DOLAR 8,6307-0.43%
EURO 10,1288-0.36%
ALTIN 492,690,25
BITCOIN 363411-4,82%
Adana
29°

AÇIK

05:18

İMSAK'A KALAN SÜRE

Sosyal Bilimci İradesi Bu Kadar mı olmalı?

ABONE OL
17 Eylül 2014 07:51
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sosyal bilimciler, ne yaparlar, neye kafa yorarlar, diye sual edilse, ne cevap verilir acaba?

Karşımızda sosyal bilimciler olsaydı, sorar, anlamasak bile bir cevap alırdık. Bir sosyal bilimciyi karşımızda cüssesiyle değil de internet sayfasındaki yazısıyla görebiliyoruz. Mesela Ali Bulaç. Sosyal bilimcidir kendisi; sosyalliği anlatış tarzı anlaşılmasa bile, takip edilebilmektedir.

Son yazısını ‘cüz’i irade’ üzerine hazırlamış Ali Bulaç. Okunduğunda, sosyal gelişmenin cüz’i iradeyle bağlantısı farkediliyor. Farkediliyor ama, cümleler içinde gizlenmiş anlamların da dışa çıkması için bazı cümlelerinin irdelenmesi gerekiyor.

Şöyle bir cümle kurmuş Ali Bulaç: ”İnsanlar da hayvanlar da fizik çevreye uyum sağlar. İnsanlar, hayvanlardan farklı olarak fizik çevreyi değiştirir de”.

Bu cümleyi irdelemeye gerek yok. Hayvanlar fizik çevreyi insanların hayrına olacak şekilde değiştirirlerken, insanların değiştirmesi, umumiyetle, tüm mahlukatın zararına olmaktadır. Solucan, toprağı bitki yetişecek şekilde yeri değiştirirken, köstebekler toprağı ekin yapılabilecek biçime getirirken, ‘insan’ denen mahluk, ekin yapılacak, ürün elde edilecek alanları kazar, beş paralık menfaati için oraları beton yığınına dönüştürüverir. Ali Bulaç ‘tabiatı gereği’ tanımlaması yapıyor buna.

Şu cümleyi de kurmuş Ali Bulaç: ”İnsan, belli bir bilgi ve kanaate göre seçimini doğru yapar ve yine iradesini doğru yönde ve doğru normlar çerçevesinde kullanma başarısını gösterebilirse, fizik ve sosyal çevresini kendisi belirleler”.

Belli bir bilgi ve kanaat?..

Nereden gelecek bu bilgi ve kanaat?..

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  AŞI VE BİLİM

Hem sonra her insanın aynı oranda bilgi edinmesi ve kanaata varması mümkün mü?

İnsanların toplum oluşturma mecburiyeti vardır. İstemeseler bile karşılacakları tehliker onları buna zorlar. Öyleyse, kendilerine verilmiş ‘cüz’i iradelerini’ doğru yönde, doğru normlar çerçevesinde kallanabilmeleri için, Yaratıcı tarafından seçilmişlere ihtiyaç duyar.

Sosyal çevrenin oluşturulması emek ister. Ama oluşturulan sosyal çevrenin bozulması zor değil. İnsanlardaki cüz’i irade ‘yapmaya’ uygun işlediği gibi ‘yıkmaya’ uygun da işlemektedir. O zaman ‘doğru norm’ seçilmiş veya seçilmişlerce oluşturulmadan, insanlardan sosyal ve fizik çevreyi olumlu belirlemesi mümkün değildir. Cüz’i iradeye örnek vermek istesek, mesken olacak bina yapılsın da nasıl yapılırsa yapılsın anlayışı ile planlansın da öyle yapılsın anlayışı bir değildir fikrini öne sürebiliriz.

Şu cümlesine bakalım bir de Ali Bulaç’ın: ”Siyaset, iktisat ve hukuki teamüller vb. etkinlikler, insanların gruplar halinde iradelerini kullanarak kendi aralarında organize olmaları sonucu gerçekleşir”.

Organize olsunlar… Siyaset, iktisat ve hukuki teamüllerde norm olmadan iradenin kullanılması, sosyal dengeyi oluşturmayacağı gibi, fizik çevreyi de mutlaka altüst edecektir. Çünkü, ‘cüz’i irade’ dediğimiz şey, insanları çoğu kez, şeytan ivasının etkisinde bırakmaktadır. Siyasette saltanat kapma yarışındaki rakip batırma; iktisatta güç bulanın zayıfı sömürmesi; hukuki teamülde yandaş edinme oranında hakkı ters tarafa verme, cüz’i iradeye bazı kere ket vurulmasını gerektirecektir. Ali Bulaç, cüz’i iradeye ”basit ve önemsiz değildir” dese de, üzerindeki ‘önem’ mutlaka kaldırılacaktır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  MİT KANUNU’NU İHLAL EDENLERİN RÜTBELERİ SÖKÜLECEK Mİ ?

”Cüz’i irade basit ve önemsiz değildir” diyen Ali Bulaç önemini nasıl kazanacağını belli etmek için ”Cüz’i irademizi Allah’ın külli iradesine uygun ve O’na bağlı olarak kullanabilirsek, külli irade bize potansiyellerini açtığı ölçüde, enerji biriktirir, hükmeder ve değiştiriz” demiş. Bkz:
http://www.zaman.com.tr/irade/2020757.html

Ben aklıma geleni söyleyeyim: Sosyal bilimciler yönetimdekileri, ”edindiğiniz koltuklar kurulup rahatlama yeri değildir” şeklinde uyarmadıkça, onlara iradenin doğru kullanabilme normlarını topluma deklare ettirmedikçe, insanlar sosyal dengeyi oluşturamaz, fizik çevreden hayır göremezler.

 

İbrahim Faik Bayav

 

Bu makale 27 Kasım 2012 tarihinde yayınlanmıştır.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.