DOLAR 16,1050 1.12%
EURO 17,2738 1.35%
ALTIN 961,851,40
BITCOIN 471048-2,31%
Adana
26°

PARÇALI AZ BULUTLU

17:03

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Şeytanın tasarrufuna inanıyorlar da
46 okunma

Şeytanın tasarrufuna inanıyorlar da

ABONE OL
18 Şubat 2015 08:07
Şeytanın tasarrufuna inanıyorlar da
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Vehhabilerin Feth-ül mecid kitabı, 75.sayfasında bazı İslam

âlimlerinin, evliyaların isimlerini vererek, (…bunların kitapları, Ebu

Cehlin hatırlarına gelmeyen şirk ile doludur) diyor.

CEVAP

İnsanların üstünlerinin, yani Peygamberlerin, meleklerin

üstünlerinden daha yüksek olduklarını, bu vehhabi kitabı da

yazmakta, meleklerin tasarruf ve tesirlerine inanmakta, fakat Allahü

teâlânın Evliyasına keramet olarak, tesir ve tasarruf verdiğine ise

inanmamakta, buna inananlara müşrik demektedir. Ehl-i sünnet

âlimleri, vehhabilerin ortaya çıkacaklarını, keramet olarak, bilmişler,

bunlara, yıllarca önce cevaplar yazmışlardır. Bu âlimlerin başında,

Muhyiddin-i Arabi ve Sadreddin-i Konevi ve Celaleddin-i Rumi ve

Seyyid Ahmed Bedevi ve imam-ı Rabbani hazretleri gibi Veliler

bulunmaktadır. Vehhabiler, işte bunun için, bu Velileri

beğenmiyorlar.

Kâfire verilen şey, sevgili kullara verilmez mi?

Sihirle, kâfirlerin ne harika şeyler yaptığı Kur’an-ı kerimde

bildiriliyor. Hatta Şeytanın bile, çok harikalar gösterdiği yazılıdır.

Kâfir harika gösteriyor da evliya gösteremez mi?

Hakimi Semerkandi İshak bin Muhammed hazretleri buyuruyor

ki:

Evliyanın kerametine inanmak lazımdır. Evliyanın kerametine

inanmayan, bid’at sahibi, sapık olur. Evliyanın kerametine

inanmamak iki türlü olur:

1- Kerametleri bildiren âyet-i kerimelere inanmıyorsa, kâfir olur.

2- Âyet-i kerimelere inanır, ama onlar Peygamber idi, evliyadan

keramet olmaz derse, yine kâfir olur. Âyet-i kerimelere inanır ve

onlar Peygamber değil idi demezse küfür olmaz.

Allahü teâlâ, Belkıs’ın tahtını [oturduğu koltuğu] bir anda

getirenin ilim sahibi olduğunu bildiriyor. Bu da, Asaf bin Berhıya idi.

Veli idi. Peygamber değildi. Süleyman aleyhisselamın ümmetinden

idi. Süleyman aleyhisselamın ümmetinden biri keramet

gösterebiliyor da, Muhammed aleyhisselamın ümmetinin evliyası

niçin keramet gösteremesin?

Muhammed aleyhisselam, Süleyman aleyhisselamdan elbet

daha üstündür. Muhammed aleyhisselamın ümmeti de, Süleyman

aleyhisselamın ümmetinden elbet daha üstündür.

Meryem suresinin (Hurma kütüğünü kendine doğru çek!

Sana ondan taze hurma düşer) mealindeki 24. âyetinde, Allahü

teâlâ, hurma kütüğünden, Hazret-i Meryem için meyve çıkardığını

bildiriyor. Hazret-i Meryem, Peygamber değildi. Zekeriya

aleyhisselamın, Hazret-i Meryem’in yanında gördüğü meyveler ve

Eshab-ı Kehf vak’ası hep keramet idi. Bu kerametlerin sahipleri de

Peygamber değildi.

Önce gelen Peygamberlerin ümmetlerinde, keramet sahibi

Veliler bulunuyor da, Muhammed aleyhisselamın ümmetinde

keramet sahibi Evliya niçin bulunmasın? A. İmran suresinin 110.

âyetinde, (Siz, ümmetlerin en iyisi oldunuz) buyuruldu. Keramete

inanmayanlar bu sözümüze karşılık, bir kimsenin bir gecede

Kâbe’ye gidip gelmesi olamaz derse, Resulullah, bir anda yedi kat

göklere ve Allahü teâlânın dilediği yerlere götürülüp getirildi. Bundan

büyük harika olur mu?

Mümin mi kıymetlidir, kâfir mi? Kâfirlerden birinin bir anda

şarktan garba gidip geldiğini kitaplar bildiriyor ve inanıyoruz. Bu kâfir

herkesin bildiği İblistir. Bu kâfire verilen şey, Allahü teâlânın sevgili

kullarına niçin verilmesin? Bunu iyi düşünmek ve insaflı konuşmak

lazımdır. (Es-Sivad-ül a’zam)

Hayret edilecek şey

Vehhabiler ruhun varlığına ve ölmediğine inanıyorlar. Şeytanın

da varlığına ve ölmediğine inanıyorlar. Şeytanın kâfir olduğuna ve

yaptıklarına da inanıyorlar. Aşağıdaki âyet-i kerimelerde bildirildiği

gibi şeytanın ne yaptığını ve maksadını bizim gibi onlar da biliyorlar.

Lakin, Peygamberlerin ve Evliyaların yani Allah’ın sevgili

kullarının ruhlarının tasarruflarına, mucize ve keramet

göstermelerine inanmıyorlar. Hayret ki ne hayret! Şeytanın

tasarruflarına inanıyorlar da bu sevgili kullarının yani Peygamber ve

evliyanın tasarruflarına inanmıyorlar. Halbuki tasarruf kuvvetini,

imkanını ve yetkisini veren Allahü teâlâdır. Kâfir İblise verdiğine

inanıyorlar da, Peygamber ve evliya kullarına verdiğine

inanmıyorlar.

Görmediğimiz için inanmıyoruz diyorlarsa, iblisinkileri görüyorlar

mı? Aklımız almadığı için inanmıyoruz diyorlarsa, iblisinkileri akılları

nasıl alıyor? Şeytan olunca mı akılları çalışıyor?

Kâfir bir mahlûk yapabiliyorsa, Peygamber ve evliya kullar niye

yapamasın? Kâfir mahlûkuna bu imkan ve yetkiyi veren Allahü teâlâ,

Peygamber ve evliya kullarına niye vermesin?

Şeytanın maksadı ve yaptıklarıyla ilgili bazı âyet-i kerime

mealleri şöyledir:

(Bir zamanlar biz, meleklere (ve cinlere) “Adem’e secde

ediniz” dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O, yüz çevirdi ve

büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.) [Bekara 34, Araf,

11, Hicr 30-31, İsra 61, Kehf 50, Taha 115, Sad 73-74]

Kâfire yetki!

(Onlardan gücünün yettiği kimseleri davetinle şaşırt;

süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ; mallarına,

evlatlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. Şeytan,

sadece onları aldatmak için vaad eder.) [İsra, 64]

(Elbette [salih] kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin

yoktur. Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesna.) [Hicr 42,

İsra 65]

Ne yapacak?

(“Sonra elbette onları önlerinden, arkalarından,

sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını

şükredenlerden bulmayacaksın!” dedi.) [Araf 17]

(Yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların

hepsini mutlaka azdıracağım!) [Hicr 39]

(Şeytan ona vesvese verip: “Ey Adem! Sana sonsuzluk

ağacını ve çökmesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi? dedi.)

[Taha 120]

(Şeytan da yaptıklarını onlara güzel gösterdi..) [Enam 43]

(Şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi.) [Enfal 48]

(Şeytan yaptıklarını onlara hep güzel gösterdi.) [Nahl 63]

(Şeytan, kendilerine, yaptıklarını güzel göstermiş, onları

doğru yoldan alıkoymuştur.) [Neml 24-26]

(Şeytan kendilerine, işlediklerini güzel gösterdi; onları

doğru yoldan alıkoydu.) [Ankebut 38]

(Kulumuz Eyyub, Rabbine: Doğrusu şeytan bana bir

yorgunluk ve eziyet verdi, diye seslenmişti.) [Sad 41]

(Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek

olursa, hemen Allah’a sığın.) [Fussilet 36]

(Şeytan efendisine onu hatırlatmayı unutturdu…) [Yusuf 42]

(Ey Adem oğulları! Şeytan, ana-babanızı, ayıp yerlerini

kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak Cennetten

çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin

onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanları,

inanmayanların dostları kıldık.) [Araf 27]

(Eğer şeytanın fitlemesi seni dürterse hemen Allah’a

sığın…) [Araf 200]

(Şeytanın peşine düşmeyin, zira şeytan sizin açık bir

düşmanınızdır.

O size ancak ve daima kötülüğü, çirkin işi ve Allah

hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.) [Bekara

168-169]

(Şeytan sizi fakirlikle korkutarak cimriliği ve hayasızlığı

emreder.) [Bekara 268]

(Şeytan ayaklarını kaydırıp yoldan çıkarmak istemişti…) [A.

imran 155]

(İşte o şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur…) [A. imran

175]

(Şeytan onları derin bir sapıklığa saptırmak ister.) [Nisa 60]

(İnanan kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar.

Doğrusu şeytan aralarını bozmak ister. Şeytan şüphesiz

insanın apaçık düşmanıdır.) [İsra 53]

((Ey Muhammed!) Biz, senden önce hiçbir resul ve nebi

göndermedik ki, o, bir temennide bulunduğunda, şeytan onun

dileğine ille de (beşeri arzular) katmaya kalkışmasın. Ne var ki

Allah, şeytanın katacağı şeyi iptal eder. Sonra Allah, kendi

âyetlerini (lafız ve mana bakımından) sağlam olarak yerleştirir.

Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

(Allah, şeytanın böyle yapmasına müsaade eder ki)

kalblerinde hastalık olanlar ve kalbleri katılaşanlar için,

şeytanın kattığı şeyi bir deneme (vesilesi) yapsın. Zalimler,

gerçekten (haktan) oldukça uzak bir ayrılık içindedirler.) [Hac

52,53]

(Ey insanlar! Allah’ın vaadi gerçektir, sakın dünya hayatı

sizi aldatmasın ve aldatıcı (şeytan) da Allah hakkında sizi

kandırmasın!

Çünkü şeytan, sizin düşmanınızdır, siz de onu düşman

sayın. O, kendi taraftarlarını ancak ateş ehlinden olmaya

çağırır.) [Fatır 5-6]

(Kendileri için doğru yol belli olduktan sonra ardlarına

dönenleri, bu işi yapmaya şeytan sürüklemiş, onlara ümit

vermiştir.) [Muhammed 25]

(O çok aldatan (şeytan) sizi, Allah hakkında bile aldattı…)

[Hadid 14]

(Şeytan onların başlarına dikilip Allah’ı anmayı

unutturmuştur.) [Mücadele 19]

(Şeytan sizden pek çok milleti kandırıp saptırdı. Hâlâ akıl

erdiremiyor musunuz?) [Yasin 62]

Netice!

(andolsun İblis, onlar hakkındaki tahminini doğruya

çıkardı. İnanan bir zümrenin dışında hepsi ona uydular.

Halbuki şeytanın onlar üzerinde hiçbir nüfuzu yoktu. Ancak

ahirete inananı, şüphe içinde kalandan ayırt edip bilinsin diye

(ona bu fırsatı verdik.) [Sebe 20-21]

(İblis cinlerdendi; Rabbinin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz,

beni bırakıp da onu ve onun soyunu mu dost ediniyorsunuz?

Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne fena bir

değişmedir!) [Kehf 50]

(Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yüzüstü bırakıp

rezil rüsvay eder.) [Furkan 29]

((Hesapları görülüp) iş bitirilince, şeytan diyecek ki: “Allah

size gerçek olanı vaad etti, ben de size vaad ettim ama, size

yalancı çıktım. Zaten benim size karşı bir gücüm yoktu. Ben,

sadece sizi (inkâra) çağırdım, siz de benim davetime hemen

koştunuz. O halde beni yermeyin, kendinizi yerin. Ne ben sizi

kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Kuşkusuz daha

önce ben, beni (Allah’a) ortak koşmanızı reddettim.” Zalimler

için elem verici bir azap vardır.) [İbrahim 22]


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.