Sınırsız Özgürlük Beladır

Sınırsız Özgürlük Beladır

Ankara’daki İnanç Özgürlüğü denen platformun yöneticisi, meydana topladığı bir kaç kişi önünde, ”Özgürlükler kişilerin ve kurumların inisiyatifine bırakılamaz” demiş.

İyi… Gücü yetiyorsa bırakmasın o zaman!.. Ya kendisi yönetime gelsin, ya da kişi ve kurumlara inisiyatif bıraktırmayacak vekillerin seçilmesini sağlasın.

Aynı yönetici şunu da demiş: ”Başörtüsü özelinde inanç değerlerine yönelik, kişiler ya da kurumlar tarafından oluşmuş düşmanca bu tavrın açmazlarının acilen yasalarla ‘Sınırsız ve Her Alanda Özgürlük’ getirilerek engellenmesi yasa koyucuların en önemli görevlerinden biri haline gelmiştir”. Bkz: http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=49636&blnKayit=True

Özgürlük verecek olanları kıskandıracak kadar özgür olmuş bu yönetici!.. Yasa koyuculara en önemli görevlerinin ne olduğunu deklare ediverecek kadar hem de!..

Bu yönetici için bir kaç kelam etmek gerekli oldu:

a) İnanç değerlerine düşmanca tavrın önlenmesi isteniyorsa, başkasının inanç değerlerine laf etmekten vazgeçilecek. Çünkü, inanç hak ise, bunun karşısında batıl inancın varlığını devam ettirmesi mümkün olamaz. Hak gelirse batıl zail olur hükmü Kur’an’da görünmüyor mu?

b) Bunun önlenmesi için ‘sınırsız ve her alanda özgürlük’ getirilmesini istemek Müslümana yakışan haslet değildir. Sınırsız ve her alanda özgürlük dünyanın hangi özgür ülkesinde var ki?.. Kötü ruhlular her alanda özgürlüklerini kullandıklarında iyi ruhlulara özgürlük kullanma imkanı kalmaz. Bu da gazabı-ı İlahî’nin gelmesinin başlıca sebebidir.

c) Başörtüsüne yıllarca gösterilen alerji, o alerjiye karşı ”başörtüsüne özgürlük istiyoruz” bağırtıları, pis niyetlilere her alanda sınırsız özgürlük kazandırmak içindi. Hükümetin başı, önceleri bu doğrultuda Avrupa’ya vaadde bulunmuşken, şimdilerde, bundan geri durmaya çalışıyor. Geçtiğimiz yıllarda bazı gazetecilerin ”Yasaklar yasaklanmalı” isteği, bazı politikacıların da”Yasaklar yasaklanacak” vaatleri, başörtüsü özgürlüğü için mi sanılıyordu?

d) Ankara’daki İnanç Platformu Yöneticisi ve ondan medet bekleyen başı örtülü hanımlar şunu bilmelidirler: Yasak olması gerekenler yasalarla belirlenir, serbest olması gerekenler değil. Kaldı ki, ne anayasa’da ne de yasalarda başörtüsünü yasaklayan her hangi bir madde yok. Bir kaç hukukçunun bunu dile getirdiğini hatırlıyorum. Sanırım susturuldular. Bu güne kadar görünen, yasa tanımazlık ve keyfi uygulamadır.

Son söz: bazı kişilerin sıkıntısını bahane edip sınırsız ve her alanda özgürlük isteyenler, ülkeye belanın gelmesini de istemiş oluyorlar, haberleri yok.

 

İbrahim Faik Bayav

 

Bu makale 7 Şubat 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN