KozanBilgi.Net 15 Yaşında... SİZLERLE BİRLİKTE NİCE 15 YILLARA...

Serada Domates Ve Biber Yetiştiriciliği

Serada Domates Ve Biber Yetiştiriciliği

biber

Biber

FİDE YETİŞTİRME ORTAMI HAZIRLANMASI

Harç Yapımı

Seralarda yetiştirilen biber tohumları oldukça pahalıdır. Bu nedenle fide yetiştirirken, çekirdek kaybını en aza indirmek, güçlü ve sağlıklı fide elde edebilmek için bazı kurallara uymak gerekmektedir.

Fideler, ya dezenfeksiyonu yapılmış, bitki besin maddelerince zenginleş-tirilmiş hazır torflarda ya da özel olarak hazırlanan harç toprağında yetiştirilmelidir.

Hazır torfların steril olması, bitki besin elementlerini içermesi, fideyi 10-15 gün erken yetiştirmesi ve hazırlanmasının kolay olması açısından avantajları vardır.

Harç tohum ekiminden 2-3 ay önce hazırlanmaya başlanmalıdır.

Çok farklı harç hazırlama şekilleri varsa da; en yaygın olan üç formül şunlardır:

1. 6 kısım çiftlik gübresi,

3 kısım bahçe toprağı,

1 kısım dişli dere kumu.

2. 2 kısım çiftlik gübresi,

2 kısım orman toprağı,

1 kısım dişli dere kumu.

3. 4 kısım çiftlik gübresi,

2 kısım bahçe toprağı,

1 kısım dişli dere kumu.

Harçta kullanılan ahır gübresi en az üç ay önceden temin edilmeli, mutlaka iyi yanmış olmalı, bitkiye zararlı tuz, asit vb. maddeleri ihtiva etmemeli ve içinde bitki artıkları bulunmamalıdır. Bu nedenle harca girecek malzemeler 1 cm. delikli elekle elenmelidir. Elendikten sonra yukarıda belirtilen oranlarda birbirleriyle iyice karıştırılmalı ve sulanarak nemlendirilmelidir. Zaman içinde birkaç defa aktarılarak ve nemlendirilerek harcın istenilen vasfı kazanması sağlanmalıdır.

Hazırlanan harcın gıda değerini artırma bakımından tohum ekiminden önce ticari gübreler ile takviye edilmesi tavsiye edilir. Bunu temin için her 1 m3 (50 teneke) harca 1-1,5 kg. 15-15-15 gübresi veya 1,5 kg. Triple Süper Fosfat gübresi ilave edilmelidir.

Harcın İlaçlanması

Metil bromid: Tavlı harç beton bir zemin üzerine 30 cm. yüksekliğinde yayılır. Her 1 m3 harç için bir tüp hesabıyla çivi çakılmış tahta parçasına devrilmeyecek şekilde tüpler yerleştirilir. Harcın üzeri sağlam deliksiz bir plastikle kenarlarından gaz kaçmayacak şekilde kapatılır. Naylonun üzerine çıplak ayakla çıkarak tüplere basmak suretiyle patlatılırlar. 2 gün bu şekilde kapalı olarak bekletilen harcın bu süre sonunda üzeri açılır ve aktarılarak havalandırılır. Metil bromid uygulaması genel amaçlı (toprak mantarları, nematodlar, zararlı böcekler, ot tohumları) bir fümigasyon sistemidir.

TOHUM EKİMİ VE ÇİMLENME FAKTÖRLERİ

Tüm tohumlarda olduğu gibi, biber tohumunda da çimlenme ve fide oluşumu için dört faktör gereklidir:

a) Tohumun çimlenme olgunluğunda olması,

Yeterli su (nem),

Yeterli ısı,

Yeterli oksijen.

a) Genel bir kural olarak, bir bitkiden elde edilen tohumun çimlenme olgunluğuna erişmiş ve belirli bir dinlenme ihtiyacını tamamlamış olması gereklidir. Bu özelliklere sahip olmayan tohumun çimlenmesi tesadüfe bırakılmış olur.

Normal bir tohum; bölünme ve çoğalma kabiliyetinde olan bir embriyo ile çimlenme esnasındaki hayati olaylar için harcanacak besi dokusu (nucellus)’ndan oluşur.

Çimlenmede ilk saçaklar ve gövde embriyodan meydana gelir. Gıda maddeleri ise nucellus’tan sağlanır. Klorofil teşekkül edinceye kadar olay böyle devam eder. Öyle ise, bir tohumun sağlıklı şekilde çimlenip fide haline geçebilmesi için, yeterli bir embriyo gücüne ve gıda deposuna sahip olması gerekir. Aksi takdirde çimlenme düzensizliği veya fide halinden önce ölümler meydana gelebilir.

b) Tohumun çimlenebilmesi, hayati olaylara başlayabilmesi ve bu olayları tamamlayabilmesi için, ikinci faktör su (nem)’dur. Yeterli nemi bünyesine alan tohum hemen şişmeye başlar. Şişme için yeterli suyun üzerindeki miktar, yani aşırı su ortamı oksijensiz bırakacağı için zararlıdır.

c) Tohumun çimlenebilmesi için minimum bir sıcaklığa ihtiyacı vardır. Bu minimum sıcaklığın altındaki derecelerde çimlenme gerçekleşmez iken, minimum sıcaklığın üzerindeki ısı derecelerinde çimlenme süresi kısalır.

Biber tohumun çimlenmesi için gerekli olan toprak sıcaklık eşiği 15 0C olarak verilmekte ise de bu sıcaklıkta biber tohumları 25 günde çimlenebilir.

Çimlenme için optimum sıcaklık sınırları 22-25 0C arasıdır. Bu sıcaklıkta biber tohumları 8 günde çimlenebilir.

d) Tohumun çimlenmesinde kullanılacak enerji oksijen ile sağlandığından, bu faktör olmaksızın diğer faktörler mevcut olsa bile çimlenme gerçekleşmez.

Tohum, çimlenme esnasında oksijen kullanarak bünyesindeki gıda maddelerini yakmak durumundadır.

Gereğinden fazla derin ekilen tohumlarda, depo maddelerinin oksijen ile yakılması sonucu oluşan CO2 tohumların etrafını kuşatarak anaerob bakteriler için uygun bir ortam hazırlar ve tohumlar çürür. Bu nedenle genel bir kaide olarak, tohumların ekim derinliği tohum genişliğinin 2-3 katını geçmemelidir.

Kırıkkale İli şartlarında erken ilkbahar yetiştiriciliği için tohum ekimi ısıtmasız sera koşullarında 15 Şubat-1 Mart tarihleri arasında yapılmalıdır. Tarih öne alındıkça tohumların soğuktan zarar görme riski artmaktadır.

Biber tohumları önce kasalara ekilmelidir. Tohum ekilecek kasaların alt tahtaları fazla suyun akmasına müsaade edecek kadar aralıklı olmalıdır. Kasalarda hazır torf kullanılabileceği gibi, tüpler için hazırlanan harç da kullanılabilir. Harç fümige edilmemişse kasalara doldurulduktan sonra daha önce anlatılan ikili ya da üçlü karışım kasanın altından ilaçlı su çıkıncaya kadar süzgeçli kova ile dökülmelidir.

Bu şekilde hazırlanan kasalara ertesi gün 10 cm. arayla çizgiler açılır. Bu çizgiler üzerine 2 cm. arayla tohumlar tek tek bırakılarak üzerleri hafifçe kapatılır ve sulanır.

Bu şekilde ekilen kasalar çimlenme sıcaklığının altında olmayan sıcaklıkta tutulmalıdır. Harç kısa aralıklarla azar azar sulanmalı kesinlikle kurutulmamalıdır.

Bu şekilde bırakılan tohumlar çimlendikten sonra kotiledon yapraklar gelişmelerini tamamlayarak yere paralel duruma gelince ve ortada gerçek yaprak görülünce tüplere şaşırtılmalıdır. Geç kalınırsa fideler zayıf ve cılız olurlar.

Şaşırtmaya başlamadan önce kasalardaki fideler bol su ile sulanarak köklerinin zarar görmeden çıkartılmaları sağlanır. Biber fideleri kotiledon yapraklarından tutularak çıkartılmalı ve aynı şekilde tüplere yerleştirilmelidir. Fidenin gövdesinden kesinlikle tutulmamalıdır.

Yurdumuzda biber üretiminin büyük bölümünde halen yerli tohumların kullanılmakta olduğu bir gerçektir. Üreticilerimizin bazıları kendi tohum ihtiyaçlarını kendileri temin ederken, bir kısmı çarşıdan ve pazardan rastgele yerlerden tohum temin etmektedirler. Büyük bir bölümü ise çeşitli firmalar tarafından üretilip ambalajlanmış tohumları tercih etmektedirler.

Sözümüz, özellikle kendi tohumunu kendisi temin eden üreticiler ile rastgele yerlerden tohum satın alan üreticilere olacaktır. Her türlü bitkisel tohumda olduğu gibi biberde da tohum kalitesi sağlıklı ve düzgün çimlenme yanında, sağlıklı ve kuvvetli fide elde etmenin de ön şartıdır.

SERA TOPRAĞININ HAZIRLANMASI

Biberin Toprak İsteği

Genel anlamda sebze yetiştirilecek toprağın hafif karakterde olması arzu edilir. Tınlı, kumlu-tınlı ve milli-tınlı karakterde ama; mutlaka su yönünden geçirgen ve havalanması yeterli topraklar sebzeciliğe uygundur.

Ağır karakterli (killi, tınlı-killi) ve su geçirgenliği zayıf ve havalanması zor olan topraklarda sebze tarımı yapılması tavsiye edilmez.

Serada Toprak Hazırlığı

Serada mevcut ürünün hasadı biter bitmez toprak hazırlıkları başlamalıdır. Sırası ile;

a) Sera, mevcut ürünün artıklarından temizlenmelidir.

b) Toprak derince işlenmelidir.

c) Özellikle yaşlı ve tuz problemi olan seralar 3-5 defa göllendirilerek sulanmalıdır.

d) Bir önceki dönemde topraktan kaynaklanan hastalık veya nematod problemi görülmüş ise, yaz mevsiminde toprak solarizasyonu veya solarizasyon + ilaçlama yapılmalıdır.

e) Fidelerin seraya naklinden önce toprak analizi yaptırılarak, bilinçli bir gübreleme programı hazırlanmalıdır.

Sera Toprağının Dezenfeksiyonu

Sera toprağının çeşitli hastalık ve zararlı problemlerinin çözümünde kullanılacak ikinci bir yoldur. Hesaplanan çiftlik gübresinin mutlaka dezenfeksiyon işleminden önce verilmesi gerekir.

Metil bromid: Sera toprağı parseller halinde sağlam ve deliksiz plastik örtü altına alınır. Parsel kenarları gaz kaçmasına meydan vermeyecek şekilde sıkıştırılır. Örtü altına her 1 m2 için 50-75 gram ilaç hesabıyla yerleştirilen tüpler harçta olduğu gibi üstüne basmak suretiyle patlatılır. 48 saat (iki gün) sonra örtü kaldırılır ve toprak işlenerek havalandırılır. Toprak mantarları, nematodlar, zararlı böcekler ve ot tohumlarına karşı etkili genel amaçlı bir sistemdir.

GÜBRELEME PROGRAMININ HAZIRLANMASI

Toprağa uygulanan belirli miktar azotun toprak yapısı, yetiştirme mevsimi, toprak sıcaklığı, sulama şartlarına göre % 70-90’ı alınabilir. Fosforlu gübrelerde bu oran % 25-30, potasyumlu gübrelerde % 60-80’dir. Çiftlik gübrelerinde ise ilk yıl için azotun % 25-30’u, fosforun % 30-35’i ve potasyumun % 50-80’i bitki tarafından alınabilir.

Bu nedenlerle 1 ton ürünün kaldırdığı saf maddeler yerine, uygulanması gereken miktarları bilmek ve önermek daha uygun ve daha pratiktir.

Biberde 1 ton ürün elde etmek için kayıplar ve bitki tarafından alınamayan miktarlar dahil olmak üzere aktif madde bazında uygulanması gerekli N-P-K miktarları tablo 2’de görülmektedir.

Tablo 2: Biberde 1 ton Ürün Elde Etmek İçin Uygulanması Gereken Saf N-P-K Miktarı (kg).

Azot (N)
Fosfor (P)
Potasyum (K)

5,7
2,4
8,3

Kaynak: KAYGISIZ, Himmet; Sebzecilik, Genel Teknikler, Özel Uygulamalar, Hasad Yayıncılık Ltd. Şti., İstanbul-1997

Yetiştirme mevsimi, sera tipi, seranın ısıtılıp ısıtılmadığı, üreticinin deneyimi, tohum çeşidi vs. göz önüne alınarak, elde edilmesi mümkün olan ürün miktarı hedef olarak seçilmelidir.

Bu ölçüler içerisinde hedefimizi dekara 4 ton olarak belirlemiş isek yetiştirme mevsimi boyunca toprakta bulunması gereken saf madde NPK (azot, fosfor, potasyum) miktarlarının sırası ile 22,8 kg. azot, 9,6 kg fosfor ve 33,2 kg potasyum olması gerekir.

Toprak tahlili neticesi bulunan besin maddeleri bu miktarlardan çıkarılarak uygulanması gereken net besin maddesi miktarları bulunabilir.

Bu tespitten sonra, uygulanacak gübre miktarlarının taban ve üst gübrelemedeki yüzde paylarının tespit edilmesi gerekir.

Biberde uygulanacak gübrelerin taban ve üst gübrelemedeki payları tablo 3’te gösterilmiştir.

Tablo 3: Biber Yetiştiriciliğinde Kullanılacak N-P-K’nın Taban ve Üst Gübrelemedeki Payları (%)

Dönem
N
P
K

Dikimden önce tabana
20
80
25

Dikimden sonra üste
80
20
72

Kaynak: KAYGISIZ, Himmet; Sebzecilik, Genel Teknikler, Özel Uygulamalar, Hasad Yayıncılık Ltd. Şti., İstanbul-1997

Ahır gübresinde bulunan NPK miktarları ile bitki emrine girecek % payları tablo 4’te gösterilmiştir.

Tablo 4: 1 ton Ahır Gübresinde Bulunan Saf N-P-K Miktarları İle Bitki Emrine Girecek % Oranları

Besin Maddesi
Ortalama Mevcudu
Bitki Emrine Girecek Oranı

Azot (N)
4,5 kg.
% 25

Fosfor (P)
2,5 kg.
% 30

Potasyum (K)
5,5 kg.
% 50

Kaynak: KAYGISIZ, Himmet; Sera Üreticisinin El Kitabı, İstanbul-1993

Toprak tahlili neticesi bulunan miktarlar ve verilen çiftlik gübresinde bitki emrine giren miktar toplanarak toplam ihtiyaçtan çıkarılmalı ve kalan kısım kimyevi gübrelerle karşılanmalıdır.

Dekara 4 ton ürün beklentisiyle uygulanması gereken saf NPK miktarlarını bir örnek yardımıyla tablo 5’te görebiliriz.

Tablo 5: 4 ton Ürün Beklentisiyle Uygulanması Gereken Saf NPK Miktarı (Toprakta Bulunan Miktarlar 0 Olarak Düşünülmüştür)

Besin Maddesi
N
P
K

İhtiyaç
22,8
9,6
33,2

5 ton çiftlik gübresiyle bitki emrine girecek miktarlar
6,2
3,6
13,5

Kimyevi gübrelerle karşılanması gereken miktarlar
16,6
6,0
19,7

Tabana verilmesi gereken kimyevi gübre miktarları

4

Üst gübrelemede verilmesi gereken kimyevi gübre miktarları
16,6
2
19,7

Tabloda görüldüğü gibi üst gübrelemede 16,6 kg. saf azot, 2 kg. saf fosfor ve 19,7 kg. saf potasyum verilmesi gerekiyor.

Fosforlu gübrenin tomurcuk ve meyve oluşumunda önemli fonksiyonu olduğu için çiçeklenmeye kadar olan dönemde verilmesi gerekir. Fakat; tomurcuk yetersizliği veya yeterli tomurcuğa rağmen yetersiz meyve tespit edilirse, bitkilerin fosforla takviye edilmesi gerekir.

Azotlu ve potasyumlu gübrelerin çiçeklenme döneminden itibaren 3-4 taksitte verilmesi gerekir.

Üst gübrelemede ihtiyaç olan 16,6 kg. saf azot ihtiyacını, içinde % 26 azot bulunan Amonyum Nitrat gübresiyle karşılamak istersek verilmesi gereken gübre miktarını şu formülle bulabiliriz :

100 kg. gübrede 26 kg. saf azot varsa

X kg. gübrede 16,6 kg. saf azot vardır.

————————————————————-

100 x 16,6

X = ————– = 64 kg.

26

64 kg. Amonyum Nitrat gübresini yukarıda anlatıldığı gibi 3-4 taksitte verdiğimizde bitkinin ihtiyacı olan azotu karşılamış oluruz.

Kullanılacak çiftlik gübresi ve kimyevi taban gübresi fide dikiminden en az 10-15 gün önce toprağın yüzüne serilerek 15-20 cm. derinliğinde toprak işlenmelidir.

SERANIN DİKİME HAZIRLANMASI VE DİKİM

Taban gübrelemesi yapılan seralarda sıra andalların hazırlanmasına gelmiştir. Bu iş için sera tabanı güzelce tırmıklanmalı ve toprak tesviye edilmelidir. andallar tabandan 15-20 cm. yükseklikte ve 60-70 cm. eninde hazırlanmalıdır. İki andal arasında 70-80 cm. çukur yürüme yolu bırakılmalıdır. Kenarlardaki andallar ile sera plastiği arasında en az 25-30 cm. aralık bulunmalıdır. Ancak hafif kumlu topraklarda dikimin sırtlara (andallara) yapılmasına gerek yoktur. Böyle seralarda düz olarak dikim yapılabilir.

Fideler 5-6 hakiki yapraklı olduğu dönemde fazla bekletilmeden hazır-lanmış olan andalların her birine iki sıra olmak üzere sıra üzeri ve sıra arası 50 x 60 cm. mesafelerle dikilmelidir. Dikimde çukur derin açılmamalı ve fidenin kök boğazına kesinlikle toprak gelmemelidir. Fidelerin dikimi esnasında toprak nemi (tav) yeterli olmalıdır.

andallara dikilen fideler, kök çürüklüğüne karşı harç ilaçlamasında kullandığımız gibi ikili ya da üçlü karışım şeklinde hazırlanan ilaçlı su ile can suyu şeklinde bitki kök boğazına gelecek şekilde ilaçlanmalıdır. Bu maksatla 100 litre suya 250 cc. Previcur’N + 100 gr. Carbendazim şeklinde ikili karışım veya 100 litre suya 600 gr. Aprin 35 DS. + 4000 gr. Pomarsol Forte veya Captan + 400 gr. Benomyl veya Carbendazim şeklinde üçlü karışım hazırlanabilir.

andal 60-70 cm

Yürüme Yolu 70-80 cm.

Dış saha yetiştiriciliğinde Kırıkkale İli’nde fidelerin dışarıya nakli havaların normal seyri halinde 10 Mayıs’tan sonra yapılmalıdır.

BAKIM İŞLERİ

Çapalama

Biber domates ve patlıcana göre daha yüzlek saçak kök yaptığından boğaz dolgusundan kaçınmalı, çapalama işlemi derin yapılmamalıdır.

Kaymak tabakasını kırma, toprağın rutubetini muhafaza etmesi ve toprak havalanmasının sağlanması bakımından gerekli görüldüğünde birkaç kez çapalama yapılabilir. Yüzeydeki kökler nedeniyle derin çapadan kaçınılmalıdır.

Malçlama

Bitkilerin daha iyi gelişme gösterebilmeleri için toprağın fiziksel özelliklerini (sıcaklık, nem vb.) artırmak, kaliteli, erkenci ve bol ürün almak amacıyla toprak yüzeyinin ince bir tabakayla kaplanmasına malçlama denir.

Malç materyali olarak çam pürü, bitki sapları, saman balyaları, torf gibi maddeler kullanılabileceği gibi daha kullanışlı olarak değişik renk ve kalınlıktaki plastikler malç materyali olarak kullanılabilir.

Malçlamanın faydalarını şöyle sıralayabiliriz:

– Malçlama toprak yüzeyinde buharlaşmayı önlediğinden daha az sulamaya ihtiyaç duyulur.

– Şeffaf plastikle malçlamada toprak sıcaklığı 3-5 0C daha fazla olduğundan bitki kökleri daha iyi gelişmekte ve bu durum kuvvetli bir büyümeyi teşvik etmektedir. Malçlamadan istenilen faydanın sağlanması için dikim yönünün kuzey-güney istikametinde olmasında büyük yararlar vardır.

– Yabancı otların kontrolünde faydalıdır.

– Şeffaf plastik malçlarda, malçın altında biriken su damlacıkları ışığı yansıtarak sera içinde mütecanis bir aydınlatma (illimunasyon) sağlamakta ve bu durum fotosentez olayını artırmaktadır.

– Plastik malçlama toprak rutubetini tuttuğundan sera içerisinde rutubete bağlı olarak gelişen mantari ve bakteriyel hastalıkların yayılmasını önlemektedir.

– Plastik malçlama biberde 15 güne yakın erkencilik ve % 10-70 verim artışı sağlayabilir.

Malçlama toprak tam tavında iken dikime hazırlandıktan sonra plastik malç materyali gergin bir şekilde toprak üzerine serilir. Fidelerin geleceği yerlere + , O veya X şeklinde kesilerek fideler dikilir. Plastik yanlarından n şeklinde telle de toprağa tutturularak plastiğin kayması önlenir.

Ayrıca fideler dikildikten sonra da malç örtülebilir. Bu uygulamada malçın çekilmesi anında çok daha fazla dikkat etmek gerekir. 0,02 mm. kalınlığındaki plastik materyali dekara 18-20 kg. yeterli olmaktadır.

İpe Alma

Biberin gövdesi odunsu yapıdadır. Tarla şartlarında herhangi bir desteğe ihtiyaç duymadan ayakta durabilir. Sera şartlarında ise ipe alınmaları gerekir.

Bitkiler 30-40 cm. boylanınca ana gövdeden iple bağlanmalıdır.

Budama

Biberde özel bir budama şekli yoktur. Ana gövde ve yan dallardaki yaşlı, sararmış ve hastalıklı yapraklar her zaman alınabilir. Hasadı yapılmış dalların uç kısımları bir makasla kesilip alındığında yeni sürgünlerin oluşması teşvik edilmiş olur.

Sulama

Sera ve tarlaya yapılan dikim işleminden sonra hemen bir can suyu verilmelidir. Sıcak havalarda can suyundan 1-2 gün sonra, normal zamanda 6-7 gün sonra bir sulama yapılmalıdır.

Biber suyu seven ve sık sulama gerektiren bir bitki ise de döl tutumuna kadar dikkatli olmalıdır. Bu döneme kadar bitkilerin gövdeleri gizlenmeli ve su yetersizliğinin emaresi olan siyah-mor renk almadıkça sulama ertelenmelidir. Eğer gövdelerde bu renk oluşmaya başlamışsa hafif bir sulama yapılabilir.

Biber gerek toprakta ve gerekse yetiştirme ortamındaki yüksek nemden hoşlanır. Toprakta % 80, ortamda % 70-75 nem oranı ister. Yetersiz nem şartlarında büyüme yavaşlar, gövde odunlaşır, meyve tutumu azalır ve yaprak dökümü görülür.

Uygulama şekli nasıl olursa olsun, toprağa tatbik edilen belirli miktar suyun toprak içindeki durumu şöyle özetlenebilir:

a) Bitkilerin kök bölgesi içinde kalarak kolayca kullanılabilen biyolojik su.

b) Sızarak bitki kök bölgesinden uzaklaşan faydasız su.

c) Bitki kök bölgesinin hemen altında kalıp, kapilarite ile bitkilere kısmen faydalı olabilen ölü su.

Biyolojik su miktarını etkileyen faktörlerden birisi, bitkinin kök yapısıdır.

Üretici şartlarında uygulanabilecek iki tip sulama şekli vardır:

a) Damla sulama

b) Karık veya tava sulama

Karık, tava veya düz sulamalar için en iyi uygulama az su-sık su prensibini uygulamaktır. Bölgemiz şartlarında uygulanabilecek sistem küçük alanlarda hortumla tek tek sulama ve sıra aralarına açılan karıklara su verme şeklidir.

Bölgemizde yeterince tanınmamasına rağmen salma ve karık usulü sulamanın çeşitli mahzurlarını ortadan kaldıran yeni bir sistem de damla sulama metodudur. Bu sistemde bitkinin günlük su ihtiyacına günlük olarak cevap verebilme olanağı vardır. Su ile birlikte gübrelemenin de yapılması mümkündür.

Damla sulama sisteminin başlıca avantajları şunlardır:

– Aşırı suyun sebep olduğu, bitki besin maddelerinin topraktan yıkanarak uzaklaşması bu sistemle asgariye iner.

– Verilen sudan bitki tam olarak istifade eder.

– Aşırı suyun sebep olduğu aşırı nemden dolayı çoğalan hastalıklar bu sistemle azaltılır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Gürer: “Binlerce ton patates çürümeden kurtarılsın”

– İstenildiği anda istenildiği kadar su verme imkanı sağlar.

– Su ve işçilikten tasarruf imkanı verir.

– Verim ve kalitede artış sağlanır.

Kültür bitkilerinin günlük su tüketimleri bitkinin büyüklüğüne, mevsime ve kültürün su isteğine göre değişebilir. Fakat unutulmamalıdır ki, toprağa uygulanan belirli miktar suyun ancak belirli bir miktarı bitki tarafından alınabilir olup, kalan kısmı ya sızarak topraktan uzaklaşır veya toprak kolloidleri tarafından tutularak bitki emrine verilmeyebilir.

Damla Sulama Sisteminde Debinin Ölçülmesi

Debi, belirli bir sistemde bir dakikada (veya bir saatte) boşaltılan su miktarı demektir.

Bir seraya döşenmiş olan damla sulama sisteminin debisini ölçmek için;

a) Toplam boru uzunluğu,

b) Toplam meme sayısı,

c) Meme başına ortalama debinin (dakikada cc. olarak) bilinmesi yeterlidir.

Meme başına ortalama debinin tayini için, sistem çalışır durumda iken, değişik hatların değişik memelerinden birer dakika süre ile akan su bir bardakta toplanıp ölçülür. Her memeden ayrı ve aynı süre için ölçüm yapılmalıdır. Ölçüm yapılan meme sayısı ne kadar fazla olursa yapılan işlem o derece doğru olur.

Değişik memelerden yapılan ölçümler arasında fazla bir farklılık olmamalıdır. Aksi takdirde sistemde tıkanma veya başka bir arıza var demektir.

Sonuç olarak ortalama meme verimi (debi) bulunur ve toplam meme sayısı ile çarpılarak tüm sistemden bir dakikada boşaltılan su miktarı bulunur.

Örneğin; 10 memeden yapılan ölçümler sonucu ortalama meme verimi 45 cc/dk. olarak bulunmuş ve tüm sistemde 4.400 adet meme mevcut ise, bu sistemin dakikadaki debisi: 4.400 x 45 = 198.000 cc (198 lt), saatteki debisi ise;

60 x 198 = 11.880 lt’dir.

Tespit edilen bu ölçülere göre örneğin; seraya 4 ton su vermek için sistemin çalışma süresini hesaplamak basit bir orantıdan ibarettir.

11,88 ton su 60 dk’da akıyor ise

4,00 ton su X dk’da akar

4,00 x 60

X = ————– = 20 dakika

11,88

Bu tespit zaman zaman yapılarak, sistemde tıkanma, verimde azalma veya dağılımda anormallik olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Damla sulama sistemi ile uygulanacak su miktarı, diğer kültürlerde olduğu gibi biberde de bitkinin boyuna, sera içinin sıcaklığına, mevsimin şartlarına ve toprak tipine göre değişir.

Yukarıda anlatıldığı şekilde sistemin debisi bulunduktan sonra sulama yapmak artık çok kolaydır.

Sulamaya başlamadan önce seranın en az üç yerinde (baş, orta ve sonda) birer bitkinin hemen yanında ve bitkilerin saçak kök derinliğinde birer çukur açılır. Açılacak çukur bir memenin hemen altında değil, iki meme arasında açılmalıdır ki, memeden çıkan suyun direkt etkisinde olmasın.

Çukurlar açıldıktan sonra sulamaya geçilir. Makul bir süre sonra çukurlar devamlı kontrol edilerek, çukurların dip kısmında sızıntı su görüldüğüanda sulamaya son verilir.

Bu çukurlar saçak derinliği arttıkça kök derinliğine paralel olarak derinleştirilerek devamlı kullanılabildiği gibi toprakla doldurularak her sulamada yeni çukur da açılabilir.

Bu metod uygulanırken sistemin kaç dakika çalıştırıldığı kontrol edilmelidir. Yukarıda izah edilen hesaba göre kaç ton su verildiği kolayca bulunabilir. Birkaç yıl sonra kazanılan tecrübe nedeniyle belki de hiç çukur açmadan, verilecek su miktarı bilinebilir.

Büyüme ve sıcaklık katsayılarına dayanılarak hesaplanan, biberin günlük su ihtiyacı tablo 6’da gösterilmiştir.

Tablo 6: Bitki Boyu ve Ortalama Sıcaklık Katsayılarına Göre Hesaplanan, Biberin Günlük Su İhtiyacı (m2/ lt).

Bitki Boyu
Ortalama Sıcaklıklar (0C)

(cm.)
11-14
15-18
19-22
23-26
27-30

20
1,78
2,00
2,23
2,46
2,68

40
2,50
2,82
3,14
3,46
3,78

60
3,82
4,32
4,80
5,28
5,77

80
4,48
5,05
5,63
6,20
6,77

100
5,08
5,72
6,37
7,02
7,66

120
5,28
5,95
6,62
7,29
7,96

Kaynak: KAYGISIZ, Himmet; Sebzecilik, Genel Teknikler, Özel Uygulamalar, Hasad Yayıncılık Ltd. Şti., İstanbul-1997

Yukarıdaki tabloda verilen sıcaklıklar ortalama olup; sera içinde bulundurulacak maksimum-minimum termometre yardımıyla öğrenilebilir.

Toprak karakteri bu rakamları etkileyebilir. Bu nedenle başlangıçta bu rakamlara sadık kalınırken, üreticinin gözü yine de bitkilerde olmalıdır. Günün en sıcak saatlerinde bitkilerin uç ve körpe kısımlarında herhangi bir pörsüme olup olmadığı kontrol edilmelidir. Eğer böyle bir durumun su yetersizliğinden kaynaklandığı hükmüne varılırsa, müteakip sulamalarda pörsüme şiddetine göre rakamlar yükseltilebilir.

Bu durumun aksi de söz konusu olabilir. Özellikle organik maddece yetersiz ve killi karakterli topraklarda uygulanan su miktarı fazla olabilir. Bu takdirde saçaklar çamur içinde kalarak havasızlıktan boğulabilir. Bu ihtimal de gözden uzak tutulmamalıdır.

Verilen rakamlar 1 m2 alanın su ihtiyacıdır. Sulanan alanın büyüklüğüne göre kolayca hesaplanabilir. Örneğin; ortalama sıcaklık 15-18 0C sınırları içinde ve bitki boyu 60 cm. civarında ise 1 m2 alana verilecek su miktarı 4,32 litredir. Sulanacak alan 100 m2 ise verilecek toplam su miktarı 4,32 x 100 = 432 litredir.

Üst Gübreleme

Taban gübrelemesinde verilmeyip üst gübrelemeye bırakılan fosforlu gübrenin çiçeklenmeye kadar olan dönemde verilmesi gerekir. Fakat; tomurcuk yetersizliği veya yeterli tomurcuğa rağmen yetersiz meyve tespit edilirse, bitkilerin fosforla takviye edilmesi gerekir.

Azotlu ve potasyumlu gübrelerin çiçeklenme döneminden itibaren 3-4 taksitte verilmesi gerekir.

Bitkinin mikro element ihtiyacını karşılamak için mikro element ağırlıklı yaprak gübreleri kullanılmalıdır. Bir önceki yıl mikro element noksanlıkları görülmüşse buna özellikle dikkat etmek gerekir.

Eğer seranızda damla sulama sistemi varsa; bu sistemin getirdiği en büyük kolaylıklardan birisi de gübre uygulamalarına getirdiği kolaylıktır.

Ancak; bu sistemle uygulanacak gübrelerin belirli özellikleri vardır. Bu özellikleri şöyle sıralayabiliriz:

a) Sulama sisteminde aşınmaya sebep olmamalıdır.

b) Suda % 100 çözünmeli, memelerin tıkanmasına sebep olacak artık bırakmamalıdır.

c) Bitki tarafından kolay alınması için şelatlanmış olmalı ve bünyesinde iz elementleri ihtiva etmelidir.

d) Bitkilere zararlı ve toprak bünyesini bozan kimyasal maddeleri (Cl, Fl, Na, HCO3 ve aşırı SO4) içermemelidir.

Tüm bu özellikleri taşıyan gübreler oldukça pahalı oldukları için tüm sezon ihtiyacını bu gübrelerle karşılamak ekonomik sınırların üzerine çıkar. Bu yüzden ana besin maddelerini şu gübrelerle karşılama yoluna gitmeliyiz:

– Azot ihtiyacı için: Amonyum Nitrat (% 33) ve Üre (% 46).

– Potasyum ve Azot ihtiyacını birlikte karşılamak için: Potasyum Nitrat (13-0-46).

– Fosfor ihtiyacı için: Fosforik asit.

Fosforik asit aynı zamanda tıkanan deliklerin açılmasında da kullanılır.

Işık şiddetinin düşük olduğu geç sonbahar ve kış aylarında üre kullanımı tavsiye edilmez. Bu nedenle, soğuk mevsimde azotun nitrat formu kullanılmalıdır.

Kompoze gübrelerle sülfat içeren gübrelerin damla sulama sistemlerinde kullanımı risklidir. Fosforlu gübrelerin (süper fosfat, triple süper fosfat) suda erime problemleri vardır.

Damla sulama sistemi ile uygulanacak gübre miktarları, uygulanacak su miktarı ile orantılıdır. Genel tavsiye, her 1 litre suyun içinde ortalama 0,3 gram saf NPK bulunması şeklindedir. Bu doz ve uygulanacak su miktarına göre, kullanılacak gübre miktarını hesaplamak kolaylaşmaktadır.

Örneğin; dekara 1500 litre su ile uygulanacak 10-45-12 formülasyonlu bir gübreden ne kadar kullanacağımız şöyle hesaplanır:

– Bu formülasyonlu bir gübrenin 100 gramında toplam 10 + 45 + 12 = 67 gram N-P-K vardır.

– Kullanacağımız 1500 litre su ile uygulanacak saf madde miktarı:

1500 x 0,3 = 450 gram olacaktır.

– Buna göre:

67 gram saf NPK 100 gram gübrede varsa

450 gram saf NPK X gram gübrede vardır.

——————————————————————

450 x 100

X = ————— = 672 gram.

67

Yani vereceğimiz 1500 litre suyla beraber maksimum 672 gram 10-45-12 formülasyonlu gübre vermeliyiz.

Serada İklim Şartları

Biber sıcağı seven bir bitkidir. Optimum gelişme ve meyve çevre faktörlerine bağlı olarak değişir. Sıcaklık faktörü bunlardan birisidir.

Biberin optimum sıcaklık isteği 18-26 0C’dir. Bu istek vejetasyon devrelerine göre değişir. Genç dönemde daha fazla sıcaklık ister. Genç dönem için 21-26 0C sıcaklık arzu edilir.

Sıcaklık 32 0C’nin üzerine çıktığında ve 15 0C’nin altına indiğinde büyüme ve gelişme yavaşlar. 38 0C’nin üzerinde oluşumu durur. 12 0C’nin altında büyüme ve meyve gelişimi durur. 21 0C’nin üzerindeki uzun süreli gece sıcaklıkları sonucu çiçek dökümleri söz konusudur. Bu nedenle çiçeklenme döneminden itibaren gece sıcaklıklarının 18 0C civarında tutulması uygun olur.

Biber gerek toprakta ve gerekse ortamda nemden hoşlanır. Yetersiz nem şartlarında büyüme yavaşlar, gövde odunlaşır. Meyve tutumu zayıflar ve yaprak dökümü başlar. Ortam neminin % 70-75 ve toprak neminin % 80 olması biber için arzu edilen oranlardır.

Yetersiz ışık biberde çiçek dökümüne sebep olur. Işıklanma periyodunun 12 saat olması birçok çeşit için uygundur. Bu sürenin azaldığı dönemlerde çiçek dökümüne ilaveten gelişme ve çiçek üretimi yavaşlar.

Serada Domates Ve Biber Yetiştiriciliği

Domates

FİDE YETİŞTİRME ORTAMI HAZIRLANMASI

Harç Yapımı

Seralarda yetiştirilen hibrit domates tohumları oldukça pahalıdır. Bu nedenle fide yetiştirirken, çekirdek kaybını en aza indirmek, güçlü ve sağlıklı fide elde ede-bilmek için bazı kurallara uymak gerekmektedir.

Fideler, ya dezenfeksiyonu yapılmış, bitki besin maddelerince zenginleş-tirilmiş hazır torflarda ya da özel olarak hazırlanan harç toprağında yetiştirilmelidir.

Hazır torfların steril olması, bitki besin elementlerini içermesi, fideyi 10-15 gün erken yetiştirmesi ve hazırlanmasının kolay olması açısından oldukça avantajları vardır.

Harç tohum ekiminden 2-3 ay önce hazırlanmaya başlanmalıdır.

Çok farklı harç hazırlama şekilleri varsa da; en yaygın olan üç formül şunlardır:

1. 6 kısım çiftlik gübresi,

3 kısım bahçe toprağı,

1 kısım dişli dere kumu.

2. 2 kısım çiftlik gübresi,

2 kısım orman toprağı,

1 kısım dişli dere kumu.

3. 4 kısım çiftlik gübresi,

2 kısım bahçe toprağı,

1 kısım dişli dere kumu.

Harçta kullanılan ahır gübresi en az üç ay önceden temin edilmeli, mutlaka iyi yanmış olmalı, bitkiye zararlı tuz, asit vb. maddeleri ihtiva etmemeli ve içinde bitki artıkları bulunmamalıdır. Bu nedenle harca girecek malzemeler 1 cm. delikli elekle elenmelidir. Elendikten sonra yukarıda belirtilen oranlarda birbirleriyle iyice karıştırılmalı ve sulanarak nemlendirilmelidir. Zaman içinde birkaç defa aktarılarak ve nemlendirilerek harcın istenilen vasfı kazanması sağlanmalıdır.

Hazırlanan harcın gıda değerini artırma bakımından tohum ekiminden önce ticari gübreler ile takviye edilmesi tavsiye edilir. Bunu temin için her 1 m3 (50 teneke) harca 1-1,5 kg. 15-15-15 gübresi veya 1,5 kg. Triple Süper Fosfat gübresi ilave edilmelidir.

Harcın İlaçlanması

Metil bromid: Tavlı harç beton bir zemin üzerine 30 cm. yüksekliğinde yayılır. Her 1 m3 harç için bir tüp hesabıyla çivi çakılmış tahta parçasına devrilmeyecek şekilde tüpler yerleştirilir. Harcın üzeri sağlam deliksiz bir plastikle kenarlarından gaz kaçmayacak şekilde kapatılır. Naylonun üzerine çıplak ayakla çıkarak tüplere basmak suretiyle patlatılırlar. 2 gün bu şekilde kapalı olarak bekletilen harcın bu süre sonunda üzeri açılır ve aktarılarak havalandırılır. Metil bromid uygulaması genel amaçlı (toprak mantarları, nematodlar, zararlı böcekler, ot tohumları) bir fümigasyon sistemidir.

TOHUM EKİMİ VE ÇİMLENME FAKTÖRLERİ

Tüm tohumlarda olduğu gibi, domates tohumunda da çimlenme ve fide oluşumu için dört faktör gereklidir:

Tohumun çimlenme olgunluğunda olması,

Yeterli su (nem),

Yeterli ısı, 

Yeterli oksijen.

a) Genel bir kural olarak, bir bitkiden elde edilen tohumun çimlenme olgunluğuna erişmiş ve belirli bir dinlenme ihtiyacını tamamlamış olması gereklidir. Bu özelliklere sahip olmayan tohumun çimlenmesi tesadüfe bırakılmış olur.

Normal bir tohum; bölünme ve çoğalma kabiliyetinde olan bir embriyo ile çimlenme esnasındaki hayati olaylar için harcanacak besi dokusu (nucellus)’ndan oluşur.

Çimlenmede ilk saçaklar ve gövde embriyodan meydana gelir. Gıda maddeleri ise nucellus’tan sağlanır. Klorofil teşekkül edinceye kadar olay böyle devam eder. Öyle ise, bir tohumun sağlıklı şekilde çimlenip fide haline geçebilmesi için, yeterli bir embriyo gücüne ve gıda deposuna sahip olması gerekir. Aksi takdirde çimlenme düzensizliği veya fide halinden önce ölümler meydana gelebilir.

b) Tohumun çimlenebilmesi, hayati olaylara başlayabilmesi ve bu olayları tamamlayabilmesi için, ikinci faktör su (nem)’dur. Yeterli nemi bünyesine alan tohum hemen şişmeye başlar. Şişme için yeterli suyun üzerindeki miktar, yani aşırı su ortamı oksijensiz bırakacağı için zararlıdır.

c) Tohumun çimlenebilmesi için minimum bir sıcaklığa ihtiyacı vardır. Bu minimum sıcaklığın altındaki derecelerde çimlenme gerçekleşmez iken, minimum sıcaklığın üzerindeki ısı derecelerinde çimlenme süresi kısalır.

Domates tohumunun minimum çimlenme sıcaklığı 10 0C’dir. Bu sıcaklıkta tohum 43 günde çimlenir. Toprak sıcaklığı 15 0C olduğunda 14 günde, 20 0C olduğunda 8 günde ve 25 0C olduğu zaman ise 6 günde çimlenirler.

Yani, tohum ekimi için ya toprak sıcaklığının en az 10 0C’nin üzerine çıkması beklenmeli ya da sıcaklığı uygun seviyeye çıkaracak tedbirleri almak gerekir.

d) Tohumun çimlenmesinde kullanılacak enerji oksijen ile sağlandığından, bu faktör olmaksızın diğer faktörler mevcut olsa bile çimlenme gerçekleşmez.

Tohum, çimlenme esnasında oksijen kullanarak bünyesindeki gıda maddelerini yakmak durumundadır.

Gereğinden fazla derin ekilen tohumlarda, depo maddelerinin oksijen ile yakılması sonucu oluşan CO2 tohumların etrafını kuşatarak anaerob bakteriler için uygun bir ortam hazırlar ve tohumlar çürür. Bu nedenle genel bir kaide olarak, tohumların ekim derinliği tohum büyüklüğünün (genişlik) 2-3 katını geçmemelidir.

Giresun İli şartlarında erken ilkbahar yetiştiriciliği için tohum ekimi ısıtmasız sera koşullarında 20 Şubat-5 Mart tarihleri arasında yapılmalıdır. Tarih öne alındıkça tohumların soğuktan zarar görme riski artmaktadır. Dış sahaya yönelik tüplü fide çalışmalarında tohum ekimi 25 Mart-5 Nisan tarihleri arasında yapılmalıdır. 

Domates tohumları önce kasalara ekilmelidir. Tohum ekilecek kasaların alt tahtaları fazla suyun akmasına müsaade edecek kadar aralıklı olmalıdır. Kasalarda hazır torf kullanılabileceği gibi, tüpler için hazırlanan harç da kullanılabilir. Harç fümige edilmemişse kasalara doldurulduktan sonra daha önce anlatılan ikili ya da üçlü karışım kasanın altından ilaçlı su çıkıncaya kadar süzgeçli kova ile dökülmelidir.

Bu şekilde hazırlanan kasalara ertesi gün 10 cm. arayla çizgiler açılır. Bu çizgiler üzerine 2 cm. arayla tohumlar tek tek bırakılarak üzerleri hafifçe kapatılır ve sulanır. 

Bu şekilde ekilen kasalar çimlenme sıcaklığının altında olmayan sıcaklıkta tutulmalıdır. Harç kısa aralıklarla azar azar sulanmalı kesinlikle kurutulmamalıdır. 

Bu şekilde bırakılan tohumlar çimlendikten sonra kotiledon yapraklar gelişmelerini tamamlayıp yere paralel duruma gelince tüplere şaşırtılmalıdır. Geç kalınırsa fideler zayıf ve cılız olurlar. 

Şaşırtmaya başlamadan önce kasalardaki fideler bol su ile sulanarak köklerinin zarar görmeden çıkartılmaları sağlanır. Domates fideleri kotiledon yapraklarından tutularak çıkartılmalı ve aynı şekilde tüplere yerleştirilmelidir. Fidenin gövdesinden kesinlikle tutulmamalıdır.

SERA TOPRAĞININ HAZIRLANMASI

Domatesin Toprak İsteği

Domates toprak bakımından pek seçici değildir. Kumlu topraklardan hafif killi topraklara kadar her tip toprakta yetiştirilmesine rağmen; en iyi netice organik maddelerce zengin hafif topraklardan alınmaktadır. Yetişme periyodu çok kısa olan yerlerde erkencilik çok önemlidir. Bu nedenle erken mahsul almada kumlu-tınlı topraklar ideal kabul edilmektedir. Sanayi için yapılan domates yetiştiriciliğinde erkencilikten ziyade verim önemli olduğundan, yetiştirme periyodu uzun olan yerlerde tınlı, killi-tınlı, milli-tınlı topraklar hafif topraklara tercih edilir. Domates yetiştirilecek toprakların drenajının iyi olması gerekir. Domates toprak asitliğine oldukça dayanıklıdır. Toprak pH’sı 5 ile 5’in altına düşmedikçe kireç verilmesi tav-siye edilmez. Domates yetiştiriciliğinde pH’nın 6-6,5 olması tavsiye edilir.

Serada Toprak Hazırlığı

Serada mevcut ürünün hasadı biter bitmez toprak hazırlıkları başlamalıdır. Sırası ile;

a) Sera, mevcut ürünün artıklarından temizlenmelidir.

b) Toprak derince işlenmelidir.

c) Özellikle yaşlı ve tuz problemi olan seralar 3-5 defa göllendirilerek sulanmalıdır.

d) Bir önceki dönemde topraktan kaynaklanan hastalık veya nematod problemi görülmüş ise, yaz mevsiminde toprak solarizasyonu veya solarizasyon + ilaçlama yapılmalıdır.

e) Fidelerin seraya naklinden önce toprak analizi yaptırılarak, bilinçli bir gübreleme programı hazırlanmalıdır.

Sera Toprağının Dezenfeksiyonu

Sera toprağının çeşitli hastalık ve zararlı problemlerinin çözümünde kullanılacak ikinci bir yoldur. Hesaplanan çiftlik gübresinin mutlaka dezenfeksiyon işleminden önce verilmesi gerekir.

Metil bromid: Sera toprağı parseller halinde sağlam ve deliksiz plastik örtü altına alınır. Parsel kenarları gaz kaçmasına meydan vermeyecek şekilde sıkıştırılır. Örtü altına her 1 m2 için 50-75 gram ilaç hesabıyla yerleştirilen tüpler harçta olduğu gibi üstüne basmak suretiyle patlatılır. 48 saat (iki gün) sonra örtü kaldırılır ve toprak işlenerek havalandırılır. Toprak mantarları, nematodlar, zararlı böcekler ve ot tohumlarına karşı etkili genel amaçlı bir sistemdir.

GÜBRELEME PROGRAMININ HAZIRLANMASI

Toprağa uygulanan belirli miktar azotun toprak yapısı, yetiştirme mevsimi, toprak sıcaklığı, sulama şartlarına göre % 70-90’ı alınabilir. Fosforlu gübrelerde bu oran % 25-30, potasyumlu gübrelerde % 60-80’dir. Çiftlik gübrelerinde ise ilk yıl için azotun % 25-30’u, fosforun % 30-35’i ve potasyumun % 50-80’i bitki ta-rafından alınabilir.

Bu nedenlerle 1 ton ürünün kaldırdığı saf maddeler yerine, uygulanması gereken miktarları bilmek ve önermek daha uygun ve daha pratiktir.

Domateste 1 ton ürün elde etmek için kayıplar ve bitki tarafından alına-mayan miktarlar dahil olmak üzere aktif madde bazında uygulanması gerekli N-P-K miktarları tablo 2’de görülmektedir.

Tablo 2: Domateste 1 ton Ürün Elde Etmek İçin Uygulanması Gereken

Saf N-P-K Miktarları (kg).

Azot (N)
Fosfor (P)
Potasyum (K)

3,000
1,600
4,500

Kaynak: KAYGISIZ, Himmet; Domates Yetiştiriciliği El Kitabı, İstanbul-1996

Yetiştirme mevsimi, sera tipi, seranın ısıtılıp ısıtılmadığı, üreticinin deneyimi, tohum çeşidi vs. göz önüne alınarak, elde edilmesi mümkün olan ürün miktarı hedef olarak seçilmelidir.

Bu ölçüler içerisinde hedefimizi dekara 15 ton olarak belirlemiş isek yetiştirme mevsimi boyunca toprakta bulunması gereken saf madde NPK (azot, fosfor, potasyum) miktarlarının sırası ile 45 kg. azot, 24 kg fosfor ve 67,5 kg potasyum olması gerekir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Gürer: “Çiftçi borçları 2026 yılına kadar ertelensin”

Toprak tahlili neticesi bulunan besin maddeleri bu miktarlardan çıkarılarak uygulanması gereken net besin maddesi miktarları bulunabilir.

Bu tespitten sonra, uygulanacak gübre miktarlarının taban ve üst gübrelemedeki yüzde paylarının tespit edilmesi gerekir.

Domateste uygulanacak gübrelerin taban ve üst gübrelemedeki payları tablo 3’te gösterilmiştir.

Tablo 3: Kullanılacak N-P-K’nın Taban ve Üst Gübrelemedeki Payları (%)

Dönem
N
P
K

Dikim öncesi tabana
10-30
90-100
50-60

Dikim sonrası üste
70-90
0-10
40-50

Kaynak: KAYGISIZ, Himmet; Sera Üreticisinin El Kitabı, İstanbul-1993

Bu bilgilerin paralelinde domates yetiştiriciliğinde tabana 1 dekar saha için 8-10 ton iyi yanmış çiftlik gübresi, ayrıca suni gübre olarak 50-60 kg. Amonyum Nitrat + 50-60 kg. Triple Süper Fosfat (TSP) + 50-60 kg. Potasyum Nitrat + 50 kg. Magnezyum Nitrat birbirleriyle iyice karıştırılarak fide dikiminden 10-15 gün önce toprağın yüzüne serilerek en az 15-20 cm. derinliğinde toprak işlenmelidir. Eğer bu gübre karışımı hazırlanamazsa yerine 100-125 kg. 15-15-15 gübresi + 40 kg. Triple Süper Fosfat + 50 kg. Magnezyum Nitrat verilerek aynı işlem yapılmalıdır.

SERANIN DİKİME HAZIRLANMASI VE DİKİM

Taban gübrelemesi yapılan seralarda sıra andalların hazırlanmasına gelmiştir. Bu iş için sera tabanı güzelce tırmıklanmalı ve toprak tesviye edilmelidir. andallar tabandan 15-20 cm. yükseklikte ve 60-70 cm. eninde hazırlanmalıdır. İki andal arasında 90-100 cm. çukur yürüme yolu bırakılmalıdır. Kenarlardaki andallar ile sera plastiği arasında en az 25-30 cm. aralık bulunmalıdır. Ancak hafif kumlu topraklarda dikimin sırtlara (andallara) yapılmasına gerek yoktur. Böyle seralarda düz olarak dikim yapılabilir.

Fideler 4 -5 hakiki yapraklı olduğu dönemde fazla bekletilmeden hazır-lanmış olan andalların her birine iki sıra olmak üzere sıra üzeri ve sıra arası 50 x 50 cm. mesafelerle dikilmelidir. Dikimde çukur derin açılmamalı ve fidenin kök boğazına kesinlikle toprak gelmemelidir. Fidelerin dikimi esnasında toprak nemi (tav) yeterli olmalıdır.

andallara dikilen fideler, kök çürüklüğüne karşı harç ilaçlamasında kullandığımız gibi ikili ya da üçlü karışım şeklinde hazırlanan ilaçlı su ile can suyu şeklinde bitki kök boğazına gelecek şekilde ilaçlanmalıdır. Bu maksatla 100 litre suya 250 cc. Previcur’N + 100 gr. Carbendazim şeklinde ikili karışım veya 100 litre suya 600 gr. Aprin 35 DS. + 4000 gr. Pomarsol Forte veya Captan + 400 gr. Benomyl veya Carbendazim şeklinde üçlü karışım hazırlanabilir.

andal 60-70 cm

Yürüme Yolu 90-100 cm.

Dış saha yetiştiriciliğinde Giresun İli’nde fidelerin dışarıya nakli havaların normal seyri halinde 10 Mayıs’tan sonra yapılmalıdır.

BAKIM İŞLERİ 

Çapalama

Dikimden sonra fazla bekletilmeden çapa yapılarak fidelerin kök boğazları gevşek toprakla doldurulur. Birinci çapadan 2-3 hafta sonra ikinci çapa yapılır. İkinci çapayla beraber fideler ipe alınmalıdır.

Kaymak tabakasını kırma, toprağın rutubetini muhafaza etmesi ve toprağın havalanmasının sağlanması bakımından gerekli görüldüğünde çapalama birkaç kez tekrarlanabilir. Yüzeydeki kökler nedeniyle derin çapadan kaçınılmalıdır.

Malçlama

Bitkilerin daha iyi gelişme gösterebilmeleri için toprağın fiziksel özelliklerini (sıcaklık, nem vb.) artırmak, kaliteli, erkenci ve bol ürün almak amacıyla toprak yüzeyinin ince bir tabakayla kaplanmasına malçlama denir.

Malç materyali olarak çam pürü, bitki sapları, saman balyaları, torf gibi maddeler kullanılabileceği gibi daha kullanışlı olarak değişik renk ve kalınlıktaki plastikler malç materyali olarak kullanılabilir.

Malçlamanın faydalarını şöyle sıralayabiliriz:

– Malçlama toprak yüzeyinde buharlaşmayı önlediğinden daha az sulamaya ihtiyaç duyulur.

– Şeffaf plastikle malçlamada toprak sıcaklığı 3-5 0C daha fazla olduğundan bitki kökleri daha iyi gelişmekte ve bu durum kuvvetli bir büyümeyi teşvik etmektedir. Malçlamadan istenilen faydanın sağlanması için dikim yönünün kuzey-güney istikametinde olmasında büyük yararlar vardır. Özellikle ipe sardırılan, uzun boylu ve birbirini gölgeleyen domates gibi bitkilerde dikim kuzey-güney istika-metinde olmalıdır.

– Yabancı otların kontrolünde faydalıdır.

– Şeffaf plastik malçlarda, malçın altında biriken su damlacıkları ışığı yansıtarak sera içinde mütecanis bir aydınlatma (illimunasyon) sağlamakta ve bu durum fotosentez olayını artırmaktadır. 

– Plastik malçlama toprak rutubetini tuttuğundan sera içerisinde rutubete bağlı olarak gelişen mantari ve bakteriyel hastalıkların yayılmasını önlemektedir

(Mildiyö gibi).

Malçlama toprak tam tavında iken dikime hazırlandıktan sonra plastik malç materyali gergin bir şekilde toprak üzerine serilir. Fidelerin geleceği yerlere + , O veya X şeklinde kesilerek fideler dikilir. Plastik yanlarından n şeklinde telle de toprağa tutturularak plastiğin kayması önlenir.

Ayrıca fideler dikildikten sonra da malç örtülebilir. Bu uygulamada malçın çekilmesi anında çok daha fazla dikkat etmek gerekir. 0,02 mm. kalınlığındaki plastik materyali dekara 18-20 kg. yeterli olmaktadır.

İpe Alma

Sırık domates çeşitleri kendiliğinden dikine büyüyemeyen bitkiler olduklarından dik büyüyebilmeleri için askıya alınmaları gerekir. İpe alma işlemi gecikince fideler sağa-sola yatar, kırılırlar ve ileri dönemlerde verimden düşerler.

Domates bitkilerinde gövde ve büyüme noktaları oldukça gevrek dokulardır. İpe alma ve sarma işlemlerinde bunların yaralanmamasına dikkat edilmelidir.

İpe almanın yararları şöyle sıralanabilir:

– İpe alma bitkide ışığı gören yüzeyin artmasını sağlar. 

– İpe alınan domateslerde her türlü bakım işleri daha kolay olur. 

– İpe alma üründe kaliteyi artırır. 

– İpe alınan bitkilerde hastalık ve zararlı kontrolü kolaylaşır. 

– Birim alana dikilen bitki sayısı artacağından verim artar.

Askıya alma şekilleri şunlardır.

Fideler yerlerine dikildikten sonra sıra üzeri boyunca yerden bir ip çekilir. Askı ipinin bir ucu yerdeki ipe, diğer ucu yukarıdaki tele bağlanır ve bitki bu ipe sardırılır.

İkinci bir yöntem ise, dip kısmından ileride bitkiyi boğmayacak şekilde genişçe olmak şartıyla bir düğüm atılır ve diğer ucu özel askı çengeline veya tepedeki tele bağlanır. Askı teline bağlamanın ileride bitki tel boyuna ulaştığında aşağıya kaydırma veya tepede yer değiştirmede kolaylık sağlama gibi avantajları vardır.

Budama

Domateste budama koltuk alma, yaprak alma ve tepe kesimi şeklindedir. 

Bölge koşullarında önerilen daha önce de bahsedildiği gibi sırık domates çeşitleridir ve bunların tek gövde halinde büyütülmeleri gerekir. Bu yüzden yaprak sapı ile gövde arasındaki sürgünler 2-3 cm. boyundayken daha fazla büyütülmeden koparılmalıdır. Bu işlem için kesici alet kullanılmamalıdır. Sağlıklı ve suyu yeterli olan bitkilerde koltuklar elle rahatlıkla koparılabilmektedir.

Yaşlı, hastalıklı ve fizyolojik olarak hayatiyetini kaybetmiş yaprakların alınması gerekir. Böylece bitkilerde daha iyi havalanma ve ışıklanma sağlanmakta, diğer bakım işlemlerinin ve hasatın yapılması kolaylaşmaktadır.

Ayrıca ilk salkımdaki meyveler normal büyüklüğünü alıp renkleri dönmeye başladığında, bu salkımın altındaki yapraklar alınmalıdır. Üst salkımlardaki mey-veler de geliştikçe aynı şekilde onların altındaki yapraklar da alınmalıdır.

Yapraklar alınırken hastalıkları bulaştırma ihtimalinden dolayı bıçak, makas vb. kesici aletler kullanılmamalıdır. Bu iş elle rahatlıkla yapılabilir. Bunun için yaprak sapı önce gövdeye doğru yatırılır. Daha sonra geriye doğru kanırtılarak gövdeden koparılır.

Meyvelerin daha çabuk olgunlaşmaları ve daha iri olmaları için tepe alma işlemi yapılmalıdır. Tepe alma ile bitki gelişmesi durdurulur ve meyvelerin daha çabuk olgunlaşması teşvik edilmiş olur. Tepe alma işlemi bırakılması gereken Salkım sayısından sonra 2 yaprak bırakılarak bunun üzerinden gövdeyi kesme şeklinde uygulanır.

Bölge koşullarında domateste Mayıs dikiminde 8 salkım, Temmuz dikiminde 6 salkım ve Ağustos dikiminde 4 salkım bırakılıp tepesi kesilmelidir.

Sulama

Uygulama şekli nasıl olursa olsun, toprağa tatbik edilen belirli miktar suyun toprak içindeki durumu şöyle özetlenebilir: 

a) Bitkilerin kök bölgesi içinde kalarak kolayca kullanılabilen biyolojik su.

b) Sızarak bitki kök bölgesinden uzaklaşan faydasız su.

c) Bitki kök bölgesinin hemen altında kalıp, kapilarite ile bitkilere kısmen faydalı olabilen ölü su.

Biyolojik su miktarını etkileyen faktörlerden birisi, bitkinin kök yapısıdır. Oldukça derin saçak köklerden oluşan domates bitkilerinde biyolojik su miktarı oldukça fazladır.

Domates yetiştiriciliğinde, toprakta rutubetin iyi bir şekilde tutulmasına ihtiyaç vardır. Rutubetin yetersizliği verimin azalmasına neden olur. Aynı şekilde fazla miktarda azotlu gübreleme ile fazla sulama da verimin düşmesine ve ürünün gecikmesine neden olur.

Sulamaya kök civarındaki toprak rutubetine batmak suretiyle karar verilir. Domatesin su isteği şöyle anlaşılır:

Büyüme noktasının altı iyice incelir, renk koyulaşır ve tüylülük miktarı artar, bitki bünyesindeki sertlik kaybolur. Koltuklar elastiki bir durum alırlar ve budama güçleşir. Bunun nedeni, bitki bünyesindeki suyun azalmasıdır. Eğer sabah saatlerinde koltuktan çıkan sürgünlerin koparılması güçleşmiş ise, başka bir ifade ile sürgünler kolayca kırılmıyorsa su verme zamanının geldiği anlaşılır. Bundan başka, sabah saat 8-9 sıralarında parlak yeşil renkte olması gereken yapraklar, donuk bir renge dönerlerse ve parlak sarı renkte olan çiçekler saman sarısı bir renge dönüşürlerse bitki su istiyor demektir.

Domates yetiştiriciliğinde ilk meyveler görülünceye kadar sulamadan kaçınılmalıdır. Bu devrede bitkiye lazım olan su, muntazam çapalama yapılarak toprakta muhafaza edilebilir. Hava çok kurak giderse, o zaman bir-iki defa fazla olmamak şartıyla su verilebilir. Yeni dikilmiş fideler için dikkatli olmak gerekir. Zira aşırı sulama toprak ısısını düşürür, toprağı havasız bırakır ve büyümeyi yavaşlatır. Meyve bağladıktan sonra tedrici olarak sulama artırılır. Sıcak havalarda kumlu topraklarda her 2-3 günde bir, ağır topraklarda 3-7 günde bir sulama yapılır.

Üretici şartlarında uygulanabilecek iki tip sulama şekli vardır:

a) Damla sulama

b) Karık veya tava sulama

Karık, tava veya düz sulamalar için en iyi uygulama az su-sık su prensibini uygulamaktır. Bölgemiz şartlarında uygulanabilecek sistem küçük alanlarda hortumla tek tek sulama ve sıra aralarına açılan karıklara su verme şeklidir.

Bölgemizde yeterince tanınmamasına rağmen salma ve karık usulü sulamanın çeşitli mahzurlarını ortadan kaldıran yeni bir sistem de damla sulama metodudur. Bu sistemde bitkinin günlük su ihtiyacına günlük olarak cevap verebilme olanağı vardır. Su ile birlikte gübrelemenin de yapılması mümkündür.

Damla sulama sisteminin başlıca avantajları şunlardır:

– Aşırı suyun sebep olduğu, bitki besin maddelerinin topraktan yıkanarak uzaklaşması bu sistemle asgariye iner.

– Verilen sudan bitki tam olarak istifade eder.

– Aşırı suyun sebep olduğu aşırı nemden dolayı çoğalan hastalıklar bu sistemle azaltılır.

– İstenildiği anda istenildiği kadar su verme imkanı sağlar. 

– Su ve işçilikten tasarruf imkanı verir.

– Verim ve kalitede artış sağlanır.

Kültür bitkilerinin günlük su tüketimleri bitkinin büyüklüğüne, mevsime ve kültürün su isteğine göre değişebilir. Fakat unutulmamalıdır ki, toprağa uygulanan belirli miktar suyun ancak belirli bir miktarı bitki tarafından alınabilir olup, kalan kısmı ya sızarak topraktan uzaklaşır veya toprak kolloidleri tarafından tutularak bitki emrine verilmeyebilir.

Damla Sulama Sisteminde Debinin Ölçülmesi

Debi, belirli bir sistemde bir dakikada (veya bir saatte) boşaltılan su miktarı demektir.

Bir seraya döşenmiş olan damla sulama sisteminin debisini ölçmek için;

a) Toplam boru uzunluğu,

b) Toplam meme sayısı,

c) Meme başına ortalama debinin (dakikada cc. olarak) bilinmesi yeterlidir.

Meme başına ortalama debinin tayini için, sistem çalışır durumda iken, değişik hatların değişik memelerinden birer dakika süre ile akan su bir bardakta toplanıp ölçülür. Her memeden ayrı ve aynı süre için ölçüm yapılmalıdır. Ölçüm yapılan meme sayısı ne kadar fazla olursa yapılan işlem o derece doğru ve sağlıklı olur.

Değişik memelerden yapılan ölçümler arasında fazla bir farklılık olmamalıdır. Aksi takdirde sistemde tıkanma veya başka bir arıza var demektir.

Sonuç olarak ortalama meme verimi (debi) bulunur ve toplam meme sayısı ile çarpılarak tüm sistemden bir dakikada boşaltılan su miktarı bulunur.

Örneğin; 10 memeden yapılan ölçümler sonucu ortalama meme verimi 45 cc/dk. olarak bulunmuş ve tüm sistemde 4.400 adet meme mevcut ise, bu sistemin dakikadaki debisi: 4.400 x 45 = 198.000 cc (198 lt), saatteki debisi ise 60 x 198 = 11.880 lt’dir.

Tespit edilen bu ölçülere göre örneğin; seraya 4 ton su vermek için sistemin çalışma süresini hesaplamak basit bir orantıdan ibarettir.

11,88 ton su 60 dk’da akıyor ise

4,00 ton su X dk’da akar

__________________________________

4,00 x 60

X = ————– = 20 dakika

11,88

Bu tespit zaman zaman yapılarak, sistemde tıkanma, verimde azalma veya dağılımda anormallik olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Domateste günlük su tüketimi yetiştirme mevsimine, bitkinin boyuna, sera içi sıcaklığına, toprak yapısına göre değişir.

Normal şartlar altında ilk sulamadan itibaren son sulamaya kadar, dekara verilecek su miktarı 1,5 tondan başlanarak 6,5 ton ile noktalanmalıdır. Ancak bu miktarları iklim ve toprak durumu etkileyebilir. 

Yukarıda anlatıldığı şekilde sistemin debisi bulunduktan sonra sulama yapmak artık çok kolaydır.

Sulamaya başlamadan önce seranın en az üç yerinde (baş, orta ve sonda) birer bitkinin hemen yanında ve bitkilerin saçak kök derinliğinde birer çukur açılır. Açılacak çukur bir memenin hemen altında değil, iki meme arasında açılmalıdır ki, memeden çıkan suyun direkt etkisinde olmasın.

Çukurlar açıldıktan sonra sulamaya geçilir. Makul bir süre sonra çukurlar devamlı kontrol edilerek, çukurların dip kısmında sızıntı su görüldüğüanda sulamaya son verilir.

Bu çukurlar saçak derinliği arttıkça kök derinliğine paralel olarak derinleştirilerek devamlı kullanılabildiği gibi toprakla doldurularak her sulamada yeni çukur da açılabilir.

Bu metot uygulanırken sistemin kaç dakika çalıştırıldığı kontrol edilmelidir. Yukarıda izah edilen hesaba göre kaç ton su verildiği kolayca bulunabilir. Birkaç yıl sonra kazanılan tecrübe nedeniyle belki de hiç çukur açmadan, verilecek su miktarı bilinebilir.

Üst Gübreleme

Üst gübrelemeye başlama zamanı kültürlere, toprak yapısına ve hava şartlarına göre değişirse de, genellikle ilk meyvelerin görülmesinden itibaren başlamak uygundur. Daha erken başlanacak gübrelemeler sonucu bitki köklerinin toprak içindeki dağılım alanı kısıtlanır, diğer bir ifade ile kökler tembelleşir. Ayrıca bitkilerin mahsule yatması gecikir.

Domates yetiştiriciliğinde üst gübrelemeye başlama zamanı birinci salkımdaki meyvelerin ceviz büyüklüğüne geldiği zamandır. Bundan sonra her hafta sulamalarla birlikte dekar başına aşağıdaki gübreleme programı çerçevesinde gübreleme yapılmalıdır.

1. hafta
15 kg. Amonyum Nitrat

15 kg. Potasyum Nitrat

2. hafta
15 kg. Amonyum Nitrat

15 kg. Potasyum Nitrat

3. hafta
15 kg. Amonyum Nitrat

15 kg. Potasyum Nitrat

4. hafta
30 kg. Potasyum Nitrat

5. hafta 
15 kg. Amonyum Nitrat

15 kg. Potasyum Nitrat

6. hafta
30 kg. Potasyum Nitrat

Bundan sonra hasat sonuna kadar her hafta 15 kg. Amonyum Nitrat, 15 kg. Potasyum Nitrat gübresi verilmelidir.

Bitkinin mikro element ihtiyacını karşılamak için mikro element ağırlıklı yaprak gübreleri kullanılmalıdır. Bir önceki yıl mikro element noksanlıkları görülmüşse buna özellikle dikkat etmek gerekir.

Eğer seranızda damla sulama sistemi varsa; bu sistemin getirdiği en büyük kolaylıklardan birisi de gübre uygulamalarına getirdiği kolaylıktır.

Ancak; bu sistemle uygulanacak gübrelerin belirli özellikleri vardır. Bu özellikleri şöyle sıralayabiliriz:

a) Sulama sisteminde aşınmaya sebep olmamalıdır.

b) Suda % 100 çözünmeli, memelerin tıkanmasına sebep olacak artık bırakmamalıdır.

c) Bitki tarafından kolay alınması için şelatlanmış olmalı ve bünyesinde iz elementleri ihtiva etmelidir.

d) Bitkilere zararlı ve toprak bünyesini bozan kimyasal maddeleri (Cl, Fl, Na, HCO3 ve aşırı SO4) içermemelidir.

Tüm bu özellikleri taşıyan gübreler oldukça pahalı oldukları için tüm sezon ihtiyacını bu gübrelerle karşılamak ekonomik sınırların üzerine çıkar. Bu yüzden ana besin maddelerini şu gübrelerle karşılama yoluna gitmeliyiz:

– Azot ihtiyacı için: Amonyum Nitrat (% 33) ve Üre (% 46).

– Potasyum ve Azot ihtiyacını birlikte karşılamak için: Potasyum Nitrat (13-0-46).

– Fosfor ihtiyacı için: Fosforik asit.

Fosforik asit aynı zamanda tıkanan deliklerin açılmasında da kullanılır.

Işık şiddetinin düşük olduğu geç sonbahar ve kış aylarında üre kullanımı tavsiye edilmez. Bu nedenle, soğuk mevsimde azotun nitrat formu kullanılmalıdır.

Kompoze gübrelerle sülfat içeren gübrelerin damla sulama sistemlerinde kullanımı risklidir. Fosforlu gübrelerin (süper fosfat, triple süper fosfat) suda erime problemleri vardır.

Damla sulama sistemi ile uygulanacak gübre miktarları, uygulanacak su miktarı ile orantılıdır. Genel tavsiye, her 1 litre suyun içinde ortalama 0,3 gram saf NPK bulunması şeklindedir. Bu doz ve uygulanacak su miktarına göre, kullanılacak gübre miktarını hesaplamak kolaylaşmaktadır.

Örneğin; dekara 1500 litre su ile uygulanacak 10-45-12 formülasyonlu bir gübreden ne kadar kullanacağımız şöyle hesaplanır:

– Bu formülasyonlu bir gübrenin 100 gramında toplam 10 + 45 + 12 = 67 gram N-P-K vardır.

– Kullanacağımız 1500 litre su ile uygulanacak saf madde miktarı:

1500 x 0,3 = 450 gram olacaktır.

– Buna göre:

67 gram saf NPK 100 gram gübrede varsa

450 gram saf NPK X gram gübrede vardır.

——————————————————————

450 x 100

X = ————— = 672 gram.

67

Yani vereceğimiz 1500 litre suyla beraber maksimum 672 gram gübre vermeliyiz.

Serada İklim Şartları 

Fide dönemi içinde ortam sıcaklığı 18-20 0C civarında tutulmaya çalışılmalıdır.

Bitki döneminde sera içi optimum sıcaklık 25 0C civarında olmalı, en düşük sıcaklık 10 0C’nin üstünde tutulmalıdır. Maksimum sıcaklık 32 0C’nin üzerinde ol-mamalıdır.

Hasat

Kullanma amacına ve tüketim merkezine uzaklığına göre meyveler kırmızı, pembe veya yeşil-pembe renkte toplanır. Meyveler dallarından koparılırken avuca alınmalı ve sap etrafında döndürülerek koparılmalıdır. Aksi halde, sap çukurunda meydana gelen zedelenmeler, meyvenin süratle su kaybetmesine ve bazı enfeksiyonlar nedeniyle meyvenin bozulmasına neden olur.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın