Kozan'ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı kutlu olsun!

POLİS…

POLİS…

Polis…
Eski Yunan’da POLİS; kent, şehir demek…
Sonraları kent düzenini sağlamak için oluşan birimlere verilen ad… Daha açık bir deyişle günümüzde POLİS; kamu düzenini ve yurtdaşların canını, malını, temel hak ve özgürlüklerini korumakla görevli, yasa uygulayıcısı bir kamu görevlisidir.
Ülkemizde Osmanlı’dan beri POLİS örgütü vardır; Cumhuriyet döneminde daha çağdaş, daha gelişmiş bir kurum olarak varlığını sürdürmektedir, kamu düzenini sağlama görevini yerine getirmektedir…
Biz çocukken Polis Amcalar’ı severdik; yalnızca kötüler korkardı polislerden…
Hulusi Kentmen’in, Nubar Terziyan’ın Yeşilçam filmlerinde canlandırdığı Polis Amca kişilikleri; canlı, canlı her mahallede yaşardı…
Ne zaman ki 68 Gençliği’nin doğuşuyla, ülkemizde de ortaya çıkan öğrenci olaylarıyla birlikte; Polis Amcalar da değişmeğe başladı…Bir bölümü POL-DER’li olup demokrasiyi savundu, bir bölümü de Toplum Polisi kapsamında FRUKO adını aldı, öğrenci olaylarında coplarıyla gençlerin üzerine daldı…
Ama yine öğrenci olayları sırasında (işin gerçeği PKK eşkiyası, katili APO’nun bölücülüğe tohum ekdiği yıllarda) kör kurşunlarla şehid düştüler; onların öğrencilere yaptığı işkencelere karşın “kel ölür sırma saçlı, kör ölür badem gözlü” dedik…Kapandı öfkemizdeki gedik onlara göz yaşlarımızı verdik…
Bununla birlikte FRUKO namlı toplum polislerinin varlığıyla nifak tohumları ekildi POLİS AMCALAR ile halkının arasına…Daha sonraları bir de siyaset bulaştırıldı, daha büyük ziyafetlere oturabilsinler diye kimisi FETOŞ sevdalısı oldu, kimisi AKBABALAR’ın yamacına kondu… Gerçek anlamda halkın, özellikle de çocukların POLİS AMCA diye sevip, sayıp, bağrına bastığı kaç kişi kaldı?… Bilinmiyor kuşkusuz… Üstelik son aşamada Polis Yetki ve Selahiyet Kanunu da değiştirildi; PKK ile karşı, karşıya bırakıldılar.
Günümüzde “şakşakçı, yalaka çıkar guruplarının dışında” 10 Nisan gününde kutlanan Polis Bayramı da ilgilendirmiyor halkı… Özellikle de BEKÇİ DÜDÜKLERİ duyulmaz olduğundan bu yana hırsızlar da cirit atarken halkın yatak odalarında… Nasıl ilgilendirsin ki?…
İşin gerçeği askerlere de “kağıttan kaplanlar” yaftası yapıştırıldığından beri ülkeyi kurtaran, kuran ve koruyan; askerin durumu daha da perişan, daha da acınası halkının yüreğinde… Örneğin; 70’lerde işkenceci…1950’lerden beri Mustafa Kemal’in değil, NATO’nun askerleri…60’larda Cemal Gürsel ile sözde devrimci…70’lerde Faik Türün’le işkenceci…80’lerde Cemaat’in kucağına oturan…90’larda PKK eşkiyasına kurşun sıkmaktan sakınan…2000’lerde iyicesine Amerikanlaşan ve bugünlerde halkından iyice kopan… Asker yuvasındaki bayrak direğine PKK paçavrasını asana; “çocuktur” diye merhamet eden… ve son aşamada bu ülkeyi, bu ulusu savunmasız bırakan eli tabancalı ve de parasal olanaklar bağlamında oldukça ayrıcalıklı bir topluluk diye bakarken…
PKK kalleşlerinin karşısında, yiğitçe savaşan, kan veren, can veren POLİS; askerden daha çok sevgimizi kazanmışken bugün yüreğimizde…
Olmadı be, olmadı, yakışmadı hiç size ; CERATTEPE’de yaşam kaynağı, güvencesi ormanı için direnen halka saldırmak…Bağrından çıktığınız bu halka el kaldırmak yakışmadı…
İsterdim ki bugünün çocukları da bizler gibi sevebilsinler POLİS AMCA diyerek sizleri, size güvenerek büyüsünler…
Keşke hiç düşmeseydi onların gözlerine; ormanını savunan anne ve babalarına, dede ve ninelerine saldırma görüntüleriniz… Unutmayınız ki üniformalarınızdan sıyrıldığınızda, silahlarınızdan soyunduğunuzda; sizlerle birlikte hepimiz,halkız biz…
Ve son söz olarak anımsatmak istiyorum bir kez daha:
İnsan türü; anlaşılması en zor yaratık şu dünyada varolan…Hem ağaç, orman, ot, yeşillik olmadan yaşayamaz…Hem de ağaçları keser, keser; onlardan türlü nesneler yapar ve bazen de bu ağaçlardan yaptığı nesnelere tapar…Tapınmak için yaptığı nesnenin bir adı da var; TOTEM…
PASKALYA ADASI DA İŞTE BU DÜŞÜNCEYLE YOK EDİLMİŞ…
İNSANLAR TOTEM YAPMA YARIŞINA GİRİŞİP, AĞAÇLARI KESMİŞ VE KESMİŞ VE KESMİŞ…
SON AĞAÇ DA KESİLDİĞİNDE…İNSANLAR DA GİDEREK YOK OLMUŞ…
BUGÜN PASKALYA ADASINDA YAŞAYANLAR ya da VAROLANLAR; YALNIZCA O APTAL İNSANLARDAN KALAN TOTEMLERMİŞ…
Kıssadan Hisse: ARTVİNLİ AĞAÇLARINI KESTİRME !…
Ve şimdilik saldırı durdu, mahkeme kararı beklenecek, yasa ne derse olacak diyorlar…
Derim ki mahkeme kararı beklenecek, olsa da kararın sonucunda yine de GÜÇLÜ olanlar bu karara diklenecek…
Biliniz ki;
YİNE DE GÜVENİLMEZ AKBABALAR’A…
KAZDAĞLARI İÇİN AZ MI TEPKİLER VERİLDİ?… AMA KAZDAĞLARI YİNE DE KAZILDI…
BALIK BELLEKLİ OLMAYIN; GEÇMİŞDE NASIL Kİ VERDİKLERİ SÖZLERİ TUTMADILAR, YİNE TUTMAZLAR DİYEREK TEDBİRİ ELDEN BIRAKMAYIN DERİM SİZE ARTVİNLİLER !…
Her dem sonuç budur: Halkın hızını kesip, sonra kaldıkları yerden…Bursa’da CARGILL…Ve Kazdağları… Kanmayınız, aldanmayınız; bunların çoktur günahları…
Selma ERDAL; İstanbul, 26 Şubat 2016

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN