DOLAR 17,2350 1.48%
EURO 17,5800 0.56%
ALTIN 976,461,43
BITCOIN 3468523,61%
Adana
31°

AZ BULUTLU

17:13

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Sa’d Bin Ubâde
74 okunma

Sa’d Bin Ubâde

ABONE OL
10 Mayıs 2015 18:06
Sa’d Bin Ubâde
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ensârın sancaktarlarından.

Sa’d bin Ubâde, ikinci Akabe bîatinda Müslüman oldu. O da bu

bîatte, Peygamberimizle görüşüp, kendi canlarını ve mallarını

korudukları gibi Peygamberimize yardım edeceklerine söz veren

Sahâbîlerdendi.

Her gün yemek gönderdi

Bu bîatte seçilen 12 temsilciden biri de Hazret-i Sa’d bin

Ubâde’dir. Çok zengin ve cömert idi. Peygamber efendimiz Medîne-i

münevvereye hicret ettiğinde, Hazret-i Hâlid bin Zeyd’in evinde yedi

ay misâfir olmuştu. Sa’d bin Ubâde hazretleri, Peygamberimize bu

misâfirliği sırasında her gün yemek göndermiştir. Hicretin ikinci

yılında yapılan ve ilk gazve olan Ebvâ gazvesinde, Hazret-i Sa’d bin

Ubâde Medîne’de vekil olarak görevlendirildi.

Peygamberimiz Bedir savaşı yapılmadan önce müsâvere

heyetini topladığında, Sa’d bin Ubâde hazretleri de bu heyette

bulunmuştur. Bedir ve Uhud savaşlarına katılmıştır. Uhud savaşında

Peygamberimiz Hazrec kabîlesinin sancağını Sa’d bin Ubâde

hazretlerine vermiştir. Bu savaşta düşman karşısı da büyük bir

sebatla savaşmıştır.

Müreysi gazâsında ensârın sancağı onun tarafından taşınmıştır.

627 yılında vuku bulan Gared gazvesinde, orduya erzak olarak on

deve yükü hurma vermiştir. Onun bu hizmeti üzerine

Peygamberimiz, “Allahım Sa’d’a ve Sa’d ailesine rahmet eyle!”

diyerek dua etti ve buyurdu ki:

– Sa’d bin Ubâde ne iyi kimsedir.

Hazrec kabîlesinden olanlar da dediler ki:

– Yâ Resûlallah! Sa’d bin Ubâde aramızda büyüğümüzdür.

Babası da öyle idi.

Kuraklık ve kıtlık yıllarında halkı doyururlar, yolda kalanlara da

yardım ederlerdi. Misâfirleri ağırlarlar, musibet ve ihtiyaç

zamanlarında yardım yaparlar, kabileleri yurtlarına göçürürlerdi.

Bunun üzerine Peygamberimiz buyurdu ki:

– Câhiliye devrinde en ileri olanınız, İslâmiyette de en

ileridir.

Ensârın sancağını taşıdı

Hendek savaşı yapılmadan önce, Peygamberimiz istişâre için

Sa’d bin Mu’âz ve Sa’d bin Ubâde’yi çağırmıştı. Bu istişâre

sırasında, Peygamberimizin emirlerine uymakta en ufak bir tereddüt

göstermeyeceklerini ve müşriklerle savaşmaya, canlarını fedâ

etmeye hazır olduklarını belirtmişlerdir.

Bu sırada gösterdikleri sebat ve düşmanla çarpışma

hususundaki kararları karşışıda, Peygamber efendimiz çok memnun

olmuştur. Hendek savaşına da katılan Sa’d bin Ubâde hazretleri, bu

savaşta ensârın sancağını taşımıştır.

Hendek savaşından hemen sonra yapılan Benî Kurayza

gazâsında bütün orduya yiyecek vermiştir. Hudeybiye

antlaşmaşında ve Bîat-i Ridvânda bulundu. Hayber gazvesindeki

ordunun kumandanlarından birisi de Sa’d bin Ubâde idi. Mekke’nin

fethinde de bulundu. Bu sırada sancaklardan birini de o taşıdı.

Bundan sonra vuku bulan Huneyn gazvesinde Hazrec kabîlesinin

sancağını taşıdı.

Sa’d bin Ubâde hazretleri, vefat edinceye kadar canıyla ve

malıyla devamlı hizmette ve cihadda bulunmuştur. Medîne civarında

pek çok arazisi, bağı ve bahçesi vardı. Evi, Medîne’nin kenar

mahallesinde idi. Mescid-i Nebîye uzak olduğu için, orada bir mescit

yaptırmıştı.

Hazret-i Sa’d bin Ubâde, sülâlece cömert bir âiledendi. Dedesi,

“Et, yağ isteyen, Düleym’in evine gelsin” diye nida ettirir ve gelenlere

et ve yağ dağıtırdı. Düleym vefat edince, oğlu Ubâde de aynı şekilde

nida ettirir ve gelenlerin ihtiyaçlarını görürdü.

Su sadakası iyidir

Hazret-i Sa’d, dedelerinden beri sürüp gelen bu cömertliklerini,

Müslüman olduktan sonra daha çok artırmıştır. “Allahım, bana

cömertlik yapabileceğim mal ver” diye dua ederdi.

Kale şeklinde bir evi vardı. Orada ikâmet ederdi. Burada hergün

büyük ziyâfetler verirdi. Herkes oraya gidip, yer içerdi.

Eshâb-ı kirâm içinde Eshâb-ı Suffa denilen kimsesiz, yoksul

Müslümanlardan hergün 80 kişiye yiyecek ve içecek verirdi.

Resûlullah efendimiz hicret edince de, Peygamberimize her

gece et, süt ve tereyağı veya yemek gönderirdi.

Annesi vefat edince, Peygamberimize gelip dedi ki:

– Yâ Resûlallah! Annem öldü. Ona ne iyilik yapabilirim?

Peygamber efendimiz buyurdu ki:

– Su sadakası iyidir. Zîrâ sadaka vermek, Allahü teâlânın

gadabını yumuşatır. İnsanı azâbdan kurtarır. Eceli gelmemiş

olan hastanın şifâ bulmasına sebep olur.

Bunun üzerine Hazret-i Sa’d bin Ubâde Medîne’de bir kuyu

açtırdı. “Sikâye-i âl-i Sa’d” adını verdiği bu su kuyusunu

Müslümanların iştifadesine sundu.

Arap kabîleleri içinde ensârdan olan Evs ve Hazrec kabîlesinin

İslâma çok büyük hizmetleri olmuştur. Savaşlarda çok şehit

vermişlerdir. Sa’d bin Ubâde ve Sa’d bin Mu’âz bu kabîlelerin en ileri

gelenlerinden idi.

Her ikisinin de İslâmiyete hizmetleri ve Müslümanlar için

gösterdiği fedakârlıkları, akılları şasırtacak derecede idi. Bu uğurda

feda etmedikleri hiçbir şeyleri kalmamıştı. Mallarıyla, canlarıyla

hizmet ettiler. Sa’d bin Mu’âz Peygamberimiz hayatta iken şehit

olmuştur.

Hizmete teşvik etmiştir

Onun vefatından sonra, Ensâr arasında en önde gelen zat, Sa’d

bin Ubâde olmuştur. O da dâimâ İslâmiyete hizmet etmiş, Medîneli

Müslümanları Dîn-i İslâm için fedâkârlık ve hizmet etmeye teşvik

etmiştir.

Hazret-i Sa’d bin Ubâde, Hazret-i Ebû Bekir’in halîfeliği

sırasında Medîne’de ikâmet etti. Sonra Şam tarafında Havran’a gitti.

Ömrünün sonuna kadar orada yaşadı. 635 senesinde orada vefat

etti. Gûta kasabasında defnedildi.

Sa’d bin Ubâde hazretleri, Peygamberimizden bizzat işiterek

hadis-i şerif rivâyet etmiş ve hadis-i şerif öğrenmekle meşgul

olmuştur. Rivâyetleri, meşhur hadîs kitaplarından olan Kütüb-i

sittenin dördünde yer almıştır.


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.