Ölümden Sonraki Hayatın Kanıtı

Ölümden Sonraki Hayatın Kanıtı

Ölümden Sonraki Hayatın Kanıtı

Ölmüş profesörden alınan bant kayıtları gerçekleri aydınlatıyor.

Amerika’nın başta gelen ilahiyatçıları, eski meslekdaşları ve 1970 yılında ölen Hristiyan prof.’un kabri ötesinden seslenerek kendileriyle bağlantı kurmuş olduğu konusunda fikir birliği halinde bulunmaktadırlar. İlahiyatçılar, profesörün ölümünden sonra kuşkulara meydan okuyan açık-seçik makul bir hayat hikayesini açıkladığını iddia etmektedir.

Ölümü ve bunu izleyen hayatın tanımlanmasıyla ilgili olarak prof.’un eski araştırmacı ve sınai münasebetler dalında ihtisas yapan kızı, dünyanın başta gelen klervoyanlarından biri aracılığıyla temas kurarak babasıyla seri halinde oturumlar yapmak suretiyle bantlar doldurmuştur. Dr.Alvin Daniel MATSON isimli ilahiyatçının ailesi ve yakın arkadaşları, psişik haberleşme oturumlarıyla sağlanan bilginin ayrıntılarıyla ve gizliliğiyle ölüm sonrası yaşamın açıklamaya yönelik olduğundan sözkonusu bilgilerin ancak kendisinden alınabileceğinden sözetmektedir.

Dr. Matson’un kızı, Ruth Matson Taylor, bant telif açıklamalarını, öteki ilahiyatçıların da fikir ve yorumlarını almak suretiyle ölüm sonrası yaşam konusunda Chicago Revlew Press tarafından Witness from Beyond’ (öte alemin tanığı) adlı bir kitap halinde yayınlanmıştır.Yayınlanan bu kitabın özeti Chicago Luter’ci Teolojı Okulu eski Profesörü (ve bu bölümün hıristiyanlık ahlakı ve sosyoloji kürsüsü bşk.) Dr. Matson’un ölümü esnasındaki durumunu ayrıntılarıyla açıklamakta ve bedensiz yaşam türü ile ilgili olarak dünya insanlarıyla arkadaşlığın ve ilişkilerin sürdürülüp sürdürülmeyeceği, cennet cehennemin, ve şeytanın olup olmadığı, bedenini terketmiş bir ruhun tekrar bir bedene dönüp dönmeyeceği ve daha birçok hususları kapsamına alan soruları cevaplandırmaktadır.
Ünlü ingiliz medyom Margaret Flavell Twedel kendisine ^A.D.^ ile hitabedilen Dr. Matson’la tanıştığını ancak, bayan Taylor’un medyomluğu aracılığıyla ilişki kurduğunun kuvvetli bir kanıt olduğundan sözetmektedir. Ve ^A.D’nin düşünce formunu, konuşma tarzını ve kavramlarını kolayca tanımlayabilirsiniz.^ demektir.

^^Bazı kimseler, benim babamla psişik bağlantı kurarken Margaret’in telepatik olarak düşüncelerimi okuyup okuyamayacağını sormaktadır. Bana kalırsa bunun olumlu bir açıklama olacağını sanmıyorum. Örneğin, 1972 şubatında Margaret’in babamdan psişik olarak öğrendiğine göre Constant Johnson adlı bir adamın hasta olacağını ve öleceğini ve de babamla birlikte olacağını söylemişti. Dr. Constant Johnson seminer günlerinde babamın sınıf arkadaşıydı. Ancak, ne kendisiyle ne de ailesiyle yıllardır herhangi bir bağlantıda bulunduğum ve onlar hakkında herhengi bir bilgim olduğu söylenemez. Onun sağlık durumu ve, hatta hayatta olup olmadığı hakkında bile en ufak bir bilgim yoktur.^^ demiştir. Dr. Johnson gerçekten de 14 mart 1972’de göçüp gitmişti.

Dr. Matson, mide atardamarının yırtılmasından beş gün sonra, yani ölüm tarihi olan 19 ekim 1970 tarihinde, kızı bayan Taylor ile oğlu Al, babalarının yatağı başındaydılar.Bayan Taylor, 1971 mart ile 1973 ekim tarihleri arasında bayan Margaret Flawell aracılığıyla babası hakkında çok başarılı bir psişik bağlantı kurmuştur. Bu tarihler arasında bazısı 45 dakika süren 55 adet ayrı haberleşme tebliği sağlayabilmiştir.


*Bugünkü Yaşama Paralel Öteki Yaşamda Aile ve Arkadaşları Var

İlk oturumların birinde Dr. Matson, Margaret aracılığıyla şunlardan sözetmiştir:

^^Birkaç gün önce göçtüm fakat bedenime gelip-gidiyorum. Bundan kesinlikle eminim. Bilirsiniz, eğer yarı uykudaysanız herhangi bir kimsenin odaya girip-çıktığını hissedersiniz. Fakat o an uyanmak istemezsiniz. Bu gibi kimselerin orada olduklarını bilirsiniz, fakat uykuda olursam buradan giderler…^ diye düşünürsünüz. Gidişimden haberdar oluyordum. Fakat gerçekte gitmek istemiyordum. Olduğum yerde kalmak istiyordum. Yani bedenimde… Çünkü bedenim beni tutuyordu. İşte gitme ile gelme arasında böyle bir çekişme vardır.^^

Dr. Matson bedeninin ağırlaşmakta olduğunu hissediyordu. Önce ayakları hantallaştı. Sonra bu hantallaşma vücuduna yayılmaya başladı. ^^…bir gayretle ellerimi yukarı kaldırmak istedim, fakat bunu yapamayacak kadar kendimi güçsüz hissetmiştim o an… Bu defa çıkış kolay olmadı, çünkü bunu yapacak gücüm yoktu. Nihayet bedenimin üzerindeydim. Ve karar vermek zorundaydım. Mücadele edip etmemek, bedenden ayrılıp ayrılmamak için hepimiz gerçekten karar vermek zorundayız. İşte insanlar bundan dolayı ölümden daha da fazla korkarlar. Öleyim mi? Kalayım mı? diye tir tir titrerler.^^

^^Bir an yapmak zorunda olduğum çok şeyler olduğunu hissettim. Ancak, benimle artık yapacak bir şey olmadığını açıklıyorlardı. Mantığım iradeyi elde tutmaya başladı ve ^^beni artık bırakın, yeter, yeter^^, diye söylenmeye başladım. Ve sonra şu ilginç tabloyu gördüm: Cennete giden yolda muhteşem kapıların bulunduğunu tahayyül ediyordum. Bu kapılar canlıydı. Devamlı hareket ediyorlardı. Dövme demirden yapılmışlardı çok güzel bir kapı girişi vardı. Ve bütün ailem ileri geri hareket ederek beni karşılıyorlardı.^^

^^Daima böyle kapılardan mı geçersiniz? diye sordum. ^Hayır, çünkü sen böyle bir kapı tahayyül ediyorsun da ondan.^ diye yanıtladılar.^^
Tam bu sırada görüntü kayboldu ve Dr. Matson dünya yaşamındaki ölüm yatağına döndü. ^^Geldiler, tüm ailem geldi. Onları kesinlikle böyle bir durumda görmemiştim. Onlar birer ruhsal varlıktı. Enkarne olacakları için de benden dua bekliyolardı. Bağırarak kendi kendime , ^^Çok şükür gitmeye hazırım.^^ dedim. Galeride görünen ve hissedilen yalnızca ışık, ses ve müzikti. Kapıdan geçişimi hatırlıyorum. Birden bire çok güzel bir bahçede kendimi sandalyede oturuyor olarak buldum. Benim için ‘Bırak istirahat etsin, uyuması gerek…’ diyorlardı. Ve bende kendi kendime, ‘rahat ett, uyu, yeteri kadar iş yaptın.’ dedim. Daha da çalışmak istiyordum. fakat buna muvaffak olamamıştım. Biri beni hipnotize etmiş gibiydi. Uyuyor ve dinleniyordum.^^

Dr. Matson aile etrafında 1943 yılında ölen babası, 1960 yılında ölen annesi ve 1935 yılında ölen Runy isimli kızkardeşinin orada kendisini karşıladıklarından sözediyordu. yeryüzünde sevdiğimiz insanlarla olan sevgi ve muhabbet bağları aynen orada da mevcuttu. ^^Oraya göç ettiğim için annem bana büyük yardımlarda bulunuyordu.^^

Ölüm Ötesinde Dünya

Dr. Matson ölüm ötesi dünyasının, yeryüzünden göçeden muhtelif insanlar tarafından değişik şekilde görüldüğünden sözetmektedir. Örneğin, İngiltere kraliçesi öldüğü taktirde ölüm ötesi dünyasını kendi açısından görecek, akıllı bir kızılderili ya da Tibetli bir lama ya da herhangi bir insan öldüğü ttaktirde her biri bu yeni dünyayı kendi görüş açısından seyredecektir.

Bildiğiniz gibi, dünya ötesi yaşam gökyüzünün herhangi bir yerinde değildir. Buradadır ve şartların değişmesinden ibarettir. Hepsi tek bir mekandadır, muhtelif frekansları ihtiva eden büyük bir sünger gibi… Dr. Matson’un ifadesine göre, ölümden sonraki yaşamı sürdürülen insanların ruhsal ya da astral beden’leri mevcuttur. Bu bedenler onların fiziksel bedenlerinin bir kopyalarıdır. Oradaki yaşamda insanlar (varlıklar) ağızlarına herhangi bir yiyecek almayı düşünmez, çünkü gereği yoktur. Ancak onlar bedenlerinin psişik merkezlerini kullanırlar…

Ölümden sonra biz yalnızca sübjektif olarak görürüz. Bu da aslında dünya insanların da mevcuttur. Ruhsal bedenler kendi başlarına bir bütündür ve mükemmeldir. Hata bir insan fiziksel bedenindeyken bir uzvunu kaybetse dahi bu şahıs ruhsal alemde fonksiyonunu tüm olarak yürütür… Yeryüzü yaşamında uzun süre hastalık çeken, veya ölümden sonra herhangi bir organını kaybeden insanlar, genellikle bu hastalık ve sakatlıklarını da kafalarında (hafızalarında) taşıyacaklardır.
Bu gibi insanlar hastalık ve sakatlıklarını yalnızca hafızalarında taşıyacaklarına inanmalıdır.


*Aşk, Nefret ve Heyecan

Dr. Matson heyecanların bir çoğunun kalıcı olduğunu söylemektedir. İnsanın muhabbeti, sevgisi ve anlayışı vardır. Açlık, susuzluk, uyumak ve uyanmak gibi, şeylere gelince, bunlar yoktur.Örneğin, nefrete alışan insanlar aşk ve harmoniyi takdir edemeyeceklerdir. Bu itibarla kendi ıstıraplarını da büyütmeye devam edeceklerinden, etraflarındaki nuru, parlaklığı göremeyeceklerdir. Bu kapılar o gibilere kapalı olacaktır. Bu insanlar bir süre beklemek zorunda kalacak ve sonra bütün gerçekleri takdir etmeye başlayacaklardır. Nefretin ne kadar kötü birşey olduğunu öğreneceklerdir. Tıpkı soğanın zarını soymak gibi, nefretle kapalı bulunan bu zarı yavaşça çıkaracaklardır.

*Cehennem Var mıdır?

Dikkatsizlik veya bencillikle yaptığımız kötü hataların bilincine varmak cehennemin ta kendisidir. Şeytanın size çatalla dürtmesine gerek yok. Istırap içinde bulunan kafanızın, şeytanın catalla dürtmesinden daha etkili ve elem verici olduğuna inanmak gerekir. ^^Burada tanıştığım bir adam, yeryüzündeyken iş dolayısıyla düştüğü hatanın zihinsel olarak ıstırapını, ^^Dante’nin cehennemiyle değiştirdim^^ demektedir.

*Hayvanlara Ne Oluyor?

Yeryüzündeyken hayvanları seven Matson, ^^Ailenizde sahip olduğumuz bütün bütün köpekleri burada görebiliyorum.^^ demektir. Bununla beraber küçükken tanıdığı köpekler orada bulunmuyordu. Bunun nedenini sorduğumda, öteki başka köpekler yeryüzüne geldiği zaman onlara verilmesi gereken aşk, muhabbet ve bağlılık hasletlerini dağarcıklarına ilave ettikten sonra, burada gurup ruhuna yönelik hareket ettiklerini öğrendim.^^
^^Burada ilginç olan diğer bir husus da kedi ve köpeklerin ölümlerinden önce korkutulan ve eziyet edilen kedi ve köpeklere yardımcı olmalarıdır.^^


Yeryüzüne Dönüş

Dr. Matson ölümünden sonra kendi cenaze merasimini görmek üzere nasıl geri döndüğünü ve bunu kanıtlayabileceğini söylüyordu.
Enerjiden oluşan ruhsal ve fiziksel düzeydeki mevcudiyetlerin titreşim yapması şeklinde görebildiğini izah etmektedir. Açıklamalarına şunları eklemiştir:
^^Takdir edeceğiniz gibi, ışık dalgaları görünüş nisbetine göre titreşim yapar. Ve sizler böylece yeryüzü maddesini görebilirsiniz. Ancak radyo ve televizyon dalgalarını göremezsiniz. Çünkü buu dalgaların titreşim hızları çok yüksektir. Bundan dolayı da ‘klervoyans’ (durugörü) yeteneginiz olmadıkça da dünya ötesi maddeyi göremezsiniz.^^

( The Star 4 Mart 1980 )

 

‘Sen insan bedenini insanın kendisi sanmadasın. Oysa bu beden ruhun elbisesinden başka nedir ki? Hiç insanın değeri giydiği elbiseyle ölçülür mü? Değer ya da değersizlik onun ruhuyla ilgilidir, bedeniyle değil. O halde sen gözünü ten elbisesinden çek de o libasın içindekine dikkat et. Şekle değil manaya bak. Eğer şekilce benzerlik insan olmaya yetseydi iyi de kötü de bir olurdu.
Alıntıdır..

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın