DOLAR 17,2350 1.48%
EURO 17,5800 0.56%
ALTIN 976,461,43
BITCOIN 3468523,61%
Adana
31°

AZ BULUTLU

17:13

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Şafii’de Cenaze namazı ve defin
54 okunma

Şafii’de Cenaze namazı ve defin

ABONE OL
25 Ekim 2015 11:46
Şafii’de Cenaze namazı ve defin
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ölüm halindeki hastaya, Kelime-i tevhid telkin edilir. Hasta;

Kelime-i tevhidi getirince, artık konuşturulmaz ve Kelime-i tevhid

telkin edilmez. Ancak kelime-i tevhidi getirdikten sonra bir şey

konuşursa, yine telkin edilir. Yanında Ya-sin-i şerif suresinin

okunması da menduptur.

Hasta, ölünce gözleri yumulur, alt çenesi bir bezle -ağzı

kapatılarak- başından bağlanır, mafsalları yumuşatılır, elbisesi

soyulur, üstüne hafif bir örtü çekilerek bir tarafı başının altına, diğer

tarafı ayaklarının altına geçirilir, şişme-mesi için küçük bir demir

parçası, karnı üzerine konur.

Hastanın ölümünden önce veya sonra dövünmek, yaka yırtmak,

saç yolmak, yüzü siyaha boyamak gibi hareketler haramdır.

Hasta ölünce, Müslümanların şu beş vazifeyi yapmaları farz-ı

kifayedir:

1- Ölüyü yıkamak: Bu yıkamanın en azı, bütün bedenini, temiz

bir su ile bir kere yıkamaktır. Cenaze-, dışardan görülmeyecek

kapalı bir yere götürülür, yüksek bir yere, ayakları kıbleye doğru

gelecek şekilde sırt üstü yatırılır. Mümkünse baş kısmı biraz

yüksekte tutulur.

Ölüyü, yüzükoyun yatırmak haramdır. Sünnete uygun olarak üç

kere yıkandıktan sonra, başından ayağına kadar her tarafına su

dökülür.

Yıkayıcı ve yardımcısının, ölünün avret yerine bakması

haramdır. Ölünün yüzünü bir bezle örtmek ve ona abdest aldırmak

sünnettir.

Erkek cenazenin, erkek; kadın cenazenin de kadın tarafından

yıkanması gerekir. Ancak kadın, ölen kocasını, erkek de ölen

hanımını yıkayabilir. Küçük çocuğun, cinsiyetine bakılmaz; erkekler

de kadınlar da yıkayabilir.

Hamileliğin asgari müddetinden önce yani 6 ayı tamamlamadan

düşen çocuğun namazı kılınmayacağı gibi, yıkanmaz da. Ancak

düşükte, hayat belirtisi varsa, normal bebek gibi yıkanıp namazı

kılınır. Hayat belirtisi yoksa fakat şekillenmişse, namazı kılınmaz,

öbür vazifeler yapılır. Şekillenmemiş ise, hiçbir şey gerekmez.

Sadece bir beze sarılıp gömülmesi sünnettir. Hamileliğin asgari

müddetinden sonra düşürülmüş olan ise, hayat emaresi bulunmasa

ve şekillenmemiş olsa dahi, büyük muamelesi görür. Bütün vazifeler

yapılır.

2- Ölüyü kefenlemek. Kefenin en azı, ölünün bütün bedenini

örtecek bir örtüdür. En mükemmeli ise, erkek için her biri ölünün

başından ayağına kadar bütün bedenini örtecek üç örtüdür.

Kadının en mükemmel kefeni de; bir etek, bir gömlek, bir

başörtüsü ve her biri bütün vücudunu örtecek iki örtü olmak üzere

beş parçadır. Kefenin beyaz olması sünettir.

3- Cenaze namazını kılmak. Bu namazının 7 farzı vardır, şöyle

ki:

  1. a) Niyet etmek. Niyet, “Hazır olan bu ölü üzerine, dört tekbirli

farz-ı kifaye olan cenaze namazını kılmaya niyet ettim” diye

getirilir.

  1. b) Kıyam yani ayakta durmak.
  2. c) Tekbiret-ül-ihram ile beraber dört tekbir getirmek.
  3. d) Birinci tekbirden sonra Fatiha suresini okumak.
  4. e) İkinci tekbirden sonra, Peygamber efendimize, şöyle salevat-ı

şerife getirmek:

“Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali muhammedin

kema salleyte ala İbrahime ve ala ali İbrahime ve barik ala

Muhammedin ve ala ali Muhammedin kema barekte ala

ibrahime ve ala Ali İbrahime fil-alemine inneke Hamidun

Mecidün.”

Meali:

(Ya Rabbi! Hazret-i Muhammed’e ve O’nun Aline salevat getir,

tıpkı Hazret-i İbrahim’e ve O’nun Aline salevat getirdiğin gibi. Yine

Hazret-i Muhammed’e ve O’nun Aline bereket ver, tıpkı bütün

alemler içinde Hazret-i İbrahime ve Onun Aline bereket verdiğin gibi.

Hiç şüphesiz sen, Hamid ve Mecid’sin.)

Sadece: “Allahümme salli ala Muhammed” (Ya Rabbi!

[Hazret-i] Muhammed’e salat [rahmet] eyle.) de denebilir.

  1. f) Üçüncü tekbirden sonra şu duayı okumak:

“Allahümmag’fir lihayyina ve meyyitina ve şahahidina ve

gaibina ve zekerina ve ünsana Allahümme men ahyeytehü

minna fe ahyihi alel-islami ve men teveffeytehü minna fe

teveffehü alel-imani”

Meali:

(Allahım! Hayatta olanımıza, ölenimize, hazır olanımıza, gaib

olanımıza, küçüğümüze, büyüğümüze, erkek olanımıza ve kadın

olanımıza mağfiret eyle [günahlarını affeyle!] Allah’ım! Bizden,

kendisine hayat verdiğine, İslam

üzere hayat ver; ölüm verdiğine de iman üzere ölüm nasip

eyle.)

“Allahümme inne haza abdüke vebnü abdeyke harece min

ravhi’d-dünya ve seatiha ve mahbubuhu ve ehibbaühü fiha ila

zulmetil-kabri ve ma hüve lakihi kane yeşhedü en lailahe illa

ente vahdeke la şerike leke ve enne Muhammeden abdüke ve

resulüke ve ente a’lemii bihi minna Allahümme innehü nezele

bike ve ente hayrü menzulin bihi ve asbeha fekiren ila

rahmetike ve ente ganiyyün an azabihi ve kad ci’nake ragıbine

ileyke şüfeae lehü Allahümme in kane muhsinen fezid fi

ihsanihi ve in kane müsien fetecavez anhü ve lakkihi

birahmetike rıdake ve kihi fitnetel-kabri ve azabehü vefsah lehü

fi kabrihi ve cafil-erda an cenbeyhi1 ve lekki-hi bi rahmetikelemne

min azabike hatta teb’asehü aminen ila cennetike birahmetike

ya erhamerrahimine.

Meali:

(Allah’ım! Şüphesiz bu, senin kulun ve iki kulunun oğludur.

Dünya hayatının rahatlığından ve genişliğinden çıktı. Sevdikleri ve

sevenleri [dünyada] kaldı. Kabrin karanlığına geldi. Bu kimse,

[dünyada iken;] senden başka, ibadet edilmeye layık bir ilah

bulunmadığına ve Muhammed’in senin kulun ve peygamberin

olduğuna şehadet ederdi. Şüphesiz sen, onu bizden daha iyi bilirsin.

Allah’ım! O, sana geldi. Sen ise, yanına gidilenlerin en hayırlısısın.

Şu anda o, senin rahmetine muhtaçtır. Senin ise, onu azab etmeye

ihtiyacın yoktur. Senden ümitlenerek onun için şefaat etmeye geldik.

Allah’ım! O, iyi ise, iyiliğini artır. Şayet kötü ise, onu affeyle. Ona,

rahmetinle rızanı ihsan eyle. Onu, kabrin fitne ve azabından koru.

Kabrini geniş eyle, yeri iki yanından uzaklaştır. Onu, emniyet içinde

Cennetine göndereceğin zamana kadar, rahmetinle azabından emin

eyle, ey merhametlilerin en merhametlisi.)

Ölen kimse, çocuk ise bunun yerine, şu dua okunur:

Allahümmag-fir li-hayyina ve meyyitina ve şahitina ve

gaibina ve zekerina ve ünsana Allahümme men ahyeytehü

minna fe ahyihi alel-islam ve men teveffeyteyü minna fe

teveffehü alel-imani”

Meali:

(Allahım! Hayatta olanımıza, ölenimize, hazır olanımıza, gaib

olanımıza, küçüğümüze, büyüğümüze, erkek olanımıza ve kadın

olanımıza mağfiret eyle (günahlarını affeyle!] Allah’ım! Bizden,

kendisine hayat verdiğine, İslam üzere hayat ver; ölüm verdiğine de

iman üzere ölüm nasip eyle.)

“Allahümmec’alhü feraten li ebeveyhi ve sele-fen ve zühran

ve izaten va’tibaren ve şefian ve sakkil bihi mevazinehüma ve

efrigis-sabre ala kulubihima vela teftinhüma ba’edehü vela

tahrimhüma ecrehü.”

Meali:

(Allah’ım! Onu, ebeveynine önce gidip ahiretlerinde hayırları

hazırlayıcı kıl, selef ve hazır edilen şey eyle; meviza, ibret ve

şefaatçi kıl. Onunla amel terazilerini ağırlaştır ve kalblerine sabır

akıt. İkisini, ondan sonra fitneye düşürme ve ikisini, onun

sevabından mahrum eyleme.)

Sadece: “Allahümmagfir lehü” yani (Ya Rabbi, onun

günahlarını bağışla) demekle de farz yerine gelir.

  1. g) Dördüncü tekbirden sonra şu duayı okumak: “Allahümme la

tahrimna ecrehu vela teftinna ba’dehu vagfir lena ve lehu.”

Manası:

(Ya Rabbi, bizi onun sevabından mahrum eyleme, ondan sonra

bizi fitneye düşürme ve bizi de onu da bağışla!)

Ondan sonra selam verilir.

4- Cenazeyi mezarlığa taşımak. Cenazeye refakat edenlerin,

onun önünde ve yakınında yürümeleri, hızlı götürmeleri, ölümü

hatırlamaları sünnettir.

Cenazeyi karşılayan kimse şöyle der:

“Allahü ekber Allahü ekber Allahü ekber haza ma

veadenellahü ve resulühü ve sadekallahü ve resulühü

Allahümme zidna imanen ve teslimen.”

Meali:

(Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Bu,

Allah’ın ve Peygamberinin, bize vadettiği şeydir. Allah ve

Peygamberi doğru söylemiştir. Allah’ım! Bizim, imanımızı ve

teslimiyetimizi artır!)

Ayrıca şöyle der: “Sübhanel-hayyillezi la yemutü ebeden”

(Her zaman diri olan ve hiçbir zaman ölmeyen [Allahü teâlâ,] her

çeşit kusurdan münezzehtir.)

5- Cenazeyi defnetmek. Cenazenin boyundan biraz uzunca

(derin) bir çukur kazılır. Toprak gevşek ise, kazılan çukurun

ortasında, ölünün rahat sığabileceği bir yer açılır ve cenaze oraya

yerleştirilir, sonra üstü uzun ve geniş taşlar veya kalaslarla kapatılır.

Daha sonra toprak atılır. Cenazeyi kabre koyarken:

“Bismillahi ve ala milleti Resulillahi” Ya ni (Alla hü teâlânın

ismiyle ve Resulullah’ın dini üzere,) denir. Ayrıca şöyle söylemek de

sünnettir:

“Allahümmeftah ebvabes-semai li ruhihi ve ekrim nüzülehü

ve vassi’ medhalehü ve vassi’ lehü fi kabrihi.”

Meali:

(Allah’ım! Onun ruhu için, semanın kapılarını aç, onun nüzulüne

ikramda bulun, girdiği yeri genişlet ve kabrini geniş eyle.)

Ölünün, sağ yanağının altına sert bir toprak parçası koymak

sünnettir. Cenazenin, kabirde sağ yanı üzerine, kıbleye karşı

yatırılması ise, farzdır.

Defin işi bittikten sonra, telkin verilmesi sünnettir. Telkin şöyle

verilir:

“Ya abdellahi vebne emetillahi üzkür ma harecte aleyhi min

dariddünya ve hüve şehadetü en lailahe illellah ve enne

Muhammeden resulüllah ve ennel-cennete hakkun ven-nare

hakkun vel-ba’se hakkun ve ennes-saate atiyetün la raybe fiha

ve ennellahe yeb’asü men fil-kuburi ve enneke radite billahi

rabben ve bil-islami dinen ve bi Muhammedin nebiyyen ve

resulen ve bil-Kur’ani imamen ve bil-Kabeti kibleten ve bilmü’minine

ihvanen.”

(Ey Allah’ın kulu ve cariyesinin oğlu! Üzerinde dünya evinden

çıktığın şeyi hatırla! O şuydu; Allah’tan başka ilah olmadığına,

Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna, şüphesiz Cennet ve Ateşin

hak olduğuna, şüphesiz tekrar dirilmenin hak olduğuna şüphesiz

Kıyamet gününün geleceğine ve bunda hiç şüphe olmadığına ve

şüphesiz Allah’ın kabirdekileri baş edeceğine [dirilteceğine] şehadet

etmen ve şüphesiz Allah’a rab, İslam’a din, Muhammed’e nebi ve

resul, Kuran’a imam, Kabe’ye kıble ve mü’minlere kardeş olarak razı

olmandır.)

Taziye sünnettir

Üç güne kadar, taziye yapmak sünnet-i müekkededir. Taziye

definden önce de yapılabilir, sonra da. Ancak definden sonra

yapmak evladır. Şayet yakınları çok üzülüyorlarsa, onlara

sabırlandırmak (teselli etmek) için, definden önce taziye yapmak

evladır. Taziye için şöyle söylenir:

“E’zamellahü ecreke ve ahsene azaeke ve gafere li

meyyitike.”

Meali:

(Allah, sevabını çoğaltsın, tesellini güzel yapsın ve ölünü

affetsin.)


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.