Papa-İhsanoğlu Görüşmesi Ne İçin? 

Papa-İhsanoğlu Görüşmesi Ne İçin? 

Dünya ülkelerinin gözü epey zamandır Ortadoğu’da idi. Katliamlara sahne olan Suriye iç savaşı Arap Baharının son halkası olarak görülüyor, isyan eden taraf mazlum denirken iktidardakilere Türkiye de dahil büyük devletlerin müdahalesi konuşuluyordu. Büyük devletlerin aralarında görüşmesi sonucu Suriye’ye müdahale ihtimali zayıfladı.

 

Burada en önemli gelişmenin, birbirine düşman bilinen İran ile İsrail’in dostluk arayışına girdiğini söyleyebiliriz. Türkiye’nin roket anlaşması için Çin’e yakınlaşması ikinci sırada. İsrail-Çin ekseninden bahsedilmesi de gelişmeler arasında. Ama, Ukrayna, halkın Avrupa Birliği’ne yakınlaşmak istemesi yüzünden kaynıyor.

 

İşte tam bu sırada, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Papa Franciscus ile görüştüğünün haberi geliyor.

 

İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu, Papa ile görüşmesi hakkında bazı sebepler ileri sürüyor. Dünya’daki sıkıntıların aşılması, barış gelmesi için imiş bu görüşmenin bir sebebi. Bu niyete hiç kimsenin itirazı olmaz. Ama İhsanoğlu’nun -dinlerarası diyalog çerçevesinde- Papa görüşmesi üzerine yaptığı açıklamasında bazı ifadeleri var ki, dinleyenlere/okuyanlara görüşmenin barış için olduğu hakkında hiç de inandırıcı gelmiyor.

 

Dünya’da günümüzde yaşanan pek çok sıkıntı dinlerarasıymış gibi görünüyormuş. İhsanoğu,”Aslında böyle değil” diyor. ”Aslında sıkıntı, siyasi anlaşmazlıklardan kaynaklanıyor” diyor. Demek ki dünya devletlerindeki siyasiler, din olgusunu geri plana atmışlar. İhsanoğlu-Papa görüşmesi, dünya devletlerinin dini arka plana atmış siyasilerine yön vermeyi mi amaçlıyor acaba? Eğer öyle ise, görüşmenin boyutunun din eksenli değil politika eksenli olduğunun bilinmesi gerekir.

 

İhsanoğlu’nun açıklamasına bakılırsa, Hristiyanlık, 1960’lı yıllarda, Yahudilikle uzlaşma cihetine gitmiş. Bu uzlaşmanın ne için olduğunu, neticesinin ne olduğunu bilemeyiz. İİT’in Vatikan’la ilk kez görüştüğünü söyleyen İhsanoğlu, Papa’ya, ”Artık zamanı geldi, Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında da tarihe geçecek bir uzlaşma olmalı” demiş. Papa, memnun kalıp onaylamış bu teklifi. İlk görüşmede böyle bir teklif yapıldığına ve onay alındığına göre, İbrahimi bilinen üç dinin mensupları barışı ortadan kaldıran unsurları araştıracaklar galiba denebilir. Fakat, Yahudilerin bulunmadığı görüşme ortamında Filistin ve Suriye meselesinin irdelenmesi, Papa’nın İhsanoğlu’nun teklifini olumlu bulması, Hristiyanların 1960’larda uzlaştığı Yahudiliğe dirsek gösterileceği ihtimalini verir. Ne anlama geldi şimdi ‘ibrahimi dinler’ ifadesi?

 

İhsanoğlu, Papa’yla yaptığı görüşme ile ilgili açıklama yaparken, bazı tespitler de sunuyor. Mesela şu cümlesi dikkat çekici: ”Herşeyden önce inanç, inançtır. Sizin inancınız neyse odur; benim inancım neyse odur. Bu konuda ne siz vereceksiniz taviz, ne de biz. Herkes karşılıklı saygı içersinde. Bu böyleyken bunun ötesine gitmek lazım”. (http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=66654 ) Bu teklifin barış getireceğine inanıyorsa İhsanoğlu ve Papa, uygulasınlar. Ama, uygun görüldüğünde Yahudilikle, yetersiz kalındığında Müslümanlıkla uzlaşıya girmenin inanç dahilinde olup olmadığını da beyan etsinler. Hem sonra, biraz zahmete girsin Sekreter İhsanoğlu ile Papa Franciscus… herkesin inancı kendine ise, dinlerarası diyaloğa Hindu ve Budist ileri gelenlerini katmamanın hikmetini de söyleyiversinler. Doğu ülkelerinde budistlerin ve Hinduların arasında kalmış Müslümanların ıstırabı kulaklarına gelmedi mi yoksa?!

 

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun genel sekreteri olduğu İktisadi İşbirliği Teşkialatı da, Papa Franciscus’un başında bulunduğu Vatikan da dini değil siyasi kuruluştur. Vatikan, İtalya içinde devlet statüsündedir. İslam İşbirliği Teşkilatı ise, İslam diye anılan devletlerin dışişleri bakanlarının kararıyla 1969 yılında oluşturulmuş kuruluştur. Öyleyse dinler arası diyalog denerek yapılan bu görüşme siyasidir; sadece Dünya siyasilerinin bir kısmına destek bulma amacını taşır.

 

 

İbrahim Faik Bayav

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN