ONA NİNNİ SÖYLE BÜYÜ

ONA NİNNİ SÖYLE BÜYÜ

Aykırıdır asidir düşünceler
İtaate baş kaldırır dizeler
Yazarsın ölürsün
okursun ölürsün…

Ruhun bir güvercindir artık
gülmelerinin ardına saklanan
çocuğa yazılmıştır ölüm fermanı
Onlar bilerek öldürüyordur
ve bilmeden ölüyordur
çocuk…

Vesikalık fotoğraflarda
saklanan gülmeler
yıllanmış sandık lekesi gibi
sarardıkça unutuluyordur…

Bundandır tüm vesikalık
fotoğrafların kimsesizliği…

Kan gölünde yatan umutlar
her yana savrulur
kimseler görmez
görenlerin gözleri ölür…

bir ses umuda dair
kan gölünde ses ölür
celladındır sana yön veren
önce çağlayan nehrin kurur
gökyüzü griye çalar
içine akan güneşin kırılır
soğuktur geceler gündüzler ölür…

Bayramlar yok artık
çocuklara bayram şekeri
yemek haram
bayramlık kıyafetlerimiz
solgun
damatlık ve gelinlik yerine
kefenlere sarılı bedenler
ve entarilerimde ki
çiçekler tek tek soldular
mutlu uykular yalan
ha cellat geldi, ha kapıyı
çalacak
uyanmaktır doğru olan…”

Zeytin dalını aparıp uçan
güvercin
kanadını mı kırdılar
ne zeytin kalmış geriye
ne de dalı
gel saklan yüreğimin
ortasına
şimdi bir çocuk büyütür
kucağında zeytin ağacı

Köklerini toprağına
salmış zeytin ağacı
keder mi düştü yaprağına
köklerinde yatan çocuk
can veriyor dallarına…

O bir çocuk annesinden emanet
tanığım kederine tanığım
vesikalık fotoğrafın kimsesizliğine
Ona ninni söyle büyü
Ona ninni söyle büyü…

AYÇA ÖZTORUN

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Enbiya Suresi 96'daki Yecüc Mecüc Nedir?
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın