DOLAR 17,2711 0.29%
EURO 17,6066 0.3%
ALTIN 967,590,52
BITCOIN 3582062,79%
Adana
32°

PARÇALI AZ BULUTLU

20:47

AKŞAM'A KALAN SÜRE

58 okunma

Provokasyon mu dedin?

ABONE OL
30 Aralık 2014 16:51
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bana bak “KAÇAK Saray’dan kumandalı” Devitoğlu!!. Provokasyon arıyorsan eğer, git aynaya bak!!. Bu millete en büyük provokasyonu yapan AKPKK’dır.

Seccade tüccarları sizi…

Ülkeyi dilimlere ayırma görevi üstlendiniz. Milletin neyi var, neyi yok talan ettiniz. Adını kazıdınız. Tarihine, diline savaş açtınız. Haçlının Anadolu topraklarına konuşlandırdığı “ileri CİAKOL” görevi yaptınız.

12 Yıldır milleti fişliyorsunuz. Çocukları bile fişlediniz.

Demek ki en büyük provokatör sizsiniz, SİZ!!.

Türk Ordusuna savaş açtınız. Bir milletin ordusuna kim savaş açar?

DÜŞMAN savaş açar, düşman!!.

AKP’li 23. Dönem Diyarbakır vekili Kurt; “TSK’yı etkisiz kılmak için Cemaat ve ABD ile işbirliği yaptık.” Diye açıklama yaptı.(CNN Türk-açık oturum)

Sizler bu milletin gizli değil, açık düşmanısınız!!. Bütün faaliyetleriniz “düşman faaliyetleri” tanımı içine giriyor.

Öyle Osmanlıcı ayağına falan da yatmayın. Osmanlı Devleti’nde Fatih Sultan Mehmet sonrası Türk kıyımı süreci başlamıştır. Türkler devlet yönetiminden dışlanmıştır ama, bugün Osmanlı olsa, sizi saraya uşak olarak bile almazdı. İnsanlar evde kullandığı maşanın bile kaliteli olmasına dikkat ediyor değil mi?

Kaldı ki, sizler İstanbul’u yabancılara peşkeş çekmediniz mi? İstanbul’un bütün zenginliklerini düşman malı gibi talan etmediniz mi? İstanbul’un Osmanlı ruhuna küreci şirketlerin AVM’leri ile saldırmadınız mı?

2003 yılında Türkiye Tanıtım Konseyi’nin İstanbul’la ilgili kısmında;“ İstanbul Müslümanlık ve Türklük gibi negatif çağrışımları olan kavramlardan soyutlanarak ele alınabilecek bir değerdir” diyen ekibi siz destekliyordunuz, siz!!. O tanıtım ekibinin içinde danışmanınız Etyen Mahçupyan’da vardır. İstanbul’un tanıtımında öne çıkan vurgular neydi peki?

Fener Ortodoks Patrikhanesi, Ermeni Patrikhanesi ve kiliseler bütün ayrıntıları ile yazılmıştı.(Kemal Çapraz-Türkiye’yi kin, nasıl tanıtacak başlıklı yazısından-2003)

600 yıl dünyaya hükmetti diyerek Osmanlı tüccarlığı yapıp, milletin duygularını sömürdünüz. Sonra da Türkiye’yi Roma ve Bizans kalıntıları üzerinden tanıtmaya kalkmadınız mı?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının yırtıp attığı Sevr projesini hayata geçirmek için, din ve Osmanlıcılık silahını kullandınız. Milleti kendi değerleri ile hançerlediniz.

Milletin gözünü bağladınız. Kulağına tıpa vurdunuz. Önüne sağlıksız gıda, sobasına en düşük kaliteli kömür attınız. Arkasından ülkeyi talan ettiniz.

Osmanlıcılık tuzağı bu millete neden kuruldu?

Osmanlı tuzağına düşeni, Türklüğünü kaybetmiş bir şebek olarak tünelin öteki ucundan çıkarmak için tabii ki… Kimliği kalmayan insanın milli devlet derdi de kalmayacaktır zaten. Milli devlet derdi kalmayınca, kime uşaklık ettiğini de umursamayacaktır. O nedenle;

Tarihimize, kimliğimize, dilimize, adımıza Osmanlıcılık üzerinden saldırdınız.

Sizi Türk düşmanı Kuva-i İnzibatiye artıkları sizi…

Güneydoğu’dan devleti çekeceksin. Askeri kışlaya hapsedeceksin. Elini-kolunu çıkaranı, tam arazi olamayan askeri soruşturmadan geçireceksin. Cezalandıracaksın. Mahkemelerde süründüreceksin. Sonra da çıkıp;

Cizre’de yaşanan kalkışmaya provokasyon, karanlık el diyeceksin öyle mi?

Bu ülkede hep karanlık eller oldu. NATO’ya girip, CİA’yı en mahrem yerlerimize sokan siyasiler; CİA, MOSSAD, MI6, BND gibi istihbarat örgütlerinin kendi ülkemizde, Türk Milletine operasyon yapmasına neden oldular. Yalnız, hiçbir dönemde bu kadar karanlık el, el birliği ile Türk Milletine savaş açmamıştır.

O karanlık ellerin siyaset şubesi, TBMM çatısı altında barınıyor.(1)

Türkiye’nin tanıtımında Fener Ortodoks Patrikhanesi’nin önemi, Ermeni Patrikhanesi ve kiliseleri bütün ayrıntılarıyla yazılmış. “İstanbul, Müslümanlık ve Türklük gibi negatif çağrışımları olan kavramlardan soyutlanarak ele alınabilecek bir değerdir” denilmektedir. “İstanbul, Müslümanlık ve Türklük gibi negatif çağrışımları olan kavramlardan soyutlanarak ele alınabilecek bir değerdir” denilmektedir. “İstanbul, Müslümanlık ve Türklük gibi negatif çağrışımları olan kavramlardan soyutlanarak ele alınabilecek bir değerdir” denilmektedir.Orduyu kışlaya hapsettiniz. Yani, Damat Ferit Hükümeti gibi “örtülü olarak” askere silah bıraktırdınız. Yargı kumpasıyla küçülttünüz. Terminatör artıklarınıza; paçavralarınızdan, kanalizasyonlarınızdan 24 saat Türk Askerini dövdürttünüz. Askerin moralini sıfırladınız. Ordu içindeki psikolojik savaş birimini kapatarak, PKK’ya psikolojik savaş üstünlüğü sağladınız. PKK’ya moral desteği sağladınız. Rahatça silahlanmasını, Güneydoğu ve büyükşehirlerde silahlanıp yerleşmesini sağladınız. Kısacası;

Büyük İsrail Kürdistan’ı ve Büyük Ermenistan Devletini kurabilmek için PKK’yı savaşa hazır hale getirdiniz.

Vatan topraklarının bir bölümü bilerek ve isteyerek PKK’ya terk edilmiştir. TSK’nın 200 operasyon talebi reddedilmiştir. Bu suçtur.(Prof. Ümit Özdağ)

Düşman Kim?

Düşman siz ve sizin takımınızdır. Düşman; bu gerçekleri bilen ve millete anlatmayan muhalefettir(1). NATO Komutanlarıdır. İşbirlikçi liberallerdir. Atatürk’ün kurduğu Din-Ayet vasfını kaybeden diyalogcu takımıdır. Devlet düşmanı, işbirlikçi, Beyaz Türk tatlı su solcularıdır. Amerikan milliyetçileridir. Mason akademisyenlerdir. Soros’un siğilleridir. Küresel şirketlerin Türkiye bayisi olan iş adamı kılıklı tefecilerdir. İşbirlikçilerle birlikte millete tuzak kuran yargı mensuplarıdır. Evanjelist şeytanların altına yatan tarikat şeyhleridir. Diyalogcu ajanlardır. Siyonizm veya İlluminati arasında gelip-giden cemaatlerdir.

Senelerdir yalan-iftira ata ata ülkeyi getirdiğiniz hale iyi bakın. Bütün kurumların içini boşalttınız. Bütün kurumların saygınlığını bitirdiniz. Bunu kim yapar?

DÜŞMAN YAPAR, DÜŞMAN!!.

Sizler Ortadoğu coğrafyasına sokulmuş Truva atlarısınız. Haçlı ortağısınız. O nedenle; başınızdaki Siyon madalyalı şahıs, Haçlı askeri talancıları aklamıştır. Çünkü aynı kaptan zıkkımlanıyorsunuz. Onlar da ganimet için Anadolu’ya gelmişti. Sizler de ganimet için mazlum milletlerin ümüğüne çöktünüz. Onların derdi de Anadolu’nun zenginliklerini talan etmekti. Sizler de Anadolu’nun zenginliklerini talan ettiniz.

12 senedir kanalizasyonlarınızdan bu milletin üzerine yalan ve iftira kusuyorsunuz.

 Milletin doğru haber alma hakkına el koydunuz. Bu hakkın gasp edilmesine, yalan ve iftira ile millete “milli şuur kaybı yaşatılmasına” ne denir biliyor musunuz?

PSİKOLOJİK CASUSLUK FAALİYETİ DENİR…

CEVAP VERİN, CEVAP!!.

Dün her derde deva Ergenekon vardı. Ortağınız F-CİA ile birlikte karnınız ağrısa Türk Askerini suçluyordunuz. PKK cinayet işliyor, siz parmağınızla Türk Askeri’ni işaret ediyordunuz. Karnınız ağrısa Ergenekon diyordunuz. Şimdi bir de paraleliniz oldu. Sizden iyi paralel mi olur? F-CİA olsa olsa sizin ruh ikiziniz olur. Akçeli işler, rant paylaşımı nedeniyle boşanamayan karı kocadan hiç farkınız yok. Aynı odakların Türkiye ve Ortadoğu şubesisiniz de…

Siz şu sorulara cevap verin bakalım;

Güneydoğu’yu PKK’ya peşkeş çeken kimdir?

PKK; karakollarını, çadır mahkemelerini kurdu. Vali, Kaymakam atıyor. Her yere PKK çaputları asıldı. Bunları kim yaptı, kim? Hangi provokatör yaptı? Siz yaptınız Devit Efendi, siz, siz!!.

Demek ki provokatör kimmiş?

AKPKK imiş değil mi?

Devleti Güneydoğu’dan çekeceksin. PKK’nın devlet yapılanmasını temin edeceksin. Sonra da çıkıp;

Cizre’de karanlık eller var diyeceksin.

O karanlık el sizlersiniz.

Ülkeye soktuğunuz, çalışmalarına yasal kılıf hazırladığınız yabancı istihbarat örgütleriyle birlikte yaptınız operasyonları… Millet bıksın, Güneydoğu’dan vazgeçsin diye;

İşgal edilmiş Güneydoğu görüntülü haberleri, sürekli milletin üzerine kusuyorsunuz.

12 yıldır, CİA-MOSSAD-MI6 gibi istihbarat örgütlerinin yatağından ALGI OPERASYONU yürütüyorsunuz.

Milletin gözünü kör, kulağını sağır yaptınız.

YAZIN BİRYERE…

Bu milletin gerçekleri göreceği gün uzak değildir. İşte o gün bu ülkeyi ve Türk Milletini sırtından hançerleyenler, bu ülkede mezar yeri bile bulamayacak!!.

İhanet ülkeyi kanlı bir irin gibi sardı ama, bu millet bu irini temizlemeyecektir. Hastalıkların dışarı kustuğu an, iyileşmenin de başlangıcıdır. Bu topraklar bütün hastalıklarını dışına kusmuştur. Artık tedavi olup, ayağa kalkma zamanıdır.

zahide@zahideucar.com

www.zahideucar.com

(1)- CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, “suç olduğunu biliyorum” diyerek TBMM’de çözüm süreci ile ilgili yapılan “Gizli Oturum” kayıtlarını açıkladı.

26 Ekim 2011’de  TBMM Genel Kurulu’nda, AKP, CHP, MHP ve BDP’nin katılımıyla gerçekleşen kapalı oturumda “terör” konusu konuşulmuştu.

Kapalı oturumda görüşmelerinin 10 yıl içinde açıklanması suç sayılıyor. Ancak CHP’li vekil bu görüşmenin içeriğini açıkladı.

Yapılan gizli oturumda dönemin BDP Grup Başkanvekili’nin çözüm süreci ile ilgili taleplerini 6 madde halinde açıkladığını belirten CHP’li Engin Özkoç, o maddeleri şöyle sıraladı:

1- Türkiye’nin 25 eyalete bölünmesi.

2- Öcalan’ın serbest bırakılması

3- Özerklik koşularının gündeme getirilmesi

4- Eyalet başkanlarının TBMM’ye getirilmesi

5-  Özerklik hakkının saklı olması

6- Her eyaletin kendi özerk güvenlik güçlerinin olması.

“Ben bunların suç olduğunu biliyorum ve kendi isteğimle açıklıyorum.” diyen Özkoç şöyle devam etti: “Ama ben Meclis’te ettiğim yemine sadık kalmak için bunları açıklıyorum ve Türk milletine verdiğim sözü yerine getiriyorum”

http://www.odatv.com/n.php?n=pkk-bu-6-sarti-sundu-2912141200

NOT: Biz durup dururken TBMM İşgal altındadır demiyoruz.


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.