DOLAR 8,6307-0.43%
EURO 10,1288-0.36%
ALTIN 492,690,25
BITCOIN 363411-4,82%
Adana
29°

AÇIK

05:18

İMSAK'A KALAN SÜRE

Peygambersiz Din Olmaz mı?

ABONE OL
17 Eylül 2014 07:35
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dindar bilinen gazete ve sitelerde dine vurgu yapan yazılar çıkıyor. O yazıları okuyan dindarlar da ‘din’ diye söylenip gidiyorlar. Bu şöyle anlaşılabilir: Toplumlar dinden uzak kalmışlar; çeşitli problemlere maruz kalmışlar; problemlerin çözümü için dine gereksinim var. Bu anlayışa sahip olan fikir erbabı kendilerince bir din oluşturuyor olmalılar ki, bu oluşumu önlemeye meraklı birileri hemen devreye girip hükmü veriyor: Peygambersiz din olmaz!

Hükmü veren Hayrettin Karaman’ın yazısındaki bazı cümleleri tahlil edeyim:

”Hak din Allah tarafından, bir peygambere vahyedilen, peygamberin de kendisine vahyedildiği gibi ümmetine tebliğ ettiği, bizzat uygulayarak, gerektiği kadar açıklama yaparak öğrettiği dindir”.

a) Karaman Hoca ‘hak din’ kelimesiyle hak olmayan dinlerin var olacağına işaret etmiş oldu. Onun ‘peygambersiz din olmaz’ sözüne itibar edersek, hak olmayan dinlerin de peygamberi varmış ya, hayretine düşüveriz.

b) Karaman Hoca, mademki dinin peygambersiz olamayacağını belirtiyor, o zaman Allah’tan vahy alan peygamberi, yaşantısıyla göstermesi gerekir. Onun ümmetinden olunsun; tebliğine kulaklar verilsin.

”Biz Müslümanlar ilk insan olan Âdem’in aynı zamanda ilk peygamber olduğuna iman ediyoruz”.

İyi de… Neden Hz. Âdem’in yaşadığı gibi yaşamıyoruz? Eğer Allah’tan vahy almışsa, aldığı vahyi yaşamına uygulamışsa, bir dini oluşturmuş demektir. Ondan sonra bir çok peygamberin gelmesi, onun tebliğinin de duyurulmasını gerektirir. Peygamberlerin sonuncusu diye belletilen Hz. Muhammed’in hem Hz. Âdem’den hem de sonradan gelmiş peygamberlerden çok farklı yaşam sürdüğünü biliyoruz. Burada ”İman ediyoruz” lafı çok basit bir laf. Topluma teklif gelsin ki iman oluşsun.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  AŞI VE BİLİM

”Hz. Muhammed Mustafa (s.a.) ile peygamberler zinciri sona ermiş. O’nun tebliğ ettiği din (İslam), insanlık var oldukça yaşayacak ve yolumuza ışık tutacak din olarak ilan edilmiştir”.

Kim ilan etmiş bunu? Toplumun bu ilanattan neden haberi yok? Peygamberlik sona ermişse bir sebebi olmalı. Bir din peygambersiz olmayacaksa, toplumlara hakkı tebliğ görevini kim yürütecektir?

O’nun tebliğ ettiği din… Ne güzel ifade değil mi? O’nun tebliğ ettiği din var, ama o din ortada yok. Para kazanma derdine düşmüş alimlerin kitaplarının içinde kalmış da dışa çıkacağı günleri mi bekliyor acaba? Ben kaç yıldır diyorum ki, toplumların problemlerine çare İslam’dadır; İslam ortaya konsun. Alimler taifesinde ‘tısss’ yok. Karaman Hoca’nın yaşayacak sandığı insanlar, kimi bölgede yönetimlerden medet bekleyerek, kimi bölgede yönetimlerin zulmü altında ölümü bekleyerek yaşıyorlar. Işık, Karaman Hoca ve benzerlerinin kalın perdesini aşıp onlara ulaşamıyor.

”Bu dinde var olan ictihad yöntemi, şartlar değişse bile ana kaynaktan, değişik durumlara ve şartlara göre hüküm ve bilgi çıkararak ihtiyacı karşılama imkânı vermiştir”.

a) ‘ictihad yöntemi’, peygambersiz olmayacak olan dine, acaba, Allah’ın vahy etmesiyle mi girmiştir? Yoksa birileri, peygamberlik kapısını kapadığından, içtihad zorunluluğunu mu hissetmiştir?

b) İctihadı kimler yapabilecektir?

c) Şartların değişmesiyle yapılan ictihadla yeni bir din oluşmuş olamayacak mıdır?

Öyle bir ihtiyacın oluşacağı tahmin ediliyor ki, o ihtiyacın karşılanması için bir peygamberden değil, hüküm çıkarabilecek âlimlerden medet beklenir duruma geliniyor. Ama hazindir ki, ülkemizin içine düştüğü ekonomik, sosyal ve siyasi krizlere karşı, Allah’ın bir alimi ”reçete budur” diyemiyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  MİT KANUNU’NU İHLAL EDENLERİN RÜTBELERİ SÖKÜLECEK Mİ ?

Karaman Hoca’nın şu cümlesine de bakıp bitireyim:

”Kur’an-ı Kerim’de yer alan apaçık ifadeye göre, Allah, peygamber göndererek dinini tebliğ etmedikçe kullarına, -niçin iman etmediniz- diye ceza vermiyor”.

(Yeni Şafak 28.10.2012)

Yerinde bir alıntı yapmış Karaman Hoca. Sıralayalım:

a) Allah, dininin tebliğ edilmesini istiyor.

b) O din bir peygamber vasıtasıyla gelmiş oluyor.

c) Gelen dine iman edilmesi isteniyor.

d) İman edilen o din toplumun düzene girmesini sağlıyor.

Bugün Ortadoğu ülkeleri karmakarışık. Türkiye menfaat çatışmalarının merkezi olmuş. Yönetimdekiler çocukların kandırılıp dağa kaldırılmasına sadece kızıyor. Çocuklara tecavüzler önlenemiyor. Yönetim nikâhsızlığı özendirecek yasalar yapıyor. Kanunlar yönetime yalaka olacakların menfaati hesabına çıkarılıyor. Kredi kartlarıyla hesapsız harcama yapanlar tepecilerin kıskacında hayatını karartırken, Allah’tan kredi kartı kullanılmasın tebliği gelmemiş olacak ki, hiç bir alimin aklına dindarları uyarmak gelmiyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu bankalara sert uyarı yapmasa, millet kredi kartları yüzünden telef olacak.

Fetret devrinde miyiz acaba? Millet, Allah’tan gelen ”zulmünüzün cezasını göreceksiniz” uyarısını duymadığına göre…

İbrahim Faik Bayav

 

Bu makale 1 Kasım 2012 tarihinde yayınlanmıştır.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.