuna inanıyor.

“AYRIMCILIK PKK TERÖRÜNÜN ÖNÜNE GEÇTİ”

Bu ankette her yıl “Türkiye için en büyük tehdit nedir?” sorusunu sorarız. Bu yıla kadar ankete katılanların büyük kısmı PKK terör örgütü ya da ekonomik sorunlar, işsizlik seçeneklerini işaretliyordu. Ama bu yıl ankete katılanların yüzde 42,8’i “Türkiye için en büyük tehdit nedir?” sorusuna “ayrımcılık ve kadrolaşma” cevabını vermiş. PKK terörü ise ikinci sırada, yüzde 26.8 oranında yer almış. Bu sonuç beni çok etkiledi. Bakınız; 17 Aralık tarihinden sonra kamuda yaşanan olaylar öğretmenleri o kadar rahatsız etmiş ki, bunu iliklerine kadar hissediyorlar ve anket sonucuna yansıtıyorlar.

Peki, bu nasıl böyle oldu? PKK terör örgütünden daha çok öne çıkan ayrımcılık kanaati nasıl oluştu? İşte hep birlikte yaşıyoruz. Okul yöneticileri görevlerinden haksız yere alındı. Türk milli eğitimine ömrünü vakfetmiş birçok kıymetli yöneticimiz maalesef çeteler tarafından görevlerinden ekarte edilirken, birinci değerlendirmede başarısız bulduklarını sendikasını değiştirince ikinci değerlendirmede 100 üzerinden 90 vererek başarılı buldular.

Bu kadar insanın ahını alanlar ve bunları seyredenler yarın kul hakkıyla yarın Allah’ın huzuruna nasıl çıkacaklar?

Bu kanunu Türk Eğitim Sen Muhalefetle görüşerek Anayasa Mahkemesine taşımıştı. Türk milli eğitiminin daha fazla yıpratılmaması ve eğitim camiasının çalışma huzuru ve iş barışının daha da katledilmemesi için Anayasa Mahkemesi’nin bir an önce beklentiler doğrultusunda karar vermesi gerekmektedir.

Sendikamız, kamuoyu hassasiyetine dikkat çekilmesi ve karar alma sürecinin hızlandırılması için Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç’ın bir kez daha bilgilendirilmesi amacıyla ülke genelinde başlatılan mektup kampanyasına Kozan Temsilciliği olarak beş yüz mektupla destek verdik.

 “5 ARALIK’TA ANKARA GİDİYORUZ”

2014 yılında 123 TL, 2015 yılında da yüzde 3+3 zamma kuzu kuzu imza atanlar, bütün memurların yıllarını kaybettirdiler. 2014 yılında 123 TL zam yapıldı. Enflasyon hedefi o zaman yüzde 5,3 idi. Ama bugün enflasyon hedefi yüzde 9.4 olarak revize edildi. Kamu çalışanlarının son 10 ayda alım gücünde 240 TL azalma meydana gelmiştir. Yüzde 12 zam bu açığımızı kapatabilir. Yüzde 12 zam en düşük devlet memuru maaşında 201 TL zam, ortalama memur maaşında ise 260 TL’lik artış demektir. Talebimiz bu.

Kamu çalışanlarının hem ekonomik, hem sosyal anlamda kayıplarının karşılanması için tüm kamu görevlilerine sorumluluk düşüyor. Yürekli bir sendikal anlayışın yetkili kılınması mecburiyet haline geldi. 6 Aralık tarihinde Ankara’da tüm teşkilatlarımızla bir yürüyüş ve miting yapılacak. Kendi haklarımız için zaman ayıralım. Bu miting sadece ek zam için yapılmayacak. Türkiye’de ayrımcılık yapanlar deşifre edilecek. Adil gelir dağılımı olmadığı anlatılacak. Gelin, bunu birlikte yapalım. Kozan’dan 5 Aralık akşamı Ankara’ya hareket edeceğiz. Tüm kamu çalışanlarını eylemimize davet ediyorum.

İşte öğretmenlere ve kamu çalışanlarına tüm bunlar reva görülürken öğretmenlerimizin ürettiği değerlerle birçok şeyi hak ettiğini düşünüyorum. Anne, babalara sesleniyorum: Öğretmeni çocuğunuzun gözünde küçültürseniz, o çocuğu kaybedersiniz. Öğretmenin davası, bu milletin davasıdır, sizin davanızdır.”

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Mürsel  YAZICI
Türk Eğitim-Sen Kozan
İlçe Temsilcisi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN