Son Kurban; Başında Türban Olmayan Cansel

Son Kurban; Başında Türban Olmayan Cansel

Kim bilir daha neler yaşanıyor okullarda; kamusal alanda duyulmayan, gizlenip de halka duyurulmayan nice olay?…
Ve kendini bilmez densizler (ki özellikle yobaz tayfasından koçlar ve de koyunlar) hep açık, saçık, teşhirci diye saldırılara uğrayan kızları suçluyorlar acımasızca, utanmazca…
Kimse görmüyor saldırganı; her zaman gerekçeleri “dişi köpek kuyruk sallamazsa” aşağılaması…
Nedense görmüyorlar; erkek öğrencilere de tecavüz eden öğretmenleri, imamları, hocaları?… Tacize, tecavüze uğrayan bu erkekler de mi “kuyruk salladı” ?…
İlkel benlikleriyle varlıklarını sürdürmekte olan bu yaratıklar için önlem alınmadıkça; saldırıya uğrayan kadınlar, kızlar suçlandıkça; bu sapkınlar günü gelecek sizlere de saldıracak onları görmezden gelen AKKOYUNLAR ve AKKOÇLAR bilesiniz…
Ve Cansel kızımızın başına gelenlerin gizlenmesi de ayrı bir bilmece…
Adres KAYSERİ olunca; ört bas edilmeli bu utanç eylemi…
Ne de olsa orası Müslüm geçinenlerin GÜL bahçesi…Öyle değil mi?…
Son yıllarda sayısı çığ gibi büyüyen kadına yönelik şiddetin, özellikle de işlenen cinayetlerin sorumlusu, suçlusu şu bisfenol maddesi mi acaba ?…
Emzikle büyüyen erkek bebekler…
Teneke kutularda satılan gazlı içeceklerin bağımlısı erkek çocuklar, delikanlılar, yetişkinler…
Ve damacanalardan su içmek zorunda kalan; her yaştan erkekler…
ABD’li bilim insanlarının açıklamalarına göre; bisfenol maddesi, erkeklerin hormonal dengesini erkeklikten, eşcinselliğe doğru tetikliyor, erkekleri efemineliğe itekliyormuş…
Kuşkusuz genellikle pek çok kadın tarafından bilindiği, ayırdına varıldığı gibi; “gizli ya da açık” eşcinseller kadınları pek sevmiyor, kadınlarla rekabete girişiyor…Onların çoğunluğu birer kadın düşmanı…Doğuştan değil de, böylesine dış etkenlerle değişim, dönüşüm geçiren ve aynı zamanda /halihazırda bir kadınla evli olan erkekler çoğaldığı için mi, kadına yönelik şiddet, kadının canına kast artmakta ?…
Her gün birleri yaşamını yitiriyor bu ülkede; ya şehid, ya cinayet kurbanı ya da kader kurbanı…
Açıklamalar yapılıyor sorumsuzca; deniyor ki;
CENAB-I ALLAH…TAKDİR-İ İLAHI ya da FITRAT…
NASIL İNAÇTIR BU ?…
Yaşanan her yanlışlıkta;
HER ZAMAN ALLAH’DA KABAHAT…

KADIN KISMISI;
AKLINIZI KULLANIN,ERKEKLERİNİZİ İYİ SEÇİN…
AK-BABALAR’LA CİLVELEŞEN ERKEK-Sİ-LERLE GEZMEYİN, EĞLENMEYİN, EVLENMEYİN…
YOKSA KİMLİĞİNİZLE BİRLİKTE, HAKLARINIZ DA BASİT’E İNDİRGENİR…
KADINDAN ANLAMAYAN, KADINI YOK SAYANLARLA SAKIN FİNGİRDEMEYİN!…CANINIZDAN OLMAK DA FALINIZDA ÇIKAR; BİLESİNİZ…

NEFRET SUÇLARI söylemi ülkemizde de tartışılmakta, ülkemizde de gündemde…Bu kavramın da sözcüleri var, gözcüleri var…Ve de göstericileri var…Kuşkusuz nefret suçları kapsamında tutuklananlar, salıverilenler var…Üstelik onlar sıkça Beyoğlu’ndalar, çıkmaktalar tepkilerini koymak amacıyla toplumsal alana, toplumun karşısına, “Nefret suçları yasallaşmalı” diye haykırmaktalar…Ve ellerinde taşıdıkları pankartlar eşliğinde yükselen çığlıkları:
-NEFRET SUÇU TANIMI KABUL EDİLSİN !…
-TRAVESTİ VE TRANSSEKSÜEL CİNAYETLER POLİTİK CİNAYETLERDİR !…
-TRAVESTİYİZ, BURADAYIZ, ALIŞIN !…
-ANAYASAYA “CİNSEL YÖNELİM” !…
Ne diyor bunlar böyle ve ne istiyorlar ?..
Bu bağlamda öncelikle “nefret suçu tanımı kabul edilsin” söylemini irdeleyecek olursak; acaba kimin-kimden nefretidir tanımlanması gereken ?… Onlara sorarsanız; düz cinsellerin ve dolayısıyla DEVLET’in ve yasaların , eşcinsellere yönelik olumsuz yaklaşımları ki onları ötekileştirmeleri, onları toplumsal yaşamdan dışlamaları, onları yok saymaları…
Oysa bana sorarsanız kimin-kimden nefretidir tanımlanması gereken diye; sorular üretebilirim dizi, dizi bu tanımlamayı gerçekleştirebilmek adına…
Travestilerin ve transseksülellerin bedenleriyle barışık olmayan benliklerine duydukları nefretin mi ?… Erkek bedeninde doğmuş olmaktan, yaratılmış olmaktan ötürü; Yaradan’a duyulan nefretin mi ?…Yoksa; erkek bedende olmalarına karşın, kadın olarak doğmadıkları için; özendikleri, öykündükleri doğal ve de düz cinsel kadınlara duydukları sınırsız kıskançlıktan kaynaklanan nefretin mi ?… Buradaki istemler arasında yer alan nefret sorunsalı; kanımca oldukça karmaşık ve tartışmaya açık …
Ve onların; “Travesti ve transseksüel cinayetler, politik cinayetlerdir” savlarına gelince… Özellikle de bu söylemleri; ülkede kadınların neredeyse seri cinayetlere kurban gittiği bir dönemde, gerçek bir kara mizah örneği olsa gerek…
DİYE TARTIŞIRKEN KAMUSAL ALANDA; DOĞRUDAN YA DA DOLAYLI KADIN CİNSİYETİNİN ÖLÜMLERİNE NEDEN OLANLARA NE DEMELİ?…
ONLARIN BU EYLEMLERİ; ELBETTE Kİ CİNAYET TAMAM DA “AÇILIP, SAÇILIP ERKEKLERİ TAHRİK ETTİ” DİYEREK SÖYLEMLER ÜRETENLERİN TUTUM VE DAVRANIŞLARI KANIMCA ÖNCELİKLE ALINMALI NEFRET SUÇLARI KAPSAMINA…
VE TEZDEN BAŞLANMALI ONLARIN BU BAĞNAZ, BU YOBAZ DÜŞÜNCELERİNİN, DÜNYA GÖRÜŞLERİNİN HAPSİNE VE HEMEN BEYİNLERİ ARINDIRILMALI KADIN DÜŞMANLIĞINDAN…

Savaşta, kavgada, sövgüde, yergide; aşağılanan kadın… Mirasta, siyasette, ziyafette dışlanan kadın… Madden ve manen her türlü sömürüde; kimliği de, kişiliği de kaynar kazanda haşlanan kadın… Ve zorda kalınca Ademoğlu; arsızca sırtına yaslanılan kadın…
Öldürüle, öldürüle; silinecek dünyadan adın …
Aç gözünü, artık uyan!..
Selma ERDAL; İstanbul, 24 Şubat 2016

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN