Seçmen ‘sandığa küs’

Seçmen ‘sandığa küs’

24 Haziran seçimlerinin ısındırdığı alanlar soğumadan, ‘yerel seçim’ için ‘çalışmalar’ oluşmaya, kentlerinin ‘önseçimsiz/ lider odaklı’ vekilleri de, seçmenlerine yönelik buluşmalar yapmaya başladı.

Seçim öncelerini seviyorum; sözü, balı, kaymağı bol olduğu için!

Seçim sonraları ‘hep’ yıkık; yalanlı, acılı, bitik…

Son seçim gününe değin yaşananları bir bir anımsadığımda ‘umutların’ yalancılığı çıkıyor ortaya!

O alanda konuşmaların yalancılığı,

O şarkılara dize yapılan söylem,

O ‘tamamdır’ artık denerek aldatılmışlık,

O seçim sonlarında ‘bir başına’ bırakılış…

Ne güven, ne umut, ne gelecek vermiyor bana!

***

Olaya hangi partiden bakarsanız-bakın…

Eskiden ‘bir’ banka reklamı vardı; ‘Aslında her yer Osmanlı Bankası’ derdi!

İktidardaki, muhalefetteki, ‘ittifaklı’ partilerin ‘hangisini’ diğerinden ayırmalı ki; AKP’yi CHP’den mi, MHP’ti Yemni İP’ten mi?

Birileri iktidardayken dediklerini unuttu, diğerleri muhalefet olarak yapacaklarını bir yana atarak unuttu!

Ne ‘farkları’ var öyleyse, Osamanlı Bankası’ndan?

Biraz irdeleyelim:

AKP’nin, seçim öncesi alanları dalgalandıran sözlerinin belki de başında ‘biz gelince ekonomi düzelecek’ demiyor muydu?

‘Biz mili yatırımları ayağa kaldıracağız’ demiyorlar mıydı?

‘İnsana yatırımı öne alacağız’ demiyorlar mıydı?

Üstelik ‘tüm’ bunları, sanki yıllardır muhalefette bulunan bir parti gibi, sanki onlatı yıldır iktidarda olan bir başka partiymiş gibi, sanki bu güne değin yapılanlar ‘aynası işidir kişinin’ özlü sözüne dayandırılması olanaksızmış gibi, sanki…

İktidarın ‘düzelecek’ dediği ekonomi o günden ‘tıs’ sesleri çıkarıyordu oysa, yıllardır kötü kullanılan ‘ulusal gelirin’ iktidar içinde bile ‘damı deldiği’ konuşuluyordu oysa!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Duhan Suresi'nde ll.Bayezit ve Kurtarılan İsrailoğulları

Daha seçim sonuçlarının tartışmaları sürerken ‘kriz’ sesleri yayılmaya, iktidarın görevini ‘yenilediği’ günlerde yurttaşın alım gücü yitmeye başladı!

Düzelecek ekonomi, ayağa kalkacak yatırım, insanı öne alacak yatırım ‘bir anda’ yitikleri karıştı! Seçim öncesinde ‘daha güzel, daha yaşanılır, daha umutlu’ denilerek başlanan sözlerin yerine ‘bize sahip çıkın, bize destek olun, yastık altını boşaltın’ sözleri konuşulmaya başlandı!

Yurttaşa dolar dört lira olmadan ‘yastık altını boşaltın’ denildiğinde, asıl kasaları döviz dolu anaparadarlar ne düşünüyordu acaba?

Şimdi kur altıbuçuk lirayı zorlarken, daha iki ay önce küçük boyutlu dolarını bozduranlar ne düşünüyorlar acaba?

İktidar partisini ‘ekonomiyi iyileştirecek’ diye destekleyenler ne düşünüyorlar acaba?

Sorun salt ekonomi ile sınırlı değil!

Cumhuriyetin kuruluşun bu yana, yurttaşın her sorununda, sevincinde, gecesinde, gündüzünde var olan CHP…

Alanlarda en çok demokrasiden, en çok insandan, en çok özgürlüklerden, en çok bilimden, en çok eğitimden, çevreden, adaletten, hukuktan söz eden parti CHP…

Bu denli ‘çağdaş’ tutum sergilemesine karşın, ‘zaman darlığını’ gerekçe göstererek ‘merkez kararlı-önseçimsiz’ adaylarını seçmenin önüne çıkardı.

Alanların, Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’den dolayı renklenmesi bile, yurdun birçok yerinde ‘beklentiyi’ göstermedi!

Ben Adana’yı biliyorum…

Adana adaylarının köylerde, mahallelerde, esnaf gezilerinde daha ‘karşılandığını’ biliyorum!

Bırakın başka ilçeleri, iki CHP belediyeli merkez ilçede bile ‘beklenen’ oy alınamadı; yurttaş adayının ‘önseçimsiz’, ‘tek adam’ odaklı oluşmasını, üstelik listelerin belirlendiği ilk gün ‘oyunlar’ oynandığını düşünerek sandığa gitti!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  HIRSIZSINIZ!

Adayın ‘kendi’ kazanmışsa kazanım, ‘yitirmişse’ bitiş olarak algıla süreci söylemi, ne denmişti; kazana biziz, kaybeden iktidar!

Şunu sormak istiyorum:

Alanlarda, onlarca sözünü ettiğiniz hukukun, adaletin, demokrasinin, hakların, insanın kaçta-kaçını gerçekleştirmek için uğraş verdiniz?

‘Özgürlük’ dediniz, parti içinde eleştirenleri susturdunuz,

‘Demokrasi’ dediniz yanlışınızı söyleyeni yanınızdan uzaklaştırdınız,

‘Adalet’ dediniz, cumhurbaşkanlığı için belirlediğiniz adayın ‘genel başkanlık için yeterli değil’ dediniz,

‘Haklar’ dediniz, yerel seçime o kadar gün varken ‘önseçimsiz’ aday belirlemek için yollar arıyorsunuz,

Sorunlar ‘faklı’ da olsa, bizim sorunlarımız…




***

İktidar partisinin geçtiğimiz günlerde yerel seçim için çalışmalar başlattığını duyduğumuzda, muhalefet partileri de ‘biz de hazırız’ demişlerdi!

İktidar partisinin seçim öncesi söylemiyle, bugün yaşananları değerlendirecek olan seçmeni…

Muhalefet partisi CHP’nin Adana milletvekillerinin geçtiğimiz günlerde ‘harıl harıl çalışıyoruz’ iletilerinin ardından, şimdi de ‘’kazanılacak başarının ardından tüm Adana sosyal demokrat belediyecilik anlayışına yönelecek’ sözünü kullanmışlar!

Seçmene soruyorum, mahalleden tanıdıklarıma soruyorum, Horzum yaylasında olanlara soruyorum, örgüt içerisine olanlara soruyorum, üstelik ‘adaylık’ için adı geçenlere soruyorum…

‘Seçmenin partiye yaklaşması için ne genel merkez, ne örgüt içerisindeki bazı güçler bu işe karışmamalı; önseçim istenmeli’ diyor!

Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar ‘ben küsüm ülkeye’ demişti!

Seçmen de ‘sandığa küs’ biline…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın