KozanBilgi.Net 15 Yaşında... SİZLERLE BİRLİKTE NİCE 15 YILLARA...

Rus Buğday Afidi

Rus Buğday Afidi

DoçDr.Meryem ELMALI’nın katkıları ile

RUS BUĞDAY AFİDİ
(Diuraphis noxia (Kurdjumov) (Hom: Aphididae)

GİRİŞ

· Anavatanı Avrasya’nın Karadeniz’e yakın kısımlarıdır.
· Rus dilindeki adı “arpa afidi” anlamındadır.
· İlk defa 1914 yılında teşhis edilmiştir.
· 1978 yılına kadar Rusya, birkaç Ortadoğu ülkesi, Batı Avrupa ve Kuzey Afrika’da ara sıra zarara neden olan önemsiz bir olarak bilinmekteydi.
· 1978 yılından sonra yayılış alanı hızla artmış ve ekonomik öneme sahip bir zararlı konumuna gelmiştir.
· 1984 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti’nde RBA nedeniyle meydana gelen ürün kaybının %90‘ın üzerinde olduğu belirtilmektedir (Du Toit ve Walters, 1984).
· ABD’de 1986 yılında tespit edilmesine rağmen 1994 yılına kadar neden olduğu verim kayıpları 900 milyon Dolara ulaşmıştır (Webster ve ark 1994).
· RBA Türkiye’de ilk kez 1959 yılında Bitlis, ardından 1961 yılında Isparta, Ankara ve Orta Anadolu’nun büyük bir kısmı ile Adıyaman ve Malatya’nın bazı yörelerinde tespit edilmiştir (Tuatay ve Remaudiere, 1964)
· Konya ili ’nde 1962 yılında yaptığı epidemide % 25-60 oranında verim kaybına neden olduğu tespit edilmiştir (Duran ve Koyuncu,1964).
· 1998 yılında Konya ili’nde RBA çok erken populasyon oluşturarak bazı alanlarda % 100’e varan verim kayıplarına neden olmuştur.
· Konya ve civarında dört yılda bir salgın yaptığı belirtilmektedir.
· Zarar belirtileri Don zararına çok benzediğinden 1998 yılındaki epidemi kayıtlara don zararı diye geçmiştir.
BİYOLOJİSİ
· Gelişme ve çoğalma için sıcaklık sınırları 5-30 oC’dir.
· Yılda teorik olarak 22 döl vermektedir.
· Afidin gelişme dönemleri ergin ve 4 nimf döneminden ibarettir. Her bir dönemin süresi 1-16 gün arasında değişir. Fakat tipik olarak 2-6 gündür.
· Bozkır iklimine iyi uyum sağlamıştır ve kuru ve güneşli havalarda yer yer yağışların görüldüğü iklimler hızlı populasyon gelişimi için uygundur. Uzun süreli yağış ve yüksek nem olumsuz bir etkiye sahiptir.
· RBA buğdayda beslenen diğer yaprak bitlerinden daha doğurgan ve soğuk kış şartlarına daha dayanıklıdır.
· Donma noktası altındaki sıcaklıklara önemli derecede maruz kalmaları populasyonun yok olmasına neden olur.
· RBA düşük sıcaklık gelişme eşiği 0,6 ile – 4,1 oC ’dir.
· RBA ’nin vücutta buz oluşma noktası ilk nimf dönemi için –26,8 oC ve ergin dönemi için –24,9 oC arasında değişir. –10 oC ’de 5 günden fazla kalan bireyler daha sonra 10 oC’ye maruz kaldığında hiç nimf vermemişlerdir.
· Kış ve ilkbahar aylarının kurak ve ılık gittiği yıllarda zararı artmaktadır.

KONUKÇU BİTKİLER
· 3 cinse bağlı 140’tan fazla bitki türü RBA konukçusudur.
· İlkbahar, yaz ve sonbaharda RBA için en uygun konukçuların başında Buğday ve Arpa gelir. Kışın Agropyron spicatum gibi bazı çayırlar en çok tercih edilen konukçulardır.
· Konya ilinde fare arpası, kuşyemi, halaza denilen ve kendiliğinden yetişen buğday ve arpa bitkileri en çok tercih edilen konukçulardır.
· RBA karşı bitki dayanıklılığı da tespit edilmiştir.

ZARAR SEVİYESİ
· Yıl içindeki bulaşma zamanına
· Afit beslenme periyodunun uzunluğuna
· Bitkinin gelişme dönemine göre değişmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Gürer: “Binlerce ton patates çürümeden kurtarılsın”

ZARAR ŞEKLİ
· Aktif beslenmesi bitkinin iletim demetlerinde emgi yoluyla gerçekleşir.
· Emgi sırasında toksin üreterek bitkinin kloroplastlarını ve bunlarla ilgili zarlarını parçalayarak beslenirler.
· Toksinler
· bitkinin fotosentezini önler,
· yaprak çıkışını geciktirir,
· kardeşlenmeyi geciktirir,
· sap ve kök kitlesini azaltır,
· turgor basıncını düşürür,
· tane verimini azaltır.
· Bitkide görünen simptomları
· Yaprak kenarlarının kıvrılması,
· Yaprakta çizgilerin oluşması,
· Boyuna çizgiler soğuk havalarda kırmızımsı mor
· Ilık havalarda ise soluk renktedir.
· Kışlık ve yazlık ekimlerde erken dönemlerde yapılan ekimde bulaşıklık oranı daha fazladır ve geniş çaplı zararlar ortaya çıkar, bazen tüm ürün yok olabilir. Genellikle zarar önce tarla kenarları ve köşelerinde görülür.
· Sonbaharda bulaşan bitkiler kış ölümlerine ve diğer streslere daha çok maruz kalır. Kışlık tahıllarda çimlenmeden sarı oluma kadar ki dönemde bulaşma olursa ürün kaybı daha da artar.
· Yazlık ekimler de RBA için kışlıklardan daha uygundur.
· Sapa kalkma ve sarı olum devresine kadar RBA populasyonu hızlı artış gösterir. Bir tarladaki bulaşık kardeş sayısı 1-2 haftada düşük bir orandan çok yüksek oranlara çıkabilir.
· Saldırı başaklanma öncesinde ise;
Bayrak yaprağı kıvrılır ve yeni oluşmakta olan başak bu yapraktan kurtulamaz ve sarmal durumda kalan yaprak kını ve başak arasındaki doku uygun beslenme yerleridir. Bu durum direk ürün kaybına yol açar.
· RBA ayrıca arpa sarı cücelik virüsü (BYDV) nün vektörlüğünü yapmaktadır. Ayrıca brom mozaik virüsü (BMV) vektörüdürler.

DOĞAL DÜŞMANLARI
· Dünyada 100’den fazla doğal düşmanı saptanmıştır.
· Tespit edilen bütün doğal düşmanlar eşit derecede etkili değildir.
· Biyolojik savaşımın etkinliğini artırmak için parazitik Hymenoptera, avcı sinek larvaları (chamaemyiid’ler), coccinellid’ler ve entomopatojen funguslar üzerinde durulmaktadır.
· Konya yöresinde RBA ’nin oldukça zengin bir doğal düşman faunası mevcuttur. Bulaşık olduğu alanlarda her yıl değil de arasıra salgın yapmasının nedeni bu doğal düşmanlara bağlanmaktadır.
· Konya ilinde doğal düşmanlar asıl etkilerini hasattan sonra diğer konukçular üzerinde göstermektedir.

MÜCADELE

1- KÜLTÜREL TEDBİRLER
· Uygun ekim zamanı
· Halaza (artık) kontrolü
· Sağlıklı bitki yetiştirme
· Nem
· Tohum yatağı
· Gübreleme
· Yabancı ot mücadelesi
· Ekim sıklığı Vs.
· Dayanıklı çeşitlerin kullanılması
2- KİMYASAL MÜCADELE
· Uygun ilaç seçimi
· Spesifik etkili
· Sistemik etkili olmalı
İmidaclorprid (Direnç, ekonomi)
(Kontakt: Chlorpyrifos; Gaz)
(acephate (doğal düşmana az etkili)
3- BİYOLOJİK MÜCADELE
· Uğur böcekleri (Coccinellidae)
· Entomopatojen funguslar (Afit hastalıkları)
· Diğer predatör ve paraziter böcekler.
YÖNETİM
· RBA’nin sonradan bulaştığı ülkelerde (ABD ve Güney Afrika) önceleri afidin zararı kültürel tedbirlerle ve kendiliğinden yetişen buğday ve arpa bitkilerinin yok edilmesi en aza indirilmeye çalışılmıştır. Ancak afit populasyonu ekonomik zarar eşiğine ulaştıktan sonra kimyasal mücadele kaçınılmaz olmaktadır. Gerek maliyet ve gerekse çevre sağlığı yönünden kimyasal mücadelenin pek çok sakıncalı yönü vardır. Daha önce sorun olmayan pek çok böcek önemli zararlı haline gelmektedir. İlaca karşı direnç gösteren Schizaphis graminum afit populasyonunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
· Bu yüzden söz konusu ülkelerde bitki dayanıklılığı ve biyolojik savaşım gibi çevreye dost alternatif yöntemlere dayalı entegre mücadele proğramları geliştirilmiştir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Gürer: “Binlerce ton patates çürümeden kurtarılsın”

· Uygun ekim zamanı ve kimyasal savaşım önerileri için afit uçuşunun iyi izlenmesi gerekir. Bu amaçla tüm dünyada başarıyla uygulanan emme tuzak sisteminin oluşturulması ve sadece bu afitle değil diğer pek çok afit türü ile savaşımda yararlı olacaktır.
· Sonbahar ekimlerinin geç ve ilkbahar ekimlerinin erken yapılması ile önemli salgın yıllarında zarardan büyük ölçüde korunulduğu gözlemlenmiştir. Geç ekimin verim düşüklüğüne sebep olması söz konusudur.
· Tarlalarda halaza denilen kendiliğinden yetişen buğday ve arpa bitkileri yok edilmelidir. Bu işlem sonbahar ekimlerindeki bulaşıklık oranını düşürecektir.
· Bitki mümkün olduğunca sağlıklı yetiştirilmeli ve kuvvetli gelişme teşvik edilmelidir. Bu da uygun toprak nemi, tohum yatağının iyi hazırlanması, uygun gübreleme, etkin bir yabancı ot mücadelesi ile olacaktır. Bunlar büyümeyi sağlar ve afit epidemisine engel olur. Sık ekimin yararından da söz edilmektedir.
· ABD ve Güney Afrika Cumhuriyet’inde bu afide karşı dayanıklı buğday çeşitleri geliştirilmiştir. Bunların bazıları Türkiye orijinlidir. Bu nedenle dayanıklı genotiplerin ıslahı konusuna ağırlık verilmeli ve bölgeye uygun çeşitler geliştirilmeli ve ekilmelidir.Özellikle rus afitinin problem olduğu alanlara hassas çeşitler ekilmemelidir (Kıral-97, Göksu-99).
· RBA doğal düşman faunası kimyasal savaşımda spesifik ilaçların kullanımı ile korunmalı ve desteklenmelidir. RBA zararının giderek artması durumunda doğal düşmanların üretilip erken salımlarının yapılması çalışmalarıma yönlenilmelidir.
· Kimyasal savaşıma karar verirken afitle bulaşık fide veya kardeş yüzdesi, bitki fenolojisi, ve doğal düşmanların durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Sonbaharda çıkıştan 2-3 hafta sonra fidelerin %10 veya daha fazlasının bulaşması ekonomik olarak tehlike düzeyini oluşturur. İlkbaharda kardeşlenme döneminde bitkilerin %5-10’unun, başaklanma sonrasında ise % 15-20’sinin bulaşık olması durumunda ilaçlama önerilmektedir. Sarı olum döneminden sonra yapılacak ilaçlamalar yararlı değildir. İlaç tavsiyesi yapılırken mümkün olduğu kadar sistemik ve spesifik etkili olanlar seçilmelidir.
· RBA ile savaşımda kontakt etkili insektisitler, zararlı gizli bitki kısımlarında beslendiği için genellikle etkili değildir. Yine de Chlorpyrifos gaz etkisi nedeniyle kıvrılmış yaprak içine girme yeteneğindedir. Son zamanlarda yeni geliştirilmiş bir insektisit olan İmidaclorprid düşük toksisitesi, geniş spektrumlu ve sistemik olma özelliği ile tohum ve toprak uygulamalarında iyi bir potansiyele sahiptir. Bu insektisitin kullanımında da afitte direnç oluşabilme riski vardır. Ayrıca Konya ve civarı yetiştirme şartlarında buğday üretiminde bu ilacın kullanımı ekonomik değildir. Yapılan bir araştırmada acephate’ın doğal düşmanlara en az, buna karşın RBA ’ne yüksek toksisite oluşturduğu bildirilmiştir.
· İlaçlama ile afit yok edildikten sonra bitki strese girmezse büyüme normal olarak devam eder fakat zarar görmüş dokular iyileşmez.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın