Olaya Tayyipsiz Bakmalı 

Olaya Tayyipsiz Bakmalı 

Taksim olayı, ”Erdoğan istifa” söylentilerine dönüştüğü için dindarlarda AKP gidecek mi endişesi başladı. Metin Karabaşoğlu ”Bu Tayyip Erdoğan ve AKP meselesi değil” diyor. Karabaşoğlu’na göre mesele, oluşmakta olan ittihad-ı İslam’ın önünün kesilmek istenmesiymiş. Bkz: (Bakamazsınız. O yazıyı ve bu yorumu yayınlayan Moralhaber kendini fesh etti)
Zihnini olaya odaklayan her kişi aynı kanaata erecek diye bir kural yok ki!.. Karabaşoğlu da olayın sebebini öyle algılamış.
Hatırlatayım: Ülkelerde İslam var ise kendiliğinden ittihad oluşur. Oralarda ilim vardır; oralarda hakka hukuka dikkat edilir; oralarda Rabb’in verdiği nimetlere şükür edilir; ve oralarda görünüldüğü gibi olunur, olunduğu gibi görünülür.
İttihad oluşturulacak sanılan ülkelerin yönetimi İslam mı ki ittihad-ı İslam oluşabilsin?
1980 darbesi sonrası, Kenan Evren yönetimi, Suudi Arabistan başta olmak üzere, Körfez ülkeleriyle, Ürdün’le, Pakistan’la temasa geçti.
Evren oralara gitti, oranın başkanları buraya geldi. Bütün dindarlar ittihad-ı İslam oluşuyor havasına girmişti. Sonra ne olduysa oldu, Kenan Evren ve arkadaşları birden bire lanet okunan darbeciler sınıfına sokuldu. Anlaşıldı ki, ittihad-ı İslam oluşması için, yönetimde darbe yapanların değil, kafasında takke, camiye girip-çıkan birilerinin olması lazımmış. Öyle biri Erdoğan idi ülkenin dindarların nazarında; Başında çok Nurcuların bulunduğu dindarlarımız Erdoğan ekibi ile ittihad-ı İslam oluşacağını sandılar.
Karabaşoğlu’nu bilgilendireyim: Geçmişte bir Bağdat Paktı oluşmuştu. Müslüman bilinen ülkelerin birlikteliğini amaçlıyordu. Ömrü çok kısa sürdü. Oluşturan İngiltere idi.
Kenan Evren yönetimde iken başlatılan müslüman ülkeler arası temas, Türkiye’nin yeni bir finans sektörüyle tanışmasını sağladı. Bunu gerçekleştiren de İngiltere idi. Dindarlarımız Kenan Evreni hiç beğenmediler, ne hikmetse!..
Şimdi Erdoğan yönetiminde yürütülen Körfez ülkeleri, Ürdün ve Sudi Arabistan yakınlaşması, oralardan buraya durmadan para akışına sebep oluyor. Hazine döviz dolu. IMF’ye borç sıfırlandı. Bunu bu raddeye getiren yine İngiltere.
İngiltere’nin desteğiyle ittihad-ı İslam oluşamaz mı?
Oluşur elbette. Ama bu İslam ahlakı gereği uluslararsı anlaşmalara sadık kalınmasını gerektirir.
Eğer İngiltere, zamanında yapılan antlaşmalarla ABD inisiyatifine girmiş Türkiye’yi, antlaşmaları tepikletip kendi inisiyatifine almaya zorluyorsa, Taksim olayı da olur, Ahmet Akgündüz’ün hırsla dile getirdiği 31 Mart vakası bile oluşur. Benim Karabaşoğlu Arkadaşım gibiler de Taksim Gezi Parkı olayını ittihad-ı İslam’ın önlenmesi için sanır.
Risale-i Nurdan ders alanlar, olaya tek yönden değil çok yönden bakmalıdırlar.
İbrahim Faik Bayav

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  VAN  KATLİAMI 21 NİSAN 1915

Bu makale 18 Haziran 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın