Rakamlara Değil, İşleme Bakmalı 

Rakamlara Değil, İşleme Bakmalı 

İstatistik bilgiye bakıldığında, ülkenin en zengini ile en fakirin geliri arasında 8, 80, 800 kat fark olabiliyor. Bunu yadırgayanlar, yanlış bulanlar olabilir. Yadırgamamalı, yanlış bulmamalı…

 

Herkesin kabiliyeti farklıdır. Para kazanma becerisini gösterenler, kat kat zenginliğe erişebilirler elbette. Burada önemli nokta, meşruiyet sınırında kalmaktır. Meşruiyet sınırı yasalarla bellidir.
Yasalar çerçevesinde gidilerek ulaşılan zenginlik, yadırganamaz, kötülenemez.
Denebilir ki, yasalar, hak hukuk düşünerek mi yapılıyor?
Fikrimiz hakkı hukuku düşünerek yapılan yasalar içindir. Yönetimdekilerin iyi niyetle yaptıkları yasalar, içinde bulunulan zaman için meşru görülse de, toplumda oluşan huzursuzluklara göre değişmesi gerekir. Mesela, hizmet istenen bir elemana asgari ücret, yasada 900 lira olarak belirtilmiştir. Şartların değişmesiyle uygunluğunu kaybeden 900 lira aynen uygulanmaya devam edilirse, zulüm ortamı oluşturulmuş olur. Bizim yöneticilerimiz, çok şükür, belirtilen asgari ücreti her yıl şartlara göre arttırarak, -bu konuda- zulüm ortamı oluşmasına fırsat vermiyorlar.
Kötülenmesi, eleştirilmesi gereken, zenginlerin, ilişki kurdukları kişilerin emeklerini ve yasayla belirlenmiş sosyal haklarını gaspetmesidir. Tenkit edilmesi gereken, yönetimdekilerin, yasalara aykırı bu durumu görmemesi ya da görmek istememesi, böylece hak gaspçılarına çanak tutmasıdır.
Açık söyleyeyim, dindar bilinenlerden bu konuda hiç ses çıkmıyor.
Dindar bilinen yöneticiler, bizzat ülkenin bazı yerlerindeki hak gasplarını gördükleri halde, yaklaşan seçimlerde gaspedicilerin hışmına uğramamak için, sessiz kalmayı tercih ediyorlar.
Bazı aydınlarımız, zenginin zengin, fakirin de fakir olarak yaşamasına üzüldüklerini belirtiyorlar nitekim. Bunların diyebildikleri, söyleyebildikleri, ”Zengin geliriyle fakir geliri arasında bu kadar da fark olmaz ki canım” demekten ibaret. Yardımlaşma adlı bir kurumun olduğunu eğer yok ise oluşturulabileceğini akıllarına getiremiyorlar aydınlarımız.
Ülkede sağlıklı düzen oluşması ya da oluşmuş sağlıklı düzenin devam etmesi isteniyor mu?
Öyleyse yardımlaşma kurumu devreye sokulmalı ya da oluşturulmalı. Aydınlarımız, zihinlerini, zengin ile fakir gelirleri arasındaki farkı gösteren istatistikler içinde köreltmemeli. Tüm ülke insanları için yapılmış yasalar önemsenmeli… Önemsiz yasaların kaldırılması istenmeli. Belirlenmiş haklara dikkat edilmeli.
Son söz: İstatistiklerdeki rakamlara değil yönetimdeki işleme bakmalı.

İbrahim Faik Bayav

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sad Suresi'nde Kanuni Süleyman ve Süleyman Demirel 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın