Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralı askerlerimize acil şifalar diliyoruz. Yüce Türk Milletinin başı sağ olsun

Önce Sağlık Diyorlar da…

Önce Sağlık Diyorlar da…

Nabız atışları da, Tansiyon gibi düşük olmalıymış…
Ne kadar düşük olursa bu değerler; o kadar çok yaşarmış insan…
Oysa bizde düşen, düşük olan; ahlak, moral değerler…
Onlar düştükçe; yükseliyor Nabız ve Tansiyon…
Ve bu nedenle;
Eğer çok konuşursak Silivri olur bize pansiyon..
Kahvaltıda ekmek yenmeyecek…
Bir kase ceviz, yanında beyaz peynir…
Tereyağda pişmiş üç yumurtalı omlet…
Akşam yemeklerinde; kuru fasulye, mercimek…
Yanında turp salatası…
Böyle beslenirsen; olmazsın ne obez, ne kalp, ne de şeker hastası…
Aman ne güzel; işte çözülmüş sağlıklı yaşamın bilmecesi…
Be hey hekimler silsilesi; dalga mı geçiyorsunuz bizimle?…
Kaldı mı bu ülkede; tarımcılık, hayvancılık ?…
Anladık; fosfatlı ekmeklerle beslenen bu halk iyice alık
Alık da; ya sizlere ne demeli?…
Topraklarımız yer altı ve yer üstü kaynaklarıyla talanda;
Kaldı mı şu ülkede; et, süt, yumurta, meyve ve bakliyat?…
Kendini beslemekten yoksun bırakıldı Türkiye; yabandan yapılıyor nakliyat…
Sizlerde de olmayınca fikriyat;
Bol keseden dağıtıyorsunuz akıl…
Oysa; bu talanlar sürmektedir yıllardan beri…
Ve olmayınca da TBMM’de ant içenler; sözünün eri…
Giderek sönüyor halkın gözünün feri…
Üstelik de olunca sizler sözü dinlenen biri…
Neden kamusal alanda anlatmazsınız; önce toprağına sahip çıkmanın önemini?…
Toprak işlenmezse; nereden bulunacak besin maddeleri?…
Günümüzün en değerli cevheri; değildir ne altın, ne bor, ne kömür..
Eğer vermek istiyorsan halkına; sağlıklı bir ömür…
Önce tarımsal üretim, önce hayvancılık, önce sulak alanları korumak…
Karnı doyarsa halkının; ne Sur’da işlenir kusur, ne de yangınlara hedef olur Madımak…

Son yılların sayrılığı; Alzheimer…
Kısaca bu sayrılık; “günlük yaşamsal aktivitelerde
azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulma ile karakterize,
nöropsikiyatrik semptomların ve davranış değişikliklerinin
eşlik ettiği nörodejeneratif bir hastalık” olarak tanımlanıyor.
Bir bakarken; gerçekten de Zombi gibi yaşayan ölü oluyor yakalanan…
Ve bu sayrılığa yakalanmamak için de, yine karşımıza çıkıyor beslenme…Ama sağlıklı ve özel bir beslenme biçimi…
Bu sayrılıkdan korunmak için yöntem yeterli değil; yalnızca düzenli olarak yemek et ve yumurta ve de illa ki süt içimi…
En önemlisi; beyni sağlam ve sağlıklı tutmak, stresden uzak kalmak…
Ardından bedeni çalıştırmak ki günde 60 dakikalık bir yürüyüş gerekli…
Beslenmede;
Avokado, kiwi; pazar tezgahlarının yeni güzelleri…
Fındık, ceviz yenecek avuç, avuç…
Elbette ki salatada olacak kesinlikle yeşillkler ve havuç…
En önemlisi de; hem gözün, hem beynin körlüğüne karşı önlem
Somon balığıyla belirlenecek sofralarda gündem…
Olmasın istiyorsan varlığın Zombi,
Ve tutmasınlar diyorsan; bedenim yaşarken, ölen beynim için matem
Eyvallah yeriz badem
Amma ve lakin;illakin bir de alınmalı vitaminlerden B 12…
Bir kez daha yinelenmelidir ki bu sayrılığı önlemek için öncelikle SOMON BALIĞI, öncelikle ZEYTİNYAĞI gerekli…
Derken…
Kuruyemişçide kilosu 80, 100 TL iken badem…
Nasıl yesin Adem?…
Üstelik de “denizden babam bile çıksa yerim” sözleri duyulmaz olmuş,
Çünkü kirli denizlerde balıkların soyu kurumuş…
Zeytinyağının anası; zeytin ağaçları, yapılaşmaya kurban edilmiş…
Havuçlar; GDO’lu olarak kimliğini yitirmiş…
Ülkede yaşanan olumsuzluklar bağlamında; STRES sinir sistemimizde kronikleşmiş…
Hekim efendiler; televizyon yansılarından uyarsa da halkı…
Egemenler sürdürdükçe bu olumsuz gidişatı…
Bilinmelidir ki Alzheimer fıtratımızda olacak…
Önce sağlık diyorlar, her gün yepyeni öneriler… Anladık; önce sağlıklı olacağız da; bu ülkenin koşullarında nasıl sağlıklı kalacağız?… İşte bunu söyleyen kimsecikler yok…
Selma ERDAL; İstanbul, 29 Şubat 2016

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN