Ölenler hep ihtiyar mı? - KozanBilgi.Net

Ölenler hep ihtiyar mı?

Ölenler hep ihtiyar mı?

* Dün öldü, bugün can çekişiyor, yarın var mı?

Genç olan ölmez mi, ölenler hep ihtiyar mı?

* Kalbler, içi boş kaplara benzer, hayırlı olan hayırla dolu

olandır.

* Şükredilen nimet bakileşir.

* Bir kimse günahını ben yapmadım diye gizlerse, yalan

söylemiş olmaz, tevbe yerine geçer.

* Sevgi hep yüksekten aşağı gelir. Bir büyük zata birisi, (Allahü

teâlâ beni seviyor mu?) diye sormuş. O da (Sen Allahü teâlâyı

seviyor musun?) demiş. Evet seviyorum deyince, Allahü teâlâ seni

seviyor buyurmuş. Çünkü sevgi yüksekten aşağı gelir. Eğer O seni

sevmeseydi sen Onu sevemezdin.

Kocası sevmezse hanım nasıl sevsin. Hocası sevmezse talebe

nasıl sevsin. Onun için herkesi sevin. Siz severseniz onlar da sizi

sever. Niye beni sevmiyorlar diye şikayet etmeyin. Siz severseniz

onlar da sevmese bile severler.

* Şiddetli sel, önüne çıkanı alır götürür. Ancak bir çınarın

kovuğuna girmiş saman çöpünü götüremez. O saman çöpü, çınarın

kovuğunda döner durur, sel ona bir şey yapamaz. Ahir zamanda da,

küfür, şiddetli sel gibi akar. Önüne çıkanı alır götürür. Ancak, imam-ı

Rabbani hazretleri gibi bir ehl-i sünnet büyüğünün, böyle yüce bir

çınarın kovuğuna girenleri götüremez, bunlara bir şey yapamaz. Bu

büyüklerin kovuğuna girenler, yani onları sevip yollarında olanlar

seçilmiş, mübarek insanlardır. Bu kimseler, neseplerinde muhakkak

ya Peygamber efendimize ya da Eshab-ı kirama dayanırlar.

* Allahü teâlâ bir kuluna üç şekilde hidayet verir, müslüman

yapar:

1- Ezelde sevmiş nasip etmiştir.

2- Bir kul, Allahü teâlâya kavuşmak için araştırır, Allahü teâlâ,

ona bütün yolları açar, İslam’la nasiplenir.

3- Bir insana, hatta samimi olarak Allah için bir hayvana iyilik

yapar, şefkat gösterirse, Allahü teâlâ, (Benim yarattığıma şefkat

gösterene ben de şefkat gösteririm) der, imanı nasip eder. Allahü

teâlâ, cömertleri sever… Kâfir cömerde son nefeste iman nasip

olabilir.

* Dünya, dünyanın değil, ahiretin tarlasıdır. Bu öyle bir tarla ki

ekiyorsun, bire on, bire 700 veriyor. Bu en azı yukarısının sınırı yok.

Ancak, bu tarlaya, dünyalık ekersen koca bir hiç alırsın. Aklı olan hiç

ile uğraşır mı? Bunun için bu tarlaya herkesin bir şeyler ekmesi

lazım. Bu tarlada, insanların dünya ve ahiret saadetlerine

kavuşmaları yani müslüman olmaları için, şunu yapmak herkese

farzdır: Beden ile çalışacaksın. Bu mümkün değil ise, beden ile

çalışanlara destek olup, yardım yapacaksın. Bu da mümkün değil

ise onlara dua edeceksin.

* İnsan ruh ve bedenden yaratılmıştır. Nasıl ki insan bedenin

hastalanmaması için ona iyi bakıyorsa ruhuna da iyi bakması,

beslemesi gerekir. Ruhun gıdası dini ilimdir. Bu ilmin menbaı da,

ehl-i sünnet âlimleri yani onların kıymetli kitaplarıdır. İmam-ı

Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

(Bir hükmün doğru veya yanlış olduğu Ehl-i sünnet âlimlerinin

bildirdiklerine uygun olup olmamakla anlaşılır. Çünkü Ehl-i sünnet

âlimlerinin bildirdiklerine uymayan her mana, her buluş kıymetsizdir,

yanlıştır. Çünkü her sapık, Kur’an ve sünnete uyduğunu sanır,

sapıklığının doğru olduğunu iddia eder. Yarım aklı, kısa görüşü ile,

bu kaynaklardan yanlış manalar çıkarır. Doğru yoldan kayar,

felakete gider. Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri manalar doğrudur,

bunlara uymayan yanlıştır.)

* Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okumayan ve

dağıtmayanların imanlarında bir noksanlık vardır.

* Kul hakkından sakının, her şeyin çaresi var ama kul

hakkından, helalleşmediğiniz müddetçe kurtulmanın imkanı yok.

Ahirete bırakmayın, kim haklı kim haksız orada belli olur, bakarsınız

ben haklıyım dersiniz haksız çıkabilirsiniz. Yüzde yüz haklı olsanız

da, (Tamam arkadaş, ben hakkımı helal ettim) diyerek münakaşayı

terk edene Cennette köşk vaat ediliyor. Bunu Peygamber efendimiz

vaad ediyor. Bu yüzden, münakaşa etmeyin, haklı olsanız da

münakaşadan vazgeçin, tamam arkadaş sen haklısın deyin.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın