KozanBilgi.Net 15 Yaşında... SİZLERLE BİRLİKTE NİCE 15 YILLARA...

Sosyal medyada fotoğraf paylaşırken veya yer bildirimi yaparken bir kez daha düşünün

Sosyal medyada fotoğraf paylaşırken veya yer bildirimi yaparken bir kez daha düşünün

İnsanlık yaşadığı müddetçe hep var olan iletişim, artık yeni bir boyut kazanmıştır. Hızla değişen teknoloji, giderek artan istek, talep ve ihtiyaçlar birtakım iletişim araçlarının gelişmesini sağlamıştır. Ve bizde o teknolojiye ayak uydurmuşuzdur. Bu iletişim araçları artık günümüzde iyice popüler olan internet ve internet üzerinden sosyal paylaşım ağlarıdır. İnsanlar internet ve sosyal ağlar sayesinde yeni iletişim fırsatları keşfetmişler ve kullanmaya başlamışlardır. Artık birçok şeyi oradan halletmeye başlamışlardır.

Sosyal medya artık hayatımızın önemli bir parçası haline gelmiş ve ta kendisi olmuştur. Artık bunu etrafımıza baktığımızda açıkça görülmektedir. Fazla araştırmaya incelemeye hiçte gerek yok. İnsanların neredeyse tamamına yakını sosyal medyayı kullanmaktadır. Yine büyük çoğunluğu her gün sosyal medyaya girmekte, sosyal medyada vaktinin önemli bir kısmını hatta yarısından fazlasını geçirmektedir. Öyle ki, sosyal medya aracılığıyla, içeriklere yorum yapılmakta, sosyal medyadan arkadaşlarla iletişim kurulmaktadır. Kaldı ki kişiler kaybettikleri arkadaşlarını, asker arkadaşlarını, sınıf arkadaşlarını sosyal medya sayesinde buluyordur. Sosyal medya, hem eğlence hem rahatlama hem boş zamanlarımızı değerlendirme, mesaj gönderme ya da mesaj alma, gündemi takip etme, bilgiye erişme ve birçok konuda kullanım amacımızı oluşturmakta ve bir araç olarak kullanılmaktadır. Aslında günlük hayatımızda yaptığımız pek çok şey internet ve sosyal medyaya endeksli hale gelmiştir.

İşin özü küreselleşen dünyada internet ve sosyal medya kullanımı hızla artan yaygın bir iletişim ve paylaşım aracıdır. Hayatımızda önemli etkileri olan bu paylaşım ağlarını daha etkili ve daha verimli kullanmak temel esas olmalıdır. Peki sosyal medyayı kullanmaya zaten kullanıyoruz da, kullanırken nelere dikkat etmemiz lazım veya neler yapmamız lazım onlara göz atalım isterseniz.
Günün her saatinde elimizden düşürmediğimiz telefon, tablet veya bilgisayarları kullanarak pek çok sosyal medya platformunda bulunduğumuz yerleri, konumumuzu yanı başımızdakileri, başımızdan geçen sevincimizi, üzüntümüzü, seyahatlerimizi, yediklerimizi ve içtiklerimizi önemsemeden, aldırmadan, düşünmeden internette paylaşıyoruz. Paylaşırken farkında olmasak da kötü niyetli kişiler tarafından izlendiğin(m)izi ve bir suiistimal aracı olarak kullanılırsa hiç beklemediğimiz olaylar başımıza gelebilir. Ve gelenlere de şahit oluyoruz. İnterneti, kötü niyetli ve bu bilgileri bir suiistimal aracı olarak kullanmak isteyenlerin de kullandığını düşünürsek, evinizde ya da iş yerinizde olmadığınızı sosyal medyadan sizi takip eden bir hırsızın neler yapabileceği hiç düşündünüz mü veya aklınıza gel dimi hiç? Eğer eviniz ya da iş yeriniz siz uzaktayken yeterince korunmuyor ve güvenli değilse vay halinize!!!

O halde  sosyal medyada yer bildirimi yaparken bir kez daha düşünün.

Şimdide gelelim işin asıl ve  diğer boyutuna…

Hiçbir zaruret olmadığı halde yeni doğmuş bebeklerimizden, mutlu mesut aile fotoğraflarımıza, düğün ve nişan fotoğraflarımızdan yeni aldığımız evlerimize, arabalarımıza, elbiselerimize kadar, insanların hayranlıkla bakıp, kıskanabilecekleri, hased edebilecekleri, nazar edebilecekleri bütün fotoğraflarımızı internette pervasızca paylaşan bir topluma dönüştük.

 

Özellikle hiçbir gerekçe olmadan keyfi olarak çocuklarının fotoğraflarını sürekli sosyal medyaya servis eden anne ve babalar evlatlarını her türlü zararlı bakışın tesirine terk ettiklerini unutmamalıdırlar. Efendimiz’in (s.a.) huzuruna Cafer b. EbiTalib›in iki çocuğu getirilince Efendimiz (s.a.s) onları büyüten dadılarına: “bu çocuklar niçin bu kadar zayıf” diye sordu. Dadıları: Ey Allah’ın Rasûlü! Nazardan çok çabuk etkileniyorlar deyince Rasûlullah (s.a.s) şöyle buyurdu: “Bunlar için okuyunuz. Çünkü herhangi bir şey eğer kaderi geride bırakacak olsaydı, nazar onu geri bırakır, geçerdi.” buyurdular. (Muvatta)

 

Yakup a.s’mın güçlü ve gösterişli on bir oğlunun, Mısır’a gidecekleri zaman on bir kişinin tek bir adamın çocukları olduklarından dolayı onlara nazar değeceğinden korkan bir baba şefkatiyle “Ey oğullarım! Hepiniz (Mısır’a) bir kapıdan girmeyin. Ayrı ayrı kapılardan girin. Bununla beraber Allah’tan size gelecek hiçbir şeyi sizden geri çeviremem. Hüküm ancak Allah’ındır.” (Yusuf 12/67) diyerek onları zararlı bakışlardan korumak istemesi, günümüzde evlatlarının, kalabalık ve mutlu ailelerinin fotoğraflarını sürekli sosyal medyaya servis eden Müslüman anne ve babalar ve aileler için ibretlik dersler içermektedir. (Kurtubi)  Önünden develer ya da koyunlar geçince: ben bundan daha güzel deve ya da koyun görmüş değilim, derdi. Aradan fazla geçmeden hemen onlardan bir kaçı ölü olarak yere yıkılıverirdi.” (Kurtubi)

Kalem suresinin 51. ayetinde “Neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi” bölümünün nüzul sebebiyle ilgili tefsir kaynaklarımızda anlatılan bu hadise, nazarın ne derece tehlikeli olduğuna dair oldukça ciddi bir örnektir.

 

Sırf gösteriş yapmak, muhatabını etkilemek ya da gündem olup birkaç beğeni alabilmek adına insanların heves edip gözlerini alamayacağı eşyalarını, evlerini, arabalarını, fotoğraflayıp sosyal medyaya servis edenler, aslında nazarla gelebilecek musibetleri kendi elleriyle çağırdıklarının farkında bile değildirler.

 

Amir bin Rebia adındaki bir sahabi yakışıklı ve beyaz tenli birisi olan Sehl b. Huneyf’e bakıp,  “ben bunun gibi bir adam görmedim” deyince Sehl’i şiddetli bir karın ağrısı tutmuştu. Durumdan haberdar olan Efendimiz’in (s.a.s) “Sizden bir kimse ne diye kardeşini öldürmeye kalkışıyor? Niçin bârekAllah demiyor? Şüphesiz nazar haktır.” (Tirmizi) buyurarak yaptığı uyarı, her hangi bir zaruret olmadığı halde sosyal medyaya fotoğraf servis ederken bir kez daha düşünmemizi gerektiren önemli bir uyarıdır.

Sizin anlayacağınız yaptığımız veya yapabileceğimiz veya yapılmaması gereken veya yapılması gerekmeyen durumları etraflıca sağdan soldan toparlayarak bir yazı yazdık. Katılıp katılmamakta, uyup uymamakta sizin elinizde özgürsünüz tabiki…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın